Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/328 E. 2026/937 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/328
Karar No
2026/937
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/328 KARAR NO : 2026/937

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/01/2026 NUMARASI : 2025/993 Esas - 2026/38 Karar

DAVACI : ... (T.C. NO:...) - ... VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVA TÜRÜ : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) DAVA TARİHİ : 23/12/2025 KARAR TARİHİ : 18/05/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 12/06/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; dava konusu edilen edilen; Karasu Garanti Bankası şubesi'ne ait, Sakarya DMA Mimarlık Mühendislik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait ...- ... -...- ...- ...- ...- ...- ...- ... Çek Seri Numaralı, çeklerin kaybolduğunu, söz konusu çeklerin bir başkası ya da üçüncü kişilerin eline geçmesi ve çeklerin her zaman tahsilinin mümkün olduğundan söz konusu çek üzerine ödeme yasağı konulmasını, söz konusu çekin iptaline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle USULDEN REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında davacının iddiasının aksini kanıtlayacak somut bir delil bulunmadığını, dava konusu çeklerin 2015-2018 yıllarına ait çek yaprakları olup, hatır çeki niteliğinde keşide edilmiş çekler olduğunu, bu zamana kadar çeklerle alakalı herhangi bir ödemeye ilişkin başvuru olmadığını, çeklerin kaybolduğu açıkça ortada olduğunu, bahse konu çeklerin yıllardır bankaya ibraz edilmemesi ve herhangi bir takibe yahut davaya konu olmaması hayatın olağan akışına aykırı olup, dava konu çeklerin iptali gerektiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/01/2026 Tarih - 2025/993 Esas - 2026/38 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; çek iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; dava konusu edilen edilen; Karasu Garanti Bankası şubesi'ne ait, Sakarya DMA Mimarlık Mühendislik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait ...- ... -...- ...- ...- ...- ...- ...- ... Çek Seri Numaralı, çeklerin kaybolduğunu, söz konusu çeklerin bir başkası ya da üçüncü kişilerin eline geçmesi ve çeklerin her zaman tahsilinin mümkün olduğundan söz konusu çek üzerine ödeme yasağı konulmasını, söz konusu çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava ettiği, ilk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 818-(1)-(s) maddesi yollaması ile çekler hakkında uygulanacak olan 6102 sayılı TTK'nın 757-(1) maddesinde; "İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir." hükmü düzenlenmiştir. Zayi nedeniyle çek iptali davaları hasımsız olarak açılan davalardandır. 6102 sayılı TTK'nın 757., 762. ve 764-(1) maddeleri birlikte değerlendirildiğinde; kıymetli evrakın iptaline karar verilebilmesi için, yetkili hamilin kıymetli evrakın bilgilerini mahkemeye bildirmesi, uygun aralıklarla usulüne uygun ilanların yapılması, ilk ilan tarihinden itibaren (3) aylık süre içerisinde kıymetli evrakın mahkemeye ibraz edilmemesi ve kimin elinde olduğunun bilinmemesi yeterlidir. 6102 sayılı TTK'nın 778. ve 818-(s) bendi yollaması ile aynı Kanun'un 757. ve devamı maddeleri birlikte değerlendirildiğinde kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptali istemine ilişkin dava açma yetkisinin hamile ait olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 818(1)-s atfıyla 760-(1) hükmü uyarıca, mahkemenin, dilekçe sahibinin, poliçe (çek) elinde iken zıyaa uğradığına dair verdiği açıklamaları inandırıcı bulması gereklidir. Eldeki davada, mahkemece; davacı tarafından Türkiye Garanti Bankası Karasu Şubesine ait olduğu bildirilen çeklerin zayi olduğu iddiasıyla iptal ve ödeme yasağı konulması talebinde bulunulduğu, bu kapsamda çeklerin keşideciye teslim edilip edilmediği, kim tarafından ibraz edildiği, ibraz eden kişinin kimlik bilgileri, çeklerin hangi tarihte ve hangi kişilere ödendiği hususlarında ilgili bankaya müzekkere yazıldığı, verilen cevapların dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. Yapılan inceleme ve değerlendirmede, bankadan gelen bilgi ve belgeler ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, çeklerin davacı elinde bulunduğu ve çeklerin yetkili hamili olduğu yönünde herhangi bir kayıt ve belgenin tespit edilemediği, ayrıca davacı tarafından çeklerin zayi olduğuna ilişkin iddiayı doğrulayan nitelikte başkaca herhangi bir delilin de dosyaya ibraz edilemediği görülmüştür. Mahkemece bu eksikliklerin giderilmesi amacıyla davacı tarafa, çeklerin yetkili hamili olduğunu ve çeklerin zayi olduğunu inandırıcı delillerle ortaya koyması, ayrıca çeklerin suretleri ile birlikte ilgili kayıt ve belgeleri sunması için 6100 sayılı HMK'nın 94. maddesi uyarınca kesin süre verildiği ve bu hususun açıkça ihtar edildiği, ancak davacı vekilince verilen kesin süre içerisinde ara karar gereği istenen bilgi ve belgelerin dosyaya ibraz edilmediği anlaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 818. maddesi yollamasıyla çekler hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 757 ve devamı maddeleri ile özellikle 759-(2) maddesi uyarınca, kıymetli evrakın iptali talebinde bulunan kişinin, senedin zayi olduğunu ve senet üzerinde hak sahibi olduğunu inandırıcı delillerle ortaya koyması dava şartı niteliğinde olup, bu husus mahkemece resen dikkate alınması gereken zorunlu bir unsurdur. Anılan düzenlemeye göre, iptal talebinde bulunan kişinin çekin zayi olduğunu ve çek üzerinde hak sahibi olduğunu yeterli ve inandırıcı delillerle ispat edememesi halinde iptal kararı verilmesi mümkün değildir. Somut olayda ise davacı tarafça bu yönde herhangi bir delil ibraz edilmediği gibi, verilen kesin süreye rağmen ara karar gereğinin de yerine getirilmediği sabittir. Bu durumda mahkemece, 6102 sayılı TTK'nın 757 ve devamı maddelerinde öngörülen dava şartlarının gerçekleşmediği ve özellikle 759-(2) maddede düzenlenen ispat yükünün yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı değerlendirilmiştir. Gerekçeli karar başlığında; davacının vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/05/2026

... Başkan ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... *Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Katip ... ¸e-imzalıdır.

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/328, K. 2026/937, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-328-e-2026-937-k-804349449319