Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/282 E. 2026/4462 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/282
- Karar No
- 2026/4462
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/521 Esas, 2025/1625 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/832 E., 2021/826 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen dosyada davacılar vekili ve katılma yoluyla davalılardan ... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalı ... A.Ş. ile müvekkili şirket arasında borç tasfiyesine yönelik olarak 11.02.2016 tarihli protokol yapıldığını, bu protokol hükmü gereğince davalı ... A.Ş.'nin müvekkili şirkete karşı yükümlülükleri devam ederken protokolün 9. maddesindeki hükme aykırı olarak bildirim yapmadan alacaklarını 26.12.2017 tarihinde davalı ... Yön. A.Ş.'ye devrettiğini, davalı ... Yön. A.Ş.'nin ise alacağını 03.01.2018 tarihinde davalı ...'ya devrettiğini, davalı ...'nın müvekkili şirketin eski vekili olan Av....'ın ortağı olduğu dava dışı ... Ltd. Şti.'nin çalışanı olduğunu, bu temlikin muvazaalı yapıldığını, vekil ile olan ilişkinin daha önceden güven sarsıcı davranışlar nedeniyle azille sona erdirildiğini, protokolün 9. maddesine aykırı olarak temliklerin müvekkilinin rızası olmadan yapıldığını, müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından 31.01.2018 tarihinde Avukat ...'ın bürosuna ve davalı bankaya gönderilen e-postada bu durumun bildirilip ihbar edildiğini, protokol içeriğindeki borç yapılandırmasının iki kısımdan oluştuğunu, birinci kısımda 15.02.2016-15.07.2016 tarihleri arasında 14.339,29 ton soya fasulyesinin satışının ve 10.000.000,00 TL'nin ödenmesinin kararlaştırıldığını, ikinci kısımda ise geriye kalan 8.000.000 TL'lik borcun 3 yıl ödemesiz dönem ve daha sonra 15.07.2019- 15.07.2026'ya kadar ödenmesinin kararlaştırıldığını, protokolün 11. maddesinde bu protokol yürürlükte olduğu sürece takip dosyalarının olduğu yerde duracağı, herhangi bir haciz, satış işlemlerinin yapılamayacağı, ayrıca 13/a maddesi ile de ödemelerin yapılması halinde ... A.Ş. tarafından hacizlerin fek edileceği, bu protokolün hem alacaklı hem de borcu açısından her iki tarafa da yükümlülük yüklediğinini, müvekkili şirkete Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/207 E. sayılı dosyası ile denetim kayyumu atandığını, protokolün 10. maddesi ile de kayyum onayı olmaksızın alacağın temlik edilemeyeceğinin düzenlendiğini, ... Yön. A.Ş. ve ...'nın alacağı temlik aldıklarına dair beyanlarının iflas erteleme dosyasına sunulmadığını, yapılan temliklerin de muvazaalı yapıldığını iddia ederek 26.12.20 17... .01.2018 tarihli temlik işlemlerinin geçersizliğine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacılar vekili birleşen dosyanın dava dilekçesinde; asıl davanın davacısı şirket ile davalı ... A.Ş. arasında düzenlenen 11.02.2016 tarihli borç tasfiye protokolünde müvekkillerinin kefil olarak yer aldıklarını, davalı ... A.Ş.'nin protokolün 9. maddesine aykırı olarak müvekkillerinin muvafakati olmaksızın alacağını 3. kişilere devir ve temlik ettiğini, asıl borçlu ... A.Ş.'nin muvafakat vermemesi halinde protokol konusu borçların 3. kişilere devir ve temlik edilemeyeceğini (m.9), temliklerin sözleşmeye aykırı olarak müvekkillerinin rızası olmadan yapıldığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 183'te yer alan sözleşmeyle sınırlandırılma hakkı bulunan alacaklının borçlunun rızası olmaksızın alacağını 3. kişiye devir hakkının bu sözleşme ile sınırlandırıldığını ve açık bir devir yasağı konulduğunu, ... A.Ş.'nin Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/907 E. sayılı iflas erteleme dosyasında bu protokolün düzenlendiğini, toplamda yapılacak ödemenin 18.000.000,00 TL olduğunu, bunun 10.000.000,00 TL'sini İzmir 26. İcra Müdürlüğünün 2015/17206 E. sayılı dosyasına yapıldığını, 8.000.000,00 TL'nin 3 yıl ödemesiz olan bir ödeme takviminin öngörüldüğünü, Avukat ...’ın müvekkili şirketin eski vekili olduğunu, güven sarsıcı davranışlar nedeniyle azledildiğini, temlikin de bu vekil tarafından organize edildiğini iddia ederek 26.12.20 17... .01.2018 tarihli temlik işlemlerinin geçersizliğine, aksi takdirde temliknamenin 600.000,00 TL ile sınırlı olarak yapıldığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... A.Ş. vekili asıl davaya cevap dilekçesinde, TBK'nın 183. maddesi, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 143. maddesi ve Varlık Yönetim Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkındaki Yönetmelik Hükümleri'nin 11. maddesi gereğince ... Yön. A.Ş.'ye alacağın temlik edildiğini, bu konuda herhangi bir kısıtlayıcı hüküm bulunmadığını, varlık yönetim şirketlerinin anılan yönetmelik hükümleri gereğince bankalardan kredi sözleşmelerinden doğan alacakları satın alabileceğini; protokolün 9. maddesinin borçların davacı tarafından yazılı muvafakat verilen 3. bir kişi tarafından ödenmesi halinde bu ödemeyi yapan 3. kişiye ... A.Ş.'nin alacağı temlik edeceğinin yer aldığını, oysa ödemeyi 3. kişinin değil, bizzat borçlunun protokole göre farklı tarih ve tutarlarda yaptığını, borçlunun rızasının alınmasına gerek olmadığını, ayrıca protokol gereğince Manisa 2. ATM'nin 2015/907 E. sayılı dosyasına temlikin ibraz edildiğini, temlikin Avukat ...'ın talebi ve muvafakati ile yapılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ...Ş. vekili asıl davaya cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin protokolde taraf sıfatının bulunmadığını, sıfat yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin davalı ...'ya yapmış olduğu temlikin muvazaalı olduğu iddiasının dayanağının bulunmadığını, Varlık Yönetim Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkındaki Yönetmeliğin 3. maddesi (g) bendinde bu yönetmelik hükümlerine göre kurulan şirket olan varlık yönetim şirketlerinin mali kurumların alacaklarını satın alma amacıyla kurulduğunu, almış olduğu alacağı da herhangi bir 3. şahsa temlik edebileceğini, müvekkilinin ne davacıyı ne de temlik alan 3. kişiyi tanımadığını, ... A.Ş.'nin yapmış olduğu ihaleye katılarak alacağı temlik aldığını, temlik alan 3. kişi tarafından davacı tarafın dosyalarının da temlik alınmasını istenmesi üzerine müvekkilinin bu alacağı temlik ettiğini, TBK'nın 183. maddesi gereğince durumun borçluya bildirilmesi gerekmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Davalı ... vekili asıl davaya cevap dilekçesinde, TBK'nın 19/1 hükmüne göre muvazaa iddiasının ispatlanamadığını, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, protokol gereğince borcu kabul ettiğini, sadece alacaklının isminin değiştiğini, müvekkilinin temlik aldığı alacağı davacı ile ... A.Ş. arasında imzalanmış protokoldeki hak ve borçlarla temlik aldığını, bu protokole aykırı işlem yapılamadığını, davacının hukuki ve ekonomik açıdan bir zararının bulunmadığını, alacağı temlik aldığının borçluya bildirilmesinin zorunlu olmadığını, geçerlilik şartının bildirim olmadığını, işin niteliğinin temlik anlaşması yapılmasına engel olmadığını, alacağın şahsi bir hakka dayanmadığını, davacı ile ... A.Ş. arasında imzalanan sözleşmenin 9. maddesinde temlik yasağının yer almadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
4.Davalı ... A.Ş. vekili birleşen dosya davaya cevap dilekçesinde; müflis ... A.Ş. hakkında İzmir 26. İcra Müdürlüğünün 2015/17206 E. sayılı takip dosyasıyla icra takibi yapıldığını, borçluların bir kısmının menkul ve gayrimenkul malının haczedildiğini, taraflar arasındaki protokol ile 14.339,29 ton soya fasulyesinin ... A.Ş.’ye teslimi karşısında 10.000.000,00 TL tahsil edildiğini, bankanın kalan alacak tutarının 8.000.000,00 TL olduğunu, müvekkilinin üzerine düşen edimi yerine getirmekle soya fasulyesini teslim aldığını, 10.000.000,00 TL tutarlı ödemenin üçüncü bir kişi tarafından değil asıl borçlu ... Organik A.Ş. tarafından yapıldığını, müvekkilinin temlike ilişkin kısıtlayıcı hüküm yer almadığından alacağını temlik ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
5.Davalı ... vekili birleşen dosya davaya cevap dilekçesinde; davacıların dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, muvazaa iddiasının usul ve yasaya uygun olmadığını, TBK'nın 19/2 hükmü gereğince alacağını kazanmış olan üçüncü kişiye karşı muvazaanın ileri sürülemeyeceğini, temlik işlemi nedeniyle davacının zararının bulunmadığını, ... Organik A.Ş. ile ... A.Ş. arasında imzalanan sözleşmede temlik yasağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
6.Davalı ...Ş. birleşen davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... . A.Ş. ile davalı ... A.Ş. arasında çeşitli tarihlerde 52.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmeleri düzenlendiği, 30.327.980,40 TL'lik kredi kullandırıldığı, kredilerin teminatı olarak 6.983.780,10 TL'lik rehin senedi alındığı, kredilerin 30.11.2015 tarihi itibari ile kat edildiği ve davalı bankanın İzmir 26. İcra Müdürlüğünün 2015/17206 E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla 18.100.000,00 TL bedelli bonolara istinaden takibe geçtiği, taraflar arasında 11.02.2016 tarihli protokol yapıldığı, protokole göre davacı şirket tarafndan davalı bankaya 12.02.2016-08.08.2016 tarihleri arasında 10.000.000,00 TL ödendiği, davalı bankanın alacağını 26.02.2017 tarihinde davalı ....'ye devrettiği, ... Yönetim A.Ş.'nin de alacağı 03.01.2018 tarihinde ...'ya temlik ettiği, 11.02.2016 tarihli borç tasfiye protokolü kapsamında borç yapılandırmasının iki kısımdan oluştuğu, birinci kısımda 15.02.2016-15.07.2016 tarihleri arasında 14.339,29 ton soya fasulyesinin satışının ve 10.000.000,00 TL'nin ödenmesinin kararlaştırıldığı, ikinci kısımda ise geriye kalan 8.000.000,00 TL'lik borcun 3 yıl ödemesiz dönem ve daha sonra 15.07.2019-15.07.2026 kadar ödenmesinin kararlaştırıldığı, protokolün 9. maddesinde yer alan hükümde "protokol konusu borçların ... tarafından yazılı muvafakat verilen 3. bir gerçek - tüzel kişi tarafından ödenmesi halinde, ... A.Ş., ödenen tutar alacağını tüm hak ve vecibeleriyle birlikte ödeme yapan 3. kişiye alacağın temliki hükümleri uyarınca alacağa ilişkin tüm belge, dava/ takip dosyalarını temlik edecektir." hükmünün bulunduğu, bu hükümde temlikin şartlarının borcun ancak 3. bir gerçek/tüzel kişi tarafından ödenmesi halinde geçerli olacağının düzenlendiği, yani ödemenin borçlu tarafından yapılması halinde ... A.Ş.'nin alacağını temlik etmeme mükellefiyetinin bulunmadığı; sözleşmede ayrıca temliki yasaklayan başkaca bir hüküm bulunmadığı, protokol kapsamında ... A.Ş.'nin borcunun 3. bir kişi tarafından ödenmesi halinde ... A.Ş.'ye mükellefiyet yüklendiği, bunun dışında alacağın temlikine ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı, alacağın temliki hükümlerinin (TBK m. 183'ün) uygulanması durumunda sözleşme kapsamında herhangi bir engel bulunmadığından borçlunun rızası aranmaksızın temlikin yapılmasının geçerli olacağı, davalı ....'nin 03.01.2018 tarihinde satın almış olduğu alacağı, diğer davalı ...'ya sattığı, her ne kadar davacı tarafça müvekkili şirketin eski vekili dava dışı Avukat ...'ın kurmuş olduğu dava dışı .... Ltd. Şti.'nin eski çalışanı diğer davalı ...'ya bu satışın organize şekilde muvazaalı yapıldığı belirtilmiş ise de buna ilişkin delillerin dosyaya ibraz edilmediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen dosya davacıları vekiller ve davalılardan ... A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davada, davalı ... A.Ş. ile davacı asıl borçlu şirket arasında düzenlenen genel kredi sözleşmeleri kapsamında kullandırılan kredilerden kaynaklanan borcun tasfiyesine yönelik olarak başlatılan İzmir 26. İcra Müdürlüğünün 2015/17206 E. sayılı icra takibi kapsamında düzenlenen 11.02.2016 tarihli protokolün 9. maddesinde "Protokolün konusu borçların ... tarafından yazılı muvafakat verilen üçüncü bir gerçek veya tüzel kişi tarafından ödenmesi halinde, ... A.Ş. ödenen tutar kadar alacağını tüm hak ve vecibeleri ile birlikte ödeme yapan üçüncü kişiye alacağın temliki hükümleri uyarınca alacağa ilişkin tüm belge, dava ve takip dosyalarını temlik edecektir." şeklinde hüküm bulunduğu, söz konusu hükmün sözleşmesel bir alacağın temliki yasağı yerine, üçüncü kişi tarafından borcun borçlunun rızası ile ödenmesinin sonuçlarını düzenlediği, borçlunun rızası ile üçüncü kişi tarafından bir ödeme yapıldığında üçüncü kişiye karşı alacaklının alacağı devrinin öngörüldüğü, bu hususta alacaklının temlik borcu altına girdiği, artık üçüncü kişi alacaklıdan temlik talebinde bulunarak, devraldığı haklar mucibince borçluya karşı talepte bulunabileceği, protokolün 9. maddesinin borçlunun rızası ile ifada bulunan üçüncü kişinin haklarına dair özel bir hüküm olduğu, davacının iddia ettiği gibi söz konusu hükmün alacağın temlikini borçlunun rızasına bağlayan, aksi durumda alacağın temlikini yasaklayan istisnai bir kural niteliğinde olmadığı, bu yönde tanzim edilen bilirkişi raporu uyarınca davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen dosyada davacılar vekili ve katılma yoluyla davalılardan ... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava, davalılar arasında yapılan alacağın temliki sözleşmelerinin geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Asıl dava yönünden yapılan temyiz incelemesinde; yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacılar vekili ve katılma yoluyla davalılardan ... A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Birleşen davaya yönelik temyiz incelemesine gelince, yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davacılar vekilinin tüm, davalılardan ... A.Ş. vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3. Asıl ve birleşen dava, 26.12.20 17... .01.2018 tarihli temlik sözleşmelerinin geçersizliği iddiasına dayalı olup, uyuşmazlık, dava konusu temlik işlemlerinin taraflar arasında yapılan 11.02.2016 tarihli sözleşmenin 9. maddesi kapsamında geçerli olup olmadığı noktasında toplanmıştır. İlk Derece Mahkemesi tarafından bahsi geçen protokolde yer alan hükmün temlikin şartlarının borcun ancak 3. bir gerçek/tüzel kişi tarafından ödenmesi halinde geçerli olacağına yönelik olduğu, yani ödemenin borçlu tarafından yapılması halinde ... A.Ş.'nin alacağını temlik etmeme mükellefiyetinin bulunmadığı; sözleşmede ayrıca temliki yasaklayan başkaca bir hüküm bulunmadığı, protokol kapsamında ... A.Ş.'nin borcunun 3. bir kişi tarafından ödenmesi halinde ... A.Ş.'ye mükellefiyet yüklendiği, bunun dışında alacağın temlikine ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı, alacağın temliki hükümlerinin uygulanması durumunda sözleşme kapsamında herhangi bir engel bulunmadığından borçlunun rızası aranmaksızın temlikin yapılmasının geçerli olacağı gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verildiği ancak davanın reddine karar verilmesine rağmen birleşen davanın hüküm kısmında davalı ... A.Ş. lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Oysa asıl ve birleşen davalar bağımsızlıklarını korumakta olup, HMK'nın 332. maddesi uyarınca hakim re'sen yargılama gideri ve vekalet ücretini hüküm altına almak durumundadır. Buna rağmen reddolunan birleşen dava yönünden temyiz talebinde bulunan davalı ... A.Ş. vekili yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmayıp kararın davalı ... A.Ş. yararına bozulması gerektirmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen dosyada davacılar vekilinin ve katılma yoluyla davalılardan ... A.Ş. vekilinin asıl dava bakımından tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA (2) numaralı bent uyarınca, asıl ve birleşen dosyada davacılar vekilinin birleşen davaya ilişkin tüm, davalı ... A.Ş. vekilinin birleşen dava bakımından sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bent uyarınca, davalı ... A.Ş. vekilinin birleşen davaya ilişkin temyiz itirazlarının kabulü İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, temyiz harcı peşin alındığından asıl dava yönünden davalı ... A.Ş.'den başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.