Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1273 E. 2026/1457 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1273
Karar No
2026/1457
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1273 - 2026/1457 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/1273 KARAR NO : 2026/1457

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/05/2025 NUMARASI : 2019/539 Esas 2025/395 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat

KARAR TARİHİ : 08/10/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 26/10/2026

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili, davalı ... Ltd. Şti. vekili, davalı ... ... A.Ş. vekili ve davalı ... ... ... vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde; 29/09/2018 tarihinde davalı sürücü ... ... ...’ın sevk ve idaresinde bulunan, diğer davalı ... ... ... ... ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait ve davalı ... ... A.Ş. tarafından ZMMS ile sigortalı aracın başka araçlara çarparak takla atması neticesinde meydana gelen kazada araç içerisinde yolcu konumunda olan davacıların oğlu ... ... ... vefat ettiğini, davacıların evlatlarının desteğinden mahrum kaldıklarını, manevi olarak da zarara uğradıklarını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacı baba ... ... ... için 1.000,00 TL, davacı anne ... ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ... ... ... ve davalı ... Ltd. Şti'den kaza tarihinden, davalı ... Şirketi'nden temerrüt tarihi olan 22.07.2019'dan itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline, 200.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ... ... ve ... ... ... ... ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'den müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile davalı ... Şirketinin teminat limiti olan 360.000,00 TL (... ... yönünden 233.508,51 TL ve ... ... ... yönünden 126.491,49 TL) ile sorumlu olmak kaydıyla davacıların dava konusu kazadan dolayı maruz kaldıkları destekten yoksun kalma tazminatının fazlasını talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, davacı ... ... için 298.716,00 TL, davacı ... ... ... için 161.814,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ... ... ve davalı ... ... ... ... ... ... ... ve ... Ltd. Şti.'den haksız fiil tarihi olan 29.09.2018 tarihinden itibaren, davalı ... ... A.Ş.'den ise temerrüt tarihi olan 22.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen (davalı ... şirketi 360.000,00 TL'den sorumlu olmak kaydıyla) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. Davalı ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; "destekten yoksun kalma tazminat talebinin kabulü ile; 298.716,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı ... şirketi yönünden 233.508,52 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile; davacı ... ...'ya verilmesine, 1.000,00 TL alacağa davalı ... şirketi yönünden 02/08/2019 tarihinden itibaren, diğer davalılar ... ... ... ve ... ... ... ... ... ... San ve Tic Ltd. Şti. yönünden 29/09/2018 kaza tarihinden itibaren, 297.716,00 TL'ye 06/05/2025 ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 161.814,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı ... şirketi yönünden 126.491,58 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile; davacı ... ... ...'ya verilmesine, 1.000,00 TL alacağa davalı ... şirketi yönünden 02/08/2019 tarihinden itibaren, diğer davalılar ... ... ... ve ... ... ... ... ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden 29/09/2018 kaza tarihinden itibaren, 160.814,00 TL'ye 06/05/2025 ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, manevi tazminat davasının kabulü ile; 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ... ... ve ... ... ... ... ... ... San ve Tic Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... ...'ya verilmesine, alacağa 29/09/2018 kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ... ... ve ... ... ... ... ... ... San ve Tic Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile; davacı ... ... ...'ya verilmesine, alacağa 29/09/2018 kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine" karar verilmiş, karar davacılar vekili, davalı ... Ltd. Şti. vekili, davalı ... ... A.