İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/437 E. 2026/686 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/437
- Karar No
- 2026/686
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2025/437 Esas - 2026/686 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/437 KARAR NO : 2026/686
... DAVA : Maddi Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/06/2025 KARAR TARİHİ : 25/09/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 25/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. DAVA Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; 25/11/2024 tarihinde, mülkiyeti davacı ...'ya ait olan ve sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın .... istikametinde düz seyreden ve davalı ... A.Ş.'nin sigortalısı ...'a ait olan ... plakalı motosikletin davacının aracına çarptığı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği; kazanın akabinde olay yerine intikal eden polis ekipleri tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağında ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusurlu olduğunun tespit edildiği; anılan aracın ..... numaralı poliçe ile davalı ... A.Ş. tarafından trafik sigortası ile teminat altına alındığı; davacıya ait aracın, davalının sigortalısı ...'ın kusuru nedeniyle kazaya uğradığı ve kaza nedeniyle aracın ....kayıtlarında hasar kaydı oluştuğu; haksız fiil nedeniyle sorumlu olan karşı tarafın değer kaybı bedelini tazminle yükümlü olduğu; kaza nedeniyle davacının aracında değer kaybı meydana geldiği ve bu zarardan 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında davalının sorumlu olduğu; değer kaybı bedelinin tespitinin uzman bilirkişiler marifetiyle yapılabileceğinden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, ancak davalının davacıya yalnızca 12.500,00.-TL ödeme yaptığı ve araçta oluşan değer kaybının ödenen tutarın çok üzerinde olduğu; değer kaybının eksik ödendiği ve gerçek zarar ilkesi uyarınca davacıya tam ve eksiksiz ödeme yapılması gerektiği beyan edilmiş olup; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00.-TL değer kaybı bedelinin, belirsiz alacak olmak üzere davalıdan tahsili ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. CEVAP Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; uyuşmazlık konusunun, 25/11/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı tutarının tahsili talebi olduğu; kazaya karışan ... plakalı aracın davalı ... A.Ş. tarafından 16/10/2024-2025 tarihlerini kapsayan karayolları mali sorumluluk sigortası ile sigortalandığı ve davalının sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün %75 kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğu; kaza tespit tutanağına göre sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.4 maddesi uyarınca davalının sigortalıya rücu hakkı bulunduğu, davalının davayı kaybetmesi halinde sigortalıya rücu etmesinin söz konusu olabileceği ve bu nedenle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 61/1. maddesi uyarınca davanın sigortalı ...'a ihbarı gerektiği; davacının başvurusu üzerine değer kaybı raporu hazırlatıldığı ve araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa şartlarına göre 18.750,00.-TL olduğunun tespit edildiği, davacı tarafa %25 kusur indirimi yapılarak 12.500,00.-TL değer kaybı bedeli ödendiği; aracın rayiç değerinin, kaza tarihindeki aynı marka, model ve yaklaşık kilometredeki araçların ortalaması dikkate alınarak tespit edildiği; reel piyasa şartlarına göre yapılan hesaplamada davalının %75 kusuru oranında 12.500,00.-TL değer kaybı tespit edilip ödendiğinden davalının sorumluluğunun sona erdiği; davacının aracında meydana gelen hasarın onarımı için davalı tarafından 14.000,00.-TL hasar onarım bedeli ödendiği ve teminat limitlerinin dikkate alınması gerektiği; dosyanın bilirkişiye tevdii halinde, reel piyasa şartlarına göre hesaplama yapılacaksa aracın kazadan önceki hali göz önünde bulundurularak modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, yaşı, kullanım amacı, yıpranma payı, hasarın ağırlığı, kullanılan parçaların niteliği ve emsal satışlar araştırılmak suretiyle aracın olay tarihindeki ikinci el rayiç değeri ile onarılmış haldeki ikinci el rayiç değeri arasındaki farka göre sonuca ulaşılması gerektiği; Genel Şartlara göre hesaplama yapılacaksa, poliçenin 04/12/2021 tarihinden sonra düzenlenmiş olması nedeniyle 04/12/2021 tarihli ve 31679 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Genel Şartlar değişikliğinin ve ekindeki hesaplama yönteminin uygulanması gerektiği beyan edilmiş olup; davanın sigortalı ...'a ihbarına; davalı tarafından aracın reel piyasa şartlarına göre hesaplanan değer kaybı tutarı ödenmiş olduğundan ve davacının bakiye değer kaybı talebine ilişkin dayanağı bulunmadığından davanın reddine; aksi halde, reel piyasa şartlarına göre hesaplama yapılması halinde aracın kaza tarihindeki rayiç değeri, gerçek hasar tutarı ve kazadan önceki hali de dikkate alınarak hesaplama yapılmasına; Genel Şartlara göre hesaplama yapılması halinde 04/12/2021 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartlar değişikliğinin uygulanmasına ve değer kaybının tespiti için konusunda uzman bilirkişiler kanalıyla inceleme yapılmasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin, dava davalı aleyhine sonuçlansa dahi davalının dava açılmasına sebebiyet vermemiş olması nedeniyle davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. DELİLLER 1..... Başvuru Dosya Sayılı Arabuluculuk Dosyası. 2. Polis Memurları Tarafından Düzenlenen 25/11/2024 Tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı ve Eki Kaza Yeri Krokisi. 3. 25/11/2024 Tarihli Kazaya Ait Fotoğraflar. 4. Sürücüler ... ve ... Hakkında Düzenlenen 25/11/2024 Tarihli Alkol Ölçüm Fişleri. 5. ... Plakalı Araca Ait Araç Tescil Belgesi. 6. ... ve ... Plakalı Araçlara Ait 23/06/2025 Tarihli Taşıt Sahiplik Raporları. 7. Davalı ... A.Ş. Tarafından ... Plakalı Motosiklet İçin Düzenlenen 15/10/2024 Tanzim Tarihli ve .... Numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi. 8. Beşli Sigorta Ekspertiz Tarafından Düzenlenen 30/01/2025 Tarihli Eksper Raporu. 9. Davalı ... A.Ş. Tarafından Hazırlatılan 20/03/2025 Tarihli smartIQ Değer Kaybı Raporu. 10. Davacı Vekili Tarafından Davalı ... A.Ş.'ye Sunulan Değer Kaybı Başvuru Dilekçesi. 11. Davalı ... A.Ş. Tarafından Gönderilen 19/03/2025 Tarihli ve Değer Kaybı Başvurusunun Alındığını Bildirir E-Posta. 12. Davalı ... A.Ş. Tarafından Davacıya Yapılan 07/02/2025 Tarihli ve 14.000,00.-TL Tutarlı Ödemeye İlişkin Banka Dekontu. 13. Davalı ... A.Ş. Tarafından Yapılan 25/03/2025 Tarihli ve 12.500,00.-TL Tutarlı Ödemeye İlişkin Banka Dekontları. 14.... Tarafından Gönderilen 27/06/2025 Tarihli Müzekkere Cevabı Kapsamında Gönderilen Trafik Sigortası Hasar Bilgisi ve Eksper Raporu Bilgisi. 15. Davalı ... A.Ş. Tarafından Gönderilen 17/07/2025 Tarihli Müzekkere Cevabı Kapsamında Gönderilen Araç Fotoğrafları. 16. Makine Mühendisi ve Sigorta Eksperi .... Tarafından Düzenlenen 01/09/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu. 17..... Tarafından Düzenlenen 15/06/2026 Tarihli ve 55753286-101.01.02-2026/13928/3938 Sayılı Bilirkişi Raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE a) DAVA KONUSU UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ : Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ... tarafından, davalı ... A.Ş.'ye yönelik açılan, Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat Davası olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında; "... plakalı motosikletin kaza tarihini kapsayan dönemde davalı ... A.Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğu; davalı ... A.Ş. tarafından davacı tarafa 12.500,00.-TL değer kaybı bedeli ödendiği; davalı ... A.Ş. tarafından davacı tarafa ayrıca 14.000,00.-TL ödeme yapıldığı" hususlarında, herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu doğrultuda uyuşmazlığın konusunun; 25/11/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında sürücülerin kusur durumlarının tespiti; davacıya ait ... plakalı araçta değer kaybı meydana gelip gelmediği ve meydana gelmişse miktarı; davalı ... A.Ş.'nin, sigortalı sürücünün kusuru oranında davacının değer kaybı zararından sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve yapılan 12.500,00.-TL tutarlı ödeme dikkate alındığında bakiye değer kaybı alacağının mevcut olup olmadığı; davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 14.000,00.-TL tutarlı ödemenin hangi zarar kalemine ilişkin olduğu hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır. b) DAVA ŞARTLARI VE İLK İTİRAZLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ : Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının mevcut bulunup bulunmadığı" hususunda yapılan incelemede; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu ve 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmakla, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır. c) DAVA KONUSU UYUŞMAZLIĞIN İRDELENMESİ : Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava kapsamında; davacıya ait ... plakalı araç ile davalı ... A.Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı motosikletin karıştığı 25/11/2024 tarihli trafik kazasının sigortalı sürücü ...'ın kusuruyla meydana geldiği; kaza nedeniyle davacının aracında değer kaybı meydana geldiği ve davalının yaptığı 12.500,00.-TL tutarlı ödemenin bu zararı karşılamadığı ileri sürülerek; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00.-TL değer kaybı bedelinin, belirsiz alacak olmak üzere davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında ise özetle; davalının sorumluluğunun sigortalı sürücünün kusuru oranında ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğu; davacıya reel piyasa şartlarına göre hesaplanan değer kaybından kusur indirimi yapılarak 12.500,00.-TL değer kaybı bedeli ile ayrıca 14.000,00.-TL hasar onarım bedeli ödendiği ve davalının sorumluluğunun sona erdiği ileri sürülerek; davanın sigortalı ...'a ihbarına, davanın reddine, aksi halde değer kaybının reel piyasa şartlarına veya 04/12/2021 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartlar değişikliğine göre uzman bilirkişiler kanalıyla hesaplanmasına karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. c.1) Bilirkişi İncelemeleri : i. Makine Mühendisi ve Sigorta Eksperi ...Tarafından Düzenlenen 01/09/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu : Anılan bilirkişi raporu kapsamında; otomobil sürücüsü ...'nın meskûn mahalde, orta refüjle bölünmüş .... kavşağına geldiğinde, geçme yasağı kesintisiz çift miğfer çizgisi olmasına rağmen trafik işaretlerine ve kurallarına uymayarak sola manevra ile U dönüşü yapmak istediği esnada motosiklet ile çarpıştığı ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "47/c" ile "67/a" bentlerindeki kuralları ihlal ettiği; motosiklet sürücüsü ...'ın kavşağa yaklaşırken aracının hızını yeterince azaltmadan ve kavşak içerisini kontrol etmeden kavşağa çıkış yaptığı ve "52/a" ile "52/b" bentlerindeki kuralları ihlal ettiği; kazanın meydana gelişinde otomobil sürücüsü ...'nın asli, motosiklet sürücüsü ...'ın ise tali kusurlu olduğu; değer kaybı hesabının, .... Karar sayılı iptal kararı dikkate alınarak gerçek zarar ilkesi uyarınca piyasa rayiçlerine göre yapıldığı; aracın onarımının .... özel servisinde yapıldığı; aracın sol arka yan kısmından darbe alarak sol arka kapı, sol marşpiyel ve sol marşpiyel kaplamasından hasar gördüğü ve değer kaybına etkisi olan sol arka kapı ile sol marşpiyelin onarım gördüğü; araçta KDV hariç 28.000,00.-TL hasar meydana geldiği; ....sorgulamaları ile eksper raporuna göre aracın ağır hasar ve geçmiş hasar kaydının bulunmadığı, davalı tarafından sunulan değer kaybı raporuna göre ise aracın 2 adet geçmiş hasar kaydının bulunduğu; aracın 2024 yılı Kasım ayı.... kasko değerinin 876.379,00.-TL olduğu; yetkili bayi, galerici ve internet ilanları üzerinden yapılan araştırmada aracın kaza öncesi değerinin 870.000,00.-TL, kaza sonrası değerinin 840.000,00.-TL olduğu; reel piyasa değer kaybının 30.000,00.-TL olduğu ve bunun motosiklet sürücüsünün kusuruna isabet eden kısmının 7.500,00.-TL olarak hesaplandığı; davalı tarafından 25/03/2025 tarihinde 12.500,00.-TL değer kaybı bedeli ödendiği ve bakiye alacak tutarının 0,00.-TL olduğu hususları rapor edilmiştir. 01/09/2025 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından sunulan 17/09/2025 tarihli dilekçe kapsamında "raporda davacı tarafa atfedilen asli kusurun kabul edilmediği; kaza tespit tutanağının göz ardı edildiği; davacının aracının yasak olmayan bir bölgeden kontrollü biçimde dönüş gerçekleştirmek üzere iken motosikletin tehlikeli ve hızlı biçimde yaklaşarak çarptığı ve kaza sonrası fotoğrafların da bunu gösterdiği; motosiklet sürücüsünün ehliyetsiz olmasının tecrübesizliğini ortaya koyduğu; davalı sigorta şirketinin dahi davacıya %25, sigortalısına %75 kusur vermişken bu değerlendirmenin ötesinde kusur tespit edilmesinin raporun hatalı olduğunu gösterdiği; 2918 Sayılı KTK.'nın 83. maddesi ve Yönetmeliğin 158. maddesi uyarınca kusurun trafik bilirkişisince tespitinin gerektiği; aracın kaza tarihindeki piyasa değerinin 870.000,00.-TL'den yüksek olduğu, araçta değişen ve onarılan parçalar bulunduğu ve ağır ve geçmiş hasar kaydı olmayan araçta değer kaybının yalnızca 30.000,00.-TL olduğunu ileri sürmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğu" gerekçeleriyle itiraz edilmiş olup; Mahkememizce 13/03/2026 tarihli ön inceleme duruşmasında, davalı sigorta şirketi tarafından aldırılan kusur raporu ile Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğu gerekçesiyle, kusur durumunun değerlendirilmesi amacıyla dosyanın .... Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesine tevdii suretiyle yeni rapor alınması cihetine gidilmiştir. ii. .... Tarafından Düzenlenen 15/06/2026 Tarihli Bilirkişi Raporu : ....Başkanlığı tarafından düzenlenen 15/06/2026 tarihli bilirkişi raporu kapsamında; 25/11/2024 günü saat 11.25 sıralarında sürücü belgesiz sürücü ...'ın yönetimindeki ... plakalı motosiklet ile ... kavşağına geldiğinde, ön ilerisinde bölünmüş yolun sağ şeridini takiben ilerleyen ve refüj bitiminden U dönüşü yapmak üzere sola manevrayla seyir şeridine yönelen sürücü ... yönetimindeki ... plakalı otomobilin sol yan kısmına çarpması sonucu kazanın meydana geldiği; Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı ve dosya içeriğine göre kazanın yerleşim yerinde, kavşak mahallinde, bölünmüş ve tek yönlü yolda, gündüz meydana geldiği ve olay yerinde refüjün bittiği mahalde yan yana iki sürekli çizgi bulunduğu; dosyada mevcut 01/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda otomobil sürücüsü ...'nın asli, motosiklet sürücüsü ...'ın ise tali kusurlu bulunduğu; kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu ile dosyada yer alan tüm bilgi, belge ve fotoğraflar incelendiğinde kazanın anılan şekilde meydana geldiği ve refüj bitiminde yan yana iki sürekli çizgi bulunduğu da göz önünde bulundurulduğunda, bu oluş şartlarında motosiklet sürücüsüne kusur atfeden bilirkişi raporundaki değerlendirmelere iştirak edilmediği; otomobil sürücüsü ...'nın yönetimindeki araçla seyri sırasında yola gereken biçimde dikkatini vermediği, bölünmüş yolun sağ şeridini takiben olay yerine gelip orta refüjün bittiği bölümde yan yana iki sürekli çizgi bulunmasına rağmen kurallara aykırı ve tehlikeli biçimde U dönüşü yapmak üzere sol arkasından gelen araçları etkin biçimde kontrol etmeden sola manevra yaptığı sırada, sol arkasından doğru seyrederek gelen ve önünü kapattığı motosikletin aracının sol yan kısmına çarpmasına sebebiyet verdiği ve dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketleri nedeniyle asli kusurlu olduğu; motosiklet sürücüsü ...'ın yönetimindeki araç ile bölünmüş yolun sol şeridini takiben doğru seyrederek olay yerine geldiğinde, bölünmüş yolun sağ şeridi üzerinde seyreden otomobilin refüjün bittiği bölümde U dönüşü yapmak için kontrolsüz bir şekilde sola manevra yaparak seyir yolunu kapatması üzerine anılan aracın sol yan kısmına çarptığı ve bu oluş şartlarında herhangi bir kural ihlali görülmediğinden atfı kabil kusurunun bulunmadığı; sonuç olarak otomobil sürücüsü ...'nın asli kusurlu, motosiklet sürücüsü ...'ın ise kusursuz olduğuna oybirliğiyle karar verildiği hususları rapor edilmiştir. 15/06/2026 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından sunulan 10/08/2026 tarihli dilekçe kapsamında, "... raporunun kaza tespit tutanağı ve 01/09/2025 tarihli bilirkişi raporu ile çeliştiği; önceki raporda motosiklet sürücüsüne atfedilen tali kusurun neden kaldırıldığının denetime elverişli biçimde açıklanmadığı; ...'nın manevra sırasında kusurlu olmasının, motosiklet sürücüsünün kural ihlallerinin görmezden gelinmesini haklı kılmadığı; motosiklet sürücüsünün kavşağa yaklaşırken hızını azaltıp azaltmadığının, yolu kontrol edip etmediğinin, fren veya kaçınma imkânının, reaksiyon süresinin ve fren mesafesinin incelenmediği; kaza tespit tutanağındaki tespitlerin neden hatalı olduğunun gösterilmediği; hasar bölgesine ilişkin farklı ifadeler bulunduğundan fotoğraf ve krokinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği; motosiklet sürücüsünün sürücü belgesinin bulunmamasının kusur takdirinde dikkate alınması gerektiği; değer kaybının reel piyasa rayici esas alınarak hesaplanması, dosyadaki 10.500,00.-TL, 18.750,00.-TL, 25.000,00.-TL ve 30.000,00.-TL tutarlarındaki çelişkinin giderilmesi, geçmiş hasar kayıtlarının netleştirilmesi ve 14.000,00.-TL tutarındaki ödemenin hasar onarımına mı değer kaybına mı ilişkin olduğunun belirlenmesi gerektiği" gerekçeleriyle itiraz edilmiştir. Anılan bilirkişi raporuna yönelik davalı tarafından itirazda bulunulmamıştır. Mahkememizce, anılan bilirkişi raporuna yönelik itirazlara yönelik yapılan değerlendirmede; davacı vekili tarafından 01/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda motosiklet sürücüsüne atfedilen tali kusurun neden kaldırıldığının açıklanmadığı hususunda sunulan itiraz beyanlarının, raporda önceki rapordaki değerlendirmeye, refüj bitiminde yan yana iki sürekli çizgi bulunduğu ve otomobil sürücüsünün sol arkasından gelen motosikletin önünü kapattığı gerekçesiyle iştirak edilmediğinin açıkça belirtilmiş olması gerekçeleriyle yerinde olmadığı; davacı vekili tarafından motosiklet sürücüsünün kavşağa yaklaşım hızı, kaçınma imkânı ve kaza tespit tutanağındaki tespitlerin değerlendirilmediği hususunda sunulan itiraz beyanlarının, kaza tespit tutanağında motosiklet sürücüsü yönünden belirtilen kural ihlalinin herhangi bir hız ölçümüne, fren izine veya teknik veriye dayandırılmamış olması ve dosya kapsamında anılan hususları aydınlatabilecek başkaca bir verinin bulunmaması nedenleriyle yerinde olmadığı; davacı vekili tarafından araçların çarpışma noktaları, hasar bölgeleri ve fotoğraflar ile kroki arasındaki uyum hususunda sunulan itiraz beyanlarının, eksper raporunda, 01/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda ve itiraza konu raporda davacı aracının sol yan kısmından darbe aldığının birbirine uygun biçimde tespit edilmiş olması ve bu tespitin kaza yeri krokisi ile kazaya ait fotoğraflarla örtüşmesi nedenleriyle yerinde olmadığı; davacı vekili tarafından değer kaybının reel piyasa rayicine göre yeniden hesaplanması, dosyadaki farklı değer kaybı tutarları arasındaki çelişkinin giderilmesi, geçmiş hasar kayıtlarının netleştirilmesi ile 12.500,00.-TL ve 14.000,00.-TL tutarlı ödemelerin hangi zarar kalemine ait olduğunun netleştirilmesi hususunda sunulan itiraz beyanlarının, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı sürücünün kusuru ile sınırlı olması ve sigortalı sürücünün kazanın meydana gelişinde kusursuz bulunması nedeniyle değer kaybının miktarının ve ödemelerin niteliğinin davanın sonucuna müessir olmaması nedenleriyle yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. iii. Mahkememizce Alınan Bilirkişi Raporunun Mahkememizce ... sayılı bilirkişi raporu üzerinde yapılan nihai değerlendirmede; raporda yer alan kazanın tarihi ve saati, kazaya karışan araçların plakaları ve sürücüleri, motosiklet sürücüsü ...'ın sürücü belgesinin bulunmadığı, kazanın yerleşim yeri içinde, kavşak mahallinde, orta refüjle bölünmüş yolda ve gündüz meydana geldiği, otomobilin bölünmüş yolun sağ şeridini takiben gelerek refüj bitiminde U dönüşü yapmak üzere sola manevra yaptığı, motosikletin ise aynı istikamette yolun sol şeridinde düz seyir halinde olduğu, olay yerinde refüjün bittiği mahalde yan yana iki sürekli çizgi bulunduğu ve 01/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda otomobil sürücüsünün asli, motosiklet sürücüsünün ise tali kusurlu bulunduğu hususlarına ilişkin verilerin; 25/11/2024 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, anılan tutanağın eki kaza yeri krokisi ve kazaya ait fotoğraflar ile 01/09/2025 tarihli bilirkişi raporu kapsamındaki verilerle örtüşmekte olduğu; raporun ilgi kısmında Mahkememiz yazısının tarihinin "01/04/2026" olarak gösterilmesinin, Mahkememizin 30/03/2026 tarihli yazısıyla farklılık arz etmekle birlikte esasa müessir nitelikte olmadığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller yönünden yapılan incelemede; raporda kaza tespit tutanağı, 01/09/2025 tarihli bilirkişi raporu, dava dilekçesi ile dosyada yer alan tüm bilgi, belge ve fotoğrafların incelendiğinin belirtildiği, raporun olay ve irdeleme bölümlerinin de kaza yeri krokisi ve fotoğraflarla uyumlu olduğu görülmüş; buna karşılık kaza tespit tutanağında motosiklet sürücüsü yönünden belirtilen 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-a maddesi ihlaline ilişkin tespitin, anılan sürücünün sürücü belgesinin bulunmamasının ve davalı sigorta şirketi tarafından aldırılan 30/01/2025 tarihli eksper raporundaki kusur değerlendirmesinin raporda ayrıca tartışılmadığı anlaşılmıştır. Raporun kendi içinde herhangi bir çelişki bulunmadığı; olay, irdeleme ve sonuç bölümlerinin birbiriyle uyumlu olduğu ve raporun heyet tarafından oybirliğiyle düzenlendiği görülmüş; kaza tespit tutanağı ile yapılan karşılaştırmada ise, raporun otomobil sürücüsünün kurallara aykırı biçimde sola manevra yaptığına ilişkin tespitinin tutanakta anılan sürücü yönünden belirtilen 2918 Sayılı KTK.'nın 47/1-c maddesi ihlaliyle örtüştüğü, buna karşılık tutanakta motosiklet sürücüsü yönünden 52/1-a maddesi ihlali belirtilmiş olmasına rağmen raporda anılan sürücü yönünden "bu oluş şartlarında herhangi bir kural ihlali görülmediği" sonucuna varıldığı, her iki sürücünün de alkolsüz olduğuna ilişkin tutanak tespiti yönünden ise rapor ile tutanak arasında bir çelişki bulunmadığı anlaşılmıştır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; raporda Mahkememizce istenilen kusur durumunun, olay yerindeki yol çizgileri, araçların seyir şeritleri ve otomobilin manevrası esas alınarak ayrıntılı biçimde irdelendiği ve 01/09/2025 tarihli bilirkişi raporundaki değerlendirmeye neden iştirak edilmediğinin, refüj bitiminde yan yana iki sürekli çizgi bulunmasına rağmen U dönüşü yapmak üzere sola manevra yapan otomobil sürücüsünün sol arkasından gelen motosikletin önünü kapattığı gerekçesiyle açıklandığı; kaza tespit tutanağında motosiklet sürücüsü yönünden belirtilen 52/1-a maddesi ihlali, tutanakta motosikletin hızına, fren izine veya kaçınma imkânına ilişkin herhangi bir ölçüm ya da tespite dayandırılmamış olup, dosya kapsamında da bu hususlara ilişkin kamera kaydı, tanık beyanı veya teknik veri bulunmadığı; bu nedenle anılan hususlarda alınacak bir ek raporun da ancak mevcut verilere dayanabileceği ve raporda ulaşılan sonucu değiştirecek yeni bir veri ortaya koyamayacağı; motosiklet sürücüsünün sürücü belgesinin bulunmamasının ise tek başına kazanın meydana gelişine etki eden bir davranış olmayıp, kazanın otomobilin motosikletin seyir şeridini kapatacak biçimde yaptığı manevra sonucunda meydana geldiği tespit edildiğinden, anılan hususun kusur dağılımına etkisinin bulunmadığı dikkate alındığında, belirtilen eksikliğin esasa müessir nitelikte olmadığı anlaşıldığından; söz konusu bilirkişi raporunun hükme esas alınabilir nitelikte ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılmıştır. c.2) Kusur Tespiti Hususunda Mahkememizin Nihai Değerlendirmesi : Dava konusu uyuşmazlıkta kusurun tespiti hususunda Mahkememizce yapılan nihai değerlendirmede; dosyada mübrez 25/11/2024 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, anılan tutanağın eki kaza yeri krokisi, 25/11/2024 tarihli kazaya ait fotoğraflar, 25/11/2024 tarihli alkol ölçüm fişleri, 30/01/2025 tarihli eksper raporu, davalı sigorta şirketi tarafından gönderilen araç fotoğrafları ve Mahkememiz tarafından yaptırılan bilirkişi incelemeleri değerlendirilmiş olup; kaza tespit tutanağının özet bölümünde otomobil sürücüsü ...'nın orta refüjle bölünmüş .... istikametine düz seyreden motosiklet sürücüsü ... ile çarpıştığının belirtildiği, kaza yeri krokisinde otomobilin sağ şeritten gelerek orta refüjün bittiği noktada sola yöneldiğinin ve motosikletin aynı istikamette refüj tarafındaki şeritte düz seyir halinde olduğunun gösterildiği, kazaya ait fotoğraflarda da otomobilin yol üzerindeki yan yana iki sürekli çizginin üzerinde, sol arka yan kısmından hasarlı halde durduğunun görüldüğü; bu itibarla kazanın, otomobil sürücüsünün yan yana iki sürekli çizginin bulunduğu yerde, sol arkasından gelen araçları kontrol etmeksizin U dönüşü yapmak üzere sola manevra yaparak motosikletin seyir şeridini kapatması sonucunda meydana geldiği ve otomobil sürücüsünün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/1-c maddesi kapsamında uymak zorunda olduğu "Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara" aykırı davrandığı anlaşılmıştır. Motosiklet sürücüsü yönünden ise; kaza tespit tutanağında 2918 Sayılı KTK.'nın 52/1-a maddesi ihlali belirtilmiş ise de, tutanakta ve dosya kapsamında motosikletin hızına, fren izine, otomobilin manevrasını ne zaman fark edebileceğine veya kaçınma imkânına ilişkin herhangi bir ölçüm, kamera kaydı, tanık beyanı ya da teknik veri bulunmadığı; motosikletin kendi şeridinde düz seyir halinde iken, önünü kesen otomobilin sol yan kısmına çarptığı; anılan sürücünün sürücü belgesinin bulunmamasının ise idari bir ihlal niteliğinde olup kazanın meydana gelişine etki eden bir davranış olarak tespit edilemediği anlaşıldığından, motosiklet sürücüsüne kazanın meydana gelişinde kusur atfedilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Müterafik kusur yönünden yapılan incelemede; kaza tespit tutanağında ve 25/11/2024 tarihli alkol ölçüm fişlerinde otomobil sürücüsü ...'nın alkolsüz (0,00 promil) olduğunun belirtildiği; dava konusu zararın araçta meydana gelen değer kaybından ibaret bulunması nedeniyle emniyet kemeri kullanımı, araçta istihap haddinin aşılıp aşılmadığı ve zorunlu ekipman kullanımı hususlarının zararın doğmasına veya artmasına etkisinin bulunmadığı ve dosya kapsamında zarar görenin zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğuna ilişkin herhangi bir tespitin yer almadığı anlaşıldığından, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52/1. maddesi kapsamında müterafik kusur teşkil eden bir hususun bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu kazanın meydana gelişinde otomobil sürücüsü ...'nın asli ve %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortalı motosikletin sürücüsü ...'ın ise kusursuz olduğu kanaatine varılmış olup; Mahkememizce aldırılan 15/06/2026 tarih..... raporundaki kusur değerlendirmesine de, anılan raporda olayın oluş şeklinin kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokisi ve fotoğraflarla uyumlu biçimde tespit edilmiş olması ve motosiklet sürücüsüne kusur atfedilmesini gerektirecek somut bir verinin dosya kapsamında bulunmaması gerekçeleriyle iştirak edilmiştir. c.3) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Nihai Değerlendirme : Mahkememizce, dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak yapılan nihai değerlendirmede; öncelikle kusur durumunun, akabinde davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kapsamının ve diğer hususların sırasıyla değerlendirilmesi gerekmiştir. Kusur hususunda yapılan değerlendirmede; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 282/1. maddesi kapsamında; "Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmü belirtilmiş olup, bilirkişi raporlarının Mahkememizi bağlayıcı nitelikte olmadığı gözetilerek dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilmiştir. Yukarıda (iii) numaralı başlık altında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; hükme esas alınabilir nitelikte bulunan 15/06/2026 tarihli .... raporu, kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokisi ve kazaya ait fotoğraflar birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu kazanın, davacıya ait ... plakalı otomobilin sürücüsü ...'nın, orta refüjün bittiği yerde yan yana iki sürekli çizgi bulunmasına rağmen sol arkasından gelen araçları kontrol etmeksizin U dönüşü yapmak üzere sola manevra yaparak motosikletin seyir şeridini kapatması sonucunda meydana geldiği; kazanın meydana gelişinde ...'nın asli ve %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, davalı ... A.Ş.'ye zorunlu mali sorumluluk sigortalı ... plakalı motosikletin sürücüsü ...'ın ise kusursuz olduğu sonucuna varılmıştır. 01/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda motosiklet sürücüsüne atfedilen tali kusur, motosikletin hızına, fren izine veya kaçınma imkânına ilişkin herhangi bir somut veriye dayanmadığından Mahkememizce hükme esas alınmamıştır. Davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun dayanağı ve kapsamı hususunda yapılan değerlendirmede; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1. maddesi kapsamında; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmü; aynı Kanun'un 91/1. maddesi kapsamında ise; "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumlulukların karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmü belirtilmiştir. Poliçenin 15/10/2024 tarihinde tanzim edilmiş olması nedeniyle uygulanması gereken Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesi kapsamında; "Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır." hükmü belirtilmiştir. Bu itibarla zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu, sigortalısının 2918 Sayılı KTK. uyarınca doğan hukuki sorumluluğu ile sınırlı olup; sigortalısının sorumluluğunun bulunmadığı bir zarardan sigortacının sorumlu tutulması mümkün değildir. Teminat dışında kalan haller hususunda yapılan değerlendirmede; 2918 Sayılı KTK.'nın 92. maddesinin (g) bendi kapsamında "Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri," ve (h) bendi kapsamında "İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri," zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında tutulmuş; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.6 maddesinin (b) ve (c) bentlerinde de aynı hususlar teminat dışında kalan haller arasında sayılmıştır. Aynı Kanun'un 85/4. maddesi kapsamında ise; "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükmü belirtilmiştir. Dava konusu uyuşmazlıkta davacı ..., kazanın meydana gelişinde asli ve %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu bulunan sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın malikidir; davalının sigortalısı olan motosiklet sürücüsü ... ise kusursuzdur. Bu durumda davacının aracında meydana gelen zarar, sigortalının 2918 Sayılı KTK. uyarınca doğan sorumluluk riski kapsamında bulunmadığı gibi, davacının işleteni olduğu aracın sürücüsünün kusuruna denk gelmekte olup, davalı ... A.Ş.'nin teminatı dışında kalmaktadır. Değer kaybının varlığı ve miktarı hususunda yapılan değerlendirmede; 01/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda davacının aracında meydana gelen değer kaybı 30.000,00.-TL olarak hesaplanmış, davacı vekili ise bu tutarın gerçek zararı karşılamadığını ileri sürmüştür. Ne var ki; davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı sürücünün kusuru ile sınırlı olması ve sigortalı sürücünün kazanın meydana gelişinde kusursuz bulunması dikkate alındığında, değer kaybının miktarı ne olursa olsun davalının bu zarardan sorumluluğu doğmayacağından, değer kaybının miktarına ilişkin tartışmalar ve 01/09/2025 tarihli raporun değer kaybına ilişkin eksiklikleri davanın sonucuna müessir nitelikte bulunmamış; bu hususta ek rapor alınmasına gerek görülmemiştir. Davalı tarafından yapılan ödemeler hususunda yapılan değerlendirmede; davalı ... A.Ş. tarafından davacı tarafa 07/02/2025 tarihinde 14.000,00.-TL, 25/03/2025 tarihinde ise 12.500,00.-TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Sigortalı sürücünün kusursuz bulunması nedeniyle davalının davacıya karşı bir tazminat sorumluluğu doğmadığından, anılan ödemelerin hangi zarar kalemine ilişkin olduğunun belirlenmesi ve mahsubu davanın sonucuna müessir değildir. 6100 Sayılı HMK.'nın 26/1. maddesi kapsamında; "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez." hükmü belirtilmiş olup, davalı tarafından ödemelerin iadesine ilişkin bir talepte bulunulmadığından, bu hususta da Mahkememizce ayrıca bir karar verilmemiştir. Faiz hususunda yapılan değerlendirmede; dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde faiz talebinde bulunulmamış olup, 6100 Sayılı HMK.'nın 26/1. maddesindeki taleple bağlılık ilkesi uyarınca faize hükmedilmesi mümkün olmadığı gibi, davanın reddi dikkate alındığında faiz hususunda ayrıca bir değerlendirme yapılmasına da gerek görülmemiştir. Netice olarak; davalı ... A.Ş.'ye zorunlu mali sorumluluk sigortalı motosikletin sürücüsünün kazanın meydana gelişinde kusurunun bulunmadığı, kazanın davacıya ait aracın sürücüsünün asli ve %100 (yüzde yüz) oranındaki kusuruyla meydana geldiği ve davacının talebinin zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı dışında kaldığı anlaşıldığından; davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM 1) Davanın REDDİNE, 2) Karar ve İlâm Harcı : a) 492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00.-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılmış bulunan 615,40.-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 116,60.-TL harcın; davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 615,40.-TL başvurma harcı ve 87,50.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 702,90.-TL harcın; davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA, c) Davalı tarafından yatırılmış bulunan 87,50.-TL vekalet harcının; davacı taraftan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE, 3) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan yargılama giderlerinin, davacı üzerinde BIRAKILMASINA, b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin, davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde; HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 4) Vekâlet Ücreti : Davalı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3, 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce reddine karar verilen 1.000,00.-TL üzerinden) takdir edilen 1.000,00.-TL vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememize veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak suretiyle) 6100 Sayılı HMK.'nın 343. ve 345. maddeleri uyarınca ... kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 25/09/2026
... ¸ ¸ Gerekçeli Karar