Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/7 E. 2026/1258 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/7
Karar No
2026/1258
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/7 KARAR NO : 2026/1258

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/12/2022 (Dava) - 06/11/2023 (Karar) NUMARASI : 2022/1041 Esas - 2023/893 Karar DAVA : Tazminat (Trafik Sigortası Kaynaklı) BAM KARAR TARİHİ : 02/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/07/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/11/2023 tarih ve 2022/1041 Esas - 2023/893 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/09/2022 tarihinde İzmir Bornova ilçesinde müvekkiline ait ... plakalı araç ile... plakalı aracın çarpışması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında .... plakalı aracın %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, mahkeme nezdinde gerçekleştirilecek kusur incelemesi ile de maddi hasarlı trafik kazasında mevcut kusur durumları netlik kazanacağını, 27/09/2022 tarihli kaza neticesinde müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının tespiti için eksper ...'ya dosya teslim edildiğini ve eksper dosyaya tespit raporunu sunduğunu, raporda da görüleceği üzere müvekkilinin aracında 45.000 TL değer kaybı tespit edildiğini, eksper hizmet bedeli olarak da 300,00 TL (KDV dahil) ödendiğini, müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı zararının bilirkişi incelemesi ile netlik kazanacağının, bu zararlarının tazmin edilmesi amacıyla davalı sigorta şirketine 21/10/2022 tarihinde yapılan yazılı başvuru neticesinde de sigorta şirketi tarafından kısmi bir ödeme yapıldığı, bu ödemenin müvekkilinin zararını karşılamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK m.107 uyarınca belirlenebilir olduğunda arttırılmak üzere 100,00 TL değer kaybı tazminatının ve 300,00 TL eksper hizmet bedelinin davalıdan kaza tarihi olan 27/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karıştığı iddia edilen .... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 1398491522 nolu ZMMS ile 21/08/2022-21/08/2023 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, huzurdaki uyuşmazlığın belirsiz alacak olarak ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, iş bu sebeple davanın reddedilmesini talep ettiklerini, .... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde dava konusu kaza nedeniyle müvekkili şirket tarafından araç başına 100.000 TL teminat limitli trafik poliçesi kapsamında davacı tarafa hasar onarım bedeli olarak 02/11/2022 tarihinde 20.745,80 TL ve değer kaybı bedeli olarak 01/12/2022 tarihinde 14.429 TL olmak üzere toplam 35.183,80 TL ödendiğini, bu bağlamda davacı tarafın araç onarım bedeli ve değer kaybı bedelinin tazmini ile müvekkili şirket tarafından sorumluluk yerine getirildiğinden davanın müvekkili şirkete ihbar edilmesine itiraz ettiklerini, ikrar anlamına gelmemek üzere müvekkili şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dahilinde tazminattan sorumlu olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte kusur durumunun tespitini talep ettiklerini, davacıya ait araçta ağır hasar kaydı bulunması durumunda değer kaybı talebinin reddi gerektiğini, ZMMS genel şartları kapsamında 165.000 kilometre ve/veya 10 yaşın üzerindeki araçlarda değer kaybı oluşmayacağını, teknik olarak araçta değer kaybı tazminatının tespit edilemeyeceğini savurarak, değer kaybı talebinin reddini, ekspertiz ücretine ilişkin talebin reddedilmesi, davanın dava şartlığı yokluğunun reddini, müvekkili şirket tarafından davacının zararı karşılandığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İlk derece mahkemesince; "...taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının davacıya kaza nedeniyle bakiye değer kaybı bedeli borcu olup olmadığının ve varsa miktarının değer kaybından davalı şirketin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacının hangi tarihten itibaren ne tür faiz talebinde bulunabileceğinin tespiti noktalarında toplandığı anlaşılmakla; mahkememizce yapılan yargılamada toplanan deliller ve bilirkişinin mahkememize ibraz ettiği bilirkişi raporu dikkate alındığında davacıya ait araç seyir halinde iken davalı sigorta şirketince sigortalı olan araç sürücüsünün kullandığı aracın hızını, yük teknik özellikleri, görüş yol ve ayrıca önlerinde giden aracın takip mesafesini korumayıp çekicinin sağ ön köşe kısmı ile aynı cadde üzerinde sağ şeritte seyreden sürücü ... sevk ve idaresindeki araca sol arka köşe kısımlarının çarpması, çarptıktan sonra aracı öne alarak sol yan kısımlarına çarpması dolaysıyla KTK'nin 52/b,c maddelerine riayet etmeyip kazanın oluşumunda asli tam kusurlu olduğu, davacının ise kusur ya da ihmalinin bulunmadığı, kaza sonrası davacının aracında meydana gelen değer kaybı bedelinin aracın piyasa koşullarında 42.500 TL olduğu, davalı sigortanın 01/12/2022 tarihinde 14.429 TL değer kaybı bedeli ödemesi yaptığı dikkate alındığında bakiye değer kaybı bedelinin 28.071 TL olduğu, davacı tarafça dava değerinin arttırılarak 28.071 TL'ye yükseltildiği anlaşılmakla alınan bilirkişi raporlarının denetime elverişli hüküm kurmaya da yeterli olduğu kanaatine varılmış olup kazanın sigorta poliçe dönemi içerisinde meydana geldiği..." gerekçesiyle davacının davasının KABULÜYLE 28.071,00 TL değer kaybının sigorta şirketinin poliçe limiti olan (100.000,00 TL) aşılmamak kaydıyla sigorta şirketine müracaat tarihi olan 02/12/2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yabancı ruhsatlı bir aracın Türkiye şartlarına göre değer kaybı hesaplamasının mümkün olmamasına rağmen yerel mahkeme tarafından aksi yönde verilen kararı kabul etmediklerini, değer kaybı tazminatının kabulü anlamına gelmemekle birlikte, poliçe başlangıç tarihinin 04/12/2021 tarihinden sonra olduğundan 04/12/2021 tarihinde yürürlüğe giden Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Ek 1 de belirtilen kurallar çerçevesinde hesaplama yapılması gerektiğini, reel piyasa koşullarına göre hesaplama yapılacaksa kaza tarihinin esas alınması gerektiğini, davacı tarafa ait aracın bu davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgede hasar almış olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, davacı yana ait aracın aynı yerde birden fazla hasarın olması veya araç geçmişinde üç ve daha fazla hasar olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağını, aracın ağır hasar halinin olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, ağır hasar kaydı bulanması halinde değer kaybı talebinin reddinin gerektiğini, davacıya ait aracın kilometre ve tescil bilgilerinin celp edilmesi gerektiğini, aracın kilometre ve yaş bilginin davaya konu taleplerinin tespiti için önemli olduğunu, yerel mahkeme tarafından kusur durumunun tespiti için ATK'dan rapor alınması gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesine dayalı olarak araçtaki değer kaybının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup; hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davalı sigortalısı sürücüsünün yola gerekli dikkat ve önemi vermeden hatalı şerit değiştirerek kazaya sebebiyet verdiği olayda tam ve asli kusurlu olduğunun dosyadaki tüm belgelere göre sabit olduğu, bu sebeple kusura yönelik yeniden rapor alınmasına gerek olmadığı, davacı aracı Almanya menşeili olsa da davacının yabancı ülke koşulları esas alınarak tazminat talebinde bulunmaması sebebiyle hesaplama ve değerlendirmenin Türkiye koşullarına uygun olarak yapılmasının da yerinde olduğu, buna göre kazalı aracın modeli, markası, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, model yılı, yıpranma payı, hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orjinal olup olmadığı) ile gerek internet sitesinden gerekse de ikinci el satış yapan otomobil servislerinden emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybını hesaplayan bilirkişi raporunun doğru olduğu, gerçek zararın karşılanması ilkesi uyarınca zararın genel şartlara göre hesaplanmasının yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre mümkün olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1041 Esas - 2023/893 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 1.917,53 TL istinaf karar harcından peşin alınan 479,38 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.438,15 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/7, K. 2026/1258, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-7-e-2026-1258-k-c9174d4dcb53