Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/231 E. 2026/2677 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/231
- Karar No
- 2026/2677
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/231 - 2026/2677 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/231 KARAR NO : 2026/2677
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
Başkan : Üye : Üye : Katip :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas, ... Karar DAVACILAR : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av.... DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 3- ... VEKİLİ : Av.... DAVA : Ölüm Sebebiyle Açılan Destek ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ : 27/10/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/10/2026
....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan, diğer davalı ... adına kayıtlı bulunan ... plakalı aracın seyir halinde iken .. ...'na düşerek tek taraflı meydana gelen trafik kazasında, araçta yan koltukta bulunan müvekkillerinin oğlu müteveffa ...'in vefat ettiğini, davalı ...'ın olay esnasında aracı kendisinin kullandığını ve arkadaşı ...'in yan koltukta oturduğunu kabul ettiğini ve davalının 1.03 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, kazada davalının tam ve asli kusurlu bulunduğunu, kaza nedeniyle ... CBS'nin ... soruşturma dosyasında yürütülen soruşturma sonucunda, bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayısına kaydedilen kamu davasının açıldığını, kazaya karışan aracın sigortasının bulunmadığını, bu nedenle kaza sonrası ...'na başvuruda bulunulduğunu, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk başvurusundan da sonuç alınmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik müvekkili ... için 250,00 TL, ... için 250,00 TL olmak üzere toplam 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının sürücü ve ruhsat sahibi yönünden olay tarihinden, ... yönünden temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte, ... için 250.000,00 TL, ... için 250.000,00 TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı ruhsat sahibi ve araç sürücüsünden müşterek ve müteselsilen alınarak müvekkillerine ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ...tarihli talep artırım dilekçesi ile; müvekkili ... için istenen 250,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini 1.270.444,73 TL’ye, ... istenen 250,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini ise 743.379,01 TL’ye yükselttiklerini, toplam 2.013.823,75 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile toplam 500.0000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kazanın gerçekleştiği ... tarihinden itibaren, davalı ... yönünden temerrüde düştüğü ... tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların kaza sonucu müvekkil kuruma başvuruda bulunduklarını ve ... hasar numaralı dosya oluşturulduğunu, davacıların araç sürücüsünün ... olduğuna yönelik iddialarını yeterli delillerle ispat edemediklerini, ...'ın emniyetteki ifadesinde ve sonrasında kendisinin alkollü olduğunu ve bu sebeple aracı kullanan kişinin arkadaşı ... olduğunu beyan ettiğini, ... hakkındaki tutuklama talebinin reddine karar verildiğini bu kararın yeterli kanıt oluşmadığını gösterdiğini, sürücünün vefat eden ... olması halinde müvekkili kurum tarafından ödenecek bir tazminat bulunmadığını, başvurunun usulüne uygun olmadığını, müvekkili aleyhine karar verilmesi halinde ... tarafından ödenmiş olan tazminat varsa tespit edilerek mahsup edilmesi gerektiğini, ...nın, kaza tarihi itibariyle geçerli olan Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (Trafik) şahıs başına teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, ancak öncelikle yapılacak inceleme ile davacının gerçek zararının tespit edilmesi gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz istemeyeceğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkilinin kaza günü davaya konu aracı kullanmadığını, aracın direksiyonunda ...'in bulunduğunu, müvekkili ile arkadaş olan ...'in olay günü sohbet ettiklerini, müvekkili alkol aldığı için ...'in talebi üzerine aracın anahtarını ona verdiğini, kısa bir süre aracı kullanan ...'in direksiyon hakimiyetini kaybederek araçla kanala uçtuklarını, müvekkilinin araçtan kendi imkanı ile çıktığını, ancak kenara çıkmayarak araçta sıkışan arkadaşını kurtarmak için mücadele verdiğini, kaza günü sosyal medyaya yansıyan görüntülerde bu hususun net olarak görüldüğünü, ...'in kurtarılması sonrası bir süre kalp masajı ve suni teneffüs yapıldığını ancak olay yerinde ex olduğuna dair saat rapor verildiğini, ancak gece yarısını geçtikten sonra ...'in yaşadığı, hayata döndüğü ve müdahalenin devam ettiğinin öğrenildiğini, ...'in sabaha vefat ettiğini belirterek davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkilinin akrabası olan davalı ...'