Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/721 E. 2026/1028 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/721
- Karar No
- 2026/1028
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/721 KARAR NO : 2026/1028
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/02/2026 (Dava) - 27/03/2026 (Ara Karar) NUMARASI : 2026/287 Esas (Derdest Dosya) DAVA : Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) BAM KARAR TARİHİ : 05/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/06/2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/03/2026 ara karar tarihli ve 2026/287 Esas sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA : Davacı dava dilekçesinde özetle; davalılar aleyhine suç duyurusunda bulunduğunu, davalı yanların delil karartma niyetinde olduklarını, HMK 390/3 maddesi gereği şirketin tüm ticari defterlerine muhasebe kayıtlarına, banka ekstrelerine, yönetim/genel kurul karar defterlerine ihtiyati tedbir konularak iş bu kayıtların mahkeme kasasına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle özel denetçi açısından davanın dava şartı yokluğundan reddinhe karar verilmesini, gabine ilişkin ve mal varlığını kaçırma yönünden de hak düşürücü bir yıllık sürenin geçmiş olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İlk derece mahkemesince; "...Şirkete ait ticari defter ve dayanağı kayıtların ihtiyati tedbir yolu ile el konularak mahkememiz kasasına alınması talep edilmiş ise de şirketin olağan işleri ve ticari faaliyetlerini engelleyecek şekilde, açılan iş bu dava nedeniyle el konulması mümkün bulunmadığından yerinde görülmeyen ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir...'' gerekçesiyle; ''...İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı istinaf başvuru dilekçesinde özetle; babası ....’nın şahsi mülkiyetinde olan tam 17 adet kıymetli taşınmazın, akılalmaz bir şekilde davalı şirketin aktifine geçirildiğini, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına göre, "muris muvazaası"nın tespitinde murisin devir tarihindeki ekonomik durumu, satış bedeli ile rayiç değer arasındaki fahiş fark ve taraflar arasındaki ailevi ilişkilerin (küsüp-barışma, bakım olgusu) belirleyici kriterler olduğunu, eğer ortada bir para hareketi yoksa veya bedel sembolik ise, yapılan işlem gizli bir "bağış" niteliğindedir ancak tapuda "satış" olarak gösterildiği için şekil şartına aykırılıktan dolayı mutlak butlanla geçersiz olduğunu, şirket muhasebe ve banka kayıtlarına ihtiyati tedbir konulmamasının finansal izlerin silinmesine hizmet edeceğini, muris Ağustos 2022'de komada yaşam mücadelesi verirken; şirketin krediler çekmesi, traktörler alması ve kararlar imzalamasının TCK m. 204 kapsamında "Resmi Belgede Sahtecilik" olup Glasgow Koma Skalasının diplerde olduğu bir dönemde "Ölü adam" adına ticaret yapılmasının mutlak butlan olduğunu, davalıların asıl şirketin içini boşaltmak amacıyla ".... A.Ş." unvanlı ikinci bir paralel yapı (Klon Şirket) kurduğunu, asıl şirketin perakende gelirleri, lojistik tır filosu ve milyonlarca liralık marka değerinin sistematik olarak bu klon şirkete kaydırıldığını, yerel mahkemenin fiziki defterlere el koymaktan imtina ettiğini ancak 17 tapunun ve marka değerinin "Asimetrik Zaman İmtiyazı" kullanılarak yok edilmesini önlemek için ticareti durdurmaya gerek olmadığını, şirkete derhal bir adli bilişim uzmanı atanmasını, şirketin tüm muhasebe programlarının ve banka talimatlarının "dijital imajının (klonunun)" alınarak mahkeme kasasına kilitlenmesini talep ettiğini, bu işlemin şirketi bir saniye bile durdurmayacağını, ancak bu kurumsal tünellemenin ve muvazaanın üzerinin örtülmesini mutlak surette engelleyeceğini belirterek İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27.03.2026 tarihli usul ve yasaya aykırı ara kararının kaldırılmasına, şirketin tüm finansal verilerinin dijital imajının alınarak mahkeme kasasına tevdine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı şirket hisse devir sözleşmesinin iptali ile şirkete özel denetçi atanması istemine ilişkindir. Talep ise; şirkete ait ticari defter ve belgelerin, kayıtların ihtiyati tedbir yoluyla el konularak mahkeme kasasına alınması yönünde ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. Mahkemece, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup; hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosya kapsamına, İlk Derece Mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına, mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına, somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmamasına, ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat olgusunun bu aşamada gerçekleşmemiş olmasına ve 6100 Sayılı HMK' nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmamasına göre davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/03/2026 tarihli ve 2026/287 Esas sayılı ara kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/06/2026