İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/1076 E. 2026/492 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/1076
Karar No
2026/492
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/1076 Esas - 2026/492 T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/1076 KARAR NO : 2026/492

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

DAVACILAR : 1- - 2- 3- 4- ... ... - 5- ... - VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 2- ... - 3- ... VEKİLLERİ : Av.

İHBAR OLUNAN : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 28/12/2024 KARAR TARİHİ : 02/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Davalı ...'ya ait, sürücüsü davalı ... Göksu olan 58 BG 035 plakalı aracın 04/03/2024 tarihinde Gülben ...'ya çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, işbu trafik kazasında Gülben ...'nın ağır yaralandığını, şehir hastanesine sevkinin sağlandığı yoğunbakımda tedavi gördüğünü ancak 19/03/2024 tarihinde vefat ettiğini, Kayseri CBS'nin 2024/15892 sayılı dosyası kapsamında soruşturma başlatıldığını, iddianamenin düzenlenmesi sonrasında Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2024/435 esas sayılı dosyası kapsamında dava açıldığını halen derdest olduğunu, davacıların müteveffanın yasal mirasçıları olduğunu, müvekkillerinin destekten yoksun kalması ve duydukları manevi acının hafiflemesi için maddi manevi tazminat taleplerinin bulunduğunu, öncelikle destekten yoksun kalma tazminat taleplerine ilişkin ... Sigorta A.Ş'ye başvuru yaptıklarını, yapılan arabulucuk görüşmelerinde sigorta şirketi tarafından teklif edilen 550.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının müvekkilleri tarafından kabul edilmediği, arabulucuk görüşmesinin anlaşamama ile sonuçlandığını, ancak sigorta şirketi tarafından destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin teklifin revize edildiği ve 600.000,00-TL desteksen yoksun kalma tazminatının müvekkillerince kabul edildiğini ve sigorta şirketi tarafından ödendiğini, herne kadar sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmış ise de bu ödememenin yetersiz olduğunu, eksik kalan destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin bulunduğunu, meydana gelen kazada müteveffanın kusurunun bulunmadığını, 58 BG 035 plakalı araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğunu, manevi tazminat talepleri yönünden, müteveffa Gülben ...'nın ani ölümünün müvekkillerinin psikolojisini olumsuz yönde etkilediğini, davalılar ... Göksü ve ...'nun Gülben ...'nın hastanede tedavi sürecinde ve vefatından sonra davacı müvekkillerini ziyaret dahi etmediklerini, davalının kaza sonrasında yardım için gerekli yükümlülüklerini yerine getirmediğini, işbu sebeplerinde müvekkillerinin duyduğu acıyı artırdırdığını, manevi tazminat talepleri yönünden davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ayrıca arabuluculuğa başvuru yapıldığını, ancak anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek öncelikle davalının tüm menkul varlığına 3. Kişilere muvazaalı olarak devredilmesine engel olmak kaydı ile ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile şimdilik, geçici olarak, yargılama neticesinde alacağın miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesi halinde talebimizi arttırma hakları saklı kalmak kaydı ile 04/03/2024 tarihli trafik kazası nedeniyle, davacı müvekkilleri ... ... ve ... ... ayrı ayrı 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının trafik kazası tarihi olan 04/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, Trafik kazası nedeniyle vefat eden Gülben ...'nın annesi ... ..., babası ... ... için ayrı ayrı 1.500.000,00 TL manevi tazminat, kız kardeşleri ..., ... ve ... ... için ayrı ayrı 750.000,00 TL manevi tazminat alacağının, trafik kazası tarihi olan 04/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinden özetle; Dava konusu talepleri kabul anlamına gelmemek kaydıyla başvuran tarafın sigortacılık kanunu ve trafik sigortası genel şartları gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığını, İMM poliçesinin yürürlüğe girebilmesi için zorunlu trafik sigorta teminatlarının tüketilmesi gerektiğini, aksi halde şirketin sorumluğunun doğmayacağını, ihtiyari mali mesuliyet sigortası klozunun sigortalı aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafik Kanununa ve Umumi hükümlere göre aracın işleteninin hukuki sorumluluğu ve bu poliçede teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta limitlerinin üzerinde kalan kısmını poliçede yazılı limitlere kadar temin ettiğini ve her türlü değer kayıt taleplerinin teminat harici olduğunu, manevi tazminat klozu yönünden manevi tazminatın 500.000,00-TL limit ile teminat altına alındığını, sigortalı sigorta şirketinin yazılı onayı veya mahkeme ilamı olmadan üçüncü şahıslarla uzlaşamaz, trafik sigorta genel şartlarında belirtiği üzere hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminatları teminat dışında kalan hallerden olduğunu bu nedenle kusur oranlarının tespitinin gerektiğini, talep edilen manevi tazminat tutarının sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikte olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, davanın kabulü halinde işbu dava öncesinde müvekkili şirkete gerekli belgelerle başvuru yapılmadığı gözetilerek temerrüt tarihinin dava tarihi olarak alınması gerektiğini, aleyhlerine tazminata hükmedilmesi halinde ıslah edilmemiş tutar için tazminat faiz sorumluluğunun dava tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini, davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatı istenebilmesi için davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatı istenebilmesi için müteveffanın davacılara desteği olduğunun ispatlanması gerektiğini belirterek, öncelikle yetkisiz mahkemede açılan davanın Beykoz Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması ile yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, aksi halde davanın usulden ve esas reddine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalılar ... Göksu ve ... vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Dava konusu kazanın taksirle gerçekleşen bir kaza olduğunu, müvekkilinin kaza sonrası korku ve panikle durmayarak devam etmiş ise de bu durumun kaçma ve suçtan kaçma olmadığını, psikolojik olarak süreç yönetimini başaramamasından kaynaklandığını, davacı tarafından herne kadar müvekkili ... Göksu'nun ağır kusurlu olduğu belirtilmiş ise de bu hususun gerçeği yansıtmadığını, Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2024/435 esas sayılı dosyasından iki adet rapor alındığını, işbu raporlara göre davacıların kusura yönelik iddialarının asıl olduğunun ortaya çıktığını, ceza dosyasında yer kamera kayıtlarından da anlaşılacağı üzere müteveffanın yaya geçidi kullanmadığını, aniden yola koşarak atladığını, müvekkilinin fren yapmasına ve durmasına imkan kalmadığını, öncelikle ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını, destekten yoksun kalma tazminat taleplerine ilişkin adli kurumu raporuna göre müvekkili ... ve müteveffanın her ikisinin asli kusurlu olarak tespit edildiğini, dolayısı ile kusur oranları dikkate alındığında sigortacı ... Sigorta A.Ş tarafından davacılara ödenen destekten yoksun kalma tazminatının zararı karşılar miktarda olduğunu, ancak dosyadan yapılacak hesaplamalarda destekten yoksun kalma tazminatının daha yüksek hesaplanması ihtimaline binaen dosyanını ... Sigorta A.Ş'ye ihbarını talep ettiklerini, davacıların iddia ve taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebilmesi için müteveffa ile davacılar yönünden destekten yoksun kalındığının ispatı gerektiğini, davacılar tarafından talep edilen manevi tazminat taleplerinin afaki olduğunu, davacıların iddia etmiş oldukları müvekkillerinin destek olmadıklarına, irtibat kurmadıklarına ilişkin iddiaların asılsız olduğunu, aksine davacıların yanında olabilmek ve destek sağlayabilmek adına ellerinden gelen herşeyi yaptığını, irtibatta kalmaya çalıştıklarını, cenaze sonrası taziye ziyaretinde bulunduklarını, manevi her türlü desteği sağlamaya hazır olduklarını bildirdiklerini, gerekli tüm adımları attıklarını, ayrıca davacılar vekili aracılığı ile aile ile iletişim sağlanmaya çalışıldığını, davacılar tarafından manevi tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikte olduğunu, ayrıca müvekkilinin malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasının mümkün olmadığını belirterek müvekkili aleyhine açılan işbu davanın Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2024/435 esas sayılı dosyası sonuçlanıncaya kadar dosyanın bekletici mesele yapılmasını, haksız açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesini talep etmiştir. İhbar olunan ... Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Davacılar ... ... ve ... ... ile dava konusu 04.03.2024 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralanması nedeniyle müvekkili şirket nezdinde 428750 numaralı hasar dosyası açılmış bu kapsamda arabuluculuk görüşmesine başlanılmış ve 30.10.2024 tarihinde arabuluculuk müzakereleri sonucu tazminat bedeli konusunda anlaşma sağlanmış ve anlaşılan tutar ... ... ve ... ... vekili Av. Nihal Başpınar Akıncı hesabına ödendiğini, dava konusu somut olay yönünden taraflar arasında 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu’nun 18/5. maddesi nezdinde anlaşma sağlandığından davacı tarafın, müvekkili ve sigortalısı yönünden talep edilebilecek hiçbir hak ve alacağı bulunmadığından işbu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER Mahkememizce 24/01/2025 tarihli müteferrik kararı ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebi yönünden ise 300.000,00-TL alacak üzerinden kısmen kabulüne karar verildiği görüldü. Mahkememizce Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmak sureti ile; Ceza dosyası kapsamında alınan 05/07/204 tarihli Ankara ATK raporu ile soruşturma dosyası kapsamında alınana 22/04/2024 tarihli rapor arasında çelişki bulunduğundan, dosyada mevcut kazaya ilişkin CD, tanık beyanları, kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak raporlar arasındaki çelişki giderilerek tarafların kusur oranlarının ayrı ayrı tespiti suretiyle rapor hazırlanması için dosyanın Karayolları fen heyeti üyeleri uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Talimat mahkemesi yolu ile alınan Makine Mühendisi bilirkişi Ali Ekber Çakar, Makine Mühendisi bilirkişi Hüseyin Dincer ve Makine Mühendisi bilirkişi Tahsin Akbaba'nın 16/12/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporundan özetle; Yaya Gülben AKCAKAYA; 2918 Sayılı Karayolları trafik Kanunun 68/b-3 maddesini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %75 ( Yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, 58 BG 035 Plaka Sayılı araç ( Otomobil) sürücüsü ... GÖKSU; 2918 Sayılı Karayolları trafik Kanunun 52/a-b maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %25 ( Yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu yönünde rapor edilmiştir. Mahkememizce, Meydana gelen trafik kazası sonucunda davacıların taleplerine konu tazminat kalemleri yönünden hesaplama yapılarak talep edebilecekleri tazminatın belirlenmesi ve davalı sigorta şirketinin davaya konu tüm talepler yönünden sorumluluğun tespiti ile davacıların sigorta şirketine başvuru tarihi tespit edilerek rapor tanzimi için dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mahkememizce alınan 19/02/2026 tarihli aktüer bilirkişi raporundan özetle; 22.11.2024 ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamalar sonucunda; Davacı babanın destek zararının; İşleyecek aktif dönemden ibaret zararı: 574,944,90 TL, Yetiştirme giderinin mahsubu (574.944,90 - 54,576,80) : 520.368,10 TL, %75 kusur indirimi (520.368,10 x %25) : 130.092,02 TL olduğu, Davacı annenin destek zararının; İşleyecek aktif dönemden ibaret zararı : 796.822,57 TL, %75 kusur indirimi (796.822,57 x 91025) 199.205,64 TL olduğu, Dosya kapsamı, ödeme dekontu, arabuluculuk anlaşma tutanağı ve taraf vekillerinin beyanları incelenmiş, davacı anne ile babaya dava dışı ZMMS sigortacısı ... Sigorta AŞ. tarafından 22.11.2024 tarihinde 600.000,00 TL, ödeme yapıldığı, bu ödemenin kaç TL'sinin anne, kaç TL'sinin baba için yapıldığı belirsiz olmakla birlikte 20.05.2025 tarihli duruşma zaptının 7 numaralı ara kararı doğrultusunda 300.000,00 TL'sinin baba adına, 300.000,00 TL'sinin ise anne adına yapılan ödeme olduğu kabul edilmiş, netice itibariyle yapılan ödeme ile birlikte davacıların destek zararının karşılandığı, davacıların karşılanmayan bakiye zararının bulunmadığı, bu nedenle işbu rapor tarihindeki verilere göre bakiye zarar hesabı yapılmadığı, Kasko/İMM poliçesinde maddi ve manevi zararlar için toplam limitin 2.000.000,00 TL olduğu, manevi zararların 500.000,00 TL ile sınırlı olarak teminata dahil edildiği, maddi zararlara yönelik İMM poliçesinin sorumluluğunun bulunmadığı, manevi zararlara yönelik ise İMM sigortacısı ... AŞ.'nin en fazla 500.000,00 TL limitle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceği, ... AŞ.'ye davacılar vekili tarafından 17.07.2024 tarihli başvuru dilekçesi ve eklerinin yine aynı tarihte mail olarak gönderildiği ve bu tarihli başvurunun yapıldığı, söz konusu başvuruda tüm davacılar yönünden manevi tazminatın da ödenmesinin talep edildiği yönünde rapor edilmiştir. Mahkememizce, davacılar tanığı Öner Şimşek, Mustafa Aksoy ve İlhan Şimşek ve davalı Kamil Göksu, davalılar ... ve ... tanığı Yıldıray Körpınar'ın beyanları alınmıştır. Davacı tanığı Öner Şimşek beyanında : Ben davaya konu trafik kazasını görmedim, kaza da vefat eden Gülben benim kuzenimdir, kuzenimin vefatından dolayı davacılar psikolojik olarak çok yıprandılar, aynı zamanda davalının bir tıp öğrencisi iken kaza da yaralanan şahıslara müdahale etmesi gerekirken olay yerinden kaçıp gitmesi de ayrıca ailede üzüntü yaratmıştır, halende aile manevi olarak sıkıntılar yaşamaktadır, kazadan sonra da davalı taraf davacılarla bir irtibata geçip destekte bulunmamıştır, zaten kendisi kaza esnasında olay yerini terk eden bir kişidir, kazayı yapan kişi dışında da bu kişinin ailesi tarafından herhangi bir destek verilmedi, onlarda davacılarla irtibata geçmedi, şeklinde beyanda bulunduğu görüldü. Davacı tanığı Mustafa Aksoy beyanında : Ben kazayı doğrudan görmedim, ancak kazanın hemen üzerine olay yerine vardım, kazada vefat eden Gülben yaya geçidinin yaklaşık 2 - 2.5 metre yakınında yolda yatar vaziyette idi, kazayı yapan araç olay yerinden kaçmıştı, kazanın hemen yakınındaki kavşakta bilbordlar ve ağaçlar nedeni ile kaza olma potansiyeli yüksektir, sözkonusu kazada çocuklarını kaybeden davacılar manevi olarak çok yıprandılar, kazadan sonra kazaya sebep olan ailenin davacılarla irtibata geçip geçmediğini bilmiyorum, şeklinde beyanda bulunduğu görüldü. Davacı tanığı İlhan Şimşek beyanında; Ben davacı ... ...'nın abisi olurum, davaya konu kaza günü kazadan bir saat sonra olay yerine gittim, yeğenimi hastaneye götürmüşlerdi, sonrasında hastaneye kardeşimin yanına gittim, yeğenim Gülben kaza neticesinde 15 gün hastanede yatmıştır sonrasında vefat etmiştir, kız kardeşim, biz ve ailesi bu durumdan olumsuz etkilendi ve ciddi bir üzüntü yaşamışlardır, benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir, şeklinde beyanda bulunduğu görüldü. Davalı tanığı Kamil Göksu tanık beyanında : Davalı Ayhan benim bacanağım olur, ben davaya konu kazayı bizzat görmedim, davalı ... Hemşirelik bölümü öğrencisidir, kaza tarihinde de aynı bölümü okumakta idi, kazadan birkaç gün sonra ben davacı ... beyi aradım, kendisi biraz sitem ettikten sonra daha sonra aramamı söyledi, daha sonra yine ... beyi aradığımda avukatları ile görüşmemi istedi, davacının avukatı ile birçok kez görüştük, maddi ve manevi olarak destek verebileceğimizi söyledik, taziye için cenaze günü de köylerine gittik, kendileri de bizi hoş karşıladılar, şeklinde beyanda bulunduğu görüldü. Davalı ... ve ... tanığı Yıldıray Körpınar beyanında; Tarihini tam hatırlamıyorum ama bir kaza olduğunu biliyorum, kazada bir kız çocuğunun öldüğünü duydum, kazanın Kayseri'de olduğunu biliyorum, kazaya karışan taraf Çepni Kasabası'ndan olduğunu biliyorum, ben o dönem muhtardım, kazayı bu nedenle duydum, kaza sonrasında kazaya karışan taraf davacılara baş sağlığına gideceklerdi, karşı tarafın çocuğu öldüğü için çekiniyorlardı, bu yüzden benim de gelmemi istediler, ben de onlarla beraber baş sağlığına gittim, kuran okundu, baş sağlığı diledik, Kayseri Bünyan'daydı evleri, kazaya karışan yani çarpan taraf üzüldüklerinden ailenin yanında olmaya çalıştılar, telefonla aradılar, yanlarına gittiler, yapılacak bir şey var mı diye sordular, maddi herhangi bir şey yapıp yapmadıklarını bilmiyorum, diyeceklerim bundan ibarettir, şeklinde beyanda bulunduğu görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta 04/03/2024 tarihinde davalı ...'ya ait olup diğer davalı ... Göksu'nun kullandığı 58 BG035 plakalı aracın destek Gülben ...'ya çarpması neticesinde Gülben ...'nın vefat ettiği olayda davacı anne, baba ve kardeşlerin destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebiyle eldeki dava açılmıştır. ... Anonim Şirketi ise 58 BG035 plakalı aracın İMM şirketidir. Davalı ... A.Ş. yetki itirazında bulunmuş ise de HMK md 16 uyarınca kazanın Kayseri ilinde meydana geldiği ve davacıların ikametgahının Kayseri oluşu gözetilerek yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Kusur durumu yönünden ceza dosyasında hazırlanan Ankara Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinin 05/07/2024 tarihli raporu ile soruşturma dosyası kapsamında alınana 22/04/2024 tarihli rapor arasında çelişki bulunduğundan, dosyada mevcut kazaya ilişkin CD, tanık beyanları, kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak raporlar arasındaki çelişki giderilerek tarafların kusur oranlarının ayrı ayrı tespiti suretiyle rapor hazırlanması için dosyanın Karayolları FEN heyeti üyeleri arasından re'sen seçilecek uzman 3 kişilik bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, Fen Heyeti tarafından hazırlanan 16/12/2025 tarihli raporda yaya Gülben Akcakaya'nın 2918 Sayılı Karayolları trafik Kanunun 68/b-3 maddesini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %75 ( Yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, 58 BG 035 plaka sayılı araç sürücüsü ... Göksu'nun ise 2918 Sayılı Karayolları trafik Kanunun 52/a-b maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %25 ( Yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu belirlenmiş olup anılan raporun soruşturma dosyası kapsamında alınana 22/04/2024 tarihli rapor ve olayla uyumlu olduğu görülmekle anılan rapor hükme esas alınmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK’nın 90. ve 92. maddelerinde “genel şartlara” atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar 09/10/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesince zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir. (Yargıtay 17.HD.’nin 2019/5206 E. 2020/8874 K. 22/12/2020 tarihli ilamı) Yargıtay yerleşik uygulamalarına göre, davacıların desteğinin kaza tarihinde yaptığı işin ve kazancının kesin olarak tespiti için kolluk marifetiyle sosyal ekonomik durum araştırması yaptırılması, SGK Başkanlığı'ndan davacının kazancına ilişkin belgelerin getirtilmesi; davacının yaptığı işin niteliğine göre ilgili meslek odasından emsal ücret araştırması yapılması suretiyle davacının geliri belirlendikten sonra (gelirin net biçimde saptanamaması halinde yasal asgari ücret üzerinden) tazminatın hesaplanması gerekir. Somut olayda; destek kaza tarihinde 12 yaşında olup gelir durumu asgari ücret seviyesinde kabul edilmiştir. Davacı annenin ev hanımı olması nedeniyle yetiştirme gideri yalnız davacı babanın tazminatından mahsup edilmekle kusur tenzili ile davacı ... ...'nın destekten yoksun kalma tazminatının 130.092,02-TL olduğu, davacı anne ... ...'nın destekten yoksun kalma tazminatının ise 199.205,64 TL olduğu hesaplanmıştır. Mahkememize ZMMS şirketi olan ... Sigorta A.Ş.'ye müzekkere yazılarak 58 BG 035 plakalı aracın karıştığı kaza nedeniyle yapılan toplam 600.000,00-TL ödemeden ne kadarının davacı ... Akçakaşa için ödendiği, ne kadarının davacı ... ... için ödendiğinin açıkca bildirilmesi istenilmiş olup, bu hususta açıkca beyanda bulunulmazsa davacı ... Akçakaşa için 300.000TL davacı ... ... için 300.000-TL ödeme yapıldığının kabul edileceğinin ihtar edilmesine rağmen sigorta şirketi tarafından açıklama yapılmadığından anne ve baba için ayrı ayrı 300.000-TL ödeme yapıldığı kabul edilmiştir. Hal böyle iken davacı anne ile babaya dava dışı ZMMS sigortacısı ... Sigorta A.Ş. tarafından 22.11.2024 tarihinde yapılan toplam 600.000,00 TL. ödeme ile birlikte davacıların destek zararının karşılandığı, davacıların karşılanmayan bakiye zararının bulunmadığı belirlenmekle davacı anne ve babanın destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Temerrüt tarihi yönünden yapılan değerlendirmede; 6102 sayılı TTK'nın 1427/2. Maddesinde, sigortacının belgeleri inceleme ile hasarı belirlemesinden sonra ve en geç hasar ihbarından sonraki 45. günün sonunda tazminatı ödeme yükümlülüğü altında olduğu düzenlenmiştir. Bu durumda, dosya kapsamında yer alan mail yazışmaları gözetildiğinde davacı tarafça 17/07/2024 tarihinde davalı Sompo Şirketine başvurduğu gözetilerek 17/07/2024 tarihinden sonraki 45. günün sonu olan 01/09/2024 tarihinde temerrütün gerçekleştiği tespit edilmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Olay tarihinde yürürlükte olan TBK’nın 56. maddesi hükümlerine göre, hakimin manevi tazminat adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. 22/06/1996 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Diğer yandan hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut olayda, davalı sürücünün kazanın meydana gelişinde %25 oranında kusurlu olduğu, desteğin ise kazanını meydana gelişinde %75 oranında kusuru olduğu, olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü yukarıda ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, davacı anne ve baba için ayrı ayrı 200.000,00-TL, davacı kardeşler için ayrı ayrı 100.000-TL manevi tazminat takdir edilmiş ve manevi tazminatların tamamının İMM teminat limiti dahilinde olduğu gözetilerek ... Şirketi de manevi tazminattan sorumlu tutulmuştur. Davacılar vekili 11/06/2026 tarihli dilekçesi ile; Mahkemece verilen 02/06/2026 tarihli kısa kararı ile davalı ... A.Ş'nin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olduğunun belirtildiğini, sigorta şirketinin hangi davacıya, poliçe limiti dahilinde ne kadarlık bir tutardan sorumlu olduğunun (garameten sorumluluk miktarları) açıkça belirtilmediğini, bu durumda kararın infaz kabiliyetinin zedelenmekte olduğunu, 6100 sayılı HMK m.305/A uyarınca hükmün tamamlanmasını, toplam 700.000,00-TL'lik manevi tazminat bakımından, davalı ... A.Ş'nin poliçe limiti dahilindeki sorumluluğunun her bir davacı müvekkili için ayrı ayrı hesaplanarak hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Mahkememizin kısa kararında manevi tazminat talepleri yönünden davalı ... A.Ş yönünden sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere belirtildiği, her bir davacı yönünden sorumluluk miktarının belirlenmediğinin farkedilmiş olduğu, sigorta şirketi sorumluluk miktarlarının belirlenmemesinin sigorta şirketi yönünden sorumlulukta tereddüt oluşturacağı ve davacı vekilinin 11/06/2026 tarihli dilekçesi ile HMK madde 305/A uyarınca hükmün tamamlanması talep edildiği gözetilerek, manevi tazminat talepleri bakımından her bir davacı yönünden sigorta şirketi sorumluluğu belirlenerek hüküm tamamlanmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; Maddi tazminat davası yönünden; 1-Davacılar ... ... ve ... ...'nın destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine, 2- Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının dava açılırken davacılardan alınan 17.965,53-TL peşin harçtan mahsubuna, 3-Davalı ... tarafından yargılama boyunca yapılan 680,00-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine, 4-Davacı ... ...'nın maddi tazminat talebi yönünden davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden davalılar lehine A.A.Ü.T. 13/2. Maddesi uyarınca 5.000,00-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacı ... ...'dan alınarak davalılara verilmesine, 5- Davacı ... ...'nın maddi tazminat talebi yönünden davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden davalılar lehine A.A.Ü.T. 13/2. Maddesi uyarınca 5.000,00-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacı ... ...'dan alınarak davalılara verilmesine, 6-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.000,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, Manevi tazminat davası yönünden; 1-Davacı ... ...'nın açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 200.000,00-TL'nin davalılar ... ve ... Göksu için kaza tarihi olan 04/03/2024 tarihinden, davalı ... A.Ş. yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere (her bir davacı yönünden ayrı ayrı sigorta şirketi sorumluluğu belirlenmiş olmakla; adı geçen davacı yönünden 142.857,14-TL) temerrüt tarihi olan 01/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine, 2-Davacı ... ...'nın açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 200.000,00-TL'nin davalılar ... ve ... Göksu için kaza tarihi olan 04/03/2024 tarihinden, davalı ... A.Ş. yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere (her bir davacı yönünden ayrı ayrı sigorta şirketi sorumluluğu belirlenmiş olmakla; adı geçen davacı yönünden 142.857,14-TL) temerrüt tarihi olan 01/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine, 3-Davacı ... ...'nın açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 100.000,00-TL'nin davalılar ... ve ... Göksu için kaza tarihi olan 04/03/2024 tarihinden, davalı ... A.Ş. yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere (her bir davacı yönünden ayrı ayrı sigorta şirketi sorumluluğu belirlenmiş olmakla; adı geçen davacı yönünden 71.428,57-TL) temerrüt tarihi olan 01/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine, 4-Davacı ...'nin açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 100.000,00-TL'nin davalılar ... ve ... Göksu için kaza tarihi olan 04/03/2024 tarihinden, davalı ... A.Ş. yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere (her bir davacı yönünden ayrı ayrı sigorta şirketi sorumluluğu belirlenmiş olmakla; adı geçen davacı yönünden 71.428,57-TL) temerrüt tarihi olan 01/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine, 5-Davacı ...'in açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 100.000,00-TL'nin davalılar ... ve ... Göksu için kaza tarihi olan 04/03/2024 tarihinden, davalı ... A.Ş. yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere (her bir davacı yönünden ayrı ayrı sigorta şirketi sorumluluğu belirlenmiş olmakla; adı geçen davacı yönünden 71.428,57-TL) temerrüt tarihi olan 01/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine, (Davalı ... A.Ş.'nin manevi tazminat yönünden poliçe limitinin 500.000,00-TL olduğu gözetilerek ... Şirketinin yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik sorumluluğunda bu miktar esas alınarak hesaplama yapılmıştır) 6-Manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 47.817,00-TL karar ve ilam harcından dava açılırken davacılardan alınan ve mahsuptan geriye kalan 17.233,53,TL'nin mahsubu ile bakiye 30.583,47-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye Gelir Kaydına, (Davalı ... A.Ş'nin sorumluluğunun 21.845,34-TL ile sınırlı tutulmasına) 7-Davacılar tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı ile mahsuptan geriye kalan 17.233,53-TL peşin harç olmak üzere toplam 17.661,13-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, (Davalı ... A.Ş'nin sorumluluğunun 12.615,09-TL ile sınırlı tutulmasına) 8- Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin 1/2'sinin maddi tazminat davası, 1/2'sinin ise manevi tazminat davası yönünden yapıldığı kabul edilmek suretiyle; 1.216,75-TL posta-müzekkere- tebligat gideri, 11.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.216,75-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, (Davalı ... A.Ş'nin sorumluluğunun 8.716,25-TL ile sınırlı tutulmasına) 9- Davacı ... ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası yönünden bu davacı lehine A.A.Ü.T. 10/1. Maddesi uyarınca 45.000,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... ...'ya verilmesine, 10- Davacı ... ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası yönünden bu davacı lehine A.A.Ü.T. 10/1. Maddesi uyarınca 45.000,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... ...'ya verilmesine, 11- Davacı ... ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası yönünden bu davacı lehine A.A.Ü.T. 10/1. Maddesi uyarınca 45.000,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... ...'ya verilmesine, 12- Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası yönünden bu davacı lehine A.A.Ü.T. 10/1. Maddesi uyarınca 45.000,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, 13- Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası yönünden bu davacı lehine A.A.Ü.T. 10/1. Maddesi uyarınca 45.000,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı Rüveyda Türmen'e verilmesine, Dair, davacı vekili ile davalı Ayhan ve ... Göksu vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 02/06/2026

Başkan 770 ¸E-imzalıdır Üye ¸E-imzalıdır Üye ¸E-imzalıdır Katip ¸E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/1076, K. 2026/492, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-1076-e-2026-492-k-0deda3a9c260