Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/489 E. 2026/943 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/489
- Karar No
- 2026/943
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/489 - 2026/943 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/489 KARAR NO : 2026/943
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/01/2026 Tarihli Ara Karar NUMARASI : 2026/48 Esas DAVACI : TÜRKİYE GARANTİ BANKASI ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali TALEP : İhtiyati Haciz DAVA TARİHİ : 22/01/2026 KARAR TARİHİ : 18/05/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 12/06/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile borçlu ... arasında imzalanan sözleşmeler kapsamında;... nolu kredi, ... nolu ve ... nolu kredi kartı ürünleri kullandırıldığını, kullandırılan ürüne ilişkin geri ödeme planı borçluya verildiğini, hesap ekstrelerine ve geri ödeme planına davalı tarafça uyulmadığını, ödemeler yapılmadığını, 14.02.2025 tarihinde ihtarname karşı tarafa gönderildiğini, ihtarnameye rağmen davalı tarafından davacı bankaya herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi ihtarnameye ilişkin herhangi bir itirazda da bulunmadığını, borcun ödenmemesi üzerine Kocaeli İcra Müdürlüğü’nün 2025/38340 E. Sayılı dosyasıyla icra takibine geçildiğini, davalı tarafından icra dosyasına itiraz edildiğini, takibin durdurulduğunu, davacı bankanın alacağına kavuşmasının mağduriyetini kaldırmak amacıyla borçlunun borca yeter tutarda, taşınır ve taşınmaz malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasınını talep ettiklerini belirterek davalının taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına, davanın kabulü ile borçlunun Kocaeli İcra Müdürlüğü’nün 2025/38340 E. sayılı dosyası üzerinden yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince 23/01/2026 tarihli ara karar ile; " ... 1-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının, dava sürecinde varlıklarını elden çıkararak alacak tahsilini imkânsız hale getirebilme ihtimali bulunmadığını, mahkeme tarafından ihtiyati haciz konulmaması davanın açılış amacına aykırılık teşkil etmekte ve davacı bankanın hukuken hak kaybı yaşamasına neden olacağını beyan ile; yerel mahkeme ara kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER: Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/48 Esas sayılı 23/01/2026 Tarihli Ara Kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 23/01/2026 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile davalı borçlu arasında akdedilen sözleşmeler kapsamında ... numaralı kredi ile ... ve ... numaralı kredi kartı ürünlerinin kullandırıldığını, kredi ve kredi kartı kullanımına ilişkin geri ödeme planları ile hesap ekstresinin borçluya teslim edildiğini, ancak davalı tarafça ödeme yükümlülüklerine uyulmadığını ve borcun ödenmediğini, borcun muaccel hale gelmesi üzerine 14/02/2025 tarihinde davalıya ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine alacağın tahsili için Kocaeli 1. İcra Müdürlüğünün 2025/38340 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu belirtilerek, duran takibin devamı için eldeki davanın açıldığı, açılan davada ayrıca davacı vekilince ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere; ihtiyati haciz, 6100 sayılı HMK'nın 406-(2) maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haczin şartları ve etkileri ise 2004 sayılı İİK'nın 257. maddesinde: “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder” şeklinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir. Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir. Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacze gerek yoktur. Fakat rehinli malın kıymetinin rehinli alacağı karşılamayacağı tahmin ediliyorsa, karşılanamayacağı (açık kalacağı) tahmin edilen bölümü için, ihtiyat haciz istenebilir. Yine alacağın rehin ile temin edilmiş olmasına rağmen, istisna olarak, ilk önce rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmak zorunluluğu olmayan hallerde, alacaklı (rehinle temin edilmiş olan alacağı için) ihtiyati haciz isteyebilir. Yukarıda belirtilen şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir. Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi ise; 2004 sayılı İİK’nın 257. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu fıkraya göre, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir. 2004 sayılı İİK'nın 258-(1) maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi yaklaşık ispat yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmaz, alacağın varlığı hakkında yeterli kanaate sahip olunması için mahkemeye bu konuda delillerin sunulması yeterli kabul edilmelidir. Eldeki davada davacı bankanın, taraflar arasında akdedildiği ileri sürülen kredi sözleşmeleri ile kredi kartı sözleşmesine dayanarak alacağının tahsili amacıyla ihtiyati haciz talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamının incelenmesinde; davacının alacağını yaklaşık olarak ispata yarar delilleri sunmadığı, dosyaya sunulan belgeler arasında kredi sözleşmeleri, ödeme planları, ödemeler ve ayrıntulu kredi kartı hesap özetlerinin yer almadığı, dosyaya sunulan ve dayanak belgesi olmayan hesap özetlerinin bu aşamada alacağı yaklaşık olarak ispata elverişli olmadığı bu aşamada ihtiyati haciz kararı verilmesini gerektirir koşulların oluşmadığı sonucuna varılmıştır. Karar başlığında; davacı ile vekilinin adresinin yazılmaması ile davalının T.C. Kimlik numarasının yazılmaması 2004 sayılı İİK'nın 260. ve kıyasen uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 391-(2) maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/05/2026
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*