Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2026/53 E. 2026/3552 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/53
Karar No
2026/3552
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/... Esas, 2025/1517 Karar

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ..., davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...'nin sürücü, davalı ...'nın işleten ve davalı ... şirketine sigortalı aracın yaptığı 15.12.2014 tarihli çift taraflı kazada davacıların evlatları olan Hamit ...'in vefat ettiğini, davacıların evlatlarının desteğinden mahrum kaldığı gibi, oğullarını kaybetmenin acı ve üzüntüsünü yaşadıklarını beyanla belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada 1.500,00 TL destek tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacıların her biri için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ve ...'dan tahsilini talep etmiş, 26.02.2016 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 14.967,65 TL olarak artırdıklarını, 01.10.2024 tarihli dilekçe ile davacı ... bakımından 200.035,91 TL, davacı ... için 277.292,64 TL olmak üzere toplam 477.328,55 TL maddi tazminat olarak dava değerini artırmıştır. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ceza yargılamasının derdest olduğunu, müteveffanın eğitim durumu sosyal konumu değerlendirildiğinde davacıların destekten yoksun kaldıklarının düşünülemeyeceğini, yetiştirme giderinin indirilmesi gerektiğini, manevi tazminat talebinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinden yaklaşık 7-8 ay önce ... ilinde bulunan ...İnşaat Ltd Şti adı altında otomobil alım satım işi ile iştigal eden firmaya satıldığı ancak trafik işlemlerinin yapılmadığını, şirket tarafından da ...'ye satıldığını, araçla ilgileri olmadığını, kusur raporunun kendileri açısından bağlayıcı olmadığını, zarardan sorumlu tutulamayacaklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; kusur oranını kabul etmediklerini, tazminat hesaplaması yapılırken teknik faiz-iskonto %3 ile devre başı ödemeli belirli süreli rant hesaplamasının kullanılmasını, SGK kayıtlarının tazminata esas alınmasını, temerrüde düşmediklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın destek tazminatı ve manevi tazminata ilişkin olduğu, mahkemenin 01.12.2020 tarihli kararında, kazada desteğin %70 oranında, davalıların ise %30 oranında kusuru bulunduğu, 20.10.2020 tarihli aktüer raporda davacı ...'nin 35.380,97 TL, davacı ...nin ise 37.290,50 TL destek tazminatının hesaplandığı, %70 kusur oranı tenkis edildiğinde ise davacı ...nin 10.641,29 TL, davacı ...nin ise 11.187,15 TL tazminat alabilecekleri davalı ...'in aracı sattığını beyan etmiş ise de satışın noterden yapılmadığı, bu nedenle geçerli olmadığı kabulü ile davacı ... için 11.187,15 TL, davacı ... için ise 10.614,29 TL maddi tazminata, her bir davacı lehine 10.000,00 TL manevi tazminata karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kaldırma kararı ile davanın Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile görülmesi gerektiği, davacının ıslah dilekçesi ile talep ettiği miktardan daha fazlasına karar verildiğinin belirtildiği, kaldırma kararı sonrasında 08.07.2024 tarihli aktüer rapor alındığı, raporun hüküm vermek için yeterli olduğu, kaza ve karar tarihi arasında geçen süre dikkate alındığında paranın satın alma gücü dikkate alındığında manevi tazminatın kabulüne karar verildiği gerekçesi ile maddi tazminat bakımından 277.292,64 TL davacı ... ... bakımından, 200.035,91 TL davacı ... ... bakımından kabulü ile sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere sigorta şirketi bakımından dava tarihi, diğer davalılar bakımından olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken tahsiline, davacıların her biri için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ..., ... ve ... AŞ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; davanın trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, kazada desteğin %70, davalıların ise %30 oranında kusuru bulunduğu, tanık anlatımlarına göre müteveffanın kask taktığının anlaşıldığı bu nedenle müterafık kusur indirimi yapılmamasının yerinde olduğu, manevi tazminat miktarının yerinde olduğu, araç tescilinin davalı ... adına olduğu, ibraz ettiği protokolde davalının isminin geçmediği, davacı anne ev hanımı olduğundan yetiştirme gideri düşülmemesi gerektiği bu nedenle davacıların istinaf nedenlerinin kabulüne karar verildiği, ayrıca davalı ... şirketinin feriler bakımından da poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğu, miktarın buna göre belirlenmesi gerektiği bu nedenle davalı ... şirketinin istinaf nedeninin kabulüne, delillerin usulüne uygun biçimde değerlendirilmediği anlaşılmakla, davalı ... ve ...'nın istinaf taleplerinin reddine, davalı ... şirketinin bir kısım istinaf itirazlarının ve davacıların istinaf nedenlerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; aracı galeriye sattığını, araç üzerinde fiili hakimiyeti olmadığını, usulü kazanılmış haklarının ihlal edildiğini, bilirkişi raporundaki aleyhe hususları kabul etmedikleri belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranlarını kabul etmediklerini, davacının kaldırma kararı öncesinde rapora itirazı olmamasına rağmen tekrar rapor alındığını, hesap raporuna itiraz ettiklerini, hakkaniyet indirimi yapılmasını, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, faizin dava tarihinden itibaren olması gerektiğini, davanın kısmi dava olduğunu kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan diğer davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı 15.12.2014 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" kenar başlıklı 341/1 maddesi İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabileceği, Bölge Adliye Mahkemelerince de yapılan yargılama neticesinde 353. ve 356. madde hükümlerine göre istinaf başvurusunu esastan reddetmek veya ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurmak dâhil gerekli kararları vereceği belirtilmiştir. 362. madde de temyiz edilemeyen kararlar düzenlenmiş olup, iş bu maddenin 1-g maddesine göre; “bölge adliye mahkemesinin, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair verilen kararlarının temyiz edilemeyen kararlardan olduğu" belirtilmiştir. Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... ve davalı ...'nın istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilirken, davacı vekilinin ve davalı ... Şirketine ait istinaf taleplerinin ise kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına , davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verildiğinin anlaşılmış olmasına göre, iş bu dosyanın öncelikle yerel mahkemesine gönderilerek Bölge Adliye Mahkemesince belirtilen eksiklikler tamamlanarak yeniden yargılama yapılması, verilecek kararın Bölge Adliye Mahkemesine denetimine tabi tutulduktan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay'a gönderilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince bir kısım davalılar yönünden “istinaf talebinin esastan reddi” kararı, davacı ve davalı ... şirketi bakımından davanın tekrar görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmiş olmasına rağmen temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Dairemize gönderilmesi usul ve hukuka uygun görülmemiştir. 2- Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı ... ve ... vekillerinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı ... ve ... vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan harçların istek halinde davalı ... ile davalı ...'ye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2026/53, K. 2026/3552, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2026-53-e-2026-3552-k-4318f8bb5e5b