İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/9 E. 2026/712 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/9
Karar No
2026/712
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/9 Esas KARAR NO : 2026/712

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/01/2023 KARAR TARİHİ : 29/09/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araç ile 11/10/2022 tarihinde İstanbul İli .. kesişiminde 21:10 saati civarında azami hız sınırının 30 km/h olduğu ve yaya geçit tabelası olan bölgede yasanın öngördüğü azami hız sınırının üzerinde 120 km/h aşırı hızıyla kontrolsüz bir şekilde seyrederken yaya geçidini kullanarak yolun sağından kontrollü bir şekilde karşıdan karşıya geçmekte olan ... ...'ya aracın sağ yan ayna ve ön cam sağ direk kısmı ile çarpması sonucu müteveffanın ölümüne sebebiyet verdiği kamera kayıtları, kolluk ekipleri tarafından tutulan tutanaklar ve tanık beyanları ile sabit olduğunu, davalı gerekli dikkat ve özeni göstermemesi (ihmali) sebebiyle değil yaptığı hareketin hukuka aykırı sonucunu bildiği ve öngördüğü halde buna rağmen bile isteye fiili icra etmesinden dolayı sorumlu olduğunu, davalı hız sınırının ve yaya geçidinin olduğu bir bölgede yayaların bulunabileceğini öngörebilecek ve hız limitini aşmaması gerektiğini bilebilecek durumda olduğunu, davalının taksir derecesinde kusuru ile değil kast derecesindeki kusuru ile sebebiyet verdiği kaza bakımından kurallara uymadığı, öngörülen neticenin (zararın) önlenmesi ve engellenmesi adına kazanın evvelinde ve ahirinde herhangi bir eylemde bulunmadığı ortada olup davalı işbu haksız fiil niteliğindeki ölümlü trafik kazası bakımından asli, ağır ve tam kusurlu olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; davanın kabulü ile davacılar için ayrı ayrı 10.000,00 TL maddi tazminatın (ıslah hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik- sigorta şirketi yönünden poliçe miktarı kadar) ve 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline ve davacılara ayrı ayrı verilmesine (manevi tazminat davalı şahıslardan), yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılara müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü. SAVUNMA: Davalı ... ... ve davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin sevk ve idaresinde ki araç, davacı tarafın ileri sürdüğü şekilde aşırı süratli olmadığını, kaza aracın yayaya önden çarpmasıyla değil, yayanın aracın sağ yan aynasına çarpmasıyla meydana geldiğini, yaya, trafikte seyir halindeki araçları kontrol etmeden yoldan geçmeye çalışmış ve neticede yaya aracın sağ ayna tarafına çarptığını, kaza sonrasında, davalı müvekkili ..., yaya ile ilgilendiğini, olay yerini hiç bir şekilde terk etmediğini, ambülans çağırdığını, yaralıyı ambulansa bindirdiğini, olay yerini terk ettiği iddiası da sayın mahkemenizi yanıltmaya yönelik olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; davacıların maddi-manevi tazminat talepleri yargılamayı gerektirdiğinden, maddi-manevi tazminat talepleri ... fahiş olduğundan maddi -manevi tazminat taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılardan tahsiline karar verilmesini talep ettiği görüldü. Davalı Türkiye Sigorta A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; müvekkili şirket maddi tazminat talepleri açısından, poliçe limitleri dâhilinde ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında davacının zararlarını gidermekle yükümlü olduğunu, kazaya karışan ... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde 27/07/2022-27/07/2023 başlangıç ve bitiş tarihli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olduğunu, müteveffanın kusurunun tespiti halinde, yerleşik yargıtay içtihatları doğrultusunda %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere, kaza ile ölüm arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, sigortacının sigorta tazminatını ödeme borcu, rizikonun gerçekleşmesi ve gerçekleşen riziko ile zarar arasında illiyet bağı bulunmasına bağlı olarak ortaya çıkacağını, davacıların, müteveffanın ölümü ile desteğinden yoksun kaldığını kanıtlaması gerektiğini, akabinde ulusal mortalite tablosu kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, işbu dava konusu ölümlü trafik kazasına ilişikin olduğundan mirasçıların isteyebileceği tazminat türleri belirli olduğunu, tedavi giderleri ve çalışma gücünün azalmasından kaynaklı tazminatlar mirasçılarca talep edilemeyecek olup müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu olmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görüldü. DELİLLER: ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/... Soruşturma sayılı dosyası, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/... Esas sayılı dosyası, araç tescil kayıtları, kaza tespit tutanağı, hastane kayıtları, .../0 Poliçe Numaralı ZMSS Sözleşmesi, hasar dosyası, Adli Tıp Raporları, SGK kayıtları, Bilirkişi Raporları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklı ölenin yakınları tarafından açılan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Bilindiği üzere; 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. TBK'nın 50/1. maddesine göre zarar gören zararını ve zarar görenin kusurunu ispat yükü altındadır. TBK'nın 51/1. maddesine göre hakim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. TBK'nın 53. maddesine göre destekten yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradığı kayıplar ölüm halinde uğranılan zararlardan biridir. TBK'nın 55. maddesine göre destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. TBK'nın 56. maddesine göre hakim, ölüm halinde, ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir. 2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse ..., onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alacı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir. Yapılan bu genel açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacılar vekilince, 11/10/2022 tarihinde, davalı ... ...'nun, sevk ve idaresinde bulunan aracı ile aşırı hızlı, dikkatsiz ve kontrolsüz seyrederek yaya geçidinden karşıya geçmekte olan davacıların eşi ve babaları olan ... ...'ya çarptığı, bu çarpmanın etkisiyle ...'nın ilk aşamada ağır yaralandığı, sonrasında ise hastanede yoğun bakım ünitesinde hayatını kaybettiği, bu kazanın oluşumunda davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, diğer davalı ...'nun araç işleteni olduğu, davalı sigorta şirketinin ise davalı aracının ZMM sigortacısı olduğu, bu kaza neticesinde ölümün hemen gerçekleşmemesinden kaynaklı davacıların tedavi gideri yaptığı, ölümden sonra ise cenaze gideri yapıldığı, yine davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldığı, manevi zarara uğramalarının ise muhakkak olduğu ve tüm bu zararlardan tazmininden davalıların sorumlu tutulması gerektiği ileri sürülmüştür. Davalılar, davalı sürücünün tam kusurlu olduğu tespitinin kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir. Mahkememizce, kazaya ilişkin tespit tutanağı, sigorta dosyası, Ceza Mahkemesi dosyası ve kazaya ilişkin toplanılan tüm delillerin incelenip değerlendirilmesi suretiyle oran belirtilmek suretiyle kusur tespiti yapılması için dosya Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine tevdi edilmiştir. ATK Trafik İhtisas Dairesinin 16/04/2025 tarihli raporunda özetle; "-11.10.2022 tarihinde, saat 21:50 sıralarında davalı sürücü ... ...'nun, sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile ... Caddesi üzerinde muayene istasyonu istikametine seyir halinde iken olay yeri ... Sokak kesişimi kavşakta bulunan yaya geçidine geldiğinde, otomobilin sağ yan kısmı ile, seyir istikametine göre yolun sağ tarafından taşıt yoluna girip yaya geçidinden karşıdan karşıya geçiş yapan mütevveffa yaya ... ...'ya çarpması şeklinde meydana gelen trafik kazasının oluşumunda; -Davalı sürücü ... ...'nun, sevk ve idaresindeki otomobilin hızını mahal şartlarına göre yeteri kadar azaltması, idaresindeki otomobil ile mahal şartlarını ve yaya geçidini dikkate alarak kontrollü bir şekilde seyretmesi, ilk geçiş hakkını yaya geçidinden geçiş yapan mütevveffa yayaya vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek seyir istikametine göre yolun sağ tarafından taşıt yoluna girip yaya geçidinden geçiş yapan mütevveffa yayaya çarptığı olayda %100 oranında kusurlu olduğu, -Mütevveffa yaya ...'nin ise yaya geçidinden karşıdan karşıya geçişi esnasında sol tarafından gelen davalı sürücü idaresindeki otomobilin çarpmasına maruz kaldığı olayda atfı kabil kusurunun bulunmadığı" mütalaa edilmiştir. Mahkememizce, ceza dosyası içerisindeki bilgi ve belgelerin ve kamera kayıtlarının ve kazaya ilişkin tüm delillerin incelenmesi suretiyle yöntemine uygun ve gerekçeli şekilde tanzim edilen ve aynı zamanda aynı kazaya ilişkin Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca aldırılan 30/12/2022 tarihli, Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce aldırılan 13/03/2024 tarihli ve yine Adli Tıp Kurumunca tanzim edilen 15/10/2024 tarihli kusur raporlarında yapılan kusur tespitleriyle uyumlu olan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin yukarıda özeti yazılı 16/04/2025 tarihli rapor sonucuna itibar edilmiş ve bu rapor hükme esas alınmıştır. Yukarıda da değinildiği üzere bu kaza neticesinde müteveffa ... ilk aşamada ağır yaralanmış, hastanelerde tedavi altına alınmış ve kazadan 17 gün sonra vefat etmiştir. Mahkememizce buna binaen, bu kazanın oluşumuyla ...'nın ölümü arasında tam bir illiyet bulunup bulunmadığının tespiti ve bu husustaki tereddütlerin giderilmesi için dosya gerekli tedavi evrakı ve otopsi raporu celp edilerek rapor tanzimi için Adli Tıp Kurumu'na tevdi edilmiştir. Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nca tanzim edilen 11/08/2025 tarihli raporda özetle; "-11/10/2022 tarihinde maruz kaldığı araç dışı trafik kazasına bağlı yaralanması üzerine hastaneye kaldırıldığı, tedavisi devam ederken 28/10/2022 tarihinde öldüğü bildirilen ... oğlu 01/11/1956 doğumlu ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgeler ile otopsi raporunda bulunan veriler değerlendirildiğinde, -Tıbbi belgelerinde zehirlenme bulgusu tanımlanmadığı, otopsi sırasında alınan doku örneklerinin Kimya İhtisas Dairesince yapılan incelemesinde tedavisinde kullanılan ilaç etken maddeleri tespit edildiği, tedavi düzeyinde oldukları, toksik düzeyde olmadıkları dikkate alındığında; kişinin zehirlenerek öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı, -Bulgular ve ölümün meydana geliş şekli birlikte değerlendirildiğinde; kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı kafatası, yüz, ekstremite ve kot kırıklarıyla birlikte kafa içi kanama, beyin kanaması, beyin doku hasarı ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu, kişinin 11/10/2022 tarihinde maruz kaldığı araç dışı trafik kazasına bağlı yaralanması ile ölümü arasında illiyet bağı BULUNDUĞU ve ölümü üzerinde 11/10/2022 tarihinde maruz kaldığı araç dışı trafik kazasına bağlı yaralanması dışında başkaca bir ortak neden bulunmadığı" mütalaa edilmiştir. Mahkememizce müteveffa ...'nın ölümünün sebebi ve illiyet bağı hususunda yöntemine uygun şekilde gerekçeli olarak düzenlenen ve tereddütleri giderici nitelikte olan yukarıda yazılı Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 11/08/2025 tarihli raporuna itibar edilmiş ve bu rapor hükme esas alınmıştır. Mahkememizce, davacıların destekten yoksun kalma tazminatının ve talep edilen diğer maddi tazminat kalemlerinin hesaplanmasının yapılması için dosya aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, bu bilirkişi tarafından tanzim edilen 01/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda müteveffanın kaza tarihinden ölüm tarihine değin yapılan tedavilere ilişkin tedavi giderine yönelik hesaplama yapılmaması sebebiyle bu bilirkişi yanında hekim bilirkişi ... görevlendirilerek hem rapora yönelik itirazların değerlendirilmesi hem tedavi gideri talebine yönelik hesaplama yapılması istenilmiştir. Bilirkişi tarafından tanzim edilen kök rapor ve bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 16/04/2026 tarihli ek raporda özetle; "-Mahkememizce itibar edilen yukarıda yazılı kusur ve illiyete ilişkin raporlar ile desteğin yaşı, gelir durumu, cenaze masrafları, tedavi giderleri ve destekten yoksun kalanların yaş ve medeni durumları gözetildiğinde; -11/10/2022 kaza tarihini kapsayan, ... plakalı, davalı ... adına kayıtlı aracın 27/07/2022-2023 vadeli 510961957/0 numaralı ZMMS poliçesinin davalı Türkiye Sigorta A.Ş. tarafından tanzim edildiği, kaza tarihi itibarı ile ölüm-sürekli sakatlık azami limitinin kişi başı 1.000.000,00-TL olduğu, 01/06/2015 tarihinden sonra geçerli olan genel şartlarla düzenlenen poliçede sigortacının, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami teminat limiti ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğu, -Davalı sigorta şirketine 28/10/2022 tarihinde ölümün gerçekleşmesi sonrası 08/11/2022 tarihli dilekçe ile yazılı başvurunun PTT ile gönderildiği, 08-09 Kasım tarihinde tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, bu bağlamda davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinin KMK'nın 99. maddesi gereğince 8 iş gününün bitim tarihi olan 21/11/2022 olarak kabul edilmesi gerektiği, -Sigortalı aracın hususi olduğu gözetildiğinde işletilecek faizin yasal faiz olması gerektiği, -Yeniden evlenme olasılığı bulunmayan eş ... ...'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı tutarının 1.816.219,51-TL olduğu, davalı sigorta şirketinin ise işbu zarardan azami poliçe limiti olan 1.000.000,00 TL ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğu, -Desteğin davacı kızı ...'in babasını kaybettiğinde 46 yaşında olduğu, 21/05/1998 tarihinde evlenen ve 1 çocuk sahibi olan davacının fırında çalıştığı, asgari ücret düzeyinde gelirinin olduğu, eşinin emekli olduğu ve çalışmaya engel fiziksel bir engelinin bulunmadığının 21/03/2025 tarihli SED tutanağında kayıt altına alındığı anlaşılmakla, yüksek yargı kararları dahilinde destek zararı talep edemeyeceği, -Desteğin davacı kızı ...'nun babasını kaybettiğinde 45 yaşında olduğu ve 23/06/2013 tarihinden beri evli olan davacının yüksek yargı kararları dahilide destek zararı talep edemeyeceği, -11/10/2022 kaza tarihinden 28/10/2022 vefat tarihine kadar süre için; % 100 malul olduğunu kabulü gereken, iş göremezlik zararının pasif döneminde olan ve asgari ücret düzeyinde geliri olduğunun kabulü gereken müteveffanın 11/10/2022 kaza tarihinden 28/10/2022 vefat tarihine kadar olan Sürekli Maluliyet Zararı'nın 3.166,87-TL olacağı, veraset ilamı ve davacı mirasçıların miras payları gözetildiğinde; eşi ... ...'ya 791,73 TL, kızı ...'e 1.187,57-TL ve kızı ...'ya 1.187,57-TL isabet edeceği, -Cenaze-Defin Giderleri yönünden; Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı'nın cevabi yazısında 2022 yılı için tabut, cenaze nakli ve defin giderinin ücretsiz olduğunun belirtildiği, yer bedelinin ise 2.200-6.600 TL aralığında olduğunun belirtildiği, davacılar tarafından cenaze giderine ilişkin bir belge ibraz edilmediği, hakiki masrafın ne olduğunun tespit edilemeyeceği, bununla birlikte eBK 42.(TBK 50) maddesi uyarınca hakimin, bu durumlarda, olayların olağan akışınına göre zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak tayin edebileceği, buna göre somut olayda 2022 yılı ekonomik koşulları ve giderlerin niteliği ve kapsamı dikkate alınarak; yer bedeli dahil 20.000,00 TL'nin kadri maruf olacağı, işbu zarardan davalı sigorta şirketinin yansıma zarar olarak kabul edilmekle sorumluluğundan söz edilemeyeceği, -Tedavi giderleri yönünden ise, tedavi giderlerinin tamamının SGK tarafından karşılanması sebebiyle davacıların bu yönde bir zararının bulunmadığı" mütalaa edilmiştir. Davacılar vekilince 14/05/2026 tarihinde sunulan değer artırım dilekçesiyle talep sonucu davacı ... ... yönünden artırılmış, bu davacı yönünden; 1.809.436,38-TL destekten yoksun kalma tazminatının, 791,73-TL ölüm öncesi maluliyet tazminatının, 10,00-TL tedavi giderinin, 2.415,14-TL cenaze giderinin talep edildiği beyan edilmiş; diğer davacılar yönünden ayrı ayrı 8.792,43-TL cenaze giderinin, 10,00-TL tedavi giderinin, 10,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının ve 1.187,57-TL ölüm öncesi maluliyet tazminatının talep edildiği beyan edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde; davaya konu kaza neticesinde davacıların desteği ...'nın önce ağır yaralandığı, hastanelerde tedavi gördüğü ve 17 gün sonra öldüğü anlaşılmaktadır. Yukarıda özeti yazılı kusur ve illeyete ilişkin aldırılan bilirkişi raporlarına göre bu kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsü ... ... tam kusurludur ve müteveffanın ölümü ile kaza arasında illiyet bağı mevcuttur. Mahkememizce yukarıda gerekçeleriyle izah edildiği üzere bu raporlara itibar edilmiştir. TBK'nın 53. maddesinde; ölüm halinde, ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpların, cenaze giderlerinin ve ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıpların talep edilebileceği açıkça düzenlenmiştir. Somut olayda davacılar tarafından, tüm bu zarar kalemleri yönünden taleplerde bulunulmuştur. Yöntemine uygun şekilde düzenlenen, gerekçeli, denetime ve hükme esas almaya elverişli olan aktüerya raporunda da değinildiği üzere babalarının ölüm tarihi itibariyle 45 ve 46 yaşlarında ve evli olan müteveffanın kızları davacılar ... ve ...'nun destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceği kanaatine varılmış ve bu davacıların bu taleplerinin reddine karar verilmiştir. Yine raporda değinildiği üzere kaza sonrasındaki tedavilere ilişkin yapılan giderlerin tamamının SGK tarafından karşılanması sebebiyle, dolayısıyla tedavi gideri zararının bulunmaması sebebiyle tüm davacıların bu yöndeki taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Destekten yoksun kalma tazminatı talebi bakımından, davacı eş ... ...'nın destekten yoksun kalma tazminatı usulüne uygun şekilde hesaplanmış ve bu kişinin zararının 1.816.219,51-TL olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce rapordaki bu tespite itibar edilerek davacı ... ...'nın destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir. Yukarıda da değinildiği üzere müteveffa kaza tarihinde ağır yaralanmış, hastanelerde tedavi görmüş ve 17 gün sonra vefat etmiştir. Buna binaen raporda bu tarih aralığına ilişkin maluliyet tazminatı hesabı yapılmış ve toplam tazminat miktarı davacıların miras payları nispetinde bölüştürülmüştür. Davacıların, TBK'nın 53/2. maddesi uyarınca bu zararı da talep edebileceği kanaatine varılarak bu yöndeki taleplerin ... kabulüne karar verilmiştir. Cenaze gideri yönünden ise, raporda da değinildiği üzere davacılar tarafından cenaze gideri yapıldığına dair somut bir delil sunulmamışsa da olayların olağan akışına göre ölüm neticesinde ölenin yakınları tarafından cenaze gideri yapılması pek tabiidir. Bu sebeple, bu giderin tayininin TBK'nın 50/2. maddesi uyarınca hakim