İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/339 E. 2026/527 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/339
Karar No
2026/527
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/339 Esas KARAR NO : 2026/527

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/04/2026 KARAR TARİHİ : 17/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın gerçekleştiği tarihte davalının işleteni/sürücüsü olduğu aracın, müvekkiline ait ticari araca tam kusurlu bir şekilde çarparak hasara sebebiyet verdiğini, müvekkilinin ticari aracıyla yük nakli işi yaptığını ve onarım süresi boyunca aracını kullanamaması nedeniyle kazanç kaybına uğradığını, uyuşmazlığın belirsiz alacak davası niteliğinde olduğunu, TBK ve KTK gereğince davalının meydana gelen zarardan müteselsilen sorumlu olduğunu, dava şartı olan arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını belirterek, araçta meydana gelen kazanç kaybı bedelinin bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL kazanç kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sigorta şirketine başvuru zorunluluğu bulunduğundan dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davacı yanın uğranıldığı iddia edilen zararın miktarını belirleyebilecek durumda olmasına rağmen belirsiz alacak davası açtığını ve bunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının beyan ettiği günlük kazanç kaybı ve tamir süresi dikkate alındığında dava değerinin farklı olması sebebiyle harcın tamamlatılması gerektiğini, müvekkil şirkete ait aracın karışmış olduğu kazada müvekkil şirketin ve sürücüsünün hiçbir kusurunun bulunmadığını, somut olayda asli kusurlunun davacı taraf olduğunu, davacının kusur oranına ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve uzman bilirkişilerce yeniden tespit edilmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği kazanç kaybının somut delillerle ispatlanamadığını, davacının sigorta şirketinden ikame araç alıp almadığının araştırılması gerektiğini, davacının iddia ettiği onarım ve mahrumiyet süresinin fahiş ve makul süreyi aşar nitelikte olduğunu, kazanç kaybının tespiti için davacının mali verilerinin ilgili vergi dairesinden celbi gerektiğini, davanın ilgili sigorta şirketine ve araç sürücüsüne ihbar edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davacıya ait ... plakalı aracın davalıya ait ... plakalı araç ile çarpışmasıyla 08/10/2025 tarihinde gerçekleşen iki taraflı maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacıya ait aracın uğradığı, kazanç kaybı zararlarının, kazanın gerçekleşmesinde ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğundan bahisle davalıdan tahsiline ilişkin alacak davasıdır. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; Dosya incelendiğinde gerçek kişi davacı için tacir araştırması yapılmış, vergi dairesine yazılan müzekkereye verilen 28/04/2026 tarihli yazı cevabında davacının mükellefiyet kaydının bulunduğu ve birinci sınıf tacir olmayıp işletme esasına göre defter tuttuğu bildirilmiş, ticaret sicil müdürlüğünün 28/04/2026 tarihli yazı cevabından ise gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı anlaşılmış, son olarak da İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin 15/05/2026 tarihli yazı cevabında esnaf kaydının bulunduğu bildirilmiş, gelen yazı cevapları içeriğinden davacının esnaf faaliyeti sınırını aşan düzeyde gelir elde ettiğine dair dosyada somut delil bulunmadığı belirlenmiş, ayrıca davacının işletme esasına göre defter tutması ve esnaf kaydının bulunduğunun belirlendiği gibi, dava konusu alacağın dayanağı haksız fiil niteliğindeki trafik kazası neticesinde uğranıldığı iddia edilen değer kaybı zararlarına ilişkin alacağa tazminat davası olduğu, uyuşmazlık konusu bakımından davanın mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, davacının tacir olmadığı ve ayrıca dava dilekçesi ekinde bulunan ruhsat belgesinden anlaşıldığı üzere kazaya karışan davacıya ait aracın kullanım amacının da hususi olduğu belirlendiğinden davanın nispi ticari dava niteliğinde de olmadığı anlaşılmakla haksız fiilden kaynaklanan alacağa dair eldeki davada uyuşmazlığın çözümünde genel Mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olacağı, Mahkememizin görevli olmayacağı değerlendirildiğinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-İş bu davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından HMK 'nun 114/1-c ve 115/2 madde uyarınca Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, HMK 20 madde uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın GÖREVLİ VE YETKİLİ İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 2-H.M.K.'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren taraflardan herhangi birinin iki hafta içerisinde Mahkememize başvurarak dosyanın görevli ve yetkili Mahkemesine gönderilmesi talebinde bulunmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 3-Yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti hususunun H.M.K'nun 331. maddesi uyarınca davaya görevli ve yetkili mahkemede devam edilmesi halinde o mahkemede, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde dosya ele alındığında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde mahkememizce değerlendirilmesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekillinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/07/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/339, K. 2026/527, T. 17.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-339-e-2026-527-k-32a0d986f47a