Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/932 E. 2026/1123 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/932
Karar No
2026/1123
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO: 2024/932

KARAR NO : 2026/1123

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 09/11/2021

NUMARASI : 2016/522 Esas - 2021/1011 Karar

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

KARAR TARİHİ: 07/05/2026

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17/01/2009 tarihinde Bakırköy Ataköy sahil yolunda ... plakalı araç ile ... plaka sayılı araçların çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkilinin oğlu...'ın hayatını kaybettiğini, Bakırköy İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasıyla yaptıkları icra takibine yapılan itirazlar üzerine Bakırköy 7.AHM.nin 2011/178 E.sayılı dosyasından itirazın iptaline karar verildiğini, dava dosyasında yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda verilen raporda müvekkilleri lehine ... AŞ.nezdinde 19/04/2008-19/04/2009 vadeli ... adına yapılan ... plakalı aracın ... .poliçesi kapsamında kişi başına şahıs bedeni zararlar teminatı sorumluluğu bedeli, ... plakalı araç için ... AŞ. Nezdinde kasko sigorta poliçesi kapsamında ihtiyari mali mesuliyet teminatı sorumluluğu bedeli, ferdi kaza ölüm teminatı sorumluluğu kapsamında sorumlu olduklarının belirtildiğini, yapılan ilk takipte davalıdan talep edilen tutarın bilirkişi raporunda belirtilen tutarın altında olduğunu, bu nedenle poliçeden doğan haklarından bakiye alacağının ödenmesinin talep edildiği, kabul görmeyince icra takibi başlatıldığını belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı itirazlarının olduğunu, dava konusu tazminatın Bakırköy 7.Asliye Hukuk Mahkemesinde görüldüğünü ve karara bağlandığını, takibe konulduğunu ve davacılara ödeme yapıldığını, kesin hüküm nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunun, müteveffanın davacılara destek olduğu hususunun ispatlanması gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalının kusuru oranında ve sigorta poliçe limiti ile sınırlı olduğundan yeniden kusur oranı incelemesi yapılarak bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddi ile davacı tarafın %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme uyuşmazlığın tespitini hatalı olarak değerlendirdiğini, aksi düşüncede dahi mahkemenin bilirkişi raporu üzerindeki usuli kazanılmış hak görüşü batıl olduğunu, ilk mahkemenin kararı temyiz aşamasındayken ceza mahkemesi kusur durumu değiştiğini, bu sebeple kusur oranının değişmesinde müvekkillerin kusuru bulunmadığını, nitekim kusur oranının Hukuk Mahkemesince yapılan inceleme neticesinde değişmiş olması halinde mahkemenin değerlendirmesi yerinde olacakken, Ceza Mahkemesince kusur oranının değiştirilmesi gerektiğini ve bu durum temyiz aşamasındaki olan bir dosyaya etki etmiş olması sebebiyle, usuli kazanılmış haktan bahsedilemeyeceğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.

Yargılama süresince tarafların taraf ve dava ehliyetine sahip bulunmaları usul hukukunun temel ilkelerindendir ve dava şartıdır. Diğer taraftan 4721 sayılı Kanun'un 28 inci maddesine göre, ölüm ile kişilik son bulur. Ölü bir kişi herhangi bir hakkın sujesi olamayacağına göre onun açmış olduğu davaya devam edilemez. Bu şekilde yürütülen bir dava sonunda ölü kişi aleyhine hüküm kurulamaz. Bilindiği üzere, miras yoluyla intikali mümkün hakların konusunu oluşturduğu bir davada taraflardan birinin ölümü hâlinde, 6100 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi gereğince Mahkemece, mirasçıların tamamı tespit edilerek davadan haberdar edilmeli ve bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilmelidir. Nitekim, 6100 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi uyarınca taraf teşkili sağlanmadan yargılamaya devam olunamaz.

Davacı ...'ın 02/06/2020, ...'ın ise 25/08/2021 tarihinde karar tarihinden önce vefat ettiği, Uyap sisteminin uyarı verdiği görülmüştür. Taraf teşkili kamu düzeni ile ilgili olup bu hususun yargılamanın her aşamasında istinaf edenin sıfatına bakılmaksızın kendiliğinden ve öncelikle dikkate alınması gerektiği açıktır.

O halde Mahkemece yapılması gereken, İlk Derece Mahkemesince vefat eden davacıların mirasçılık belgesi getirtilerek, mirasçılarına usulüne uygun tebligat yapılıp, mirası reddetmeyen mirasçılarının mecburi dava arkadaşı olarak yöntemince davaya katılımı sağlanmak, mirasçılar davayı birlikte takip etmekten kaçınırlarsa terekeye temsilci tayin ettirmek suretiyle, taraf teşkili sağlandıktan sonra, hasıl olacak sonuca göre esas hakkında bir karar vermekten ibarettir.

Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :

1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,

4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,

5-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/932, K. 2026/1123, T. 09.11.2021, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-932-e-2026-1123-k-44475cab9c42