İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/637 E. 2026/613 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/637
Karar No
2026/613
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/637 Esas KARAR NO : 2026/613

DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 16/06/2022 KARAR TARİHİ : 07/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davaya konu olayda müvekkili kullanmış olduğu ... plakalı motosiklete davalının kullanmış olduğu ... plakalı otomobilin çarpışması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili söz konusu trafik kazası nedeniyle kol ve dirsek bölgelerinde bir çok yaralanma ve ayağında kırık meydana geldiğini ve 2 ay kadar çalışamadığını, bu nedenle müvekkili tarafından yapılan tedavi masraflarını, hastaneye gidiş geliş yol masraflarını, yemek masraflarının da karşılanması gerektiğini, müvekkilinin kazadan dolayı ayağında kırık meydana geldiğini ve 2 ay kadar ayağının alçıda olması nedeni ile çalışamadığını, müvekkili kazanın meydana geldiği tarihte paketçi olarak çalıştığını ve aylık olarak 2500/3000 TL arası maaş aldığını, kazanın meydana gelmesine ve müvekkilin ciddi şekilde yaralanmasına neden olan , ...Plakalı aracın sürücüsü; 2918 sayılı karayolları Trafik Kanunun 52/a-b ve 53/b maddelerini ihlal ettiğini , dikkatsiz ve tedbirsiz bir kazaya sebebiyet verdiğini bundan dolayı, bu kazanın oluşumunda ve müvekkillerinin yaralanmasında Davalı, ...29. Asliye Ceza Mahkemesinin... E sayılı dosyasında yargılanmış ve ... K sayılı ilamıyla cezalandırıldığını, söz konusu yargılamayı yapan mahkemeden alınmış olan adli tıp raporunda da görüleceği üzere müvekkilin yaşamış olduğu kaza basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığını ve vücuttaki kemik kırıklarının kişinin hayat fonksiyonlarına etkisinin 5 üzerinden 2. derece(orta) de etkileyecek nitelikte olduğunu bahse konu kaza tarihinde bacağından ciddi şekilde yaralanan müvekkili evli olduğunu, 2 çocuk babası olduğunu, müvekkili geçimini motor kurye/paketçi olarak yaptığını, müvekkili aylarca çeşitli hastanelerde tedavi görmesine rağmen ayağındaki ağrı ve yürüme güçlüğü geçmemiş olduğunu, hayat kalitesinin azalmasına neden olduğunu, müvekkili yaşadığı elim kazanın travmasını atamadığını, ayağının kırılması nedeniyle aylarca hastanede tedavi gördüğünü, evde ailesinin yardımına ve bakımına muhtaç bir şekilde yaşam sürdüğünü, müvekkil tedavi olduğu dönemde hastaneye gidiş-geliş masraflarını, yemek masraflarını, tedavi masraflarını ve 2 ayda çalışamadığını, müvekkili ayağında meydan gelen kırıktan dolayı sürekli ağrı olması ve kış aylarında sızlaması nedeniyle eski çalışma gücünü gösteremediğini ve bu durum iş gücü kaybına neden olduğunu müvekkili bu zarara uğramasına neden olan kazaya sebep olan ...Plakalı aracın ... poliçesi numarası ile davalı .. A.Ş. tarafından yapıldığını, zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartlarına uyarınca sigortacı, sigortalısının 3.kişilere vermiş olduğu maddi ve bedeni zararlara karşı teminat limitleri dahilinde kalmak kaydıyla, müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu, müvekkili, tedavi süreci boyunca çalışamadığını; geçici olarak iş göremez duruma geldiğini, yine aynı yasanın 1429. Maddesine göre, sigortacı, aksine sözleşme yoksa, sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin ile yükümlü olduğunu, bu sebeple davalı sigorta şirketine mail gönderildiğini, arabulucuya 10.08.2021 tarihinde başvuru yapıldığını maddi tazminat talebinde bulunulduğunu ancak davalılarla uzlaşma sağlayamadıklarını, bu sebeple dava yoluna gitmek zorunluluğunun hasıl olduğunu beyan ederek fazlaya ilişkin hakları sakla kalmak kaydı ile; meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin sağlık masrafları, hastaneye gidiş geliş masrafları ile geçici iş göremediğinden kaynaklanan kazanç kaybı ve müvekkilinde meydana gelen sürekli iş gücü kaybı nedeni ile şimdilik 2.000.00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalılardan müştereken veya müteselsilen tahsiline, kazanın oluşturduğu olumsuz etkenler nedeniyle de 20.000 TL manevi tazminatın sadece davalı ...'den kaza tarihinden işleyecek en büyük mevduat faiziyle hesaplanarak tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket maddi tazminat talepleri açısından, poliçe limitleri dâhilinde ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında davacının zararlarını gidermekle yükümlü olduğunu, kazaya karışan... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde 20.08.2018-20.08.2019 başlangıç ve bitiş tarihli ... ile sigortalı olduğunu,... tarihli ve ... sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan.. Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekinde yer alan sürekli sakatlık tazminatı hesaplama esasları dikkate alınması gerektiğini, TBK'nın 53.maddesine göre ceza mahkemesinin kararı kusurun takdirinde ve zarar miktarının tayininde hukuk hakimini bağlamaz. Yasanın bu düzenlemesi Yargıtay'ın yerleşmiş inançlarına göre maddi olayı belirleyen ceza mahkemesi kararları açısından kabul görmediğini ancak, Mahkemenin hükme esas aldığı ceza mahkemesi kararının kesinleştiğinin belli olmadığını ve kararda sanık sürücüye izafe edilen kusurun derecesini hukuk hakiminin ayrıca tayin etmesini yasa hükmü gereği olduğunu, hukuk davası açısından davalı sürücünün kusurunun uzman bilirkişi aracılığı ile belirlenmesi gerektiğini, müvekkili şirket ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, Kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesi gerektiğini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Eldeki dava, Tazminat davasıdır. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 22/11/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre; ...plakalı otomobilin davalı sürücüsü ...'nin %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğunu, ... plakalı motosikletin davacı sürücüsü ...'ün %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğunu belirmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 05/02/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; 5.1) Yargıtay’ın güncel yerleşik içtihatları kapsamında işbu raporda yapılan hesaplamada bakiye ömür süresinin tespiti açısından TRH 2010-ERKEK Tablosunun kullanıldığını, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete’ de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 29/12/2022 gün....Esas-....Karar sayılı iptal kararı dikkate alınarak Yargıtay’ ın yerleşik içtihatlarında kabul ettiğini Prograsif Rant Hesaplama yöntemlerine göre hesaplama yapıldığını, buna göre; davacının işlemiş devre kazançları artırma ve iskonto işlemi yapılmadan; bilinmeyen devre kazançları ise, her yıl için ayrı %10 artırılıp, %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle hesaplandığını, Davacının olay tarihinden itibaren 6 aylık geçici iş görmezlik süresi boyunca %100 oranında malul sayıldığının; devam eden dönemde ise %4 oranında sürekli malul kaldığının kabulü ile hesaplama yapıldığını, 25.12.2021 tarihli ve 31700 sayılı “Resmi Gazete”'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7349 sayılı “Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”’ un 3/b maddesi ile kaldırıldığından işbu rapor tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamada pasif/emeklilik dönemi için bilinen son net asgari ücretin (2024 yılı için; 17.002,12 TL x 12 ay = 204.025,44 TL ) esas alındığını, Detayları yukarıda maddesinde açıklandığı üzere müterafik kusur indirimi konusunda takdirin Mahkemede olduğunu, Davacı ...’ ün meslekte kazanma gücü/efor kaybına ait bakiye maddi zararının 218.942,42 TL (6.647,02 TL Bakiye GİG + 212.295,40 SİG) olduğunu, Davacının, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri için hesaplama yapılabilmesi için konusunda uzman doktor bilirkişiden görüş alınması gerektiğini, Davacının talep etmiş olduğu manevi tazminata ilişkin taleplerinin takdirini Mahkemede olduğunu, sonuç ve kanaatine varılmış olup, 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’ nun 3/2 maddesi uyarınca hukuki olgular konusunda takdirin Mahkemeye ait olduğunu belirmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 26/08/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; 22.06.2019 tarihinde trafik kazasında yaralanan 21.05.1975 doğumlu ...’