Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/432 E. 2026/1258 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/432
- Karar No
- 2026/1258
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/432 Esas 2026/1258 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/432 KARAR NO : 2026/1258
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/11/2023 NUMARASI : 2023/596 Esas 2023/746 Karar DAVA : Şirkete Kayyım Tayini DAVA TARİHİ : 28/08/2023 KARAR TARİHİ : 29/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/09/2026
Taraflar arasındaki davalı şirkete kayyım atanması istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 29/03/2023 tarihli olağan genel kurulunda müdür olarak ortaklardan ... ve şirket dışı ...'nın müştereken görev yapmak üzere müdür olarak seçildiğini, Müdürler Kurulu Başkanı ...'un 25/04/2023 tarihinde vefat etmesiyle mirasçılarının eşi ... ve oğulları ... ile ... olduğunu, müteveffanın vasiyetnamenin açılması davasının Marmaris Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/1018 esas sayılı dosyasında devam ettiğini, ...'un terekesi hakkında mirasçılar arasında henüz bir paylaşım yapılmadığını, miras paylarının yönetimi için aralarında bir temsilci de atanamadığını, şirketin rutin işlerinin vergilerin ve diğer ödemelerinin yapılmadığını, bu nedenle şirketin zarara uğradığını, şirketin yönetim organları bulunmadığından ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin yönetimi için kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı ... ...Limited Şirketi temsil kayyımı cevap dilekçesinde özetle; davalı şirkete müdür olarak görev yapmak üzere kayyım atanmasına ilişkin davacı talebinin kabulünün mahkemenin takdirinde olduğunu beyan etmiştir. Davalılar ... ve ... beyan dilekçelerinde özetle; davacının hali hazırda ortak olmadığını, aktif dava ehliyeti bulunmadığını, şirkete kayyım atanması talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemişlerdir. Diğer davalılara usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş olmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadıkları görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalı şirketi müştereken temsile yetkili müdürlerden şirket ortağı ...'un vefat etmesiyle geriye davacı ve diğer mirasçılarının kaldığı, davalı şirkete yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilemeyecek olmasının gerektiği, TTK 586. maddesine göre ortağın vefatı ile mirasçıları ortak sıfatına haiz olduğundan öncelikle ortakların, gerekirse TTK 410., 411. ve 412. maddelerde sözü edilen hakları kullanmak suretiyle genel kurulu toplantıya çağırarak temsile yetkili müdür atamasının yapılması imkanı bulunduğu, öte yandan davacı tarafça şirket müdürü müteveffanın vasiyetnamesinin açılmasına ilişkin derdest dava bulunduğu ifade edilmekle vasiyetnamenin tenfizi davası nedeniyle TMK 640 maddesi kapsamında terekeye temsilci tayini yoluna gidilip yukarıda sözü edilen TTK 410 ve devamı maddelerine dayalı gerekirse mahkemece atanacak bir kayyım tarafından, şirket müdürünün seçilmesini teminen genel kurul toplantısı yapılmasının sağlanması mümkün olduğundan TMK 427. maddesindeki yönetim kayyımı atanmasına ilişkin koşulların gerçekleşmemesi nedeniyle davalı ... ... Limited Şirketi'ne yönelik davanın reddine, davalı şirkete yönetim kayyımı atanması talebinde şirket ortaklarına husumet yöneltilemeyeceğinden davalılar ..., ... ve ...'a yönelik davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiği gerekçeleriyle; "davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne yönelik davanın reddine, diğer davalılara yönelik davanın pasif husumet yokluğundan reddine" dair karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı istinaf dilekçesinde özetle; kararın hatalı olduğunu, ... ... Limited Şirketine ortaklardan ...'un veya mahkemenin seçeceği bir kişinin müdür olarak görev yapması ve yönetim faaliyetlerinin yerine getirmesi için kayyum olarak atanması gerektiğini, .... Limited Şirketi haricindeki diğer davalılara karşı husumet yokluğundan verilen davanın reddine ilişkin kararın da kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; organ boşluğu nedeniyle davalı şirkete yönetim kayyımı atanması istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davalı şirketin sicil dosyası kapsamına göre 29/03/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında şirkete müştereken temsile yetkili kılınan 2 müdürden şirket ortağı olan ve müdürler kurulu başkanı olarak seçilen ...'un, 25/04/2023 tarihinde vefat etmiş olduğu görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda limited şirkete temsil kayyımı atanmasına ilişkin bir hüküm bulunmamakla birlikte TTK'nun 1. maddesinde Türk Ticaret Kanunu Türk Medeni Kanununun ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade edilmekle 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 427. maddesi uygulama yeri bulacaktır. TMK 427. maddesine göre bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa şirkete kayyım atanacaktır. Somut olayda; davalı şirketi müştereken temsile yetkili müdürlerden şirket ortağı ...'un vefat etmesi sonucu geriye davacı ve diğer davalı mirasçıların kaldığı, davalı şirkete yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilemeyecek olması gerekmekte olup TTK 586. maddesine göre ortağın vefatı ile mirasçıları ortak sıfatına haiz olduğundan öncelikle ortakların, gerekirse TTK 410., 411. ve 412. maddelerde sözü edilen hakları kullanmak suretiyle genel kurulu toplantıya çağırarak temsile yetkili müdür atamasının yapılması imkan dahilinde olduğu, öte yandan davacı tarafça, şirket müdürü müteveffanın vasiyetnamesinin açılmasına ilişkin derdest dava bulunduğu ifade edilmekle vasiyetnamenin tenfizi davası nedeniyle TMK 640 maddesi kapsamında terekeye temsilci tayini yoluna gidilip yukarıda sözü edilen TTK 410 ve devamı maddelerine dayalı gerekirse mahkemece atanacak bir kayyım tarafından şirket müdürünün seçilmesini teminen genel kurul toplantısı yapılmasının sağlanmasının da mümkün olması karşısında, TMK 427. maddesindeki yönetim kayyımı atanmasına ilişkin koşulların gerçekleşmemesi nedeniyle davalı ... ... Limited Şirketi'ne yönelik davanın reddine, davalı şirkete yönetim kayyımı atanması talebinde şirket ortaklarına husumet yönleltilemeyeceğinden bahisle davalılar ..., ... ve ...'a yönelik davanın pasif husumet yokluğundan reddine yönelik yazılı gerekçelerle mahkemece verilen kararda Dairemizce de bir isabetsizlik görülmemiştir. Hal böyle olunca ilk derece mahkemesinin davanın, davalı şirket yönünden esastan, diğer davalılar yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekilen 732,00-TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 29/09/2026
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...