İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/838 E. 2026/522 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/838
Karar No
2026/522
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/838 KARAR NO : 2026/522

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 22/09/2025 KARAR TARİHİ : 09/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/06/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya servis-taşıma hizmeti sunduğunu, aylık ücretin 275.000 TL olarak kararlaştırıldığını, davacının edimini ifa ettiğini, ancak davalının borçlarının bir kısmını ödemediğini, davacı alacağı için Kozan İcra Müdürlüğünün 2025/1663 E sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davalının yetki itirazı ile takibin durduğunu ve takip dosyasının Yahyalı'ya gönderilmesini talep ettiklerini ve Yahyalı İcra Müdürlüğünün 2025/500 Esasına kaydı yapıldığını, davalıya yeniden ödeme emri gönderildiğini ve davalının itirazı ile takibin durduğunu, davalının haksız ve kötü niyetli olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında faturalar kesildiğini, ancak davalının bedel ödemesini yapmadığını belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, faturaların fiili bir hizmete dayanmadığını, dosyaya sözleşme sunulmadığını, davacıya mazot, nakit, banka havalesi ve üçüncü şahıslar kanalıyla ve başka ödeme araçlarıyla ödemeler yapıldığını, davalı ticari defterlerinde davacıya borç gözükmediğini, davacının Yahyalı'da faaliyet gösteren Aydın Kardeşler şirketinden yakıt aldığını ve yakıt bedelini müvekkilinin ödeyerek davacıya olan borçtan düştüğünü, takipteki faiz miktarı ve türünün hatalı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER: Yahyalı İcra Dairesi'nin 2025/500 Esas sayılı icra takip dosyasının Uyap kayıtlarının celbi ile yapılan tetkikinde; alacaklının ..., borçlunun ... Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti olduğu, toplam 3.441.725,69-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, borçlu vekilince borca itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Yahyalı Mal Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacının tacir olup olmadığı araştırılmış ve davaya konu faturalara ilişkin Form BA ve BS kayıtları celbedilmiştir. Türkiye İş Bankasına müzekkere yazılarak davacının 5381-44283 nolu hesabının 24/06/2025 tarihli hesap dökümü dosyamız arasına celbedilmiştir. Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak takibe konu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, ödeme kaydı bulunup bulunmadığı, davalı tarafından iade faturası düzenlenip düzenlenmediği, davalı tarafın faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edip etmediği hususlarında mali müşavir bilirkişiden rapor aldırılmıştır. Mali mübaşir bilirkişi ...'ın 12/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafça başlatılan icra takibinde 11 adet faturanın takip konusu yapıldığı, bu faturaların toplam tutarının 2.790.500 TL olduğu, söz konusu faturaların hem davacının hem de davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup bu konuda bir ihtilaf bulunmadığı, davalı tarafça davacıya dava konusu faturaların düzenlenme tarihinden takip tarihine kadar ödenen tutarın tarafların birbirini teyit eden ticari defterlerinden 518.000 TL olarak tespit edildiği, davacı tarafça takip ve dava konusu yapılan faturalardan ödeme tutarı mahsup edildiğinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 2.790.500 TL - 518.000 TL = 2.272.500 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın takipten sonra ve davadan önce davacıya 1.100.000 TL tutarında ödeme yaptığı, söz konusu tutarın öncelikle faiz ve masrafa sayılarak dava tarihindeki davacı alacağını hesaplamak gerektiği, davacının dava tarihi itibariyle davalıdan 1.631.060,61 TL anapara ve 96.521,26 TL alacaklı olduğu, anapara tutarına dava tarihinden itibaren taleple bağlılık kuralı gereği adi kanuni faiz yürütülmesi gerektiği belirlenmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafından faturaya dayanarak davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafın süresinde itirazı üzerine İİK 67.maddesi uyarınca 1 yıllık yasal süresi içinde açılmış itirazın iptali davasıdır. İİK 67/1.maddesine göre "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." Takibe konu alacak fatura alacağıdır. Faturanın TTK.da tanımına yer verilmemiştir. Vergi Usul Kanunu 229.maddesinde fatura, "Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika"olarak tanımlanmıştır. Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle sözleşmesel ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir. Somut uyuşmazlıkta; davacı taraf müvekkil ile davalı ... Turizm San.ve Tic.Ltd.Şti. aralarında bir taşıma anlaşması yapıldığını, buna göre Yahyalı İlçesi -Yeşilköy – Aladağlar hattında Dedeman Madencilik kurşun çinko maden ocağı işletmelerine davacının araçları ile taşımacılık -servis işi yapılması konusunda anlaşıldığını, davacının taşıma hizmetini ifa ederek takibe konu faturaları düzenlediğini ancak davalının ödeme yapmadığını, davalı aleyhine başlatılan takibe yönelik itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir. Davalı taraf ise taraflar arasında taşıma ilişkisi bulunmadığını, davalının taşıma hizmeti vermediğini bu nedenle takibe konu faturalardan dolayı borçlu olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Her ne kadar davalı tarafça zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de takibe konu faturalar 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin olduğundan davalının zamanaşımı itirazı haklı bulunmamıştır. Bilirkişi marifetiyle tarafların ticari defterleri incelenmiş olup buna göre davacı tarafça başlatılan icra takibinde 11 adet fatura takip konusu yapılmıştır. Bu faturaların toplam tutarı 2.790.500 TL'dir. Söz konusu faturalar hem davacının hem de davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup bu konuda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Bu şekilde davacının faturaya konu hizmeti verdiği yönündeki iddiası ispatlanmıştır. Davacı tarafça davalı yan takipten önce temerrüde düşürülmediğinden takipteki işlemiş faiz talebi haklı bulunmamıştır. Davalı tarafça davacıya dava konusu faturaların düzenlenme tarihinden takip tarihine kadar ödenen tutar tarafların birbirini teyit eden ticari defterlerinden 518.000 TL olarak tespit edilmiştir. Davacı tarafça takip ve dava konusu yapılan faturalardan ödeme tutarı mahsup edildiğinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 2.790.500-TL - 518.000-TL = 2.272.500-TL alacaklı olduğu hesaplanmaktadır. Davalı taraf takipten sonra ve davadan önce davacıya 1.100.000 TL tutarında ödeme yapmıştır. Dava konusu fatura alacağı yönünden takip tarihinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödemelerin, TBK m. 100 hükmü de dikkate alınarak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/11/2018 tarih, 2017/19-822 E., 2018/1754 Karar sayılı içtihadında belirtildiği şekilde mahsubu sonrası (davacının itirazın iptali davası açmakta ne miktar bakımından hukuki yararının bulunduğu tespit edilerek) varılacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekmektedir. Söz konusu tutarın öncelikle faiz ve masrafa sayılarak dava tarihindeki davacı alacağını hesaplandığında davacının dava tarihi itibariyle davalıdan 1.631.060,61 TL anapara ve 96.521,26 TL faiz alacağı hesaplanmıştır. Her ne kadar davalı tarafça kendi defterinde kayıtlı 294.500-TL ödemenin mahsup edilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de sözkonusu ödeme kayıtları belgelenemediği gibi davacı defterinde de kayıtlı olmadığından davacının bu yöndeki talebi haklı bulunmamıştır. Yine davacı tarafça dava dilekçesinde reeskont faiz talebinde bulunulduğu yönünde itirazda bulunulmuş ise de eldeki davanın itirazın iptali davası oluşu ve taleple sıkı sıkıya bağlılık kuralı gözetilerek anapara tutarına dava tarihinden itibaren taleple bağlılık kuralı gereği adi kanuni faiz yürütülmelidir. Tarafların rapora yönelik itirazları mahkememizce değerlendirilmiş olmakla ek rapor alınmasının dosyaya katkı sağlamayacağı ve yargıda hedef süreyi ihlal edebileceği gözetilerek ek rapor alınmamıştır. Davalı tarafça davacının taşıma hizmeti verdiği araçlara Dedeman Madencilik A.Ş. tarafından yakıt verildiği iddia edilmiş ise de bu hususun eldeki dava yönünden bir etkisinin olmadığı nitekim davaya ve takibe konu faturaların davalının defterinde kayıtlı olması nedeniyle davacının faturaya konu hizmeti ifa ettiği sabittir. Davalı tarafça ödemenin ispatlanması gerekmektedir. Davalının, davacının defterinde kayıtlı ödemeler olan dışında harici ödemeler bulunduğu iddiası yönünden yemin hakkı hatırlatılmış olup davalı vekilince yemin haklarını kullanmayacakları beyan edilmiştir. Netice itibariyle Davacının, takipten sonra davadan önce ödendiği anlaşılan 1.100.000,00-TL için dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından bu tutarla ilgili davasının usulden reddine, Yahyalı İcra Müdürlüğü’nün 2025/500 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takipte, davalı-borçlunun 1.631.060,61-TL asıl alacak ve 96.521,26-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.727.581,87-TL yönünden itirazın iptali ile takibin dava tarihinden itibaren bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talep etmiştir. İİK 67/2.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için İİK 67.maddesindeki itirazın iptaline özgü dava şartlarının yanında, davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Yargıtay HGK.nun 2010/19-376-397 E-K sayılı kararında; "Genel bir kavram olarak 'likid (liqiude) alacak" “tutarı belli (muayyen), bilinebilir, hesaplanabilir alacaktır”. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için; ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekir. Bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemez" denilmiştir. Davacı, takip talebinde borcun sebebini fatura olarak açıklamış olup dolayısıyla alacak likit olduğundan itirazın iptaline karar verilen alacağın %20 si oranında icra inkar tazimatına hükmolunmuştur. Ancak yasal şartlar mevcut olmadığından davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmolunmamıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; DAVANIN KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 1-Davacının, takipten sonra davadan önce ödendiği anlaşılan 1.100,00 TL için dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından bu tutarla ilgili davasının USULDEN REDDİNE, 2-Davalının Yahyalı İcra Müdürlüğünün 2025/500 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 1.631.060,61-TL asıl alacak ve dava tarihine kadar işlemiş 96.521,26-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.727.581,87-TL'nin, asıl alacağa dava tarihinden itibaren uygulanacak adi kanuni faiz ve takip giderleri ile birlikte tahsiline imkan verecek şekilde devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-İtirazın iptaline karar verilen 1.727.581,87-TL'nin takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Yasal şartlar mevcut olmadığından davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmolunmamasına, 5-Alınması gereken 118.011,12-TL karar ve ilam harcından dava açılırken davacıdan alınan 24.489,95-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 93.521,17-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvurma harcı ile 24.489,95-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; 429,50-TL tebligat ve posta gideri ile 8.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.429,50-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre belirlenen 5.964,08-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafça yargılama boyunca yapılan 30,00-TL yargılama giderinden davanın red oranına göre belirlenen 8,77-TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 259.861,46-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 113.121,57-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinden (yargılama gideri) davanın kabul oranına göre belirlenen 3.254,61-TL'lik kısmının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 12-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinden (yargılama gideri) davanın red oranına göre belirlenen 1.345,39-TL'lik kısmının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 13-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 09/06/2026

Başkan ... ¸E-imzalıdır Üye ... ¸E-imzalıdır Üye ... ¸E-imzalıdır Katip ... ¸E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/838, K. 2026/522, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-838-e-2026-522-k-46ece25e2420