ın aracı müvekkilinin bilgisi ve onayı olmadan aldığını, müvekkilinin trafik kazası sebebiyle fiilen ve hukuken bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek haksız ve hukuki dayanağı olmayan davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, davacı ... için toplam 1.016.355,78 TL destek tazminatının, davalılar ... ve ... tamamından, ... ise 757.034,31 TL'sinden diğer davalılar ile birlikte sorumlu olacak şekilde davalılardan müteselsilen tahsili ile davcıya ödenmesine, davalılardan ... ve ... yönünden ... tarihinden itibaren, ... yönünden ise ... tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davacı ... için toplam 594.703,20 TL destek tazminatının davalılar ... ve ... tamamından, ... ise 442.965,69 TL'sinden diğer davalılar ile birlikte sorumlu olacak şekilde davalılardan müteselsilen tahsili ile davcıya ödenmesine, davalılardan ... ve ... yönünden ... tarihinden itibaren, ... yönünden ise ... tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 100.000,00'er TL (toplam 200.000,00 TL) manevi tazminatın ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ve ...'den müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili; müvekkillerinin genç yaşta olan çocuklarını kaybetmenin üzüntüsünü yaşadıklarını ve muhtemel desteğinden yoksun kaldıklarını, davalı sürücü ve araç malikinin taziyeye gelmediklerini, helallik dahi almak için aramadıklarını, hükmedilen manevi tazminat miktarının artırılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Karara karşı davalı ... vekili; ...na başvuru yapılırken kusur dağılımının belirlenmediğini, çünkü araç sürücüsünün kim olduğu hususunda netlik bulunmadığını, ...'ın vermiş olduğu ifadeye göre araç sürücüsünün müteveffa ... olduğunu beyan ettiğini, işbu çelişkili hususların varlığı halinde ...nın ödeme yapmaktan kaçınmasının gayet olağan olduğunu, ... sebepsiz zenginleşmeye aracı olan kurum olmadığını, bu sebeplerle ilgili .... Asliye Ceza Mahkemesinin söz konusu olay ile ilgili gerekçeli kararı beklenmeden, net olmayan eksik incelemelere dayanarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, müteveffa ...'in sürücü olması halinde davacı tarafların tazminat talebi kapsam dışı kaldığını, davacı tarafından kuruma gerektiği şekilde başvuru yapılmamıştır hatır taşımacılığı halinin bulunmasına rağmen bu husus değerlendirmeye alınmadığını, TBK 52. maddesi gereğince "desteğin hatır için taşınması ve sürücünün alkollü olduğunu bildiği halde araca binmesi" nedeniyle hakimin tazminattan hakkaniyet ölçüsünde indirim yapması davalı müvekkili kurum için yerinde ve adil bir karar olacağını, %20 oranında hatır taşıması indirimi ve % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçerli başvurunun olmaması ve yeterli ödemelerin yapılması nedeniyle ...'nın temerrüde düşmediğini, hükmedilen faizin başlangıç tarihinin hukuka aykırı olduğunu, tazminat hesaplaması TRH yaşam tablosu ve % 1,65 teknik faiz dikkate alınarak yapılması gerekmekmesine rağmen bu yönteminin uygulanmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Karara karşı davalı ... vekili; müvekkilinin gerçekleşen kaza ile bir alakasının bulunmadığını, davacı tarafın murisi olan müteveffa ... ile müvekkilinin akrabası olan ...'ın müvekkiline ait aracı müvekkilinin bilgisi ve onayı olmadan aldığını, bilirkişi kusur raporunda da görüleceği üzere kaza tespit tutanağı ile ilgili tutanaklarda kazaya etken oluşturacak aracın aksamının bulunduğu yönünde herhangi bir tespit bulunmadığı ve kaza tarihi itibariyle ... gününe kadar otomobilin zorunlu fenni muayenesinin bulunduğunun da tespit edilmediğini, dolayısıyla müvekkilinin bilgisi ve onayı olmaksızın meydana gelen kaza sebebiyle müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen ölümlü trafik kazası sonucu açılan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davacılar, davalı ... ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Davalı ... vekilinin istinaf sebepleri yönünden yapılan istinaf incelemesinde; Sürücünün davalı olup olmadığı yönünden; ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih, ... Esas - ... Karar sayılı kararının incelenmesinde; sanığın ... olduğu, her ne kadar sanığın iddia konusu olayın yaşandığı aracı kendisinin kullanmadığını, aracı maktulün kullandığını beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, tanık ...'nun hazırlıkta alınan beyanında sanık beyanlarının aksine maktülü kanala uçan aracın arka kapısının camını kırıp oradan çıkardıklarını ifade ettiği, yine dosya içerisinde yer alan ... tarihli kolluk görevlilerince tutulan tutanakta sanık ...'ın ... plakalı aracı kendisinin kullandığına dair beyanda bulunduğu, yine sanığın olay esnasında alkollü olduğunun tespit edildiği, dosya kapsamında yer alan video görüntüleri ve katılanların aşamalarda maktülün araba kullanmayı bilmediğini ve ehliyetinin olmadığına dair beyanları dikkate alınarak iddia konusu aracı olay tarihinde sanığın kullandığının tespit edildiğinden bahisle 5237 sayılı TCK'nın 85/1 maddesi gereğince sanığın asli kusurlu olması sebebiyle vermiş olduğu zarar ve kusurun derecesi dikkate alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaştırılarak 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Kararın kararın istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile verilen "hükmün sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin bendinin tamamı hükümden çıkarılarak yerine "Sanığın olaydaki kusur ağırlığı, suçun işlenmesindeki özellikler ve tüm dosya kapsamı gözetilerek TCK'nın 53/6 maddesi gereğince sanık adına kayıtlı ... numaralı B sınıfı sürücü belgesinin, hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girmek ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlamak üzere takdiren 1 yıl 6 ay süreyle geri alınmasına," ibarelerinin yazılması, diğer kısımların aynen korunması suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" CMK'nın 286/2-b.maddesi uyarınca KESİN olmak üzere ... tarihinde karar verildiği, yani hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır. Buna göre davalı ...'ın kaza sırasında sürücü olduğu ve müteveffanın ölümünde kusurlu olduğu anlaşılmakla bu yöndeki istinaf yerinde görülmemiştir. Hesap Raporuna Yönelik Yapılan İstinaf İncelemesinde Mahkemenin karar tarihinden önce ... günlü resmi gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin ... E.K sayılı ... günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk Dairesi vermiş olduğu ... esas ve ...karar sayılı ... günlü kararında ve yine ... Esas... Karar sayılı ... günlü kararında yine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ... gün ve ... Esas ve... karar sayılı kararlarında ve yine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ... Esas ve ... Karar numaralı ...günlü kararlarında davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile davacıların zararının belirlendiği, raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Müterafik kusur yönünden; Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. TBK'nın 52.maddesinde; zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği belirtilmiştir. Davacıların müşterek çocuğu müteveffa ..., alkollü olduğunu bildiği sürücünün kullandığı araca binmiş olup, müterafik kusurundan dolayı tazminat tutarından içtihatlara uygun olarak zaten %20 oranında indirim yapılmıştır. Bu nedenle bu yöndeki istinaf yerinde değildir. Hatır taşıması bulunduğuna yönelik istinaf incelemesinde; Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde hatır taşıması iddiasında bulunmamış, tazminat hesabı raporuna ve talep artırım dilekçesine karşı beyanlarında ayrıca hatır taşıması savunmasında bulunmuştur. Mahkemece, HMK'nın 141/2. maddesi gereğince ıslah yada davacının açık muvafakat ile savunmanın genişletilmesi mümkün olduğu, davacıların bu yönde verilmiş açık bir muvafakati olmadığından hatır savunması dikkate alınmamıştır. Mahkemece; hatır taşıması savunmasının itiraz değil def'i olduğu ve alacağın talep edilebilirliğini engelleyici işlev gören def'ilerin ancak belirli sürelerde ileri sürülebileceği; alacağı ortadan kaldıran ve her aşamada ileri sürülebilen itirazlardan olmadığı için de her aşamada ileri sürülemeyeceği hususları dikkate alınmak suretiyle; davalı tarafça süresinde ileri sürülmeyen ve davacının açık muvafakatı bulunmayan (karşı çıkılan) yeni savunmaya göre hatır taşıması indirimi yapılmaması yerinde olduğundan davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin ... E, ...K; ...Esas, ... Karar sayılı kararı) Davalı vekilinin başka istinaf sebebi belirtmediği anlaşılmıştır. Zamanaşımına yönelik istinaf sebebinin incelenmesinde; 2918 sy. KTK'nın 109/2 ve 6098 sy. TBK'nın 72. md. gereğince; dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu sürenin tazminat talepleri için de geçerli olacağı, TCK'nın 85 ve 66/1-d md.leri gereğince bu sürenin 15 yıl olduğu, kaza tarihinin ... olduğu, bu sebeple dava ve ıslah tarihi itibariyle zamanaşımının dolmadığı gözetilerek zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiş olması yerinde olmakla bu yöndeki istinaf yerinde görülmemiştir. Temerrüte yönelik istinaf incelemesinde; Davacılar tarafından davadan önce ... tarihinde davalı kuruma gerekli belgelerle birlikte başvuruda bulunulduğu, başvuru tarihi itibarıyla davalının temerrüte düştüğü, bu nedenle bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekse de davalının lehine olacak şekilde ... tarihinden faize hükmedildiği anlaşılmakla bu yöndeki istinaf da yerinde görülmemiştir. Davalı ... vekilinin husumete yönelik istinaf sebepleri yönünden yapılan incelemede; 2918 Sayılı KTK'nın 85/1 maddesinde işletenin sorumluluğu düzenlenmiştir. Aynı maddenin 5. fıkrasında; "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükmü bulunmaktadır. 2918 Sayılı 2918 sayılı KTK'nın (md.3) hükümlerine göre, trafik kaydı "işletenin" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır" şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, işletenin sorumluluğu düzenlenmiştir. KTK’nın 20/d bendinde, motorlu araçların satış ve devirlerinin Noterliklerde yapılacağı öngörülmüştür. Ancak böyle bir satış ve devir işlemi, araç üzerindeki mülkiyet hakkını devre elverişlidir. Anılan yasa maddesinde belirtilen türden resmi bir satış ve devir işlemi yapılmaksızın, haricen satış veya devir ile işleten sıfatının devredildiğinin kabulü mümkün değildir. Davalı ..., diğer davalı ...'ın aracı kendisinden habersiz aldığını ve tazminattan sorumlu olmadığını beyan etmiştir. Araç trafikte bu davalı adına kayıtlıdır. ... soruşturma sırasında verdiği ifadesinde; aracın gerçekte kendisine ait olduğunu beyan etmiştir. Davalı gerçek şahısların bu konudaki beyanları çeliştiği gibi işleten sıfatının değiştiği ve araç malikinin işleten olmadığı, aracın çalıntı vs. olduğu konusunda herhangi bir delil yada belge ibraz edilmemiştir. Bu nedenlerle, davalılardan ...'nin KTK'nın 85.maddesi gereğince işleten sıfatıyla sorumlu olduğu, bu sebeple tazminattan sorumlu tutulması yerinde olmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacılar vekilinin yaptığı manevi tazminatın miktarına yönelik yapılan incelemede: 6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK..., ...) Somut olayda, ... tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'in sürücüsü olduğu araçta yolcu olan müteveffanın tek taraflı kaza neticesinde vefat ettiği, mahkemece alınan kusur raporuna göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün asli ve tam oranda kusurlu olduğu, müteveffanın da arkadaşı olan ve alkollü olduğunu bildiği sürücünün yanına binerek müterafik kusurlu olduğu, davacıların emekli ve ev hanımı, davalı sürücünün işçi olduğu, buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın yerinde olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacılar vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, davalı ... ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekili, davalı ... ve ... vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 116,60 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-a-)Harçlar Kanunu gereğince davalılar ...dan ve ...'den alınması gereken alınması gereken 81.972,00TL istinaf karar harcının, davalı ... tarafından peşin yatırılan 20.493,00 TL ile davalı ... tarafından yatırılan 20.928,36 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 40.551,00 TL harcın bu davalılardan müştereken veya müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, b-)Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'den manevi tazminat için alınması gereken alınması gereken 13.662,00 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 10.000,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 3.662,00 TL harcın bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı ve davalılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.27/10/2026
Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.