İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/398 E. 2026/816 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/398
- Karar No
- 2026/816
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/398 Esas KARAR NO : 2026/816
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 07/05/2026 KARAR TARİHİ : 19/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan ... adına düzenlenen ... numaralı poliçe kapsamında, sigortalının ... ili ... ilçesi ...adresinde bulunan konutunda 17.11.2024 tarihinde meydana gelen su baskını neticesinde bina muhteviyatı ile kiracıya ait eşyaların zarar gördüğünü, hasarın davalı İski'ye ait logarın tıkanması sonucu oluştuğunun ekspertiz raporuyla belirlendiğini, sigortalıya ödenen hasar bedelinin halefiyet ilkesi gereği davalıdan rücuen tahsilinin amaçlandığını, davalıya tanınan yasal süre içerisinde ödeme yapılmaması üzerine ... 4. İcra Dairesi... E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve mesnetsiz şekilde icra takibine itiraz ettiğini, uyuşmazlığın arabuluculuk dava şartına tabi olması nedeniyle Arabuluculuk Bürosu ... numaralı dosya ile 22/07/2025 tarihinde başvuruda bulunulduğunu ve sürecin anlaşamama ile sonuçlandığını, borçlunun itirazının haksız olduğunu ve alacağın likit nitelikte bulunduğunu belirterek ... 4. İcra Dairesi ... E. sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlığın idari yargının görev alanına girdiğini ve 2577 sayılı Kanun kapsamında tam yargı davası olarak görülmesi gerektiğini belirterek davanın öncelikle görev yönünden reddini talep ettiğini, ...Başkanlığı tarafından yapılan incelemelerde sokaktaki ana kanalın normal çalıştığının ancak binanın atıksu tesisatının bina sakinlerinin hatalı kullanımı sonucu tıkandığının tespit edildiğini,... ve ... Yönetmenliği hükümleri uyarınca bina sahiplerinin su basman seviyesi altında kalan kısımlar için çek valf gibi koruyucu önlemleri alması gerektiğini, bu tedbirlerin alınmaması nedeniyle oluşan zarardan yapı sahiplerinin sorumlu olduğunu, binanın inşaat tekniğine aykırı yapılmış olması sebebiyle idarenin sorumluluğunun bulunmadığını, zararın meydana gelmesinde idarenin herhangi bir kasıt, ihmal veya kusurunun bulunmadığını, idari eylem ile zarar arasında illiyet bağının kesildiğini, davacı sigorta şirketinin halefiyet hakkını kullanabilmesi için idarenin kusurlu olması gerektiğini, ... 6. İdare Mahkemesi ...E. ve ...K. sayılı kararlarında da benzer durumlarda idarenin sorumluluğunun bulunmadığının hükme bağlandığını, talep edilen tazminat bedelinin piyasa rayicine göre fahiş olduğunu, idarenin temerrüde düşmediğini, haksız eyleme dayalı alacaklar likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini, tüm bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın usulden veya esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, hasar ve altyapı çalışmasına ilişkin bilgiler, eksper raporu, poliçe, ödeme dekontu celp edilmiştir. Dava; Sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin 6102 sayılı TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca sorumlu davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin 6102 sayılı TTK'nın 1472.maddesi uyarınca sorumlu davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda, davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan ... adına düzenlenen ... numaralı "..." poliçe kapsamında, sigortalının... adresinde bulunan konutunda 17.11.2024 tarihinde ... 'ye ait sokaktaki logarın tıkanması sonrasında su baskını kaynaklı hasar meydana gelmiş olduğu, sigortalı daire içerisine suların yayılması, bina muhteviyatının ve kiracıya ait eşyaların zarar görmesi sonucu oluşan maddi hasar neticesinde sigorta şirketi tarafından sigortalıya ödenen hasar bedelinin sorumlu kurumdan halefiyete dayalı rücuen tahsili için ... 4. İcra Dairesi ..E. sayılı dosyasıyla başlatılan takibe davalının itirazı nedeniyle işbu itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114.Maddesinin 1. fıkrasının “c” bendinde “Mahkemenin görevli olması” dava şartı olarak belirlenmiştir. Aynı kanunun 115.maddesinde ise; “(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. …” hükmünü amirdir. Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. 6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür ve görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. 6102 sayılı TTK m. 1472’de düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketi, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve ...E. - ...K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. Yine; 17.01.1972 tarih ve ...E., ...K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44. üncü maddesine (TBK m. 52) de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır. Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun ... tarihli ve ...K. Kararına göre de "Sigortacının sigorta poliçesinden münbais olmayıp kanundan aldığı bir salâhiyete istinaden ve haksız fiil sebebiyle alacaklı yerine kaim olarak hareket ettiği davada hukuk mahkemesine başvurması gerekir." Somut olayda uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın haksız fiile sebebiyet veren davalıdan rücuan tahsili isteminden ibarettir. Davacı sigorta şirketi bu davayı sigortalısına halefen açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında, sigortacı halefiyet hukuku ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahiptir. Bu nedenle dava dışı sigortalı ile davalı arasında dava görülmüş olsa idi hangi mahkeme davaya bakmaya görevli ise davacı sigortacının da açacağı davaya bakmaya aynı mahkeme görevlidir. Somut olayda, uyuşmazlığın, sigortalının ...adresinde bulunan konutunda 17.11.2024 tarihinde ...'ye ait sokaktaki logarın tıkanması sonrasında su baskını kaynaklı hasar meydana gelmiş olduğu, davanın temelinin haksız eylemden kaynaklı zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkin olduğu, bu nedenle davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmaktadır. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiğinden mahkememizce görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(Emsal için bkz İst BAM 45 HD ... E ... K) HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 6100 Sayılı HMK.'nın 2. maddesi uyarınca ilgili ihtilaflara bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla, işbu davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 114/c maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE 2-HMK 20. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesine müteakip taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖB. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediği takdirde RESEN davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına , 3-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri konusunda bu aşamada KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 4-Yargılama, harç ve masrafların ve diğer hususların görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 19/10/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır