Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2375 E. 2026/933 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2375
Karar No
2026/933
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/2375 KARAR NO : 2026/933

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/12/2022 (Dava) - 12/10/2023 (Karar) NUMARASI : 2022/1023 Esas - 2023/682 Karar DAVA : Maddi Tazminat (Kasko Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 20/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/05/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1023 Esas-2023/682 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 18.07.2022 tarihinde kendisinin idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halindeyken ... plakalı aracın çarpması ile maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin aracının perte çıktığını, müvekkilinin aracının kasko sigortasının ... Şirketi tarafından yapıldığını, kasko şirketinin doğan hasardan sorumlu olduğunu, perte çıkan araç için gerekli evrakların davalı sigorta şirketine bildirildiğini, poliçede teminat altına alınan sigortalı aracın, hasar tarihi itibariyle rayiç değerine kadar teminat altına alındığını, sigorta tazminatının hesabında sigortalı aracın riziko gerçekleşmesi anındaki rayiç değerinin esas alındığını, aracın davalı şirket tarafından sovtaj bedeli dahil 134.000,00 TL bedel ile satın alındığını, mevcut enflasyon oranları ve sürekli yükselen araçların ikinci el piyasa değerleri dikkate alındığında davalı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin gerçek piyasa değerini karşılamadığını, müvekkili ile davalı şirket arasında yapılan mutabakatnamede müvekkilinin fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulduğu açık olmakla beraber yapılan eksik ödemenin bilirkişi marifetiyle incelenmesinin isabetli olacağını, aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki rayiç değeri dikkate alınması gerekirken o günkü rayiç değerinden daha düşük olan 134.000,00 TL ile eksik yapılan ödemeden dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, daha sonra talebini 26.000-TL'ye çıkardığı anlaşılmıştır. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hasarın poliçe özel ve genel şartları ile genel hükümler doğrultusunda tazmin edilmiş olduğunu ve davacının fazlaya ilişkin taleplerinin haksız olduğunu, müvekkili şirkete hasar ihbarında bulunulduğunu ve hasar dosyası açılarak işleme alındığını, dosyanın pert sürecine alındığını, sigortalının kabulü doğrultusunda aracın rayiç değeri olarak tespit edilen 134.000,00-TL’nin ödendiğini, bu doğrultuda müvekkili şirketin ibra edildiğini, sunulan ekspertiz raporundan da anlaşılacağı üzere toplam hasar tutarının 34.606,70 TL olarak tespit edildiğini ve sovtaj sonrası 103.000,00 TL'ye satılan araç için her iki tutarın toplamının ödenen tazminatla nerdeyse aynı olmasının yapılan tazminat ödemelerini haklı çıkardığını, poliçede belirtilen rayiç değer klozuna istinaden işlem sağlanmış olup, mutabık kalındığını, müvekkili şirket tarafından aracın riziko anındaki değeri ödenecek olup başkaca sorumluluklarının bulunmadığını, mutabık kalındığı halde işbu başvurunun yapılmış olmasının açıkça kötü niyet göstergesi olup reddi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere davacının zararının tespiti için dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi ve hasar tutarının poliçe genel ve özel şartları göz önünde bulundurularak tespiti gerektiğini, faizin de dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; "...Davalı sigorta şirketi tarafından açılan hasar dosyası kapsamında eksper tarafından tanzim edilen ekspertiz raporu doğrultusunda aracın ağır hasarlı olduğu kabul edilerek dosyaya ibraz edilen dekonttan da anlaşıldığı üzere davalı sigorta şirketi tarafından hasar dosyası kapsamında davacıya 16/09/2022 tarihinde 134.000,00-TL tam zayi araç rayiç bedel sorumluluğu ödemesinin yapıldığı, aracın hasarlanmasına sebep olan trafik kazasının teminat süresi içinde meydana geldiği tespit edilmiş olmakla, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyeti raporunda aracın kazadan önceki ikinci el piyasa rayiç değerinin Yargıtay içtihatları doğrultusunda, yetkili satış ve servis bayilerde yapılan inceleme ve araştırmalar, ikinci el araç alım satımı yapan veya aracılık eden firmaların ülkemizde en çok rağbet edilen internet siteleri ikinci el araç satış ilanları ve piyasa koşullarında yapılan inceleme ve araştırmalar sonucunda aracın, marka, model, tipi, km.si, yakıt cinsi, vites türü, kullanım şekli, kullanım süresi, kullanılmışlık düzeyi, yıpranma durumu, aracın dava konusu kaza öncesinde bir adet hasar kaydının olması ve ayrıca pazarlık payı da dikkate alınarak 160.000,00-TL olarak tespit edildiği, davalı .... A.Ş. tarafından davacıya yapılan 134.000-TL tutarındaki ödeme mahsup edildiğinde davacının bakiye tazminat alacağının 26.000,00-TL olduğu anlaşıldığından; arttırılan miktar üzerinden DAVANIN KABULÜ İLE, 26.000,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 16/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine...." şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili tarafından, "...Hasar, poliçe özel ve genel şartları ile genel hükümler doğrultusunda tazmin edilmiş olmakla, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin haksız olduğunu, tüm tutar ödendiğinden davanın reddi gerektiğini, ekspertiz raporunda dosyanın pert sürecine alındığını, sigortalının kabulü doğrultusunda aracın rayiç değeri olarak tespit edilen 134.000,00 TL'nin ödendiğini ve bu doğrultuda müvekkili şirketin ibra edildiğini, poliçede belirtilen rayiç değer klozuna istinaden işlem sağlanmış olup piyasa bedeli belirtilen tarihte satılabilir rakamları üzerinde işlem sağlanarak mutabık kalındığını, müvekkili şirket tarafından aracın riziko anındaki değeri ödenecek olup başkaca sorumluluklarının bulunmadığını, kabul manasında olmamak üzere, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle kendi kasko sigorta şirketinden bakiye maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davalı sigorta şirketinin, davacının kendi kasko sigorta şirketi olduğu ve 18.07.2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının yaptığı başvuru üzerine davalı tarafından bir kısım ödeme yapıldığı, davacının gerçek zararının giderilmediği iddiası ile eldeki davayı 13.12.2022 tarihinde açtığı anlaşılmakta olup, her ne kadar mahkemece esasa girilerek yargılama yapılmış ise de, davacının aracının dosyada mevcut ruhsat bilgilerinde açıkça "hususi kullanım" da olduğunun yazılı olduğu, taraflar arasındaki poliçenin de bu yönde olduğu, aksi yönde bir iddia ve delil de sunulmamış olduğu, bu durum karşısında davacının "tüketici" konumunda olduğu eldeki davaya "Tüketici Mahkemeleri" tarafından bakılması gerekirken, HMK’nın 114/1-c ve 115/2. maddelerine dikkat edilmeksizin esasa girilerek yargılama yapılması yerinde olmadığından, mahkeme kararının kamu düzeninden olan ve re'sen gözetilmesi gereken "görev" yönünden kaldırılması gerekmiş, karar kaldırma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-a-3. maddesi gereğince kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının görev yönünden KISMEN KABULÜ ile; İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1023 Esas - 2023/682 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Görevli mahkemenin İzmir Tüketici Mahkemesi olduğuna, 3-Dosyanın 6100 sayılı HMK' nın 353/1-a maddesi uyarınca görevli İzmir Tüketici Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İzmir Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine, 4-Davalı vekilinin esasa ilişkin istinaf itirazlarının kararın kaldırılması sebep ve şekline göre bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 5-İstinaf edenin yatırmış olduğu istinaf karar harcının istekleri halinde kendilerine iadesine, 6-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf eden ilgilisine iadesine, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 9-Dairemiz kararının bir örneğinin de UYAP üzerinden, bilgi amaçlı ve dosyanın görevli mahkemesine aktarılması için İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi' ne gönderilmesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK m.353/1-a-3 ve 362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2375, K. 2026/933, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2375-e-2026-933-k-1553f84a4beb