İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/75 E. 2026/525 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/75
- Karar No
- 2026/525
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/75 Esas KARAR NO :2026/525
DAVA:Tapu İptali Ve Tescil DAVA TARİHİ:01/10/2024 KARAR TARİHİ : 17/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin işletmesini kendi yapmış olduğu İstanbul ... ...'deki kafesinin işletmesini ve içerisinde bulunan tüm eşyaları ile birlikte dava dışı ...'a devrettiğini, bu devir işlemi karşılığında ise dava dışı 3. şahıs ...'a ait ... konutlar- 2 projesinde bulunan taşınmazın kendisine devredileceği hususunda taraflar anlaştıklarını, müvekkil ile dava dışı ... arasında 12.05.2021 tarihli sözleşme düzenlendiğini ve taraflarca imza altına alındığını, dava konusu İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi ... Cadde ... Pafta, 245 Ada, 1 Parsel, 222 Ada 1 Parsel ... ... 2 A/2 Blok Daire 13 2+1 nitelikli taşınmazın tapu kayıtlarının müvekkili adına tescil edilmesi gerektiğini, davaya konu Gayrimenkul Satış Sözleşmesi incelendiği taktirde müvekkilin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği ancak davalı tarafın taşınmazı teslim etmekten ve müvekkil adına tapuya tescil etmekten imtina ettiği açıkça görüldüğünü, ayrıca taşınmaz üzerine taşınmazın 3. Kişilere devrinin önlenmesi için tedbir konulmasına ya da davalıdır şerhi işlenmesine, icrai satış da dahil olmak üzere mülkiyetin devrini engelleyecek şerhlerin işlenmesini, tapu iptali ve tescil yönündeki talebimize karşı mahkemenizin aksi kanaatte olması durumunda davaya konu taşınmazın rayiç bedeli tespit edilerek tapuda satış işleminin yapıldığı tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte, rayiç bedel belli olmadığı takdirde tapuda satış işleminin yapıldığı tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte güncel değerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesini, açıklanan nedenlerle alacağını tahsil edemeyen davacı adına İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi ... Cadde ... Pafta, 245 Ada, 1 Parsel, 222 Ada 1 Parsel ... ... 2 A/2 Blok Daire 13 2+1 nitelikli taşınmaz taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkil adına tapuya kayıt ve tescilinin yapılmasını talep ve dava etmiştir. Davanın Tüketici Mahkemesine hitaben yazılan dilekçe ile açıldığı ve .... Tüketici Mahkemesinin 2024/... esas sırasına kaydedildiği ve anılan Mahkemece 03/10/2024 tarihinde 2024/459 karar sayılı kararında "...Davacı vekilinin dava dilekçesinde, davacının işletmesini kendi yapmış olduğu İstanbul ... ...'deki kafesinin işletmesini ve içerisinde bulunan tüm eşyaları ile birlikte dava dışı ...'a devrettiği, bu devir işlemi karşılığında ise dava dışı 3. şahıs ...'a ait ... konutlar- 2 projesinde bulunan taşınmazın kendisine devredileceği hususunda tarafların anlaştıkları ve somut olayda dava konusu taşınmazda davacı tarafın ticari ilişki üzerine hak talep ettiği anlaşılmış olup taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işlemi olmadığı anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine, dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine, görevli mahkemelerin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosya Mahkememizin 2025/75 esas sırasına kaydedildiği görülmüştür. Mahkememizin 2025/75 esas sayılı işbu dosyasında, 24/09/2025 tarihli celse 2 nolu ara kararı ile Dava dilekçesi içeriğinde davalılardan gerçek kişi ... yönünden hangi hususta talepte bulunulduğu ve husumet yöneltildiği anlaşılamadığından davacıya her bir davalı yönünden ayrı ayrı hangi hususlarla ilgili husumet yöneltildiğinin açıklanması ve 6100 sayılı HMK 119/ğ ve 119/2 maddeleri gereğince açık bir şekilde talep sonucunun belirtilmesi için kesin süre verilmiş ve kesin sürenin sonuçları ihtar edilmiş olup, ara karar üzerine davacı vekilince 29/01/2026 tarihinde ıslah dilekçesi sunularak davayı tamamen ıslah ettiklerini bildirmiştir. Davacı vekili 29/01/2026 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; HMK m. 177 ve m. 180 uyarınca davanın tam ıslah edilmesi suretiyle, dava türünün sebepsiz zenginleşmeye dayalı belirsiz alacak davası olarak tazminat davasına dönüştürüldüğünü ve davalı ... hakkındaki davadan feragat ettiğini bildirildiğinden Mahkememizin 2025/75 esas sayılı dosyasında celse arası oluşturulan 06/02/2026 tarihli ara karar ile davacı vekilince davanın tamamen ıslah edilmesi ve yeni dava dilekçesinin sunulması ile dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasının henüz tamamlanmadığı, davalılardan ... yönünden davadan feragat edildiği ve diğer talepler yönünden yargılamanın bulunduğu aşama ve davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı hususları dikkate alındığında, davalı ... yönünden taleplerin 2025/75 esas sayılı dosyadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine, davalı ... yönünden davaya Mahkememizin 2025/75 esas sayılı dosya üzerinden devam edilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın İstanbul ... ... adresinde işlettiği kafeyi tüm demirbaş ve işletme haklarıyla birlikte dava dışı ...'a devrettiğini, bu işlemin bir taşınmaz takası iradesini barındırdığını, müvekkilin edimini ifa ederek malvarlığında eksilme meydana geldiğini, karşılığında dava dışı ...'ın davalı ... İnşaat nezdindeki ... Konutları 2 projesinden kaynaklanan haklarının müvekkile devredildiğini, taraflar arasında 12.05.2021 tarihinde akdedilen yazılı belgenin alacağın temliki niteliğinde olduğunu, davalı şirketin bu temliki onaylayarak müvekkil ile 12.05.2021 tarihinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi imzaladığını, sözleşmenin IV-2-a ve V-8 maddelerinde müvekkilin borçsuz olduğunun açıkça şerh edildiğini, davalı şirketin kafe işletmesinin devriyle sağlanan ekonomik faydadan yararlanmasına rağmen taşınmazı devretmeyerek sebepsiz zenginleştiğini, sözleşmenin resmi şekil şartına uygun olmaması nedeniyle geçersiz olduğunu ancak geçersiz sözleşmelerde tarafların verdiklerini iade yükümlülüğü bulunduğunu, Yargıtay içtihatları uyarınca müvekkilin uğradığı zararın taşınmazın güncel rayiç bedeli üzerinden tazmin edilmesi gerektiğini, tam ıslah dilekçesi ile davanın tapu iptal ve tescil talebinden tazminat davasına dönüştürüldüğünü, davalı ... hakkındaki davadan feragat edildiğini, belirsiz alacak davası olarak açılan bu davada taşınmazın güncel rayiç bedeli karşılığı olan 1.000,00 TL tutarındaki maddi tazminatın, edimin ifa edilmediği tarihten itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı ... İnşaat Dekorasyon Otomotiv Turizm Gıda ve Temizlik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Cadde, 245 ada, 1 parsel ve 222 ada, 1 parselde bulunan ... ... 2 A/2 Blok Daire 13'e ilişkin tapu iptal ve tescil veya bedelinin ödenmesi talebiyle açtığı davada, TTK 5/A maddesi uyarınca zorunlu olan ticari dava şartı arabuluculuk sürecinin işletilmediğini, bu eksikliğin görevsizlik kararı sonrasında da giderilmediğini belirterek davanın usulden reddini talep ettiğini, dava konusu taşınmaz satış sözleşmesinin kanunun öngördüğü resmi şekil şartına uyulmadan adi yazılı şekilde düzenlendiğini, sözleşmenin imzalandığı 12/05/2021 tarihinde şirket yetkilileri olan Ayhan Babuşcu ve ...'nın müşterek imzasının bulunmadığını, dosyaya sunulan sözleşmedeki imzaların şirket yetkililerine ait olmadığını, bu nedenle sözleşmenin baştan itibaren geçersiz olduğunu, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin VI-1'inci maddesinde belirtilen teslim süresinin Covid-19 pandemisi gibi mücbir sebeplerle uzadığını ve taşınmaz teslim borcunun henüz muaccel hale gelmediğini, davacının sözleşmenin VII. maddesinde düzenlenen vergi, tapu, iskan raporu, resim ve harç gibi masrafları ödemediğini, ayrıca sözleşmenin X. maddesi uyarınca devir için gerekli olan komisyon bedelinin ödenmediğini, bu nedenle davacının herhangi bir hak sahipliğinin bulunmadığını, geçersiz sözleşmelerin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tasfiye edilmesi gerektiğini, ancak davacının tescil talebinin hukuka aykırı olduğunu ifade ederek davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Dava, davacı tarafından işlettiği kafenin dava dışı ...'a devri karşılığı davalı nezdindeki ... konutları 2 projesinden kaynaklı haklarının davacıya devrine ilişkin ifanın gerçekleşmediğinden bahisle taşınmazın güncel rayiç bedeli karşılığının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsili isteminden ibarettir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; Dosya incelendiğinde gerçek kişi davacı için tacir araştırması yapılmış, vergi dairesine yazılan müzekkereye verilen 29/09/2025 tarihli yazı cevabında itibaren davacının Gayrimenkul Sermaye İradı yönünden gelir vergisi mükellefi olduğu, söz konusu mükellefiyet türü niteliği gereği defter tutma zorunluluğu ve sürekli yükümlülüğü olmayan mükellef grubunda olduğu bildirilmiş, ticaret sicil müdürlüğünün 14/02/2025 tarihli yazı cevabından ise gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı anlaşılmış, gelen yazı cevapları içeriğinden davacının esnaf faaliyeti sınırını aşan düzeyde gelir elde ettiğine dair dosyada somut delil bulunmadığı belirlenmiş, ayrıca davanın taraflar arasındaki devir işlemi nedeniyle davalının edimini yani davalının ... konutları 2 projesinden kaynaklı haklarının davacıya devrine ilişkin ifa yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle taşınmazın güncel rayiç bedeli karşılığının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsiline ilişkin alacak davası olduğu, uyuşmazlık konusu bakımından davanın mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, davacının tacir olmadığı ve ayrıca davanın nispi ticari dava niteliğinde de olmadığı anlaşılmakla eldeki davada genel Mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olacağı, Mahkememizin görevli olmayacağı değerlendirildiğinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-İş bu davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından HMK 'nun 114/1-c ve 115/2 madde uyarınca Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, HMK 20 madde uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın GÖREVLİ VE YETKİLİ İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 2-H.M.K.'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren taraflardan herhangi birinin iki hafta içerisinde Mahkememize başvurarak dosyanın görevli ve yetkili Mahkemesine gönderilmesi talebinde bulunmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 3-Yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti hususunun H.M.K'nun 331. maddesi uyarınca davaya görevli ve yetkili mahkemede devam edilmesi halinde o mahkemede, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde dosya ele alındığında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde mahkememizce değerlendirilmesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/07/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır