İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/301 E. 2026/509 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/301
Karar No
2026/509
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/301 KARAR NO : 2026/509

DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 15/11/2023 KARAR TARİHİ : 21/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketince Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile güvence altına alınan müvekkili şirket adına tescilli ---- plakalı aracın 08/01/2023 tarihinde karışmış olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonrasında hasara uğradığını, kaza sonrasında tanzim edilen kaza tespit tutanağında kazanın meydana gelmesinde müvekkiline ait ---- plakalı aracı kullanan sürücünün kazanın oluşumunda tam ve asli kusurlu bulunduğunu, kaza sonrasında müvekkili tarafından davalı sigorta şirketine hasarın ödenmesi için başvuruda bulunulduğunu, ancak başvurunun reddedildiğini ve herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalının kasko poliçesi gereği almış olduğu sorumluluğu yerine getirmekten kaçınmak suretiyle ödeme yapmaktan imtina ettiğini iddia ile toplanacak deliller ışığında müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar tazminatının bilirkişi marifetiyle tespit ettirilerek, tespit edilecek hasar tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte kasko poliçesi kapsamında davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu talebin kasko poliçesine ilişkin olduğunu bu nedenle görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu belirterek görev itirazda bulunmuş, esasa ilişkin olarak da, meydana gelen hasar Kasko Sigortası Genel Şartları gereği teminat dışında olduğunu, müvekkili Sigorta Şirket'i tarafından kaza ile ilgili olarak ibraz edilen belgelere istinaden yapılan tetkik ve araştırmalar sonucu, meydana gelen hasarın beyan ile uyumlu olmaması nedeniyle hasar teminat dışı olduğunu, sigorta sözleşmeleri, gerek kuruluşlarında, gerek devamı sırasında ve gerekse rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyi niyet esasına dayalı sözleşmeler olup, somut olayda başvuru sahibi sigortalı tarafından doğru ihbar mükellefiyetine ve iyi niyet kurallarına da aykırı davranılmış olduğu dosyada mübrez belgeler ile ortaya koyulmuş olduğundan müvekkil şirketin tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile, sayın mahkeme tarafından rizikonun poliçe teminatı kapsamında olduğu ve zararın karşılanması gerektiği kanaatine varılması halinde dahi davacı tarafın talebine göre hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili Şirket'in sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü dava tarihinde muaccel hale geldiğinden hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olabileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; trafik kazası nedeniyle araçta oluşan hasarın poliçe kapsamında tahsiline ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde; mahkememizden verilen 04/04/2024 tarih ve ----. Sayılı Görevsizlik kararı üzere dosyanın ---Tüketici Mahkemesinin ----- Esasını aldığı, bu mahkemece yapılan inceleme sonunda 24/05/2024 tarih ve --- sayılı kararı ile karşı Görevsizlik kararı verilmesi üzerine yapılan İstinaf incelemesi sonunda BAM -----.Hukuk Dairesi'nin 19/03/2025 tarih ve ----- Karar sayılı kararı ile mahkememizin Yargı Yeri olarak belirlenmesine karar verildiğinden, dosya yeniden yargılama yapılmak üzere mahkememizin ---- esasına kaydedilmiştir.Belirlenen uyuşmazlık noktalarının teknik değerlendirme gerektirmesi sebebiyle dosya hasar uzmanı bilirkişi --- ile Sigorta alanında nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi ------ oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, anılan bilirkişi heyeti tarafından sunulan 05/02/2026 tarihli rapor içeriği denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. Davacı vekilince verilen 18/03/2026 tarihli değer artırım dilekçesinde; 100,00 TL olarak talep edilen tazminatı 384.900,00 TL arttırarak 385.000,00 TL'ye yükselttiklerini ve harcını yatırdığı görülmüş olup söz konusu dilekçe HMK m.27 hükmü kapsamında davalıya tebliğ edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta hasar meydana gelip gelmediği, kusur durumu ve hasar bedeli noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında ---- plakalı aracın kaza tarihini kapsar şekilde kasko sigorta poliçesi örüntüsü altından kalmasına ilişkin ticari ilişki kurulduğu, davacının sigortalı, davalının ise sigortacı olduğu, poliçe konusu aracın 08/01/2023 tarihinde tek taraflı kaza sonucu hasara uğradığı, davacı tarafından davalıya başvuru yapıldığı, hasar ile bildirimin uyumlu olmamasına dayalı olarak olumsuz yanıt verilmesi üzerine iş bu davanın açıldığı, denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda toplanan deliller kapsamında kazanın poliçe kapsamında olduğu ve aracın sovtaj değeri düşüldükten sonra pert bedelinin 385.000,00 TL olduğunun belirtildiği, hasra ile kazanın uyumlu olmadığı veya kazanın teminat dışı haller sebebiyle meydana geldiğini ispat yükünün davalı sigortacı uhdesinde olduğu, bu hususta bir delil sunulmadığı, jandarma tarafından tutulan tespit tutanağı ve kaza sonrasında alınan alkol raporu da dikkate alındında davacının iddiasını ispat ettiği, davacının dava değerini 385.000,00 TL'ye yükselttiği, dosyaya sunulan deliller arasında davalıya başvuru tarihi belli olmadığı ancak TTK m.1427/II hükmü gereğince her halde 45 gün sonunda muaccel olacağı belirtilmiş ise de davalı tarafından 24/01/2023 tarihli yazı cevabı ile tazminat istemine olumsuz yanıt verildiği anlaşılmakla temerrütün bu tarihte oluştuğunun kabulü gerektiği, davacının tacir olduğu ve avans faizi talebinin yerinde olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dava ve değer artırım dilekçeleri doğrultusunda davanın kabulü ile 385.000,00 TL'nin 24/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 26.299,35 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 269,85 TL peşin harç ile 6.573,13 TL ıslah harcı toplamı 6.842,98 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.456,37 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafça yapılmış, 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç, 6.573,13 TL ıslah harcı olarak toplam 7.112,83 TL harç gideri ile tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak 16.478,50 TL masraf olmak üzere toplam 23.591,33 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 61.600,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/301, K. 2026/509, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-301-e-2026-509-k-0e1c582ac749