Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/892 E. 2026/1037 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/892
- Karar No
- 2026/1037
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/892 KARAR NO : 2026/1037
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/962 KARAR NO : 2025/1050 TALEP TARİHİ : 03/02/2026 EK KARAR TARİHİ : 04/03/2026 TALEP : Teminat ve Çek Bedellerinin iadesi KARAR TARİHİ : 09.07.2026 KARARIN YAZ. TARİHİ : 09.07.2026
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04.03.2026 tarih ve 2025/962 Esas, 2025/1050 Karar sayılı ek kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin asli müdahile talep eden ... Şirketi vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili tarafından verilen 03.03.2026 tarihli teminat ve çek bedellerinin iadesi talepli dilekçesinde özetle; Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne ilişkin karar verildiğini, 10/10/2025 tarihli karar gereğince dava konusu yapılan çek bedellerinin tamamının bankalara bloke edildiğini, ayrıca iş bu çekler için ihtiyati tedbir kararı kapsamında 225.000,00 TL teminat yatırıldığını, ayrıca yine.... A.Ş. ...Şubesine ait 22.09.2025 tarihli 1.000.000-TL bedelli 507376 nolu, .... A.Ş. ...-İzmir Şubesine ait 23.09.2025 tarihli 500.000-TL bedelli 1614305 nolu çekler için İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/255 D.iş sayılı dosyası ile ihtiyati tedbir kararı verildiğini, bu kapsamda yine 225.000,00-TL teminatın İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/255 D.iş sayılı dosyasına yatırıldığını, Mahkeme kararının 27/01/2026 tarihinde kesinleştiğini, bu nedenle tedbir kararının kalktığını, dolayısıyla tedbir konu teminat ve çek bedellerinin tamamının iadesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesinin 04.03.2026 tarih ve 2025/962 Esas, 2025/1050 Karar sayılı ek kararı ile özetle; ''...davacı vekilince menfi tespit istemli dava açıldığı, Mahkememizin 10/10/2025 tarihli tensip ara kararı uyarınca dava konusu yapılan çek bedellerinin %15 oranında hesap olunan 225.000,00-TL tutarındaki nakit teminatın Mahkememiz veznesine 10/10/2025 tarihinde yatırıldığı, Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda 25/12/2025 tarihli ve 2025/1050 sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne dair karar verildiği, kararın istinaf edilmemesi üzerine dosyanın 27/01/2026 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen karar uyarınca ve HMK 397/2 maddesi de dikkate alındığında ihtiyati tedbir kararlarının kaldırılması gerektiği, tedbir kararlarının tesisi için yatırıldığı anlaşılan teminatların ise HMK 392. maddesinde ön görülen 1 aylık yasal sürenin dolması nedeniyle iadesi şartlarının oluştuğu, kaldı ki davalı vekili Av. .... 13/01/2026 tarihli dilekçesiyle teminatların davacı tarafa iade edilmesine yönelik muvafakat beyanlarının olduğu, dosya içerisinde bulunan ve İzmir 6. Noterliğince tanzim edilen 01/02/2023 tarihli, 1674 yevmiye numaralı vekaletnamede davacı vekili Av....'in ahzu kabz ve teminatın iadesi yönünde yetkilerinin de bulunduğu, anlaşıldığından davacı vekilinin talebinin kabulüne'' dair ek karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Asil müdahile talep eden .... A.Ş vekili tarafından verilen 23.03.2026 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; -08/10/2025 tarihinde, davacı tarafça İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/962 E. sayılı dosyası ile, davacının keşidecisi olduğu .... A.Ş. ... Şubesine ait 22.09.2025 tarihli 1.000.000-TL bedelli 507376 nolu, ... A.Ş. ...-İzmir Şubesine ait 23.09.2025 tarihli 500.000-TLbedelli 1614305 nolu, .... A.Ş. ... Şubesine ait 13.10.2025 tarihli 1.000.000-TL bedelli 507378 nolu ve .... A.Ş. ...-İzmir Şubesine ait 22.10.2025 tarihli 500.000-TL bedelli 1614306 nolu çeklerin iptali talep edilerek davalıya karşı menfi tespit davası ikame edildiğini, mahkemece 10/10/2025 tarihli tensip tutanağı ile ... A.Ş. ... Şubesine ait 13.10.2025 tarihli 1.000.000-TL bedelli 507378 nolu ve ... . A.Ş. ..-İzmir Şubesine ait 22.10.2025 tarihli 500.000-TL bedelli 1614306 nolu çekler yönünden; " davalı tarafından bankaya ibraz edildiği takdirde çek hesabında para var ise ibraz eden davalıya ödenmeyerek davalı adına açılacak bir hesapta çek bedelinin bloke edilmesini, hesapta para bulunmaması halinde karşılıksız kaşesi vurularak davalıya iade edilmesi suretiyle ihtiyati tedbir konulmasına, ihtiyati tedbire konu çekin davalı dışında 3.kişi tarafından bankaya ibraz edilmesi halinde Mahkememizden verilen bu kararın 3.kişileri bağlamamasına" karar verilerek bu yönde ilgili bankalara müzekkereler yazıldığını, -Dava konusu çeklerin dosyada yer alan imzalı kaşeli ve tarihli çek tevdi bordroları ile belgelendiği üzere, 06/05/2025 ve 15/05/2025 tarihlerinde temlik cirosuyla bankaları ciro ve zilyetliğin geçirilmesi yoluyla teslim edildiğini, çekten doğan bütün hakların müvekkili bankaya geçtiğini, bu çekler karşılığında, davalı .... firmasının müvekkili bankanın ... Şubesi'nden kredi kullandırımları yaptığını, dava konusu çekleri bankaya temlik cirosu ile ciro ve teslim eden davalının, çeklerin müvekkili bankada olduğunu bile bile çeklerin iptali yönündeki davayı kabul ettiğini, çeklerin müvekkili bankaya teslim edildiğini beyan etmekten kaçındığını, -Davalı tarafça müvekkili bankaya temlik cirosu ile ciro ve teslim edilen keşidecisinin davadışı 3.kişiler olduğu başkaca çekler hakkında da İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/62 E. Sayılı ve Van 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 2025/726 E. sayılı menfi tespit davaları ikame edildiğini ve aynı şekilde davalı .... firması tarafından kötüniyetli olarak çeklerin müvekkili bankaya teslim edildiği beyan edilmeden davaların kabul edilemeyeceğini, yerel Mahkemeye, 28/10/2025 tarihinde çek tevdi bordroları sunularak, dava konusu çeklerin müvekkili bankaya temlik cirosu ile ciro ve teslim edildiği ve alacak hakkının müvekkili bankada olduğunun beyan edildiğini, bu nedenle de, yerel mahkemece, dava konusu çeklerin iptaline ilişkin talebin reddine, dava konusu çekler yönünden davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, davanın istinaf edilmeksizin kesinleştiğini, -Müvekkili bankanın .... Şubesi ile davalı ... Şti. arasında akdedilen kredi sözleşmeleri uyarınca anılan firmaya kredi açıldığını ve kullandırıldığını, davaya konu çeklerin, temlik cirosuyla bankaya ciro ve zilyetliğin geçirilmesi yoluyla teslim edildiğini, çekten doğan bütün hakların müvekkil bankaya ait olduğunu (Çekin tevdii bordrolarının dosyada mevcut olduğunu) -Kıymetli evrakın bankaya temlik cirosu ile teslim edilmesi ile birlikte senetteki alacak hakkı da bankaya devredilmiş olduğundan bu alacak haklarının sınırlanmasının Anayasa 35.madde ile güvence altına alınan "mülkiyet hakkının" açık ihlali olduğunu, bu hakkın ancak kamu yararı amacıyla sınırlandırılabileceğini, bu nedenle de, yerel mahkemece verilen 25/12/2025 tarihli gerekçeli kararda " iptal talebine konu çeklerin bankaya ibraz edilip davalı elinde olmadığı, dava dışı üçüncü kişilerin elinde bulunan çekler ile ilgili çeklerin iptaline yönelik Mahkememizce herhangi bir karar verilemeyeceği hususu göz önüne alındığında, davacının çeklerin iptaline yönelik talebinin reddinin gerektiği " yönünde karar verildiğini, -Yerel mahkemece çek bedellerinin iadesine karar verilen .... A.Ş. ... İzmir Şubesine ait 22/10/2025 tarihli 1614306 nolu 500.000 TL bedelli ve ... A.Ş. .... Şubesine ait 13/10/2025 tarihli 507378 nolu 1.000.000 TL bedelli çekler yönünden gerek yerel mahkemece "ihtiyati tedbire konu çekin davalı dışında 3.kişi tarafından bankaya ibraz edilmesi halinde Mahkememizden verilen bu kararın 3.kişileri bağlamamasına" kararı verilmiş olmasının, gerekse bahsi geçen çeklerin müvekkili bankaya temlik cirosu ile ciro edilip teslim edilmiş olması karşısında çek bedellerinin iadesi kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olup alacak haklarını sınırlandırdığından çek bedellerinin iadesi yönündeki kararın kaldırılmasını talep etmek zarureti hasıl olduğunu, Yukarıda arz ve izah edilen ve resen gözetilecek nedenlere, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/962 E, 2025/1050 K. Sayılı ve 04/03/2026 tarihli ek kararının çek bedellerinin iadesi yönünden kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda, Dava, eser sözleşmesi kapsamında verilen çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve çeklerin iptali istemine ilişkindir. İlk derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde 25.12.2025 tarihinde davanın kısmen kabulüne, davacının dava konusu çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının çeklerin iptaline ilişkin talebinin reddine, 10.10.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının kararın kesinleşmesine kadar devamına, asli müdahale talebi yönünden usulüne uygun olarak açılmış bir asli müdahale davası olmadığından asli müdahale talebiyle ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, verilen bu kararın tüm taraflara tebliğ edildiği ve kararın istinaf edilmesi üzerine 27.01.2026 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı vekili 03.02.2026 tarihli dilekçe ile ihtiyati tedbir kapsamında mahkemelere ödenen teminatın ve bankalara bloke edilen çek bedellerinin iadesi isteminde bulunmuştur. İlk derece Mahkemesi tarafından 04.03.2026 tarihli ek karar ile davacı vekilinin teminatın iadesi yönündeki talebinin kabulüne, ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, davacı tarafça tedbir kararlarının tesisi için yatırılan çek bedellerinin iadesi yönünde ilgili bankalara ek kararın gönderilmesine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından verilen bu karardaki "çek bedellerinin iadesine" ilişkin kısmın asli müdahale talep eden ... Şirketi vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın durum ve koşulların değişmesi sebebiyle tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasını düzenleyen 396.maddesinde; "Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir. İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır." düzenlemesi bulunmakta olup, maddede kanun yoluna başvuru imkanını düzenleyen 394. maddenin beşinci fıkrasına atıf yapılmadığı görülmektedir. HMK'nın 396. maddesinin gerekçesinde; "İhtiyatî tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasını düzenleyen bu maddede de, yukarıda belirtilen iki maddedeki ortak yönler dikkate alınarak itiraza ilişkin benzer hükümlere ayrıca atıf yapılmıştır. Ancak, itiraz üzerine verilen kararlara karşı kanun yoluna başvurulması hakkındaki fıkraya atıf yapılmamıştır. Zira, hâl ve şartların değişmesi, hukukî bir değerlendirmeden daha çok, maddî şartlarla yakından ilgili, nispeten sübjektif ve doğrudan mahkemenin takdirine bağlı bir husustur. Ayrıca, aynı yargılama süreci içinde, bir çok kez hâl ve şartlarda değişiklik olması sebebiyle, tedbirde değişiklik yapılması veya kaldırılması, bu yönde talepte bulunulması ya da talebin reddi söz konusu olabilir. Her talepten sonra verilecek karar hakkında kanun yoluna başvurulması, ihtiyatî tedbirler için kanun yoluna başvurulmasında istenen amacı da sağlamayacaktır. Kanun yolunun açılmış olmasının amacı, ihtiyatî tedbirlerle ilgili temel hukukî ve prensip hatalarının önüne geçmektir. Bu sebeple, ihtiyatî tedbirin reddi ve ihtiyatî tedbire itiraz üzerine verilen kararlar için kanun yolu imkânı getirilmiştir." şeklinde açıklama yapılmış olup, gerekçede de belirtildiği gibi; hal ve şartların değişmesi nedeni ile verilen kararlar hukukî bir değerlendirmeden daha çok, maddî şartlarla yakından ilgili, nispeten sübjektif ve doğrudan mahkemenin takdirine bağlı kararlar olduğundan ve her değişiklikten sonra verilen kararlara karşı kanun yoluna başvurulması halinde, kanun yolundan beklenilen amaçtan uzaklaşılması sonucunu doğuracağından, bu kararlara karşı kanun yolunun kapalı olması öngörülmüştür. Somut olayda Mahkemece asıl davada verilen kararın taraflarca istinaf edilmeden 27.01.2026 tarihinde kesinleştiği, davacı vekilinin 03.02.2026 tarihli dilekçe ile ihtiyati tedbir kapsamında mahkemelere ödenen teminatın ve bankalara bloke edilen çek bedellerinin iadesi isteminde bulunması üzerine Mahkemece 04.03.2026 tarihli ek karar ile davacı vekilinin teminatın iadesi yönündeki talebinin kabulüne, ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, davacı tarafça tedbir kararlarının tesisi için yatırılan çek bedellerinin iadesi yönünde ilgili bankalara ek kararın gönderilmesine karar verildiği; verilen ek karara karşı asli müdahale talep eden ... Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de; istinafa konu kararın ihtiyati tedbirin kaldırılmasından ibaret olup; 6100 sayılı HMK'nın 396. maddesinin ikinci fıkrasında, 391. ve 394. maddenin beşinci fıkrasına atıf yapılmadığından mahkemenin 04.03.2026 tarihli ek kararına karşı kanun yolu kapalı olduğundan ve HMK' nın 341/1. maddesi uyarınca istinafı kabil olmadığı; Mahkemece asli müdahale talep eden ... Şirketi vekilinin tavzih talebinin reddine karar verilmiş ise de; Mahkemece ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin kararın infazında tereddüt oluşturan hususları her zaman düzeltebileceği anlaşıldığından istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; asli müdahale talep eden ... Şirketi vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 396/2. maddesi ve 346. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asli müdahale talep eden ... Şirketi vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 396/2. maddesi ve 346. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Asli müdahale talep eden ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiş olması nedeniyle alınması gereken 1.206,00 TL istinaf tedbir karar harcından peşin alınan 732,00 TL'nin mahsubu ile kalan 474,00 TL'nin ... Şirketi'ndem alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Asli müdahale talep eden ... Şirketi tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 394/(5) ve 362/(1)-f maddeleri uyarınca, kesin olarak 09.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.