Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/40 E. 2026/80 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/40
- Karar No
- 2026/80
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/40 - 2026/80 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/40 KARAR NO : 2026/80
TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/10/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/670 E., 2021/662 K.
DAVACI : VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALILAR : 1- 2- 3- VEKİLİ : Av. Av. DAVALI : 1 - DAVALI : 2 - VEKİLİ : Av. DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 01/10/2026 YAZIM TARİHİ : 01/10/2026
Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkilinin idare asıl işveren olmadığını, ihale makamı olduğunu, ihale ile özel güvenlik personeli hizmeti verdiklerini, müvekkili kurumun kamu iktisadi teşebbüsünün bina ve eklentilerinin güvenliğinin sağlanmasının ihale yöntemiyle özel güvenlik şirketlerinden satın alındığını, ihale konusu hizmeti yürüten yüklenici firmalarla yapılan sözleşmeler gereği işe alma ve işten çıkarma yetkisinin ve tüm bunlardan doğacak sorumluluğu da bu firmalara ait olduğunu, dava dışı ... isimli güvenlik personelinin çalıştığı iş yerinin kapanması üzerine ...'e 24.506,70 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin sözleşme uyarınca davalı şirketlerden rücuen tahsilinin gerektiğini bildirmekle davanın kabulüne, 24.506,70 TL davalıdan tahsiline, brüt toplamı 15.406,69 TL kıdem tazminatının 25/12/2018 tarihinden, brüt toplam 4.188,06 TL kıdem tazminatı TİS farkı ödemesinin 07/08/2019 ödeme tarihinden itibaren, brüt 4.629,58 TL ihbar tazminatı ve 282,37 TL arabuluculuk ücretinin 19/02/2019 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte rücuen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... Hizmetleri ve ... Şti. vekili özetle: Davacının davayı açmakta haksız olduğunu, zamanaşımı definin bulunduğunu, sözleşmede ödemenin sorumluluğunun hangi tarafa ait olduğunu konusunda düzenlemenin bulunmadığını, alt işverenlere rücu etmesine olanak tanınmadığını, sözleşmenin eki mahiyetindeki Teknik Şartnamelerin ilgili maddelerinde de mevzuata göre işçi alınması, işçi çıkarılması, işçi haklarının ödenmesi ve sair konularda kıdem tazminatı hariç olmak üzere tüm sorumluluğun yükleniciye ait olduğunun düzenlendiğini, 4857 sayılı İş Kanununun 6552 sayılı Kanunun 8.maddesi ile değişik 112. maddesi kapsamında davacının alt işveren konumunda bulunan alt işverene rücu edemeyeceğini, dava dışı işçi ... in davalılar ile bağıtladığı iş sözleşmelerinin kıdem tazminatına hak kazandırmayacak şekilde sona erdiğini, 4857 sayılı Kanunun 6/3.maddesinde yer alan iki yıllık sürenin geçtiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı işçi ... in davacı nezdinde çalıştığını, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve eki teknik şartnamelerde davalının sorumlu olduğu yönünde bir hüküm bulunmadığını, dava dışı işçinin iş akdinin davacının talimatı uyarınca feshedildiğini ödenen kıdem tazminatı, arabuluculuk ücreti, TİS farkı alacağı ve ihbar tazminatından sorumlu olmadığını, bir an için davalının da sorumlu bulunduğu kabul edilse dahi sorumluluğun davacı ile birlikte müşterek ve müteselsil sorumluluk olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince ".......İddia, savunma, toplanan deliller, hesaplama bakımından hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; asıl işveren olan davacının alt işveren olan davalılar ile birlikte dış ilişki itibariyle dava dışı işçiye karşı müteselsilen sorumlu oldukları, iç ilişkide dava dışı işçiye karşı müteselsilen sorumlu olan asıl ve alt işverenlerin birbirlerine karşı sorumluluğunun belirlenmesi yönündeki uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmesi gerektiği, ( Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2013/24537 Esas 2014/18698 Karar sayılı ilamı) rücuya konu kıdem tazminatına ilişkin işçilik alacaklarından her bir işverenin kendi dönemi ile sınırlı olarak sorumlu olduğu, davacı tarafça icra dosyasına ödenen kıdem tazminatı, kıdem tazminatı toplu iş sözleşmesi farkı, ihbar tazminatı ve arabuluculuk ücreti olmak üzere toplam 24.506,70 TL'nin; 2.996,04 TL alacağın davalı ...'den; 12.577,88 TL'nin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen , 3.099,89 TL alacağın davalılar ... ve...den müştereken ve müteselsilen, 5.789,80 TL alacağın davalı ..., 43,09 TL alacağın ...den 07/08/2019 ödeme tarihinden itibaren tahsilinin talep edilebileceği, alacağın sözleşmeden kaynaklandığı ayrıca temerrüt gerekmediğinden ödeme tarihinden itibaren ve tarafların sıfatı gereği avans faizi talebi yerinde olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne...." karar verilmiştir. Davalı ... Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dava dışı işçi ...'in davacı işyerinde çalıştığını, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi ve eki şartnamelerde kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, TİS farkı, damga vergisi ve arabuluculuk ücretlerinden müvekkil şirketin sorumlu olduğuna dair bir hüküm bulunmadığı, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, davalı vekili ayrıca, dava dışı işçinin iş sözleşmesinin feshedildiğini, bu nedenle feshe bağlı olarak yapılan ödemelerden davacının sorumlu olduğu, müvekkil şirketin sorumlu olduğu kabul edilse dahi, asıl işveren-alt işveren ilişkisi nedeniyle davacı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın esastan reddine aksi kanaatte olunmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle: Kıdem tazminatından sorumluluğun sözleşme ve ilgili mevzuat hükümlerine aykırı belirlendiğini, kıdem tazminatının müvekkil şirketlere rücu edilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını ve faiz yönünden de kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı alacağının davalılardan rücuen tahsili taleplidir. 22 Şubat 2019 tarihli 30694 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan, 7166 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 11'inci maddesi ile 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 112 nci maddesine beşinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir: “4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere, 11/9/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11/9/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilmez.” Şu halde öncelikle, iş bu dava yönünden 112 nci maddenin altıncı fıkrası kapsamında var ise rücu edilemeyecek kısmın ne olduğunun tespiti gerekir: 112 inci maddenin altıncı fıkrasında;a) 11/9/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmelerinde, b) 11/9/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak,c) Kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için d) Sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse, şeklinde dört koşula yer verilmiştir. Somut olay incelendiğinde davacı ile davalı arasındaki sözleşmelerin tamamının 11/09/2014 sonrasında olduğu, 01/01/2016- 15/03/2016, 16/03/2016- 31/05/2016, 14/06/20016- 31/07/2016, 01/06/2016- 31/08/2016, 01/09/2016- 31/08/2017, 01/09/2017- 31/10/2017, 01/09/2017- 31/08/2016, 01/09/2018- 31/08/2019 tarihli teknik şartnamelerin tamamında kıdem tazminatı ödemeleri dışındaki ücret ve iş hukuku mevzuatından kaynaklanan her türlü sorumluluğun yükleniciye ait olduğu belirtilmiş; alt işveren konumundaki yüklenicilerin kıdem tazminatı sorumluluğu kaldırılmış olması ve tarafların sözleşmeyle bağlı olduğu anlaşılmıştır. Buna göre ilk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda Dairemizce, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK 353/(1)-b.2. madde uyarınca, ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden esas hakkında karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile: HMK 353/1.b.2 madde gereğince, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/10/2021 tarih, 2020/670 E., 2021/662 K. sayılı kararını kaldırarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, "1- Davanın reddine, 2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 732 TL den peşin alınan 418,52 TL harcın mahsubu ile 313,48 TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına hesaplanan takdiren 24.506,70 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davalı ..., ... Şti. ve ... Ltd. Şti. tarafından sarf edilen 126 TL yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, Davalı ... Şti. tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 5- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. madde uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 6-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına 7-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine." 2-)İstinaf kanun yoluna başvuranlar tarafından peşin yatırılan istinaf karar harçlarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 3-)Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-)HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.a madde gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 01/10/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip