Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/450 E. 2026/1050 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/450
Karar No
2026/1050
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2025/450 Esas

KARAR NO:2026/1050

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:23/12/2024

NUMARASI:2023/1176 Esas, 2024/1235 Karar

DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ:01/07/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... Gümrük Müdürlüğü denetimi altında geçici depolama hizmeti veren bir şirket olduğunu, bu doğrultuda; müvekkili şirketin davalı şirkete ait emtiaların antrepoda saklanması ve korunmasına yönelik kanundan doğan bir ardiye hizmeti verdiğini, verdiği bu hizmet karşılığında 22/05/2023 tarihli, 100.000-TL. bedelli faturayı kestiğini, davalı tarafa tebliğ ettiğini, t ödeme yapılmaması üzerine Çatalca İcra Müdürlüğü’nün .... sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, davalı/borçlu tarafından hiçbir hukuki gerekçe gösterilmeksizin itiraz edildiğini ve takibin durduğunu beyanla, itirazın iptali ile takibin devamına, davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firmaya gönderilen 105 koli ürünün, Macaristan’daki firmanın çıkış evraklarına yanlışlıkla 43 koli yazdılması nedeniyle, gümrük gözükmeyen 62 koli ürüne el koyduğunu, Macaristan’daki firma hatasını düzeltip belgeleri taşıyıcı firmaya göndermiş olmasına rağmen taşıyıcı firma süresinde beyanda bulunmadığından ve ek süre talep etmeyi de atladığından, 62 koli ürüne el konulup tasfiyesine karar verdiğini, ... firmasının yasa hükümleri gereği sorumluluğunu yerine getirmediğinden, fazla çıkan eşya gümrük tarafından davacıya ait antrepoya alındığını, doğan antrepo ücretinden ve tasfiye masraflarından müvekkili şirket sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı deposunda saklanan eşyanın yurt dışından davalıya gönderildiği, davalının taşıma işinde gönderilen konumda olduğu ve söz konusu eşyanın gümrükte davacı deposuna teslim edildiği, geçici depolama-özet beyan aşamasında gelen ürünün aslında 105 koli olmasına rağmen beyanda 43 koli olarak beyan edilmesi nedeniyle gelen ürün ile beyan arasındaki uyumsuzluktan dolayı ürünün davalıya teslim edilemediği ve depoda bekletildiği ve takip konusu faturanın bu nedenle düzenlendiği, taşıma sevk evrakının gönderen firma tarafından düzenlenmesi taşımadan taşıyıcının sorumlu olması, beyandaki uyumsuzluk nedeniyle taşıma süreci tamamlanmadan ve davalı tarafça mal kabul edilmeden depoda ürünün bekletilmiş olması, Gümrük Kanununa göre düzenlenen özet-beyan davalı tarafça düzenlenmemiş olması, davalı tarafından söz konusu malın teslim alınmasına ilişkin irade olduğuna dair delil sunulmaması ve davalı sorumluluğuna geçmeden önce dava dışı gönderenin ve taşıyıcının sorumluluğundayken beyan uyumsuzluğu nedeniyle gümrük bölgesinde bulunan davacı deposundaki saklama masrafından davalının sorumlu olamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek; gümrük işlemlerinde müvekkil şirketin tek muhatabı eşyanın maliki davalı olduğunu, taraflar arasında gerçekleşen ticari ilişkideki yanlışlıklardan müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, müvekkil şirketin gümrük belgeleri doğrultusunda tek muhattabı davalı şirket olduğunu, sadece ardiye hizmeti vermiş olan müvekkilinin, kap eksikliği/fazlalığının kimden kaynaklanıp kaynaklanmadığını araştırmak yükümlülüğü bulunmamadığını, müvekkili şirketin taşımacı ile alakası bulunmadığını, yerel mahkemece özet beyan vereni sorumlu tutulmuşsa da, özet beyan verenin davalı adına hareket ettiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE:Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, antrepo ücretinden kural olarak, antrepo hizmeti veren ile sözleşme yapanın sorumlu olduğu, bir yazılı sözleşmenin bulunmaması halinde de kural olarak malı antrepoya teslim edenin antrepo ücretinden sorumlu olduğu (Emsal Yargıtay 11.HD'nin 2010/3901 E- 2011/14930 K.sayılı kararı) somut olayda, davacı deposunda saklanan eşyanın yurt dışından davalıya gönderildiği, davalının taşıma işinde gönderilen konumda olduğu ve söz konusu eşyanın gümrükte davacı deposuna teslim edildiği, geçici depolama-özet beyan aşamasında gelen ürünün aslında 105 koli olmasına rağmen beyanda 43 koli olarak beyan edilmesi nedeniyle gelen ürün ile beyan arasındaki uyumsuzluktan dolayı ürünün davalıya teslim edilemediği ve depoda bekletildiği, takip konusu faturanın bu nedenle düzenlendiği, özet beyanın davalı tarafından düzenlenmediği gibi, davalının söz konusu malın teslim alınmasına ilişkin iradesi olduğuna dair delil bulunmadığı, bu nedenle davalının geçici depolama ardiye ve tasfiye ücreti adı altında talep edilen bedelden sorumlu tutulamayacağı, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.01/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/450, K. 2026/1050, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-450-e-2026-1050-k-4ed4df4be324