Diğer ·
2022/61 E. 2026/167 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2022/61
- Karar No
- 2026/167
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/61 KARAR NO : 2026/167
DAVA : Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/10/2019 KARAR TARİHİ : 14/07/2026
İstanb... 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi'nin 06/03/2020 tarih ...Esas, ...Karar sayılı ilamı ile haksız rekabet teşkil ettiği maddi ve manevi tazminat gerektirdiğine yönelik taleplerin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin görev alanına girmesi sonucu mahkememizin görevli olduğuna ilişkin verilen kesin karar üzerine mahkememizin yukarıdaki esas numarasını alan dosyada yapılan açık yargılamalar neticesinde, I.DİLEKÇELER AŞAMASI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; FSEK kapsamında her türlü mali hakkı davacıya ait olan "..."nin, davalı şirket ve diğer davalılar vasıtasıyla, davacının eski çalışanı tarafından davacıdan alınan kaynaklar kullanılarak izinsiz olarak işlendiğini, temsil edildiğini, çoğaltıldığını, değiştirildiğini, umuma iletildiğini, yayımlandığını ve satışa arz edildiğini, davacı çalışanları tarafından oluşturulan ve yine aynı çalışanlara tahsis edilen, ancak ikale sözleşmesi kapsamında yer almayan bilgisayarlarda bulunan proje hazırlık tasarım kodlarının, çalışanlara transfer edilerek ele geçirildiğini, bu kodlardan izinsiz yararlanıldığını ve bilgilerin ifşa edildiğini ileri sürerek, FSEK'ten kaynaklanan tecavüzün önlenmesi ve kaldırılmasını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 250.000 TL'den az olmamak üzere rayiç bedelin 3 katına hükmedilmesini, satışa sunulan nüshaların imhasını veya davacıya devrini, 250.000 TL'den az olmamak üzere maddi tazminata karar verilmesini, ürünlerin kötülenmesi ve ticari sırların ifşası nedeniyle haksız rekabetin menini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, 250.000 TL'den az olmamak üzere maddi tazminat ile 25.000 TL manevi tazminata ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yararın olmadığını, mahkemenin yetkisiz olup yetkili mahkemenin ... FSHM olduğunu, dava dilekçesinde üç ayrı dava ile ilgili üç ayrı talepte bulunulmasına rağmen sadece tek bir dava ile ilgili başvuru harcı, nispi harç ve gider avansı yatırıldığını, davacının aynı vakıalara dayanarak dava dışı şahıs aleyhine daha önce açılmış ve halen görülmekte olan bir davanın bulunduğunu, davacı ile müvekkili arasındaki iş sözleşmesinden kaynaklanan ihtilaflar sonucu iş sözleşmesinin ikale sözleşmeleri gereği feshedildiğini, müvekkilinin daha sonra diğer müvekkil şirkette işe başlayıp genel müdür olarak atandığını, diğer müvekkillerin de süreç içerisinde aynı şirkette işe başladıklarını, sunulan ihtarnameler ve dava dosyalarından da anlaşılacağı üzere iş sözleşmelerinden doğan ihtilafların davacı şirketin bu kişilere ve onları istihdam eden şirkete husumet duymasına neden olduğunu, söz konusu dava dosyalarının davacı şirketin husumetini ve haksız rekabet iddialarının asılsızlığını kanıtladığını, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri uyarınca dava dilekçesinde müvekkillerinden kimin hangi kusurlu eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin bildirilmediğini, dava dilekçesindeki kabul ve ikrara göre mali hakların davacıya değil dava dışı yabancı bir şirkete ait olduğunu, bu hususun ilgili mahkeme dosyalarındaki şikayet dilekçelerinde de ikrar edildiğini belirterek, öncelikle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle, mahkeme aksi kanaatte ise esastan davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin "..."ni ... standartlarına uygun olarak kendi adına geliştirdiğini, proje kapsamında hazırlanan tüm raporların ve fikir ve sanat eserleri kanunu kapsamında eser sayılan hazırlık tasarımlarının müvekkil şirkete ait olduğunu, dava konusu eseri meydana getiren personelin proje sürecinde müvekkil