Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/101 E. 2026/1296 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/101
- Karar No
- 2026/1296
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/101 KARAR NO : 2026/1296
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/06/2023 (Dava) - 10/10/2023 (Karar) NUMARASI : 2023/423 Esas - 2023/555 Karar DAVA : Rücuen Tazminat BAM KARAR TARİHİ : 08/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/07/2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/10/2023 tarih ve 2023/423 Esas - 2023/555 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından 1014379821 Nolu nolu poliçe ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunan ...’a ait ... plaka sayılı aracın, 28/03/2021 tarihinde .... plakalı araca çarpması neticesinde araçta hasar meydana geldiğini, olay sonrası düzenlenen tutanaklara göre, ... Plaka sayılı araç sürücüsü %100 oranında kusurlu olduğunu ve kaza sonrası kaza mahallini terk ettiğini, kırmızı ışık ihlali yapması nedeniyle ayrıca ağır kusurlu olduğunu, bu kaza neticesinde .... plakalı araç sahibine 20/09/2021 tarihinde 25.499,99 TL, 27/12/2021 tarihinde 4.000,00 TL olmak üzere toplam 30.499,99 TL tazminat ödendiğini, trafik Sigortası Genel Şartlarının B4/F ( Olay Yeri Terk) maddesi gereğince 3. kişiye ödenen hasar tazminatının sigortalı araç sahibi (davalı) tarafından karşılanması gerektiğini, tüm bu nedenlerle 30.499,99 TL tazminatın ödenme tarihinden işleyecek yasal faizi, yargılama masrafları ve avukatlık ücretiyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiytir. CEVAP: Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR: Mahkemece; "...yeni genel şartlarda maddi hasarlı trafik kazalarında olay yerini terkin teminat dışı olmayıp, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesinin sigortalıya rücu sebebi olarak gösterilmediği, somut olayda davacı sigortacı tarafından bedensel zarar değil araç hasarına ilişkin ödeme yapılmış olduğu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/1818 Esas, 2023/879 Karar sayılı ilamının da aynı mahiyette olduğu, yukarıda açıklanan nedenlerle rücu şartlarının oluşmadığı..." gerekçesiyle "...Davanın REDDİNE..." şeklinde hüküm kurulmuştur. Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece Trafik Sigortası Genel Şartlarının hatalı yorumlandığını, dava konusu olayda uygulanması gereken ZMMS Genel Şartlarının B-4/f maddesinde düzenlenen bedeni hasar ibaresi ile kastedilen olay yerinin terk edilebilmesi için zorunlu hallerin açıklanmasından ibaret olduğunu, olay yerini terk nedenine dayalı rücu sebebinin maddi hasarlı trafik kazalarında da uygulanmasına engel bir hal bulunmadığını, ispat külfeti kendisinde olan davalının, olayın teminat içerisinde olduğunu ispat edemediğini, bu yönde herhangi bir delil sunmadığını, yerel mahkemece mevzuat hükmünün hatalı yorumlanması sonucu usul ve yasaya aykırı bir karar verildiğini, açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek, istinaf isteminde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı ZMM sigortacısının üçüncü kişiye ödediği hasar bedelinin olay yerini terk hukuki nedenine dayalı olarak davalı sigortalısından rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Kaza anında sigortalı araç sürücüsünün kaza mahallini terk ettiğine ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, maddi hasarlı trafik kazalarında davalı sigortalıya ait araç sürücüsünün kaza mahallinden ayrılmış olmasının tek başına rücu için yeterli olup olmadığına ilişkindir. KTK'nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür. Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır. Somut olayda, davacı ile davalı arasında tanzim edilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası 11/01/2021 tanzim tarihlidir. Bu nedenle rücu şartlarının belirlenmesinde 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının nazara alınması gereklidir. Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili madde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyet ameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise, c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise, d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa, e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse, f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir. Bu çerçevede, 01.06.2015 tarihinden önceki sigorta genel şartlarında olay yerini terk, kaza tutanağı ve alkol vb. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması rücu şartı olarak öngörülmemişken, ilgili maddenin (f) bendinde, belirli durumların haricinde olay yerinin terk edilmiş olması, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması da, rücu şartı olarak düzenlemiştir. Genel Şartlar B4-f bendi kapsamında sigortanın, sigortalısına rücu edebilmesi için ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterli olup, sigortacının, sigortalısına rücu için sürücünün alkollü olduğunu yahut kasti eyleminin varlığını kanıtlaması istenemez. Sigorta genel şartları B4-f bendin kapsamında sigortalı, sürücünün olay yerini terk etmiş olması durumunda ancak; -Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, -Bedeni hasara neden olsun veya olmasın can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerde, ilgili maddeden kaynaklanan sorumluluklardan kurtulur. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B-4/f madde metninde bedensel zarara neden olay ve maddi hasara neden olan olay ayrımı yapılmadığı, sigortalının, kaza ister maddi zarara ister bedensel zarara neden olsun sürücünün olay yerine terk etmiş olması halinde üçüncü kişilere yapmış olduğu ödeme nedeniyle sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiş olup ilgili madde de, istisnai durumlar "hariç" denilerek gösterilmiş olmakla ZMSS genel şartlarının B.4-f bendinin maddi hasarlı trafik kazalarında da uygulanması gerektiğinin kabulü gerekmekte olduğundan ilk derece mahkemesinin bu husustaki takdirinde isabet bulunmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin bu yönüyle kabulü gerekmiştir. Buna göre mahkemece yapılması gereken iş, davacının zorunlu sigorta poliçesi uyarınca dava dışı ... plakalı araçta oluşan hasar bedeli için yaptığı ödemenin yerindeliğinin ve kusur durumu değerlendirilip davanın esası hakkında bir karar vermek olmalıdır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının ESASTAN KABULÜNE; Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/423 Esas - 2023/555 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/07/2026