ün kazada yaralanmalarından dolayı dönemsel rayiç bedellerle 5.000,00 TL yaraları nedeni ile pansuman, ilaç, bakım için tıbbi malzeme, alçı, ayak bilekliği, koltuk değneği, walker, emboli çorabı ve eksersiz aletleri, yardımcı ortopedik malzemeler için,3.000,00 TL sağlık kurumlarına taksi ulaşım ve bu süreçteki temel ihtiyaçları için olmak üzere 8.000,00 TL belgesiz tedavi gideri olacağının öngörüldüğünü, ... A.Ş., ve sürücüsü, araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %75 kusuru oranında davacının öngörülen 8.000,00 TL belgesiz tedavi giderinin 6.000,00 TL kısmından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını,...’ün 09.04.2025 tarihli beyanında ... Anonim Şirketi yönünden feragat ettiğini belirttiğini, ... poliçesinin 360.000,00 TL teminat limiti kadar tedavi gideri talebinden feragat ettiğini, Kusuru oranında talep edebileceği 6.000,00 TL öngörülen tedavi gideri 360.000,00 TL teminat limitinin az olduğu için feragat doğrultusunda sigorta şirketinden ve araç sürücüsünden talep edebileceği tedavi giderinin olmadığını belirmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava,trafik kazısından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı tarafça tazminat davasının ikame edilmesi için dava şartı olan Arabuluculuk müessesine başvurulmuş olduğu, ... Arabuluculuk Bürosu vasıtasıyla yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlanmış olduğunu anlaşıldı. Dosya kapsamı ve toplanılan deliller incelendiğinde; davacı her ne kadar dava dilekçesinde maddi tazminat isteminde bulunmuşsa da yargılama sürecinde bu talebinden feragat ettiği anlaşıldığından Davalı ... A.Ş'e yöneltilen davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın manevi tazminat talebinde bulunmuş olduğu, manevi tazminat yönünden; çekilen elem ve üzüntü karşılığı olup tarafların ekonomik ve sosyal durumları göz önüne alınarak bozulmuş ruhsal ve bedensel huzurun düzeltilmesi için T.M.K.nın 4. maddesinde yer alan hak ve nesafet kurallarına uygun olarak ve bu arada sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak şekilde takdir ve tayin edilmesi gerektiği, bu ilkeler çerçevesinde; davacının maluliyet oranı, kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, çevre koşulları, davacının olaydan etkilenme durumu, paranın satın alma gücü, davalıların ödeme gücü ile hak ve nesafet kurallarına göre olay nedeniyle davacının çektiği elem ve üzüntüye karşılık takdiren 15.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın kısmen kabulüne 2-15.000'TL manevi tazminatın 22/06/2019 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, bu yöndeki fazlaya ilişkin istemin reddine 3-Davalı ... A.Ş'e yöneltilen davanın feragat nedeniyle reddine, 4-MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN; a)Harçlar Kanunun 22.maddesi gereğince alınması gereken 488 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 407,30 TL'nin TL harcın davacıdan tahsiline, b)Davacı ile davalı ... A.Ş.'nin beyanlarına göre maddi tazminat yönünden lehlerine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 3-MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN; b)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732 TL harcın davalı ...'den tahsili ile hazineye irad kaydına, b)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre Manevi tazminat yönünden 15.000 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının adli yardım talebi kabul edilmeden önce yapmış olduğu 588,25 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 441,18 TL'nin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının adli yardım talebi kabul edildikten sonra suç üstü ödeneğinden karşılanan 7.428 TL ATK fatura ücreti, 19.000 TL bilirkişi ücreti, 2.764 TL tebligat-müzekkere-posta ücreti olmak üzere toplam 29.192 yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 21.894 TL'sinin davalı ...'den tahsili ile hazineye irat kaydına, bakiye 7.298 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 1.020 TL'sinin davalı ...'den tahsili ile hazineye irat kaydına, geriye kalan 340 TL.nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/11/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/637, K. 2026/613, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-637-e-2026-613-k-ad5df3c2eab8