şirkette çalıştığını ve ilgili kanun gereği eser sahipliğinden doğan tüm hakların müvekkil şirkete ait olduğunu, bu nedenle müvekkil şirketin dava ehliyetinin bulunduğunu, alacakların miktarının dava tarihinde kesin olarak belirlenememesi ve haksız fiilin davalıların kontrolündeki süreçlerle tamamlanması sebebiyle belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararlarının bulunduğunu, davanın tefrik edilmesi ve görev yönünden reddi taleplerinin hakların yarışması ilkesine aykırı olduğunu, davanın hem Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hem de Türk Ticaret Kanunu ile Türk Borçlar Kanunu kapsamında haksız fiil hükümlerine dayandığını ve zarar gören için en iyi giderim imkanı sağlayan sorumluluk sebebine göre hüküm kurulması gerektiğini, davalılarla daha önce aralarında imzalanan ikale sözleşmelerinin ve diğer hukuk davalarının işbu dava ile bir ilgisinin bulunmadığını, yetki itirazının haksız olduğunu ve davalıların yerleşim yeri ile haksız fiilin işlendiği yerin İstanbul olması sebebiyle mahkemenin yetkili olduğunu, zamanaşımı itirazlarının haksız fiilin devam eden niteliği ve devam eden soruşturmalar gözetildiğinde kabul edilemeyeceğini, müvekkil şirketin dava harici üçüncü kişilere ait haklar nedeniyle talepte bulunmadığını, davalıların dürüstlük kuralına aykırı davranma iddialarının aksine, davanın müvekkil şirketin ticari sırlarının ve yazılımlarının hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesi ve kullanılması üzerine açıldığını, iş sözleşmelerinin feshinin ikale yoluyla gerçekleştiğini, davalıların müvekkil şirket personelini transfer ederek proje yazılımlarını haksız şekilde tamamladıklarını ve bu hususun soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporuyla da desteklendiğini belirterek, davalıların tüm usul ve esas itirazlarının reddini savunmuştur. Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; HMK'nın 20/1. maddesi uyarınca görevsizlik kararı sonrası süresi içinde dosyanın gönderilmesi talebinde bulunulup bulunulmadığının re'sen araştırılmasını, süresinde başvuru yoksa davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, davacı şirketin dava konusu donanım ve yazılımın hak sahibi olmadığını ve dava dışı ...şirketine yardımcı olduğunu dava dilekçesindeki ikrarlarıyla kabul ettiğini, HMK 188. madde uyarınca ikrardan dönülemeyeceğini, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, manevi tazminat taleplerinin belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, maddi tazminat taleplerinin ise belirli bir zarara dayandığını, davacının haksız fiil sorumluluğuna dayandığını ancak 3 farklı kanun hükmüne dayanarak çelişkili taleplerde bulunduğunu, bu durumun yasaların yarışması ilkesine aykırı olduğunu, davacı ile davalılar arasında rekabet yasağı sözleşmesi bulunmadığını, davacı tarafından sunulan bilirkişi raporunun taraflı, hukuki nitelendirme sınırlarını aşan ve gerçeğe aykırı mütalaalar içeren bir rapor olduğunu, müvekkillerinin iş sözleşmelerinin davacı tarafından feshedildiğini, hayatın olağan akışına aykırı bir durumun söz konusu olmadığını, bilirkişinin dosyaya sunulan ikale sözleşmeleri ve tanık ifadelerini görmezden geldiğini, davacının kötüniyetli olarak rekabet koşullarını bozduğunu belirterek davanın husumetten ve esastan reddini, bilirkişinin reddini ve soruşturma dosyası yönünden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir. II.DELİLLER ... Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan ... sayılı soruşturmada verilen kararın kesinleşip kesinleşmediğine dair müzekkere yazılmıştır. ...12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden ... E. sayılı davadaki duruşma tutanakları ile bilirkişi raporları istenilmiştir. .. 5. İş Mahkemesi'nden ... E. sayılı davadaki duruşma tutanakları ile bilirkişi raporları istenilmiştir. ... 15. İş Mahkemesi'nden Mahkemenizin ... E. sayılı davasına ilişkin gerekçeli kararı istenilmiştir. ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden ...E. sayılı davasına ilişkin gerekçeli kararı istenilmiştir. ...'ne müzekkere yazılarak ...tescil numaralı,...kayıt tescil tarihli , davalılar ..., ..., ..., ... . ..., ..., ..., ..., ... bilgisayar programlarına ilişkin kayıt tescil belgelerinin incelemeye kabil bir örnekleri istenilmiştir. ...'na müzekkere yazılarak ...kayıt tescil numarası, 04/02/2019 tarihli olan eser bilgileri de ad olarak...gözüktüğü bilgisayar programlarına ilişkin kayıt tescil belgesinin incelemeye kabil onaylı bir örneği istenilmiştir. HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup mahkememizce görevlendirilen Bilişim uzmanı İsmail Keklik, bilgisayar mühendisi ..., FSEK uzmanı ... tarafından düzenlenen 15/09/2023 tarihli raporun sonuç kısmında özetle; Davalı şirket tarafından davacı şirkete ait yazılım kodlarının kullanıldığının somut delillerle ispatlanamadığı, bunu gösteren net bir delilin dosyada yer almadığı, dosya kapsamında yapılan değerlendirme ve mevcut delillerle FSEK kapsamında mali haklara yönelik bir ihlal bulunmadığı ve haksız rekabet şartlarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır. HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup mahkememizce görevlendirilen FSEK uzmanı ..., tasarım uzmanı ..., elektronik mühendisi ...., yazılım mühendisi proje yöneticisi ... tarafından düzenlenen 22/03/2024 tarihli raporun sonuç kısmında özetle; Dava konusu uyuşmazlıktaki davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği Kart Erişim Cihazı isimli yazılımın tamamlanıp tamamlanmadığının incelenmesi gerektiği, davalıların şirketten ayrıldığı dönemdeki yazılım hali ile sonradan yapılan eklemelerin tespit edilmesinin zorunlu olduğu, dosya kapsamındaki tüm delillerle birlikte davacı şirket bilgisayar kayıtları üzerinde bilirkişilerce yerinde inceleme yapılması gerektiği, ihlalin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti için davalı ...'nın işten ayrılırken yanına aldığı bilgisayarın incelenmesi gerektiği, davacı ve davalı şirket server kayıtlarının teknik bilirkişilerce incelenmesi gerektiği, kodlar ile tarihlerin .... cihazları ile karşılaştırılmasının yapılması gerektiği kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup mahkememizce görevlendirilen FSEK uzmanı ..., tasarım uzmanı ..., elektronik mühendisi ..., yazılım mühendisi proje yöneticisi ... tarafından düzenlenen 07/11/2025 tarihli EK raporun sonuç kısmında özetle; Davalı şirket bünyesindeki ...ve yazılımının, davacının projesinden farklı ve ayrık bir şekilde şirket dahilinde organik bir akış örüntüsü içerisinde geliştirilmiş olduğu, 22/08/2019 tarihli uzman mütalaasında belirtilen bilgisayara USB depolama aygıtlarının takılmış olduğu, söz konusu Kec projesinin bu aygıtlara aktarıldığına dair somut bir bulguya rastlanmadığı, bilgisayara takılan USB depolama aygıtlarına veri kopyalanmasının teknik olarak ihtimal dahilinde bulunduğu, davalı şirket tarafındaki projenin davacının projesinden bağımsız olarak geliştirildiği hususlarının değerlendirildiği kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. Vekil tarafından sunulan dilekçede, şirket genel müdürü ... ve ...'nun istifa süreçlerinin gerçekleştiği, taraflar arasında imzalanan 2017 tarihli ikale sözleşmeleri uyarınca personele kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiği, ancak söz konusu personelin hemen muhatap şirkette işe başladığı, ayrıca şirket yazılımcısı ...'ın da istifa ederek muhatap şirkette işe başlayacağının öğrenildiği, bu durum üzerine personellerin derhal işten çıkarılmalarının talep edildiği, aksi takdirde ...'ya ödenen net 140.000,00 Euro ve ...'na ödenen net 81.403,91 TL bedelin İş Kanunu'nun 23'üncü maddesi gereği muhatap şirketten tahsil edileceğinin bildirildiği, ... ve ...'ın şirkete ait teknik sırlara vakıf oldukları, ...'nın muhatap şirket adına müşterilere giderek şirket ürünlerini kötülediği, bu hususta Beşiktaş 5'inci Noterliği vasıtasıyla 09/11/2017 tarih ve 18993 sayılı ihtarnamenin keşide edildiği, ürünlerin kötülenmeye devam edilmesi veya teknik sırların ifşa edilmesi halinde Türk Ticaret Kanunu'nun 55'inci maddesi gereği uğranılacak zararların muhatap şirketten talep edileceği kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. III.DAVA VE UYUŞMAZLIK Dava; Davalıların Fikir Ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine, Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabet hükümlerine ve Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fil hükümlerine aykırı işlem ve fiilleri nedeniyle evvelemirde gereken tedbirlerin alınması, bilahare yapılacak yargılama sonucunda davalıların tecavüzün kaldırılmasına, tecavüzün önlenmesine, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 250.000,00 TL maddi tazminat ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 25.000,00 TL manevi tazminat ödemelerine katar verilmesi taleplerinden ibarettir. IV. GEREKÇE Bilgisayar programları kanunen eser korumasından yararlanmaktadır. FSEK’in 2/1. maddesinde, “İlim ve edebiyat eserleri şunlardır: 1. (Değişik: 7/6/1995 - 4110/1 md.) Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları…” şeklinde düzenlenmiştir. Bilgisayar programlarının koruma görmesi için CD ya da sabit diske kaydedilmesi şart değildir, cihaz içindeki yazılımlar, yani donanım içine yerleştirilmiş programlar da koruma kapsamındadır. Terimsel olarak konuyu daha açıklayıcı belirtmek gerekirse; yazılım donanım sayılmayan, bilgisayarla ilgili her şeydir. Bilgisayar programı da yazılımın bir unsurudur. FSEK kapsamında bilgisayar programı olarak korunan programın bizzat kendisidir, bu nedenle yazılıma dahil olan kullanım kılavuzu gibi diğer unsurlar(refakat malzemeleri) şartların varlığı halinde ilim ve edebiyat eseri olarak korunabilir. Dosya konusu "Kart Erişim Cihazı" isimli cihaz yazılımının, bilgisayar programı olarak FSEK md.2/1’de sayılan ilim ve edebiyat eseri türünden olduğu değerlendirilmiştir. Davacı dilekçesinde “.. 2016 yılında ...'ın talebi üzerine "..." adı verilen ve açılımı "..." olan bir donanım ve yazılımın ... bünyesinde ve ... standartlarına uygun olarak yaratılmasına ve geliştirilmesine ...'nin yardımcı olduğunu, ...'nin 100'ü aşkın donanımcı ve yazılımcısı ...'da, davacı şirketin ise sadece 6 kişiden oluşan donanımcı ve yazılımcısı ise Türkiye'de "..." için emek sarf ettiğini ve kodları yazmak için gerekli donanım ve yazılım raporlarını oluşturmaya başladığını ...” şeklinde beyanı üzerine; dosya üzerinde yapılan detaylı incelemelerde davacı tarafından dosyaya sunula ... Arge yardımı istek formları ve mali rapor formlarından davacı şirketin ... projesi ile ilgili çalışma yaptığı anlaşılmakta olup ilgili formların kapak görüntüleri (07/11/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu sayfa9 vd.'nda) yer almaktadır. Davacı tarafından sunulan belgeler içeriğinde yer alan “...” isimli, “...” isimli, “...” isimli formlar detaylıca incelendiğinde davacı şirketin ... projesi ile ilgili çalışma yaptığı anlaşılmıştır. Davacı dilekçesinde “… -davalı- ...'nın davacı şirketten ayrılırken kendisine tahsis edilen dizüstü bilgisayar içerisinde bulunan kodlamalar ile aldığı 100.823,00 EURO bedel kaynak ile projeyi izinsiz haksız ve hukuka aykırı olarak tamamladığını ve projeyi bitirdiğini …” şeklinde beyanı üzerine; dosya üzerinde yapılan detaylı incelemelerde davacı tarafından dosyaya sunulan (Ek 42) Teslim ve Tesellüm Tutanağı ve (EK 43) -davalı- ...’dan iletilen mail içeriklerinden davalı ... ’nın işten ayrılırken bahsedilen Dizüstü bilgisayarı davacıya bilgi vererek kendisinde kalacağını iletmiş olduğu görüldüğü ancak bilgisayar içinde davaya konu yazılım kodlamaların olup olmadığı hususunda sağlıklı bir değerlendirme yapmak mümkün olmadığı değerlendirilmiştir. Davacı dilekçesinde “… -davalı- ...'nin ... A.Ş uzantılı e posta adresi üzerinden -davalı- ...'nın ... A.Ş uzantılı e posta adresine 11/07/2018 tarihinde gönderdiği e postayı yanlışlıkla -davalı- ...'nin davacı şirket uzantılı e posta adresine göndermesi üzerine de kanıtlandığını …” şeklinde beyanı üzerine; dosya üzerinde yapılan detaylı incelemelerde davacı tarafından dosyaya sunulan davalı ...'nin ... A.Ş uzantılı e-posta adresi üzerinden davalı ...'nın ... A.Ş uzantılı e-posta adresine ve davalı ...'nin davacı şirket uzantılı e-posta adresine göndermiş olduğu 11/06/2018 tarihli mailin detaylarına bakıldığında mail konusunun “Yarın ki ... konuları” olduğu, bu bulgular neticesinde davalı ... şirketinin de aynı zamanda ... projesi üzerinde çalıştığı anlaşıldığı, ancak mail içeriklerinden davacıya ait kodların götürüldüğüne dair herhangi bir bulguya rastlanılmamış olup, bu nedenle davacıya ait kodlar üzerinden davalıların ... projesine devam edildiği hakkında yorum yapmak mümkün olamamıştır. Davacı dava dilekçesi ekinde sunulan belgeler incelendiğinde davacı tarafça 22.08.2019 tarihli Uzman Mütalaası aldığı ve uzman Mütalaası incelendiğinde “davacı ... firması tarafın firmasında bulunan 1 adet masaüstü, 2 adet dizüstü bilgisayarlara ait disklerin imaj kopyaları alınarak incelemeler yapıldığı anlaşıldığı” Uzman Mütalaasının Sonuç bölümünde önem arz eden maddeler değerlendirildiğinde; Kodların yer aldığı ... klasörünün yazılım kodlarının merkezi sunucularda saklanmasını sağlayan bir uygulama olan ... uygulaması ile kurum içi olduğu anlaşılan 192.168.3.150 IP adresli bir sunucuda eş zamanlı olarak ... loglarının incelenmesi neticesinde saklandığı değerlendirilmekle birlikte tespit edilen ... log dosyasına göre ilgili çekme işlemini gerçekleştiren kullanıcının ...eposta adresinin tanımladığı ve malievci kullanıcı adının tanımladığı” şeklinde belirtilmiş olduğu ve davalılardan ... tarafından ilgili işlemin davacı firmanın kurum içi IP adresi üzerinden ... uzantılı kurumsal mail adresi ile giriş yapmak sureti ile işlem yaptığı tespiti ile ilgili işlemin kurum içi IP adresi ile yapmasından davalı ...’nin ilgili işlemi davacı şirkette çalıştığı esnada yaptığı anlaşıldığı, ayrıca uzman mütalaasında belirtilen hususlardan ... isimli uygulamaya bağlanmasının ve proje ile ilgili işlem yapmasının sektörel olarak doğal olduğu ve bu durumda davalı ... tarafından davaya konu yazılımın şirket dışına çıkarıldığına dair net bir delil olmadığı kanaatine varılmış olduğu görülmüştür. Davacı kendi şirket bünyesinde üretilen kart erişim cihazlarının yazılım kodlarının, davacı şirketten ayrılarak davalı şirkette işe başlayan davalı ... tarafından alındığı ve davalı şirkette kullanılarak Kart Erişim Cihazı üretildiğini ileri sürdüğü iddiasının yukarıdaki tespitler kapsamında değerlendirilmesinde; Davacı tarafça sunulan ve yukarıda sonuç kısmı aktarılan uzman mütalaasında dahi net bir sonuca varılamadığı, dosya kapsamında bir delil tespiti olmadığı için davacının iddiasının ispatının bu şartları altında sübut bulmadığı, dosya kapsamında yapılan incelemede teknik açıdan yapılan değerlendirmeler neticesinde; davalı şirket tarafından davacı şirkete ait yazılım kodlarının kullanıldığının somut delillerle ispatlanamadığı, bunu gösteren net bir delilin dosyada yer almadığı tespit edilmiştir. Davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu 22/08/2019 tarihli uzman mütalaasında bahsi geçen bilgisayara USB depolama aygıtı takılması tespitiyle ilgili olarak; Linux’ta bilgisayara bir usb depolama aygıtı takıldığında ve usb depolama aygıtı içerisindeki JPEG, PNG, PDF, video gibi belgelere erişim sağlandığında (açıldığında) ~/.cache/thumbnails/ dosya yolunda çeşitli thumbnails (iz görüntü) dosyalarının oluştuğu bilinmektedir. Thumbnail’ler, depolama aygıtındaki içeriğine erişilmesiyle oluşmaktadır. Dolayısıyla bahsi geçen bilgisayara