İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/317 E. 2026/401 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/317
- Karar No
- 2026/401
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/317 Esas KARAR NO : 2026/401
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 18/02/2026 KARAR TARİHİ : 16/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesi ile; dava dışı sigortalı ...'e ait ... plakalı araç, 08.05.2023 - 08.05.2024 başlangıç ve bitiş tarihli ... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesi ile müvekkili şirket tarafından teminat altına alınmış olduğunu, 24.11.2023 tarihinde, sürücü .... sevk ve idaresindeki .... plakalı aracı ile Firuzköy Bulvarına çıkış yolu üzerinde kırmızı ışıkta beklemekte olan ... plakalı araca ışıklarda arkadan çarpması ile çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, kaza sonrasında taraflarca anlaşmalı kaza tespit tutanağı tanzim edilmekle beraber, ... plakalı araç sürücüsü kazaya %100 kusuruyla sebebiyet vermiş olduğunu, kaza sonrasında ... plakalı araç için, müvekkili sigorta şirketine ... plakalı aracın ZMSS sigortacısı olması nedeniyle değer kaybı tazminatı başvurusunda bulunulmuş olduğunu, başvuruya istinaden açılan hasar dosyası ile alınan değer kaybı ekspertiz raporuna istinaden ... plakalı araçta meydana geldiği tespit edilen 25.000,00 TL değer kaybı bedeli ZMSS poliçesi teminatları dahilinde müvekkili sigorta şirketi tarafından ödenmiş olduğunu, ancak, ... plakalı araç maliki davalı şirket tarafından, müvekkili şirket tarafından ödenen değer kaybı tazminatı bedeli düşük bulunularak Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ... E ... Başvuru, ... Karar sayılı dosyası üzerinden değer kaybı tazminatı talebinde bulunulmuş olduğunu, başvuru aşamasında alınan bilirkişi raporuyla, 34 BD 8084 plakalı aracın başvuruya konu 24.11.2023 tarihli trafik kazası nedeniyle uğradığı değer kaybı tutarının 15.000,00 TL olduğu tespiti gerçekleştirilmiş olduğunu, davalıya ait ... plakalı aracın, dava konusu trafik kazası nedeniyle 15.000,00 TL tutarında değerinde azalma meydana geldiği bilirkişi raporuyla tespit edilmiş olduğundan müvekkili şirket tarafından fazladan ödenmiş olan 10.000,00 TL'nin davalıdan Türk Borçlar Kanunu'nun 77. Maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında iadesi gerektiğini, işbu kanun hükmü gereğince, haklı bir sebep olmaksızın başkasının zararına kazanımda bulunan kimse, o kazanımı iadeye mecbur olduğunu, dava konusu olayda hukuki anlamda dayanağı olmayan bir ödeme alan davalıdan, ödenen değer kaybı tazminatının davalıdan iade olarak tahsil edilmesi gerekmekte olduğunu, müvekkili şirketi tarafından hasar ödemesi neticesinde davalıya karşı işbu ödemenin rücuen tazmini amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmış olduğunu işbu takibe itiraz edilmiş olduğunu, itiraz akabinde, Arabuluculuk Bürosu kapsamında davalı taraf ile gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmesinin olumsuz sonuçlanması nedeniyle Mahkeme huzurundaki itirazın iptali davası ikame edilmiş olduğunu, haksız ve kötü niyetli bir şekilde likit bir alacağı karşı yapılan itiraz sonucu %20den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek yukarıda açıklanan sebepler uyarınca davacı tarafça yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali için Mahkeme huzurundaki davanın ikamesi edilmesi zorunluluğunun hasıl olduğunu, o bakımdan, açıklanan sebeplerle davalarının kabulü ile icra takibine yapılan haksız itirazın iptalini davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 19/02/2026 tarihli, ... Esas-.... Karar sayılı ilamıyla mahkemeleri nezdinden gerçekleşmeyen görev dava şartı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek işbu dosyanın mahkememizin ... Esas sayılı dosyasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Davacıya sigortalı .... plakalı araç sürücüsünün kusuruyla neden olduğu 24/11/2023 günlü kaza nedeniyle zarar gören hak sahibi ... plakalı araç maliki davalıya 25.000,00-TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemeyi yeterli bulmayan davalının Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduğu, orada alınan bilirkişi raporu ile değer kaybı bedelinin 15.000,00-TL olarak belirlendiği, bunun üzerine davacının ZMSS kapsamında fazladan yapılan 10.000,00-TL'nin geri verilmesi için davaya konu icra takibini başlattığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. HMK'nun 1.maddesi "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmünü içermekte olup görev hususu dava şartlarındandır. HMK'nun 115.maddesi " Mahkeme ,dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." hükmüne haizdir. TTK'nun 4.maddesinde bentler halinde sayılan ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın belirtilen tür davaların mutlak ticari davaya vücut vereceği ve Ticaret Mahkemelerinin görev alanına gireceği, havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan uyuşmazlığın ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması koşulu aranmayacağı (TTK 4.1,son cümle), nispi ticari davalarla ilgili olarak ise TTK 4.1 maddesinde yer alan hükme göre "her iki tarafın da taciz olduğu ve iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının" ticari dava sayılacağı, taraflardan yanlız birinin ticari işletmesi ile ilgili olarak yasada sayılanlar dışında sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların, ticari davaya vücut vermeyeceği, taraflardan birinin ticari işletmesini ilgilendiren bu tür sözleşmelerin, her ne kadar TTK 19.2 uyarınca diğer taraf içinde ticari iş sayılırsa da bu durumun, davanın TTK 4.1'e göre nispi ticari dava sayılmasını gerektirmeyeceği anlaşılmıştır. Davanın konusu itibariyle emsal niteliğinde olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... HD'nin ... E-K sayılı 23.11.2017 tarihli ilamında belirtildiği üzere " Dava, sigorta hasar bedelinin rücuen tahsilii amacıyla başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali davasıdır. ,,,, Sigorta rücu davalarının TTK nun 1472. maddesi hükmünden kaynaklanması nedeniyle TTK'nın uygulanmasından bahisle ,aynı yasanın 4. maddesi uyarınca bu tür davaların Ticaret Mahkemesinin görev alanında olduğu düşünülebilir ise de , davanın TTK 1472. maddeden kaynaklanmış olması , halefiyet ilkesi dikkate alındığında , davanın sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre ,davada Ticaret Mahkemesinin görevli olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği gerek doktrinde gerekse de uygulamada çekişmesiz bir şekilde kabul edilmektedir. Bir başka deyişle , sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki dava , ticari dava niteliğinde ise davaya Ticaret Mahkemesinde bakılacak, böyle değilse yani esas uyuşmazlık ticari nitelikte değilse böyle bir dava da Ticaret Mahkemesi görevli olmayacaktır.6102 sayılı TTK 'nun 4/1-(a) maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir.,,,,,,,03 Temmuz 1944 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 37 E-9K.3 sayılı kararında " Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir.Bu nedenle , halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz .Bu dava , aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir.Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası içinde söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır." olarak açıklanmış bulunmaktadır.
Açıklanan kanun hükümleri ve emsal yüksek yargı içtihatlarına göre somut olay değerlendirildiğinde, Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava olmadığından davanın niteliği dikkate alındığında mutlak ticari davalardan olmadığı, nispi ticari dava olabilmesi için ise, her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesinden kaynaklanması gerektiği, somut olayda ise, Davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısının da davalının da tacir olmadığı ve davalıya yapılan fazla ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsilinin talep edildiği, bu nedenlerle davanın nispi ticari dava da olmadığı, netice itibariyle açılan davada davaya Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından bakılması gerektiği anlaşılmakla, Mahkememizin görevsizliği ile davanın usulden reddine, görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesi ile Mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından, kararın istinaf edilmeden kesinleşmesi halinde dosyanın merci tayini için İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi ilgili hukuk dairesine gönderilmesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, (görev) dava şartı yokluğu nedeniyle davanın HMK'nın 115/2 maddesi gereğince usulden REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA, 3-Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesi ile Mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından, kararın istinaf edilmeden kesinleşmesi halinde dosyanın MERCİ TAYİNİ İÇİN İSTANBUL BÖLGE ADLİYESİ MAHKEMESİ İLGİLİ HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve yargılama giderleri hususunun HMK 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemede değerlendirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/04/2026
Katip .... ☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim ... ☪ e-imzalıdır. ☪