Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/4 E. 2026/49 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/4
- Karar No
- 2026/49
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
71.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO : 2026/4
KARAR NO : 2026/49
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/07/2023
NUMARASI : 2022/339 Esas- 2023/609 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 01/10/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, dosya incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA : Davacı vekili; 28.02.2022 günü, saat 18.25 sularında, ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki ve davalı sigorta şirketine sigortalı ... plaka nolu motosikletin ani bir karar ile yayaların daha rahat geçebilmesi için refüj üzerindeki yaya geçici boşluğundan karşı yönde bağlanılan sağ sokağa geçmek için sola doğru hamle yaptığını, bu ani hamlede bir metre geriden seyreden müvekkili Taylan Kalafat
adına kayıtlı, ... sevk ve yönetimindeki ... plaka nolu araca sağ ön taraftan çarptığını, davalı araç sürücüsünün motosikletlerin kullanılması yasak olan yaya geçidini kullanmak suretiyle ani bir hamle yaptığından kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, kaza sonrası aracın tamir masrafının 32.338,67-TL tutmasına rağmen davalı sigorta şirketince 5.000-TL kısmi ödeme yapıldığını, davalı sigorta şirketinin değer kaybından da sorumlu olduğunu, müvekkiline ait aracın 2014 model, yaklaşık 80.000 km'de olduğunu, davalıya başvuru yapmaları neticesinde 1.696,87-TL kısmi ödeme yapıldığını belirterek belirsiz alacak olarak şimdilik 100-TL onarım bedeli, 100-TL değer kaybı olmak üzere toplam 200-TL maddi tazminatın alacağın doğduğu tarihten itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BEDEL ARTIRIM : Davacı vekili 03/03/2023 tarihli dilekçesi ile davadaki talebini 32.791,80-TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; davacı tarafından sunulan delil ve belgelerin taraflarına tebliğ edilmediğini, müvekkili şirketin dava konusu
kazadan ötürü davacıya 17.03.2022 tarihinde 5.009,46-TL araç hasarı, 12.04.2022 tarihinde 1.696,87-TL değer kaybı tazminatı ödemesi yaptığını, müvekkilinin sorumluluğunun kalmadığını, davacı tarafça iddia olunan araç hasar onarım bedeli ve değer kaybı tutarlarının fahiş olduğunu, değer kaybı talebinin 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren genel şartlar kapsamında değerlendirilmesi ve aracın daha önce kazasının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; 28.02.2022 tarihinde davacı tarafa ait dava dışı sürücü ...'un kullandığı ... plaka nolu araç ile davalı sigortalısı dava dışı sürücü ...'in kullandığı ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen, davacıya ait araçta hasar ve değer kaybına sebebiyet veren trafik kazasında davalı taraf sigortalısı ... plakalı aracın sürücüsü ...'in %100 kusurlu olduğu, davacı tarafa ait ... plakalı aracın sürücüsünün kusursuz olduğu, bilirkişi raporu doğrultusunda kaza neticesinde, toplam hasar bedelinin 27.338,67-TL, değer kaybının 5.453,13-TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 32.791,80-TL (27.338,67 TL hasar bedeli ve 5.453,13 TL değer kaybı)' nın 07/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili; davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin dava konusu kazadan kaynaklanan araç hasarı ve değer kaybı tazminatını davacı tarafa ödediğini, dava konusu kazada bir sorumluluğu kalmadığını, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi ve zorunlu mali mesuliyet sigortası uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, Tramer kayıtlarına göre sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, hükme esas bilirkişi raporunun hatalı ve fahiş olduğunu, kusur konusunda en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, kazanın meydana gelmesine etki edebilecek Karayolları Genel Müdürlüğünden kaynaklanan yol kusuru ve teknik arıza hususlarının değerlendirilmediğini, kaza tespit tutanağında bu hususlara ayrıntılı olarak değinilmediğini, kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurun karşı araç sürücüsüne ait olduğunu, değer kaybına ilişkin raporun kabul edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla rapor alınırken Trafik Sigortası Genel Şartları A.6’da belirtilen teminat dışı hallerin mutlaka göz önünde bulundurulması gerektiğini, değer kaybı hesaplamasının ... Genel Şartlar ekinde yer alan formüle göre yapılması gerektiğini, değer kaybına konu parçalar önceden işlemli olduğundan mükerrer hasar nedeniyle değer kaybı zararı oluşmadığını, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla aleyhe hüküm kurulması halinde müvekkilinin dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini, ekspertiz ücretinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, maddi hasarlı trafik kazasından neticesinde davacının aracın oluşan hasardan ve değer kaybından kaynaklı maddi zararın sigortacıdan tazmini istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK'nın 355 maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzeni yönü ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut olayda, 28.02.2022 tarihinde davacı tarafa ait dava dışı sürücü ...'un kullandığı ... plaka nolu araç ile davalının sigortalısı dava dışı sürücü ...'in kullandığı ... plakalı aracın çarpışması sonucu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır. Mahkemece trafik bilirkişisinden alınan rapora göre, kazanın İstanbul ili, ... ilçesi, ... Caddesinde gündüz, hava açık, meskun mahalde, yol yüzeyi kuru ve asfalt kaplı, yol şerit çizgisi, yaya geçidi ve yaya kaldırımı olan, düz ve bölünmüş tek yönlü caddede seyreden ve aniden yaya geçidi üzerinden karşı yöne geçmek isteyen sürücünün aracı ile, sol şeritte aynı istikamette seyreden sürücünün aracına çarpması biçiminde meydana geldiği, ... plaka nolu motosiklet sürücüsünün meskun mahaldeki tek yönlü caddede, sağ şeritte caddeyi ve caddedeki araç trafiğini dikkate almadan oldukça hızlı seyrettiği, yaya geçidine geldiğinde aniden yaya geçidi üzerinden ve orta refüj boşluğundan karşı yöne geçmek için sola doğrultu değiştirip, sola şeride girip, sol şeritte seyreden araca çarparak, kazaya neden olduğu sabit olup, bu duruma göre meskun mahalde hız kuralını, doğrultu değiştirme kuralı ve yaya geçidi boşluğundan geçmeme kuralını ihlal etmesi, dalgın, dikkatsiz ve tedbirsiz davranması nedeniyle, olayda birinci derecede ve tam kusurlu olduğu, olayın cereyan tarzına ve tespitlere göre davacının maliki olduğu ... plaka nolu otomobil sürücüsü ...'un meskun mahaldeki tek yönlü caddede, sol şeritte, caddeyi ve caddedeki araç trafiğini dikkate alıp kurallara uygun olarak seyrettiği ve yaya geçidinde yavaşladığı sırada, sağ şeritte seyreden ve aniden sola dönüş için sol şeride giren sürücünün aracı ile aracına çarpması olayında alabileceği bir tedbir olmadığı anlaşılmakla, alınan kusur raporu teknik ve bilimsel veriler ile kazanın oluşumu ve kaza tespit tutanağına uygun olduğundan davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi kök raporuna göre aracın hasar bedeli 32.338,67-TL olarak belirlenmiştir. Taraf vekillerinin itirazı üzerine alınan 27/01/2023 tarihli ek raporda da aynı görüşün tekrar edildiği, bahsi geçen raporda kaza yapan aracın hasarlanan parçaları ve işçilik bedellerinin kaza tarihine göre piyasa rayicine göre değerlendirildiği, alınan raporun teknik ve bilimsel verilere ve aracın hasarlanan parçalarına uyumlu olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davalı vekili, aracın165.000 km üzeri olduğunu ileri sürmüş ise de, bilirkişi ek raporunda aracın kilometresi 81.394 km ve 2014 model aracın piyasa rayiç bedeli 251.000-TL olarak açıklanmış, Trafik Sigortası Genel Şartlarına göre değer kaybı tespiti yapılarak otomobilin değer kaybının 7.150,00-TL olacağı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle hesaplamanın yeni Genel Şartlardaki formüle göre yapılması yönündeki istinaf nedeni yerinde değildir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre değer kaybının belirlenmesi hususunda aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark kriterinin esas alınması gerekirse de istinaf edenin sıfatına göre bu husus kararı kaldırma nedeni yapılmamıştır.
KTK'nın 99.maddesine göre, ... Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinin 8. iş gününden itibaren davalı Sigorta Şirketinin temerrüdünden söz edilebilir. Davacı tarafça davadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapılarak temerrüde düşürülmüş olmasına göre faizin dava tarihinden itibaren başlatılması gerektiğine ilişkin istinaf talepleri de yerinde değildir..
Dosya kapsamına göre davacının hasarlanan araç için ekspertiz incelemesi yaptırdığına dair beyan ve talebi olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı yanın bu yönde bir talebinin olması halinde 6100 sayılı HMK'nın 323. madde gereğince geçici koruma tedbirlerinden olan delil tespiti için yapılan giderler yargılama giderlerinden olup HMK'nın 332. madde gereğince mahkemece resen hükmedilmesi gerekecektir. Somut olayda talep edilen ve yargılama gideri olarak hükme bağlanan ekspertiz ücreti olmadığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 2.240-TL harçtan peşin alınan 560-TL (429-TL + 131-TL) harcın mahsubu ile bakiye 1.680-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.01/10/2026