depolama aygıtlarının takılmış olduğu ve bu takılan depolama aygıtı içerisindeki belgelere bu bilgisayar üzerinde erişilmiş olduğunun kabulü gerekir. Ancak, anılan bilgisayardan söz konusu depolama aygıtlarına bir veri/belge kopyalanıp kopyalanmadığı veya hangilerinin kopyalandığı noktasında somut bir tespit yoktur. Bu kapsamda davacının iddiası bir ihtimalden öteye geçmemektedir. Nitekim davacı ve davalı tarafından geliştirilen programların benzerliği bulunup bulunmadığı değerlendirildiğinde de;Her iki proje de C++ diliyle geliştirilmiştir. Zira bu kapsamdaki projelerde en uygun dillerden biridir. Her iki taraf da ... ve ...’nin yayınlamış olduğu ve protokolleri, algoritmaları, akışları, sertifikasyonları vb. içeren teknik yönergeleri esas alarak yürüttüğü anlaşılmış olduğundan, bu noktalardaki benzerlikler normal kabul edilmiştir. Her iki tarafın sunmuş olduğu kodlar görülebildiği kadarıyla incelendiğinde; modüller, dosya yapısı, kütüphane kullanımı, değişken, fonksiyon, sınıf tanımlamaları (büyük kısmı ... yönerge dokümanlarında gösterilmiş), karakteristik kodlama biçimleri, commentler ve comment tarzları, girintiler, boşluk düzeni, satır aralıkları gibi kişiye özgü kod yazım stilleri, bunların kodlar arasındaki sıralamaları, Abstract Syntax Tree gibi ayırt edici özellikler temelinde tümüyle birlikte değerlendirildiğinde; her iki tarafın kodlarının birbirinden farklı olduğu tespit edilmiştir. Davacı cihazı ile Davalı cihazı teknik özellikler, tasarım, devreler, sürücüler yönüyle birbirinden farklıdır. Davacının cihazı ... iken, Davalının cihazı gömülü .... işletim sistemlidir. Dolayısıyla Davacının yazılımının doğrudan Davalının cihazı işletim sistemine entegre edilmesi oldukça düşük bir ihtimal olup, somutlaştırılması güçtür. Davalı proje geliştirme sürecinde, endüstriyel tasarım, elektronik tasarım, yazılım, ..., ... sürücüleri, bug çözümleri vb. hususlarda dava dışı birçok iş ortağından ve T...'tan teknik destek aldığı görülmüştür. Bu açıklamalar kapsamında dosya kül halinde incelendiğinde; Bilişim bilirkişileri tarafından yapılan inceleme neticesinde, davalı şirket tarafından davacı şirkete ait yazılım kodlarının kullanıldığının somut delillerle ispatlanamadığı, bunu gösteren net bir delilin dosyada yer almamasından cihetle davacının FSEK kapsamında mali haklara yönelik bir ihlal bulunmadığı değerlendirilmiştir. Davacının haksız rekabet iddiası yönünden ise; Türk Ticaret Kanunu’nda öncelikle haksız rekabete ilişkin genel hükme (m. 54/II) yer verildikten sonra uygulamada sık karşılaşılan, dürüstlük kuralına ters düşen bazı davranış örnekleri sayılmıştır (m. 55). TTK 54/’e göre, haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Somut olayda, davalılar tarafından davacı yazılım kodlarının alındığına, kullanıldığına dair bir tespitin bulunmadığı, yine davacı iş ürünlerinin davalılar tarafınca kötülendiği, işçiler vasıtasıyla üretim sırlarının ele geçirildiği veya olağan iş şartlarına uyulmadığına dair dosyada mevcut bir delil bulunmamaktadır. Tüm bu hususlar ve mevcut deliller kapsamında, haksız rekabet şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir. Buna göre; HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere 1-DAVANIN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu Gereğince alınması gereken 732,00.-TL harcın peşin alınan 4.696,32.-TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 4.237,32.-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Red edilen maddi tazminat davası yönünden Avukatlık Ücret Tarifesi Gereğince alınması gereken 55.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Red edilen manevi tazminat davası yönünden Avukatlık Ücret Tarifesi Gereğince alınması gereken 25.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, Dair karar taraf vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 14/07/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır