İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/271 E. 2026/544 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/271
- Karar No
- 2026/544
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/271 Esas KARAR NO : 2026/544 Karar
DAVA : Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/01/2023 KARAR TARİHİ : 09/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACI İDDİASI VE TALEP: Davacı ...'in babası ... ve abisine ait matbaanın davalı ... Tanı olan borçlarına kefil olduğu, ilgili borçlar nedeniyle açılmış olan dosyaların ... 11. İcra M ... Esas (Yeni ... Esas), ...Esas, ... (Yeni ... Esas) ve ...sayılı dosyalar olduğu, Söz konusu borçlar için 10.07.2008 tarihinde yapılan 160.000 TL ve 29.250 TL ödemenin alacaklı ... tarafından dosyaya beyan edilmediği, yıllar geçtikten sonra bu dosyalar üzerinden yapılan haciz ile davacının işçilik yaparak almakta olduğu maaşın haczedildiği, Ekİ de delil olarak sunulan ve altı dosya borçlusu ... ile dosya alacaklısı ... ile vekilleri tarafından imza edilmiş Sözleşme başlıklı 10.07.2008 tanzim tarihli belge incelendiğinde, madde | de belirtilmiş olan 3 adet icra dosyası için kalan borcun 175.000 TL olduğu ve bu borca mahsuben 160.000 TL bedelli günlük vadesiz açık çekin teslim edildiği, kalan borcun ise 5.000 TL bedelli 3 taksitte ödeneceğinin yazıldığı, ardından alacaklının haczinin bulunduğu bir taşınmazın dava dışı 3. Şahıs Mehmet Öner'e satılması gerektiğinde haczin kaldırılması için satış bedelinin 39.250 TL kısmının 14.08.2008 tarihinde yine alacaklıya gönderildiği, bu haliyle 175.000 TL olarak anlaşılan borç için 160.000 TL 39.250 TL 199,250 TL ödeme yapıldığı, alacaklı bu şekilde 24.250 TL fark ödenmesine rağmen icra dosyalarına tahsilatı bildirmediği, yıllar sonra davacının maaşına haciz koydurduğu, Davalıya yapılan 160.000 TL ödeme için 10.07.2008 tanzim tarihli sözleşmeyi ve bu sözleşme ile teslim edilen ... Şubesi ...numaralı çek ile banka kayıtlarını delil olarak gösterdikleri, diğer ödemenin ise borçluları temsilen 3. Şahıs ... tarafından davalı alacaklıya 14.08.2008 tarihinde banka yoluyla yapıldığı, bu ödeme için banka kayıtlarının delil olduğu, Davalı alacaklının tahsil ettiği bu paraları icra dosyasına beyan etmeyerek hala alacaklı gibi haciz işlemine devam etmesi ve maaş haczi yapmasının davacıyı hem madden hem de uzun zamandır çalıştığı iş yerinde mahcup ederek manevi yönden zarar verdiği, bu sebeple iş bu davanın açılması ve icra dosyalarının hükmen kapatılmasının talep edildiği, ayrıca dava süresinde davalının her ay maaşından kesintinin devam edeceğinden mahkemenin takdir edeceği makul bir bedelin yatırılması karşılığında maaş haczinin dava sonuna kadar ertelenmesini talep ettikleri, Davacının e- devlet üzerinden yapılan araştırmada sadece ... Esas sayılı dosya alacaklısının isminin ... olduğu, diğer takiplerin çalışanları ve emanetçileri adına açıldığının anlaşıldığı, her 4 takibin farklı alacaklılar üzerinden açılmışsa da aynı avukatlar tarafından takip ediliyor olmasının alacaklılar arasındaki organik bağı gösterdiği, mevcut durum nedeniyle davalı ...'nin alacaklı olduğu ...Esas (Yeni ...Esas) sayılı dosya dışında davanın ret olması halinde redde konu olacak dosyaların bedellerini yatırmamış ve kapatmamış olan davalı aleyhine bu sebeple uğranılan zarar için tazminat davası açılacağı belirtilerek; Davalı ...'ye ödenmiş olan 150.000 TL ve 39.250 TL'nin tespiti ve icra dosyasına mahsubu, ... 11. İcra Mü ...E. (Yeni ...), ... E. -... E. (Yeni .... E.) ve ... E. sayılı dosyalar nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti, ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ...E. (Yeni ...), ... E-.... (Yeni ... E.) ...E. sayılı dosyalar nedeniyle yapılan hacizlerin fek edilmesi, yapılan maaş hacizlerinin faizi ile birlikte davacıya iadesi Tahsil ettiği halde icra dairesine beyan etmeyerek kötü niyetli davranan davalı alacaklı Erdoğan'ın dosya miktarlarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesi talep edilmektedir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davaya konu 4 farklı icra dosyası bulunmasına ve bu icra dosyalarının alacaklıların ve borçluları farklı kişiler olmasına rağmen bu icra dosyalarına ilişkin menfi tespit talepleri HMK’ya aykırı olarak tek bir davaya konu edildiğini, birden çok kişinin birlikte dava açabilmeleri için HMK’nın 57. maddesinin a,b veya c bendinde belirtilen sebeplerden birinin mevcut olması gerektiğini, somut olayda bunlar mevcut olmadığından dört adet icra dosyası yönünden, dört farklı dava dosyası olacak şekilde davanın tefrik edilmesi gerektiğini, davacıların iddialarını kabul etmemekle birlikte, davacılar, sözleşmeyi yanlış şekilde aksettirerek mahkemenizi yanıltmaya çalıştığını, dava dilekçesinde, toplam 175.000,00-TL üzerinden anlaşmaya varıldığı iddia edilmişse de bu iddianın doğru olmadığını, zira sözleşme hükmü son derece açık olduğunu,160.000,00-TL haricinde ayrıca 175.000,00-TL ödeneceği kararlaştırıldığını, davacıların iddiaları mahkemenizi yanıltmaya yönelik olduğunu, davacıların iddialarını kabul etmemekle birlikte, davacıların ödendiğini iddia ettiği tutarlar sözleşmede kararlaştırılan bedelleri karşılamadığını, davacıların, ödeme iddialarını ispatlayamadığını, ödendiği iddia edilen tutarların da sözleşmeye uygun olmadığını, haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini, görevsizlik nedeniyle davanın reddine, dört adet icra dosyası yönünden, dört farklı dava dosyası olacak şekilde davanın tefrikine, davacıların tedbir talebinin reddine, müvekkillerinin haklı alacağının tahsilini geciktirmek amacıyla kötü niyetli olarak mahkemeniz huzuruna getirilen davanın reddine, haksız ve kötü niyetli olarak açılan işbu davadan dolayı davacıların, asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmelerine; yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacılar-borçlulara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: İstanbul 35.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas...karar sayılı ve 08.03.2024 tarihli kararı nedeniyle İstanbul BAM 37. H.D 'nin ...Esas ... Karar 20.03.2025 tarihli ilamı ile Mahkememiz yargı yeri olarak belirlenmiş olmakla mahkememize gönderilmiş ve esas defterimizin 2025/271 sıra numarasına kaydı yapıldığı anlaşıldı. Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, gelen bilgi ve belge kayıtları dosya içerisine alınmıştır. Bilirkişiler tarafından hazırlanan 13/03/2026 tarihli raporunda; Davacının iddia ve talebi, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca kararlaştırılan bedellerin ödenmiş olmasına rağmen ödenen bedellerin icra dosyalarına sunularak mahsup edilmediği, haksız olarak takiplerin devam ettirildiği yönünde olduğu nedenlerden dolayı bilirkişi kurulu davacının ödemeye ilişkin iddiasının ispata muhtaç olduğu bu bakımdan talebinin yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, İİK 72/3 maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine yöneliktir. Davacılar ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas (... yeni Esas), ... Esas,...Esas (... yeni Esas ve ... Esas sayılı dosyaları bakımından menfi tespit talebinde bulunmuşlardır. Davacılar vekiline hangi müvekkili bakımından hangi davalıya karşı hangi takip dosyası bakımından ve hangi bedel yönünden menfi tespit talebinde bulunduğu hususunda talebini açıklaması kesin süre verildiği, davacının 03.07.2025 tarihli beyan dilekçesi ibraz ettiği anlaşıldı Davacının iddia ve talebi, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca kararlaştırılan bedellerin ödenmiş olmasına rağmen ödenen bedellerin icra dosyalarına sunularak mahsup edilmediği, haksız olarak takiplerin devam ettirildiği yönündedir. Taraflar arasındaki 10.07.2008 tarihli sözleşme incelendiğinde sözleşmenin 5. maddesinde “Dosya borçluları, yukarıdaki her dört dosya borcundan dolayı, 160.000,00 YTL mahsup edildikten sonra bakiye kalan borç için 30.11.2008 tarihinde 5.000,00 YTL 30.12.2008 tarihinde 5.000,00 YTL devam eden her ay için 15.000,00 YTL olmak üzere 2009/Kasım ayına kadar 175.000,00 YTL kalan dört dosya bakiye borcunun tamamını 2009-Aralık ayında borçlu ... kendi adına asaleten borçlu şirketlerine temsilen ve borçlular vekili ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir” hükmüne yer verilmiştir. Sözleşme kapsamında...’ne müzekkere yazılmış ve 18.01.2023 tarihli cevabı yazıda yazıda; 10.07.208 keşide tarihli ...numaralı bloke çek 160.000 TL tutarlı çekin 11.07.2008 tarihinde ... tarafından tahsil edildiği ifade edilmekle sözleşmede geçen 160.000 TL’nin ödendiği açıktır. Buna karşın geriye kalan 175.000-TL’nin ödenmiş olduğunun davacı tarafından ispat edilmesi gerekmektedir. Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191). Somut olayda taraflar arasındaki hukuki ilişki kapsamında ve yapılan sözleşme göz önüne alındığında davacıların yaptıkları ödemeleri ispat edemediği ve hangi icra dosyası bakımından ne miktarda hangi davalıdan ne talep ettiklerine dair taleplerini dosyadaki delillerle ilişkilendiremedikleri en nihayetinde davalarını ispat edemedikleri anlaşılmakla davanın reddine, Kötü niyet ve icra inkar tazminat taleplerinin ise şartları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Kötü niyet tazminat talebinin reddine , 3-Bu dava sebebi ile alınması gereken 732,00-TL karar harcından peşin alınan 3.402,70 -TL harçtan arta kalan 2.670,70-TL 'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, 4-Yürürlükte bulanan avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenen 45.000,00TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, 5-Davacıların yaptığı yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına, 6-Arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşamaması nedeni ile devletçe karşılanan arabulucu ücreti 2.080,00 TL 'nin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep etmeleri halinde iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzene karşı 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/07/2026
Katip ... ¸E-İmzalıdır
Hakim ... ¸E-İmzalıdır