İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/757 E. 2026/300 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/757
Karar No
2026/300
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/757 Esas - 2026/300 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR

ESAS NO : 2025/757 Esas KARAR NO : 2026/300

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/10/2025 KARAR TARİHİ : 08/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket, davalı ... mühendislik firmasından üç ayrı adrese teslim edilmek üzere hazır beton siparişi aldığını, Sipariş konusu ürünler belirtilen adreslere ,belirtilen şekilde ve belirtilen tarihte eksiksiz şekilde teslim edildiğini, Teslim edilen ürünlere ilişkin faturalar düzenlendiğini ve davalılara usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, davacı şirket, söz konusu faturaları ticari defterlerine işlediğini, davalı taraflar da kendi ticari defterlerine kaydettiğini, Davalılar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca sekiz gün içinde faturaya herhangi bir itirazda bulunmadıklarını, Bunun sonucunda faturalar kesinleştiğini ve borç kabul edildiğini, borç kabul edildiği halde 229.861,64 TL fatura bedelinden bakiye 41.657,38 TL ödenmediğini, davacı tarafından borçlular aleyhine ..... Esas numaralı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak borçlu olan davalılar .....Dairesi'nin takip kararına itiraz ettiklerini takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden az olmamak üzere davalının icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesi özetle; Dava dilekçesi HMK'nin 119'uncu maddesine aykırı olduğunu. Davacının iddiasının dayandığı vakaların hangi delillerle ispatlanacağı bildirilmediğini, davanın usulden reddi gerektiğini, Davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, iş bu itirazın iptali davasının açılması Kanunda belirli bir süreyle sınırlandırıldığını, süresi içinde arabulucuya başvurup başvurmadığının ve arabuluculuk sürecinin tamamlanmasından itibaren davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, Ayrıca davalı ... ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, Davalı şirketin 18.01.2021 yılında yapmış olduğu ..... inşaatlarının hazır beton temini Beton Alım Sözleşmesi ile davacı ... Şirketi'nden temin edildiğini, İş bu sözleşme uyarınca fiyat artışlarına etken olarak çimento vb. malzemelere gelen fiyat artışları yeni fiyatı belirleyeceği denildiğini, Bu bağlamda davalı şirketin ..... saha betonu için 08.12.2022 tarihinde dökmüş olduğu hazır beton bedeli davalı şirkete 806,00 TL+KDV olarak fatura edildiğini, 2022 yıl sonu çimentoya %30 zam geldiğini bu zam doğrultusunda fiyatlardaki artış [806,00*0,60 (beton içindeki çimento fiyat oranı)] *1,30+806.00= 951,080 TL olması gerekirken davalı şirkete 1126,00 TL olarak fahiş bir bedel fatura edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Mahkememizce davalının ticari defterlerinin incelenmesi yönünde mali müşavir bilirkişiden alınan 15.03.2026 tarihli raporda özetle; "Davalının kayıtlarında davacı ile bir ticari ilişkinin olduğu kesin olup, davalının davacıya kesmiş olduğu iade faturasından (22/3/2023 tarih ve ..... nolu 54.284,67 TL Fatura) kaynaklanan alacak davası dır .Davalı kesmiş olduğu iade faturası ile davacının cari hesabındaki alacağını kapatmış olup, davalının ticari kayıtlarında bulunan davacıya ait 2023 yılındaki ..... nolu carı hesabı sıfır bakiye ile kapatılmış olduğu tespit edilmiş dır. Davalının kayıtlarında davacıya ait cari hesaplarda borç bakiyesi olmadığı tespit edilmiştir." şeklinde görüş bildirmiştir. Mahkememizce davacının ticari defterlerinin incelenmesi yönünde mali müşavir bilirkişiden alınan 02.04.2026 tarihli raporda özetle; "Davacının takip tarihinde takibe konu ettiği 08.01.2023 tarih ..... no.lu 229.861,64 TL tutarlı faturadan kaynaklı davalıdan 41.657,38 TL alacaklı olduğu" şeklinde görüş bildirmiştir. Dava ticari satıma dayalı olarak düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline yöneliktir. ..... Esas sayılı takip dosyasında, davacı tarafından davalı aleyhine faturadan kaynaklı olarak 