İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/902 E. 2026/763 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/902
- Karar No
- 2026/763
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/902 KARAR NO : 2026/763
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 14/06/2018 KARAR TARİHİ : 13/10/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... tarihinde davalı sigorta şirketinin ... poliçe no ile sigortaladığı ... plakalı araçta yolcu olarak bukunmaktayken dava dışı araç sürücüsü ...’in yapmış olduğu tek taraflı kaza sonucu yaralandığını, Emirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının .../... E. .../... K. Sayılı dosyası ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini, müvekkilin kaza tarihi itibariyle ev hanımı olduğunu, bu kaza nedeniyle de ... Hastanesinde tedavi gördüğünü, müvekkilde kaza nedeniyle omurilik kırığı oluştuğunu ve bu nedenle geçici ve sürekli iş göremezlik kaybı yaşadığını, davalının ... tarihinde ... TL ödeme yaptığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... TL geçici ve ... TL kalıcı iş gücü kaybı için olmak üzere toplam ... TL maddi tazminatın başvurularına ilişkin cevap verme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu taleplerin davanın açıldığı tarih itibariyle zamanaşımına uğradığını, şikayet bulunmadığından ceza mahkemesi tarafından herhangi bir yargılama yapılmadığını, sigortalıya atfedilen bir suç da mevcut olmadığını, ceza zamanaşımı süresi uygulanması mümkün olmadığını, davalı şirketin tarafından davacının zararı tazmin edildiğini, davacının, kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle kazanın sonuçlarının ağırlaşmasında müterafik kusuru olduğunu, davacı ile sigortalı arasında hatır taşıması mevcut olup bu durum tazminattan indirim yapılmasını gerektiğini, davacının maluliyetten kaynaklı geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin talepleri teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Dosya içerisine SGK kayıtları, hastane kayıtları, sigorta kayıtları, trafik tescil kayıtları, sosyal ekonomik durum araştırma kayıtları celp olunmuştur. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle zarar gören tarafından, açılan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizin ... tarih .../... Esas ve .../... Kara sayılı ilamı ile davalı sigortalısının kusursuz olması nedeniyle sigortadan talepte bulunulmasının mümkün olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkememiz kararını davacı vekilinin istinaf etmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... Tarih .../... Esas .../... Karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden bahisle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Yargıtay ... Hukuk Dairesi ... tarih .../... Esas .../... Karar sayılı ilamı ile işletenin sorumluluktan kurtulabilmek için KTK'nın 86 ncı maddesi gereğince kazada kendisinin ve sürücünün kusurunun bulunmadığını, kazanın aracındaki bir bozukluktan kaynaklanmadığını ispat yanında olayın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini kanıtlamak zorundadır. Somut olayda; kazanın lastik patlamasından kaynaklandığının belirlenmesine göre, aracın gerekli bakımının yapılmamasının kazada etkili olduğu, lastik patlamasının mücbir bir sebep olmadığı, bu nedenle davalının ZMSS poliçesinden doğan zararlardan sorumlu olduğu, dolayısıyla işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararını ortadan kaldırılarak dosyayı mahkememize göndermiştir. Mahkememizce meydana gelen kaza nedeniyle kusur oranlarının tespiti için Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin ... tarihli raporuna göre; "... Sürücü ...’in Kusursuz olduğuna, Lastik patlamasının oluş üzerine %90 oranında etken olduğuna, davacı yolcu ... ...’in kendi yaralanması olayında %10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğuna ..." olduğu belirtilmiştir. Makine Yüksek Mühendisi Trafik Kusur Uzmanı ... ..., Makine Mühendisi Trafik Kusur Uzmanı ... ..., Makine Mühendisi ... ...'nun ... tarihli raporuna göre; "... Kaza öncesinde seyir halinde iken patlayan lastiğin olayın oluşumunda %100 oranında etken olduğunu, ... plakalı aracın sürücüsü ...’in tamamen kusursuz olduğunu, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu esnada yaralanan ... ...’in tamamen kusursuz olduğu, ancak emniyet kemeri takmamasının yaralanmasının etkisini artırdığını..." belirtilmiştir. Mahkememizce meydana gelen kaza nedeniyle davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kuruluna gönderilmiş, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp ... İhtisas Kurulunun ... tarihli raporunda özetle; "... kızı, ... doğumlu ...'in ... tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği dikkate alındığında; başvuranın sürekli maluliyetinin %0 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1,5 aya kadar uzayabileceği" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememiz dosyası aktüerya bilirkişisine gönderilerek davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik bedelinin hesaplanması istenilmiş, bilirkişi ... tarihli raporunda özetle; davacının ev hanımı olduğu ve kazanın meydana gelmesinde kusurlu olmadığı kabul edilerek 1,5 ay süreyle uğradığı geçici iş göremezlik zararının ... TL olduğu hususlarında görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. 2918 Sayılı Kanunun 90. maddesinde "zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." 88. Maddesinde de "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılır. Özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanırlar." düzenlemesi mevcuttur. 6098 s. TBK'nun 54. maddesine göre, "Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1.Tedavi giderleri. 2.Kazanç kaybı. 3.Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4.Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." düzenlemeleri mevcuttur. Davacının maluliyet oranının hesaplanmasında kaza tarihi itibariyle hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği hususu Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 11/03/2021 tarih 2020/7120 Esas 2021/2627 Karar sayılı emsal içtihadında; "...Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir..." şeklinde açıkça belirtilmiştir. Yukarıda da özetlendiği üzere mahkememizce resen seçilen aktüerya bilirkişinin raporu uyarınca davacının ev hanımı olduğu ve kazanın meydana gelmesinde kusurlu olmadığı kabul edilerek 1,5 ay süreyle uğradığı geçici iş göremezlik zararının ... TL olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili ... tarihli dava değer artırım dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatı talebini ... TL olarak arttırmıştır. Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin .../... esas .../... sayılı ilamında; "Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Somut olayda; otomobil sürücüsü olan davacının, kaza tespit tutanağına göre kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı tespit edilememiş olmakla birlikte, davacının kaza sonucu nazal kemik kırığına bağlı fiziksel görünümü bozan burun eğriliği nedeniyle de maluliyetinin belirlendiği dikkate alındığında kaza sırasında emniyet kemeri takmadığı anlaşılmaktadır. Şu durumda, Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, indirim yapılmamış olması doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir." şeklinde karar vermiştir. Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; ... günü dava dışı sürücü ...'in sevk idaresinde bulunan ... plakalı otomobil ile ... istikametinden ... istikametine seyirle geldiği olay yerinde, hakimiyetini kaybettiği aracıyla sol taraftan yoldan çıkarak takla atması neticesi dava konusu yaralanmalı olay meydana geldiği, hükme esas alınan ATK kusur raporu ile dava dışı sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu, lastik patlamasının kazanın oluşumuna %90 (yüzde doksan) oranında etken olduğu, sigorta şirketinin sigortalısının lastik patlamasında herhangi bir kusurunun bulunmadığını ispat edemediği ve davacı yolcu ... ...'in emniyet kemeri takmayıp can güvenliğini tehlikeye düşürmüş olup kendi yaralanması olayında bu ihmaliyle alt düzeyde tali kusurlu olduğu anlaşıldığından mahkememizce yerleşik Yargıtay içtihadı doğrultusunda % 20 müterafik kusur indirimi uygulanmıştır. % 20 müterafik kusur indirimi uygulanarak ... TL geçici iş göremezlik tazminatının kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile ... TL geçici iş göremezlik tazminatının ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydı ile) davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Alınması gereken ...-TL karar ve ilam harcının peşin alınan ...-TL (peşin+ıslah harcın) harçtan mahsubu ile eksik alınan ... TL harcın (poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydı ile) davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan davetiye, ATK rapor ücreti, posta ve bilirkişi giderinden ibaret toplam ...-TL yargılama giderinin başvurunun kabul ve reddedilen kısmına göre hesap edilen ... TL ile ilk dava gideri ...-TL başvuru ve ... TL (peşin+ıslah harç) peşin harç olmak üzere toplam ...-TL yargılama giderinin davalıdan (poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydı ile) tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davalıdan (poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydı ile) alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere tarafların göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekili ... ...'ın yüzüne karşı verilen karar miktar itibariyle KESİN olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.13/10/2026
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza