İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/991 E. 2026/362 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/991
- Karar No
- 2026/362
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/991 Esas KARAR NO : 2026/362 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/10/2025 KARAR TARİHİ : 14/05/2026
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız --------- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; -------- --------- Caddesi mevkinde 18.09.2025 tarihinde davalıya ait --------- plaka sayılı aracın; temlik edenin -------- plaka sayılı aracına çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olup işbu kaza neticesinde tanzim edilen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına göre davalı araç, tam ve asli kusurlu olarak tespit edildiğini, kaza neticesinde alacağı temlik alınan araç hasarlandığını, arabanın kazasız hali ile kazalı hali arasında ki (araçta oluşan hasar veya tramere işlenmiş hasardan dolayı) fiyat farkı değer kaybı olduğunu, bu sebeple kazadan önce ki rayici ile kazalı halinde ki rayicinin tespit edilerek aradaki farkın bulunmasını talep ettiklerini, davacının alacağı temlik aldığı kazada meydana gelen hasardan kaynaklı olarak talep edilebilir tazminat bedelinin mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının aracında meydana gelen hasara ilişkin olarak şimdilik 100,00 TL alacağımızın haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının alacağı temlik aldığı kazada talep edilebilir tazminat bedelinin yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, (HMK m. 107 gereği belirsiz alacak davamızı) fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davacıya ait aracın geçirmiş olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonucunda şimdilik 100,00 TL araç değer kaybı tazminatının haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının alacağı temlik aldığı kazada meydana gelen hasardan kaynaklı olarak davacının araç mahrumiyet tazminatı için HMK m.107 gereğince şimdilik, 100,00 TL'nin haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, davacının temlik alınan araçtadaki meydana gelen hasarın kayıt altına alınması için ekspere ödenen ücretinin yargılama giderinden sayılarak davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının temlik alınan araçtaki meydana gelen hasarın sorumluluğu ve kusur tespiti yapılması amacıyla kusur bilirkişisine ödenen kusur rapor hizmeti ücretinin yargılama giderinden sayılarak davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, davalının dava açılmasına sebebiyet vermesinden dolayı HMK gereğince disiplin para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP : Davalı şirkete dava dilekçesi ve tensip zaptı gönderilmesine rağmen usulüne uygun olarak tebliğ edilemediği, anılan davalı tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126 -131 maddeleri kapsamında süresinde cevap dilekçesi verilmediği, davalı şirketin kendisini vekille temsil de ettirmediği anlaşılmıştır.
DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Alacağın Temliki Sözleşmesi, Ticaret Sicil Kayıtları, ---------- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Sürücüler Tarafından Düzenlenen Maddi Hasarlı Kazası Tespit Tutanağı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Kaza ve Kazalı Araç resimleri, Fatura, Uzman Raporu, Sulh Sözleşmesi, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Dava , haksız fiil niteliğindeki maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle dava dışı temlik eden şirketin maliki/işleteni olduğu araçta meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan hasar onarım gideri, değer kaybı ve ikame araç bedelinden oluşan zararların, 2918 Sayılı KTK'nin 85/1,son, 86/1, 88/1 maddeleri gereğince zarara sebebiyet verdiği ileri sürülen motorlu aracın malik/işleteni şirket tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkin olarak HMK'nin 110 ve 107. maddeleri gereğince davaların yığılması suretiyle açılmış belirsiz alacak davasıdır. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada dilekçeler aşaması tamamlanmadan ve ön inceleme duruşması icra edilmeden davacı vekilinin duruşmadaki beyanına göre tarafların sulh olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından dosyaya taraflarca hazırlanan sulh sözleşmesi sunulması üzerine davacı vekilinin talebi gereğince davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Davacı vekili tarafından 14/05/2026 tarihli duruşmada tarafların sulh sözleşmesine göre sulh olduklarını, bu nedenle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettiklerini ayrıca arabuluculuk ücreti hariç davalı taraftan harç ve vekalet ücreti başta olmak üzere yargılama gideri taleplerinin bulunmadığı beyan edilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nin 74.maddesi kapsamında dosyaya mübrez vekaletnameler üzerinde yapılan incelemede davacı vekilinin sulh yetkisinin bulunduğu görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nin 313.maddesinde:"(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir." 6100 sayılı HMK'nin 314.maddesinde:"1) Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." 6100 sayılı HMK'nin 315.maddesinde:"(1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. (2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir." düzenlemeleri bulunmaktadır. Yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler, yargılama süreci ve sulh sözleşmesi nazarında tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde tarafların dava konusu uyuşmazlığı sulh yoluyla sona erdirdikleri sabit görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nin 313 vd. maddeleri gereğince sulhun hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, mevcut sulhun işbu davayı sona erdirdiği ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu açıktır. Mahkemenin taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse sulh sözleşmesine göre istemezlerse davanın esasın hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vereceği düzenlemesi gözetilmiştir. Yargılama giderleri açısından yapılan değerlendirmede ise, 6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323. maddesinde sayılan yargılama giderleri, davalı tarafından yapılmış yargılama gideri bulunmadığı da gözetilerek davacı vekilinin vaki beyanı gereğince davacı şirket üzerinde bırakılmıştır. Davacı vekilinin beyanı ve sulh sözleşmesi içeriğine göre taraflar yönünden zorunlu dava şartı niteliğindeki arabuluculuk son tutanağına göre Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi --------- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinden oluşan yargılama giderinin ise davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)6100 Sayılı HMK'nin 315/1 maddesi gereğince işbu davada sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 2-)Davacı şirket tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-)Davalı şirket tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-)492 Sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (I) sayılı tarifenin (III) kısmınin 2-a fıkrası gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının, Harçlar Kanununun 22.maddesi gereğince davanın ilk duruşmadan önce sulhle sonuçlanmış olması nedeniyle 1/3'ü alınacağından alınması gereken 244,00 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan (615,40 TL) peşin harçtan mahsubuyla bakiye 371,40 TL peşin harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca --------- bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına, 6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı şirket temsilcisinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle--------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2026