41.657,38 TL alacak ve işlemiş faiz 332,12 TL olmak üzere toplam 41.989,50 TL üzerinden ilamsız icra takibine başladığı davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında 18/01/2021 tarihli ..... akdedildiği, 14. Maddede "iş bu sözleşmeyi Garantör olarak imzalayan gerçek veya tüzel kişi; işbu sözleşme ilişkisi nedeniyle Müşterinin herhangi bir nedenle (sözleşmeye aykırılıklar, ceza, vade farkı vb.) doğmuş ve doğacak her türlü borcunu Garantör sıfatıyla ... ilk talebinde herhangi bir şarta ve borçludan (müşteriden) talep edilip edilmediğine bakılmaksızın, herhangi bir yargı kararına gerek duyulmaksızın bağımsız ve müstakil nitelikte borç olarak, vade farkları, cezai şartlar ve tüm ferileriyle beraber, derhal ve usulüne uygun olarak ödemeyi kayıtsız şartsız gayrıkabili rücu şeklinde garanti etmiş. Buradaki Garantörlük müessesesi kefaletten tamamen ayrı ve farklı olup, taraflarca amaçlanan ve kastedilen "Garanti" beyanıdır. Bu hüküm kesin garanti ve ödeme beyanıdır ve "garanti ederim- ödeyeceğim" şeklinde kabul edilmelidir...." şeklinde olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ekcümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır...." hükmü yer almaktadır. Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunmasının gerekli olduğu olgusudur. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığı gerekir, eldeki dosya kapsamında ise sözleşmeye konu hizmetin verildiğine ilişkin fatura taraf ticari defterlerinde usulüne uygun olarak kayıt edilmiş ise sözleşmeye konu hizmetin verildiğinin kabulü gerekir Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde, eldeki davada taraflar arasındaki uyuşmazlık takibe dayanak faturaların tarafların ticari defterlerinde usulüne uygun olarak kayıtlı olup olmadığı, satım bedelinin bu suretle kesinleşip kesinleşmediğine ilişkindir, sözleşme ilişkisinin mevcut bulunup bulunmadığı veya satılan ürünün teslim edilip edilmediğine dair bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkememizce taraf ticari defterlerinin incelenmesi sonucu alınan mali müşavir bilirkişi raporlarından anlaşılacağı üzere 08/01/2023 tarihli 229.861,64 TL bedeli faturanın davalı tarafından 8 günlük iade süresi içerisinde iade edilmediği, ancak 22/03/2023 tarihinde iade faturası düzenlendiği ancak iade edildiği anlaşılmakla emtiaya yönelik olarak bedelin kesinleştiği anlaşıldığından asıl alacak miktarı üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, takip öncesinde usulüne uygun şekilde temerrüde düşülmediğinden işlemiş faiz talebinin reddine, alacak likit olmakla davacı lehine inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile 41.657,38 TL asıl alacak yönünden itirazın iptali ile takibin aynı şartlar altında devamına, 2-8.331,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 4-Alınması gereken 2.845,62 TL harçtan peşin alınan 660,53 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.185,09 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ..... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 4.700,00 TL arabulucu ücretinin kabul ve red oranına göre 3.841,31 TL'sinin davalıdan 858,69 TL'sinin de davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 660,53 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.275,93 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 175,00 TL tebligat ve müzekkeri gideri, 16.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.175,00 TL masrafın davanın kabulü ret oranına göre 13.219,83 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 41.657,38 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar yönünden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 9.314,56 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 11-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair davacı vekilinin ve e-duruşma sistemi üzerinden davalılar vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 08/05/2026

Katip ..... Hakim ..... e-imzalı e-imzalı B belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/757, K. 2026/300, T. 08.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-757-e-2026-300-k-d95a69cac73f