Ş. vekili ve davalı ... ... ... vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; desteğin asgari ücretin üzerinde geliri olduğunun hem tanık beyanıyla hem de emsal ücret araştırmalarıyla ispatlandığını, bu nedenle destekten yoksun kalma tazminatı hesabında müteveffanın/desteğin gelirinin asgari ücret olduğundan bahisle tazminat hesabı yapılmasının yerinde olmadığını, müteveffanın, kaza tarihinde davalı iş yerinde 4.500,00 TL ücretle çalışmanın yanı sıra kendisinin özel ders verdiğini ve uluslararası yarışmalarda milli sporcu olarak ...'yi temsil ettiğini, dosyaya ibraz edilen TÜİK kazanç bilgisi sorgulama raporlarında da yüzme antrenörünün/yüzme eğitmenin alacağı ücretin kaza tarihi olan 2018 yılı Eylül ayında TÜFE'ye göre güncelleme yapıldığında 4.833,27 TL, 2025 yılı Mart ayında ise TÜFE'ye göre güncelleme yapıldığında 54.290,62 TL olacağının belirtildiğini, müteveffanın kaza tarihinde aylık 4.500,00 TL gelirle çalıştığının tanık delilinin yanı sıra yazılı delille de ispat edildiğinin kabulüyle asgari ücretin 2.8070 katı üzerinden yapılan hesaplama üzerinden sonuca gidilmesi gerektiğini, kazada desteğin bir kusuru olmamasına rağmen davalılar yönünden %20 oranında müterafik kusur indirimi, ... şirketi yönünden ekstra olarak %20 oranında da hatır taşıma indirimi yapılmasının yerinde olmadığını, tazminatın tamamına davalı sürücü ve davalı araç işleten yönünden kaza tarihi olan 29.09.2018 tarihinden, davalı ... şirketi yönünden ise temerrüt tarihi olan 02.08.2019 itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, mahkemece 1.000,00 TL yönünden kaza tarihi, geri kalan rakamlar üzerinden ise ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, kaza yapan araç davalı şirkete ait olup ticari işletme tarafından kullanılan bir araç olduğundan işlemiş ve işleyecek faiz türünün avans faizi olması gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... ... ... vekili istinaf dilekçesinde; ceza yargılamasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, davalının aracın sürücüsü olduğuna dair iddiaları kabul etmemekle birlikte, kazada hayatını kaybeden davacıların oğlunun, kaza anında araçtan fırladığı ve hayatını kaybettiği nazara alındığında hesaplanan tazminattan müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini,hatır taşımasının da nazara alınması gerektiğini,yapılan hesaplamalar ve takdir edilen tazminat miktarlarının hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; zamanaşımı definin değerlendirilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde davanın ayrıca ve açıkça belirsiz alacak davası ibaresi bulunmadığını, bu haliyle davanın kısmi dava olarak açıldığının kabul edilmesi gerektiğinden ve trafik kazalarından doğan tazminatlar bakımından kanunen 2 yıllık zamanaşımı süresi olduğundan; dava tarihinin de 29.09.2018 olduğu dikkate alındığında dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, bilirkişi tarafından garameten yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, ZMM sigortası genel şartlarına göre hükmolunan tazminat, ... bedelini geçerse, sigortacının bu masrafları ... bedelinin tazminata oranı dahilinde ödemesi gerektiğini, temerrüt durumu söz konusu olmadığından faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, davalı ... şirketi manevi tazminattan sorumlu tutulmamasına rağmen, manevi tazminat yönünden hesaplanan avukatlık vekalet ücreti ile karar ve ilam harcından sorumluluğuna hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde davalı ... ... ... ... ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin herhangi bir kusuru bulunmadığını, müteveffanın ve davalı ... ... ...’ın davalı ... ... Firmasının çalışanı olduğunu,kaza anında aracı kimin kullandığının tespit edilemediğini, bu kapsamda somut olayda; davalı ... ... Firması için işletenin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, davanın, davalı şirket yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı şirketin kusuru bulunmadığını, bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmenin aksine bir insanın 31 yaşına kadar ailesine gelirinin %50sini vermesi, 31 yaşında evlendikten sonra ise ilk iki yıllık dönem için ailesine gelirinin %32sini vermesinin imkansız olduğunu, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davanın kısmi dava olarak kabul edilmesi gerektiğini, müteveffanın vefatında müterafik kusuru ve illiyet bağı bulunduğunu, davalı yönünden hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğini, aracı müteveffanın kullanıp kullanmadığının da tespit edilemediğini, davacıların desteğinin araçta yolcu olduğu varsayımı halinde, müterafık kusurunun dikkate alınması ve raporda hesaplanan ve ıslah dilekçesinde talep olunan tazminat tutarlarından indirim yapılması gerektiğini, ceza yargılama sonucunun beklenmesi gerektiğini, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüme bağlı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1-Bir insanın ölümü hukukî anlamda bir zarar olmamakla beraber, bu yüzden yine de bazı zararlar meydana gelmiş olabilir. İşte 6098 sayılı TBK 53. maddesinin (BK'nın 45/II.md) öngörmüş olduğu hal, ölüm sonucu vukua gelen bir kısım zararların tazminini hükme bağlamaktadır. Bu hükme göre; ölenin yardımından faydalananlar, bu yüzden yoksun kaldıkları faydayı, tazminat olarak, sorumludan isteyebilirler. Buna “destekten yoksun kalma tazminatı” denir. Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Davalı destekten yoksun kalmadan ileri gelen somut zararı gidermek zorundadır. Bu nedenle tazminat hesabından önce zarar tutarını belirlemek gerekir. Bunun yanında amaç zarar görenin malvarlığındaki eksilmeyi giderme olduğuna göre, ölüm nedeniyle desteğini yitirenin elde ettiği çıkarlar varsa, bunların da zarar tutarından indirilmesi gerekir. Aksi halde zarar görenin malvarlığında olaydan önceki duruma göre bir artış meydana gelmiş olur. Buradaki amaç zarar görenin malvarlığını zenginleştirmek değil, desteğini yitiren kişiye ölümden önceki yaşam düzeyini sürdürebilme olanağı tanımaktır. Buna göre; desteğin gelirinin net ve somut verilerle belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda; davacıların yakını ... ... ...’nın kaza tarihinde davalı iş yerinde 4.500,00 TL ücretle çalışmanın yanı sıra özel ders verdiği ve uluslararası yarışmalara katılan milli sporcu olduğu dosya içerisindeki belgelere göre sabit olup,desteğin tazminata esas gelirinin belirlenmesinde, desteğin kişisel yetenek ve emeğinin gelire katkı oranının saptanması ve bu bedelin hesaba esas alınması gerekeceği açıktır. Mahkeme tarafından alınan 28.03.2025 tarihli ek raporda müteveffanın gelirinin asgari ücretin 2.8070 katı olduğunun kabulü ile yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasıyla karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile müteveffanın gelirinin asgari ücret olarak kabulü sonucu yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasıyla yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. 2-Kabule göre de; haksız fiilden kaynaklanan eldeki davada hükmedilen tüm tazminata davalı ... şirketi dışındaki davalılar yönünden kaza tarihinden, davalı ... Şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile dava dilekçesinde talep edilen meblağ ile ıslahla arttırılan miktara ayrı ayrı anılan tarihlerden faiz işletilerek hüküm kurulması yerinde görülmemiştir. 3-Yine, dava dilekçesinde talep edilen manevi tazminat kaleminin davalı ... şirketinden talep edilmemiş olması ve hükümde de isabetli şekilde manevi tazminata ilişkin talepten davalı ... şirketinin sorumluluğuna gidilmemiş olması nazara alındığında mahkemece verilen hükümde manevi tazminat kesimine ilişkin vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden davalı ... şirketinin sorumluluğuna karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir. Bu itibarla; davacılar vekili,davalı ... Ltd. Şti. Vekili, davalı ... ... A.Ş. vekili ve davalı ... ... ... vekilinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının, uyuşmazlığın çözümünde etkili delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, mahkemece 28.03.2025 tarihli ek raporda müteveffanın gelirinin asgari ücretin 2.8070 katı olduğunun kabulü ile yapılan hesaplamanın hükme esas alınması, hükmedilecek tüm tazminata davalı ... şirketi dışındaki davalılar yönünden kaza tarihinden,davalı ... şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi ve manevi tazminata ilişkin dava kesiminden davalı ... şirketi aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğinin gözetilmesi,önceki kararda isabetli şekilde belirlendiği üzere hükmedilecek tazminattan sadece ... şirketi yönünden %20 oranında hatır taşıma indirimi yapılması,davacıların desteğinin alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracına binmesi nazara alınarak tazminat miktarından tüm davalılar yönünden %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılmasıyla sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacılar vekili, davalı ... Ltd. Şti. Vekili, davalı ... ... A.Ş. vekili ve davalı ... ... ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜ ile; Ankara 5. Asliye ... Mahkemesi tarafından verilen 28/05/2025 tarihli 2019/539 Esas - 2025/395 Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre,istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 4-İİK'nın 36. maddesi gereğince, icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara 7. Genel İcra Dairesi'nin 2025/41037 Esas sayılı dosyasına depo edilen 1.240,000,00 TL bedelli teminat mektubunun YATIRAN TARAFA İADESİNE, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 08/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1273, K. 2026/1457, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1273-e-2026-1457-k-39addeacee50