İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/365 E. 2026/498 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/365
- Karar No
- 2026/498
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/365 Esas - 2026/498 T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/365 KARAR NO : 2026/498
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
YARGILAMANIN İADESİNİ TALEP EDEN DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : ... - VEKİLİ : Av.
DAVA :Yargılamanın İadesi (Şirket Yöneticisinin Sorumluluğundan Kaynaklanan İtirazın İptali ) DAVA TARİHİ : 21/01/2026 KARAR TARİHİ : 02/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Yargılamanın İadesi (Şirket Yöneticisinin Sorumluluğundan Kaynaklanan İtirazın İptali )davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/1019 esas (2024/739 esas ile birleşen) sayılı dosyasının derdest olduğu gerekçesiyle, huzurdaki davanın HMK m. 114/1-i uyarınca reddine karar verildiğini, işbu kararın miktar itibarıyla istinaf kesinlik sınırının altında kaldığından, Kayseri BAM 6. Hukuk Dairesi’nin 2026/535 esas sayılı kararı ile kesinleştiğini, ancak bu kesinleşmenin, maddi bir hataya dayalı olup, hukuki dinlenilme hakkını ve adalet duygusunu zedeleyen bir netice doğurmadığını, derdest olduğu varsayılan Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasının işbu davaya konu teşkil eden kısımların daha evvel kesinleştiğini ve hukuki varlığını derdest bir dava olarak yitirdiğini, kesinleşmiş bir davanın derdestlik itirazına konu edilmesinin mahkemece bu yönde hüküm kurulmasının telafisi imkansız bir hataya yol açtığını, asıl dava yöndün temyiz başvuru yolu açık olduğunu, ancak birleşen dava yönünden kesin hüküm kurulduğunu, kesin olan uyuşmazlık konusuna ilişkin Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/124 esas sayılı dosyası ikame edildiğini, mahkemece derdestlik söz konusu olmaksızın dosyanın esasına girilmesi gerekmekte iken usulden ret yönünde verilen hüküm ile adil yargılanma hakkı, hukuki dinlenilme hakkı, usul ekonomisi ve hakimin davayı aydınlatma ilkeleri zedelendiğini, bu nedenle yargılamanın iadesi talebimizin kabulüne karar verilmesini, aksi takdirde hatalı ve hukuka aykırı hüküm nedeniyle müvekkilinin hak kaybı söz konusu olacağını, başka bir mahkemenin dosya safahatının derdest kabul ederek yanıltıcı bir usul ekonomisi işlediğini, birleşen dosyanın kesinleştiğine dair resmi kayıtlar, mevcut kararın temel dayanağını ortadan kaldırdığını belirterek, maddi hatanın düzeltilerek davanın esasına girilmesine, usulsüz olan kararın kaldırılmasına, yargılamanın iadesi talebini kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Davacı tarafın karara tesir edecek nitelikte yeni belge iddiası ile mahkeme tarafından verilmiş ve kesinleşmiş karar hakkında yargılamanın iadesi istemine dayanak gösterdiği delilin HMK mad. 375'de gösterilen sınırlı sayıda sebeplerden olmadığını, her dava açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirileceğinden yargılamanın iadesi isteminin reddi ile vekalet ücretine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir. Mahkememizin 2026/68 Esas sayılı dosyasında; " Davanın HMK md. 114/1-ı ve HMK md. 115/2 gereğince derdestlik dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE," dair karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 2026/535 Esas - 2026/618 Karar sayılı ilamı ile dava değerinin istinaf sınırı altında olması nedeniyle davacı tarafın istinaf başvurusunun usulden reddine karar verildiği, bu şekilde kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Yargılamanın iadesi koşulları, HMK'nun 375. maddesinde sayılmıştır. MADDE 375- (1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir: a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması, b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması, c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması, ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması, d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması, e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması, f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması, g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması, ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması, h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması, ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması, i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması, (2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Dava konusu somut uyuşmazlıkta, mahkememizce 2026/68 E.2026/113K. Sayılı dosyada; "Dava, şirket yöneticisine karşı sorumluluktan kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Eldeki davada Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2024/50371 Esas sayılı takibine yönelik itirazın iptali talep edilmektedir. Ancak Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/739 Esas sayılı dosyası ile birleşen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/1019 Esas sayılı dosyasının konusunun da Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2024/50371 Esas sayılı takibine yönelik itirazın iptali olduğu, her iki dosyanın taraflarının aynı olduğu açıktır. Uyap üzerinden yapılan sorgulamada, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/1019 Esas sayılı dosyası üzerinden aynı davacı tarafından aynı davalıya yönelik aynı dava konusu ve taleple sorumluluktan kaynaklanan itirazın iptali davası açıldığı ve açılan bu davanın yine Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/739 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, birleşme sonrasında asıl ve birleşen davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine dosyanın Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'ne gönderildiği ve 2025/1897 Esas sırasına kaydının yapıldığı ve Yargıtay yolu açık olarak karar verildiği, 20/01/2026 tarihinde davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulduğu, dolayısıyla dosyanın kesinleşmediği, mahkememizin iş bu dosyası yönünden derdestliğin bulunduğu ve bunun dava şartı olması nedeni ile Mahkememizce dikkate alınması gerektiğinden davanın derdestlik dava şartı nedeniyle HMK mad 114/1-ı, 115/2 gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle karar verildiği, davacı vekilince Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/1019 Esas sayılı dosyası yönünden eldeki dava ile derdestliğin bulunmadığı, daha önce kesinleştiği bu nedenle mahkememizce verilen 2026/68 E.2026/113K. sayılı karar yönünden eksik ve yanlış değerlendirme yapıldığı ileri sürülerek yargılamanın iadesine karar verilmesi istenmiş ise de iddia edilen bu sebeplerin HMK'nun 375. Maddesinde sayılan yargılamanın iadesi nedenlerinden olmadığı anlaşıldığından talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda yapılan tüm bu açıklamaların ışığı altında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-YARGILAMANIN İADESİ TALEBİNİN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcı yargılamanın iadesini talep edenden peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-Yargılamanın iadesini talep eden tarafça yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5- Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 45.000,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin yargılamanın iadesini talep eden/davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine, Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 02/06/2026
Başkan ¸E-imzalıdır Üye ¸E-imzalıdır Üye ¸E-imzalıdır Katip ¸E-imzalıdır