tarafından yapılması gerektiği kanaatine varılmış, bilirkişi raporunda cenaze gideri toplam 20.000,00-TL olarak tespit edilmiştir. Öncelikle şuna değinmek gerekir ki her ne kadar bilirkişi raporunda, defin yeri masrafını da kapsayan bu giderin yansıma zarar olduğu kanaati bildirilmişse ... bu tespite katılınması mümkün görülmemiştir. Çünkü, defin yeri masrafının, özel örf ve adetlere göre yapılmış özel giderler(taziye yeri, yemek gideri ve mevlid gideri gibi) gibi görülmesi münasip bulunmamıştır. Ölenin, öldükten sonra gömülmesi meselesi özel örf ve adetler gereği yapılan bir uygulama değil, ölüm sonrasında tüm milletlerce yapılan ve binlerce yıldır süregelen tabii bir uygulamadır. Bu sebeplerle bu gider, gerçek ve doğrudan zarar olarak kabul edilerek davalı sigorta şirketinin ... bu zarardan sorumlu tutulması gerektiği kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte davacılar vekilince talep artırım dilekçesinde bu giderin her bir davacı yönünden hangi kıstas ele alınarak talep edildiği mahkememizce anlaşılamamış, davacı çocuklar yönünden ayrı ayrı 8.792,43-TL, davacı eş yönünden 2.415,14-TL talep edilmiştir. Mahkememizce, bu yöndeki talebin talep edildiği gibi kabul edilmesi münasip görülmemiş ve dosyaya bu giderlerin kim tarafından yapıldığına dair bir delil sunulmaması sebebiyle cenaze giderinin her bir davacı tarafından miras payı nispetinde yapılması gerektiği kanaatine varılarak davacı çocuklar yönünden ayrı ayrı 7.500,00-TL üzerinden, davacı eş yönünden ise taleple bağlı kalınarak 2.415,14-TL üzerinden talebin kabulüne karar verilmiştir. Tüm bu sebeplerle, maddi tazminat talepleri yönünden yukarıda yazılan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, haksız fiil sorumlusu ve işleten olarak sorumlu olan davalılar tazminat bedelinin tamamından sorumlu tutulmuş, davalı sigorta şirketi yönünden ise poliçe limitiyle sınırlı olmak ve temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmek üzere hüküm tesis edilmiştir. Manevi tazminat talebi bakımından ise; davalı sürücünün tam kusuruyla sebebiyet verdiği elim bir kaza neticesinde 47 yıllık eşini ve hayat arkadaşını kaybeden davalı eşin tarif edilemez bir üzüntüye, eleme ve kedere gark olduğu, yine bu kaza neticesinde babalarını kaybeden davacı çocukların bu hadiseden kaynaklı ziyadesiyle kederlendiği, üzüldüğü ve psikolojik olarak tahribat yaşadığı kabul edilmelidir. Bu sebeplere binaen eylemin türü ve ağırlığı, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve hak ve nesafet kaideleri göz önüne alınarak ve kazanın 11/10/2022 tarihinde meydana geldiği, faizin bu tarihten işleyecek şekilde talep edildiği ve tazminat miktarının bu tarihteki ekonomik şartlar gözetilerek belirlenmesi gerektiği gözetilerek davacı eş yönünden 75.000,00-TL, davacı çocuklar yönünden ayrı ayrı 20.000,00-TL manevi tazminat takdir edilmiş, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Maddi tazminat talepleri bakımından davanın KISMEN KABULÜ ile; a)Davacı ... için 1.187,57-TL ölümün hemen gerçekleşmemesinden kaynaklanan maluliyet ve 7.500,00-TL cenaze gideri tazminatı olmak üzere toplam 8.687,57-TL'nin, davalı sigorta şirketi yönünden 21/12/2022 tarihinden, diğer davalılar yönünden 11/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen(Davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak şartıyla) tahsiliyle bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, b)Davacı ... için 1.187,57-TL ölümün hemen gerçekleşmemesinden kaynaklanan maluliyet ve 7.500,00-TL cenaze gideri tazminatı olmak üzere toplam 8.687,57-TL'nin, davalı sigorta şirketi yönünden 21/12/2022 tarihinden, diğer davalılar yönünden 11/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen(Davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak şartıyla) tahsiliyle bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, c)Davacı ... ... için 791,73-TL ölümün hemen gerçekleşmemesinden kaynaklı maluliyet, taleple bağlı kalınarak 2.415,14-TL cenaze gideri ve 1.816.219,51-TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 1.819.426,38-TL'nin, davalı sigorta şirketi yönünden 21/12/2022 tarihinden, diğer davalılar yönünden 11/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen(Davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak şartıyla) tahsiliyle bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Manevi tazminat talepleri bakımından davanın KISMEN KABULÜ ile; a)Davacı ... ... için 75.000,00-TL manevi tazminatın 11/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, b)Davacı ... için 20.000,00-TL manevi tazminatın 11/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, c)Davacı ... için 20.000,00-TL manevi tazminatın 11/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-Maddi tazminat yönünden alınması gerekli 125.471,91 TL karar ve ilam harcından 5.635,58TL peşin harç ve 30.902,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 88.931,33 TL harcın davalılardan (Davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak şartıyla) müştereken ve müteselsilen alınıp maliyeye gelir kaydına, manevi tazminat yönünden alınması gerekli 7.855,65 TL karar ve ilam harcının davalı Deniz Askan ve davalı ... ...'ndan müştereken ve müteselsilen alınıp hazineye gelir kaydına, 4-Davacılar tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcı ve 36.537,58-TL peşin/ıslah harç olmak üzere toplam 36.717,48-TL yargılama giderinin davalılardan (Davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak şartıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 5-Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden; davacılar vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre davacı ... ... hesaplanan 272.719,69-TL, davacı ... için hesaplanan 8.687,57-TL ve davacı ... için hesaplanan 8.687,57-TL vekalet ücretinin davalılardan (Davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak şartıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacılara ödenmesine, 6-Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir edilen 1.312,43-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan, 1.312,43-TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılara ödenmesine, 7-Manevi tazminat talebi yönünden; davacılar vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre davacı ... ... hesaplanan 45.000,00-TL, davacı ... için hesaplanan 20.000,00-TL ve davacı ... için hesaplanan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davalı Deniz Askan ve davalı ... ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacılara verilmesine, 8-Reddedilen manevi tazminat talebi bakımından Anayasa Mahkemesi'nin 25/12/2024 tarihli ve 2024/29 Esas, 2024/226 Karar sayılı iptal kararı uyarınca davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 9-Davacı tarafından yapılan 129,60-TL vekalet harcı, 24.045,40-TL tebligat/posta/bilirkişi gideri olmak üzere toplam 24.175,00-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranı dikkate alınarak hesap olunan 22.054,78-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 10-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabulucu ücretinin, 2.919,35-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 280,65-TL'sinin davacılardan alınarak Hazine'ye ödenmesine, 11-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin, davalı ... ve Deniz vekili ve sigorta vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı.29/09/2026

Katip ... e-imzalı

Hakim ... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/9, K. 2026/712, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-9-e-2026-712-k-fe992deb3d11