İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/204 E. 2026/190 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/204
Karar No
2026/190
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ... 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR

ESAS NO : 2026/204 Esas KARAR NO : 2026/190

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... (T.C. ... ) VEKİLİ : Av. ... -....

DAVALILAR : 1- ... (T.C. ...) 2- ... (T.C. ...) VEKİLİ : Av. ... -....

DAVALI : 3- ... (T.C. ... ) VEKİLİ : Av. ... .... MÜTEVEFFA : ... (T.C. ...) NÜFUS KAYDINDA TESPİT EDİLEBİLEN MİRASÇILARI :1-... (T.C....) .... 2-... (T.C....) ....

DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 22/12/2022 KARAR TARİHİ : 06/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan tazmina davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili .... Mahkemesi'ne açmış olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı kuruluşun projeyi belirlenen zamanda teslim etmemesinden kaynaklanan tazminat alacakları ve yapılan yapılardaki projeye aykırılıkların giderilmesi külfeti üzerimize kaldığından bu külfetlerin tazmini ayrıca müteahit firma ile yapılan anlaşma gereği belirlenen ceza şartının geçen aylara göre uzman bilirkişilerce hesaplanarak davacıya ödenmesini, davacıya ait 2 adet olmak üzere .... Parseldeki 511 , 00 m2 lik arsanın ½ si dublex mesken olan zemin .... Nolu bağımsız bölümü ve.... Parseldeki 556,00 m2 lik arsanın ½ si dublex mesken olan zemin .... Nolu Bağımsız bölümün sahibi olduğunu, davacı 2015 yılında .... katıldığını, ... ise 03.06.2015 tarihinde ... San. Ltd. Şti ile Anahtar Teslim İnşaat Sözleşmesi İmzalamış ve sözleşmede işi tamamlama süresi olarak 10 ay gibi bir süre kararlaştırıldığını, kooperatifin kurulduğundan itibaren bir takım inşaatlar tamamlandığını, hatta yapı kullanım belgeleri alınarak ikamete uygun hale getirildiğini, bu konutlar içerisinde kooperatifte görev almış yöneticilerin evleri bulunmakta olduğunu, yöneticiler halihazırda kendi oturacakları evleri yapımını tamamladıklarını, davacı ve diğer malikleri ziyadesiyle mağdur ettiklerini, davacı tarafça başlatılan 06.06.2022 Tarihli .... D.İŞ E. tespit davasında ise kooperatifçe başlanan inşaattaki projeye aykırılıkların tespitini talep edildiğini, mahkemenin ilgili tespitleri yaptığını, kooperatif yönetim kurulu üyelerinin kötü niyete varacak ihmalleri mevcut olduğunu, şu anda davacı yanca tespit edilen ... yönetim kurulu asil üyesi ve koopereatif başkanı ... yönetim kurulu asil uyesı ve koopereatif muhasebecisi ... Denetim kurulu asil üyesi ve başkanı ... müteahhit firma sahibi aynı zamanda koop üyesi ve en son seçilen kooperatif yönetim asil üyesi ve kooperatif başkanı olarak sorumluluklarının bulunduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalılar açısından davacı yan uğradığı dolaylı zararın tazminini istediğinden ve davalılar eylemleri ile zarar arasında illiyet bağı koşulu gerçekleşmediğinden kooperatif yöneticisi sıfatıyla hareket eden davalılar ... ve ...'ye husumet yöneltilmesinin doğru olmadığını, mahkemece, davacının kooperatife karşı olan yükümlülüklerini zamanında ve eksiksiz yerine getirilip getirilmediği hususu bilirkişi marifetiyle incelettirilmesi gerektiğini, edim ifası zamanında yapılmamış ya da eksik ifa söz konusuysa davacının talepleri reddedilmesi gerektiğini, zira, hiç kimse kendi haksız hareketini dayanak yaparak hak talebinde bulunamayacağı, davacı özellikle hasım gösterdiği 2. sıradaki davalı şirketin edim ifasında yarattığı gecikmeyi dayanak yaparak davalılardan dolaylı şekilde oluşan bu zararını talep etmekte olduğunu, davacı yanın bağımsız bölümleri tamamlanmış ve kendisine teslim etmediklerini, halen davacı tarafından istifade edilen ve kiraya verilerek gelir elde edilen bağımsız bölümlerden dolayı hak talebinde bulunması haksız, yersiz ve usulsüz olduğunu, davacı tazminattan sorumluluklarını gerektirecek özen yükümlülüklerine aykırı herhangi bir eylemleri olmadığını, diğer yönden kooperatifin tüzel kişiliği halen devam etmekte olduğunu, üyelerin hak ve alacak talepleri ancak bir yıl sonraki genel kurulda görüşülüp değerlendirileceğini, karşı yanca böyle bir yola başvurulmadan henüz yargı karşısında talep edilme zamanı gelmeyen alacağını davalıları da katacak şekilde talep etmesi usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu, üyelerin aidat ödemede aksaklık yaşatmaları ve bundan kaynaklı yüklenici şirket tarafından da işin yürütülememesi sebebiyle genel kurulda