Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/109 E. 2026/976 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/109
Karar No
2026/976
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/109 KARAR NO : 2026/976

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/09/2023 NUMARASI : 2021/692 ESAS 2023/619 KARAR DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 05.06.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 05.06.2026

Taraflar arasındaki davadan dolayı Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29.09.2023 gün ve 2021/692 Esas 2023/619 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili, davalı ... . vekili, ve davalı .... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacının 14/07/2021 tarihinde aracını ... ili, ... ilçesinde bulunan işletmesini ....'un yaptığı .....'ya aracının yıkanması için teslim ettiğini ancak aracın aynı gün....'un akrabası olan .... tarafından çalınarak/kaçırılarak kazaya karıştırıldığını, davacıya ait aracın kullanılamaz hale geldiğini, kazaya karışan diğer .... plakalı aracın sürücüsü ....'in de kazada kusurlu olduğunu, bu aracın ZMMS sigortacısı.... A.Ş. ile davacının kasko sigortacısı .... A.Ş.'nin de poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu belirterek şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, kazaya sebebiyet verenin hırsızlık-güveni kötüye kullanma eylemi ile aracı kaçıran .... olduğunu, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; olayın hırsızlık olmayıp güveni kötüye kullanma olduğunu, aracı kullanan ....ın ehliyetinin bulunmaması nedeniyle kasko genel şartları A.5/5.4 maddesi uyarınca hasarın teminat dışı olduğunu, otopark/oto yıkamaya teslim edilen araçların çalınması halinde poliçe klozunda %80 sigortacı - %20 sigortalı muafiyeti bulunduğunu, faizin en erken dava tarihinden itibaren yasal faiz olarak işletilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline davadan önce müracaat yapılmadığını, manevi tazminat ve yediemin otopark ücreti gibi dolaylı zararların ZMMS teminatı dışında kaldığını, faizin ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz olarak yürütülebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacı aracının oto yıkamacıya bırakıldığı yerde rızası dışında .... tarafından kaçırılarak kazaya karıştırıldığı, .... hakkında "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçundan mahkumiyet kararı verildiği; kusur raporuna göre diğer araç sürücüsü .....'in kavşakta geçiş önceliğine uymayarak asli kusurlu, davacı aracını kaçıran ....'ın ise hızını ayarlamamaktan tali kusurlu olduğu; davacı aracının tamirinin ekonomik olmaması nedeniyle pertine karar verildiği, aracın kaza tarihindeki rayicinin 107.000,00 TL, hasarlı sovtaj değerinin 17.000,00 TL olması nedeniyle pert zararının 90.000,00 TL olduğu; kasko sigortacısı .... A.Ş. yönünden aracı kaçıran....'ın kaza tarihinde sürücü belgesinin bulunmaması nedeniyle kasko genel şartları A.5/5.4 maddesi uyarınca hasarın teminat dışında kaldığı gerekçesiyle ..... A.Ş. hakkındaki davanın reddine; yediemin ücreti, değer kaybı ve gözlük bedeli taleplerinin ispatlanamadığından reddine; manevi tazminat talebinin kişilik haklarına saldırı oluşturmadığından reddine; 90.000,00 TL maddi tazminatın poliçe limiti olan 43.000,00-TL’sinin davalı .... A.Ş. yönünden (950,00 TL için 23/07/2021 başvuru tarihinden, 42.050,00 TL için 15/06/2023 ıslah tarihinden itibaren) diğer davalılar...., ... ... ve ....yönünden (950,00 TL için 14/07/2021 kaza tarihinden, 42.050,00-TL için ıslah tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, poliçe limitini aşan 47.000,00-TL’nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ....., ..... ve .....'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili, davalı .... vekili, ve davalı .... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; .... A.Ş. yönünden davanın reddedilmesinin hatalı olduğunu, olayın hırsızlık kapsamında teminat dahilinde değerlendirilmesi gerektiğini, reddedilen manevi tazminat talebinin ve diğer tazminat kalemlerinin kabulü gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılarak düzeltilmesini istemiştir. Davalı ..... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin kazada herhangi bir kusur sorumluluğu bulunmadığını, ....'ın müvekkilinin çalışanı olmadığını, aralarında bağımlılık ilişkisi bulunmadığından TBK 66. maddesi hükmünün uygulanamayacağını, bilirkişi raporunda müvekkiline atfedilen kusur tespiti olmadığını, vekalet ücreti hesaplamasının hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı .... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kaza tespit tutanağının ve bilirkişi kusur raporunun hatalı olduğunu, tazminat miktarının fahiş belirlendiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, oto yıkama işletmesine yıkama amacıyla teslim edilen aracın rıza dışı kullanımı sırasında karıştığı trafik kazası sonucu pert olması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemlerine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/k bendinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi "tüketici", 3/ı bendinde ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem "tüketici işlemi" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 1. maddesinde görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı ile davalılardan .... A.Ş. arasında Kasko Poliçesiyle sigortalanan aracın, meydana gelen trafik kazası sonucu hasarlanması nedeniyle ve yine davacı ile davalılardan .... arasında hizmet sözleşmesi nedeniyle oluşan hasar bedelinin tazmini ve manevi tazminat talep edilmiş olup, dava tarihi olan 10.01.2024 tarihi itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun yürürlüktedir. Davacı sigortalının gerçek kişi, tescil bilgilerine göre davaya konu sigortalı aracın kullanım amacının da "hususi" olduğu, dosyaya sunulu genişletilmiş kasko sigortası poliçesine göre de sigorta ettiren davacının çalışmadığının belirtildiği, sigortalı aracın hususi olduğu, aynı şekilde dosyada mevcut bulunan ruhsat bilgilerinde aracın kullanım amacının hususi olarak düzenlendiği gözetildiğinde, anılan Kanun uyarınca davacı tüketici, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesi ve hizmet sözleşmesi de tüketici işlemi sayılmakla, davaya bakmakla sayılan davalılar yönünden Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan, ilk derece mahkemesince davanın sigorta şirketi ve araç yıkama işletmecisi yönünden "Tüketici Mahkemesi" tarafından bakılması gerektiğinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, Asliye Ticaret Mahkemesi olarak davanın esası hakkında hüküm kurulması hatalıdır. Bu durumda, göreve ilişkin olarak yapılan bu yanlışlık, HMK'nın 355. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine aykırılık kapsamında kalmakla, ilk derece mahkemesince verilen kararın öncelikle bu nedenle kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Diğer taraftan Uyap sisteminden alınan nüfus kayıtlarına göre davalı ....'in 24.01.2025 tarihinde vefat ettiği anlaşılmış olup, davalı kararın istinafından sonra vefat ettiğinden mevcut olan taraf teşkili sona ermiştir. Bu durumda davalının mirasını reddetmeyen tüm mirasçılarının davaya dahil edilerek yargılamanın gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Yukarıda yapılan açıklamalara göre; öncelikle ilk derece mahkemesince davaya bakmakta davalı .... ... A.Ş. ve davalı .... yönünden "Tüketici Mahkemeleri" görevli olduğundan bu davalılar yönünden davanın tefrik edilerek görev nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının resen kaldırılmasına, kaldırma kararının sebep ve şekline göre de taraf vekillerinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekili, davalı .... vekili, ve davalı .... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2- Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29.09.2023 gün ve 2021/692 Esas 2023/619 Karar sayılı kararının RESEN KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-3 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/109, K. 2026/976, T. 05.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-109-e-2026-976-k-4d0ce6a9e9f3