bağımsız bölümlerin kooperatif üyelerine kaba inşaat halinde teslim edilmesi ve tüm ince işçiliklerin kooperatif üyeleri tarafından yapılması benimsenerek karar altına alındığını, o tarihten sonra kooperatif üyeleri tarafından alınan bu genel kurul kararına karşı herhangi bir iptal yoluna başvurulmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: .... Mahkemesi'ne açılan iş bu davada görevsizlik kararı verilerek dosyanın .... Mahkemesi'ne gönderildiği, ....Mahkemesi tarafından verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosyanın Mahkememize tevzi olunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce dava dilekçesinde davalılar ... ve ... San. Tic. Ltd. Şti. ,..., ..., ... ve ... hakkında açılan tazminat davasında davalılardan ..., ..., ... ve ...'a yönelik olarak açılan sorumluluk davasının tefrikine karar verilerek iş bu esas numarasına kaydedilmiştir. ...'nin sicil özeti temin edilerek dosya kapsamına alınmıştır. Dava, şirket yöneticisinin/ tasfiye memurunun sorumluluğuna dayalı tazminat talebine ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifleri Kanunu'nun 98. maddesinin atfı ile anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin ve yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin TTK 553. maddesinde kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurlarının kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurları ile ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hemde şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu olacakları düzenlenmiştir. Davacı yan kooperatif ile yüklenici şirket arasında imzalanan sözleşme gereğince davalıların konutlarının öncelikli yapıldığını, diğer üyelerin mağdur edildiğini, projeye aykırı olarak inşaat seviyelerinin aynı olmadığını, eşit işlem ilkesine aykırı davranmaları nedeniyle eski-yeni yönetim kurulu üyeleri, yönetim kurulu başkanı ve denetim kurulu üyesinin kusurları ile zarara sebep olduklarını belirterek tazminat talebinde bulunmuş olmakla öncelikle davacının iddia edilen zararının niteliğinin tespiti gerekmektedir. Ortaklar ve alacaklıların doğrudan zararları yönetim kurulu üyelerinin fiilleri sonucunda şirketin zararından bağımsız olarak uğradıkları zararı ifade eder. Bu nedenle dava hakkı her bir ortağa ve alacaklıya kişisel olarak tanınmıştır. Dolayısı ile zarar ile kastedilen ise yönetim kurulu üyelerinin ortaklık mal varlığını kötüleştiren davranışlardan şirketin zarara uğraması neticesinde şirket ortağı ve alacaklılar yönünden uğranılan yansıma zarardır. Burada doğrudan zarar gören şirket olmakla birlikte onun mal varlığından azalma meydana getiren bütün işlemler ortaklar ve alacaklılar bakımından dolayısı ile zarar teşkil etmektedir, çünkü bu zarar nedeniyle şirketin ödeme gücünde meydana gelen azalma alacaklıların ve ortakların taleplerinde bir kayba yol açmaktadır. Somut uyuşmazlıkta kooperatif ortağı davacının zarar iddiası dolaylı zarar niteliğinde olup TTK 555 maddesi uyarınca ortak yönünden yansıma zarar niteliğindeki kooperatifin uğradığı zararın tazminini ancak kooperatif ve her bir kooperatif ortağı isteyebilecek olup söz konusu tazminatın da kooperatife ödenmesinin talep edilmesi gerekmektedir. TTK 555/1. maddesinin 2. cümlesi uyarınca davacının hükmedilmesini istediği tazminatın kendisi adına değil kooperatife verilmesi yönünde dava açma hakkı bulunduğundan bir başka ifadeyle iddia olunan zarar ortağın değil onun çıkarlarının bağlı olduğu kooperatifin mal varlığında azalma oluşturduğundan yöneticiye/ tasfiye memuruna karşı açılacak davada hükmolunacak tazminatın kooperatife verilmek üzere istenmesi gerekirken dava dilekçesinde talep edilen tazminatın davacıya ödenmek üzere tahsili talep edilmiş olmakla bu yönü ile tazminat talebinin usulden reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak tensiben aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın usulden reddine 2-Alınması gereken 732,00 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden 10.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Gerekçeli karar tebliği sayılmamak ve yasal süreleri etkilememek kaydıyla HMK 27/2-a maddesi kapsamında hüküm özünün derhal taraflara bildirilmesine, 7-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu oy birliği ile karar verildi. Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 24.04.2026

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/204, K. 2026/190, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-204-e-2026-190-k-41a6b3ccacfd