Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1383 E. 2026/904 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1383
- Karar No
- 2026/904
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1383 KARAR NO : 2026/904
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04.06.2024 NUMARASI : 2023/168 Esas 2024/331 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 14.05.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 22.05.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.11.2021 tarihinde, davacının idaresindeki ... plakalı motosiklete, davalı şirkete zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı, ... idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek HMK’nın 107. maddesi uyarınca şimdilik 100.000,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici dönem bakıcı gideri olmak üzere toplam 100.200,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile talebini, geçici işgöremezlik tazminatı için 15.300,60 TL’ye, sürekli işgöremezlik tazminatı için 430.000,00 TL’ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın eksik evrak ile yani usulüne uygun başvuru yapmadığını, dava şartları sağlanmadığını, davalı şirketin merkezinin İstanbul/Kadıköy olması karşısında Mahkememizin yetkisiz olduğunu, davanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde görülmesi gerektiğini, konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınarak tazminat hesabı yapılması, davacının müterafik kusurunun araştırılması ve hesaplanan tazminat tutarından takdiri indirim yapılması, SGK tarafından rücuya esas ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılması gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin %7 oranında, tıbbi iyileşme süresinin 4 ay olduğunun, bakıcı ihtiyacının bulunmadığının belirlendiği, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı şirketin poliçe limiti ile sınırlı şekilde sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın sürekli iş göremezlik ve geçici işgöremezlik tazminatı talebi yönünden kısmen kabulü ile, 430.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, bakıcı gideri tazminatı talebi yönünden davanın reddine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; geçici işgöremezlik zararının, sakatlık teminatı limiti içerisinde değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, sağlık/tedavi gideri teminatı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, dava açılmadan önce davalı şirkete başvuru yapıldığını ve temerrüde düşürüldüğünü, bu nedenle dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, uygulanacak faiz türünün ticari avans faiz olması gerektiğini, bakıcı gideri taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının maluliyetine ilişkin raporun yeterli olmadığını, güncel bulgulara göre yeniden maluliyetinin değerlendirilmesi gerektiğini, aktüerya hesabında %1.8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, raporun ZMSS genel şartlarına aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Davacı vekili, davacının idaresindeki ... plakalı motosiklete, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı, ... idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. 1- Davacının, dava konusu kazadan kaynaklanan maluliyetinin belirlenmesi yönünden Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan raporda, davacının kaza sonrası tedavi evraklarının, grafilerinin ve raporlarının incelendiği, yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde kaza tarihi itibariyle uygulanmakta olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyet oranının belirlendiği, kaza sonrası bakıcı ihtiyacının olmadığının belirtildiği, raporun ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edildiği ve hüküm kurmaya elverişli olduğunun anlaşılmış olmasına göre davalı vekilinin, maluliyet oranı ve bakıcı gideri talebinin reddine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. 2- Davacının, sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden hükme esas alınan aktüerya raporunda, yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplama yapıldığı, raporun dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu görülmekle davalı vekilinin aktüer bilirkişi raporuna yönelik istinaf itirazının reddi gerekmiştir. 3- Kaza tarihi itibariyle zorunlu mali sorumluluk sigortalarında, sakatlık teminat limitinin şahıs başına 430.000,00 TL, tedavi gideri teminat limitinin şahıs başına 430.000,00 TL olduğu, mahkemece hükme esas alınan aktüerya raporunda, davacının sürekli işgöremezlik zararının 589.203,76 TL, geçici işgöremezlik zararının 15.300,60 TL olarak hesaplandığı, Yargıtay uygulamalarında değişikliğe gidilerek geçici iş göremezlik tazminatının, sakatlık teminatı limiti içinde değerlendirilmesi gerektiğine karar verildiği (Yargıtay 4. HD, 07.10.2025 tarihli ve 2023/12431 Esas, 2025/13675 Karar sayılı kararı), bu itibarla davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararı yönünden, davalı ... şirketinin, 430.000,00 TL sakatlık teminat limiti ile sınırlı şekilde sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 4- Davalı şirkete sigortalı aracın, gerçek şahıs adına kayıtlı olduğu, aracın hususi otomobil olduğu dikkate alındığında mahkemece uygulanacak faizin türünün yasal faiz olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik yoktur. 5-26.04.2016 tarihinde 2918 Sayılı Yasanın 99. maddesinde yapılan değişiklik ile getirilen "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası Genel Şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." düzenlemesi gereğince, sigortanın temerrüdü için Genel Şartlarda belirtilen belgeler ile sigorta şirketine müracaat zorunludur. Somut olayda, dosya içeriğinden, dava açılmadan önce, davacı vekili tarafından davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararı ve bakıcı gideri zararının karşılanması için davalı ... şirketine 11/03/2022 tarihli dilekçe ile başvuru yapıldığı, başvuru dilekçesinin davalı şirkete 14/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği anlaşıldığından davalı şirketin, dilekçenin tebliğinden itibaren 8 iş günü sonunda 25/03/2022 tarihinde temerrüde düştüğü gözetilerek hükmedilen tazminata temerrüt tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu husus, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ilk derece mahkemesi kararının, uygulanacak faizin başlangıcı yönünden kaldırılması ve düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun, faiz başlangıcı yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, davacı vekilinin sair, davalı vekilinin tüm istinaf sebeplerinin esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I - Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1.b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, II - Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-Davanın, sürekli iş göremezlik ve geçici işgöremezlik tazminatı talebi yönünden kısmen kabulü ile, 430.000 TL maddi tazminatın, 25/03/2022 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanun gereği alınması gerekli karar ve ilam harcı 29.373,30 TL’den, davacıdan peşin alınan 1.522,24 TL (peşin harç+ıslah harcı) harcın mahsubu ile bakiye 27.851,06 TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Zorunlu arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin, davanın kabul/ret oranına göre 3.012,05 TL'sinin davalıdan, bakiye 107,95 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 66.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 15.400,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7- Davacı tarafından yapılan yargılama gideri; posta, tebligat, bilirkişi ve ATK ücreti olmak üzere toplam 4.652,00 TL yargılama giderinin, davanın kabul/ret oranına göre 4.516,38 TL’sinin ve davacı tarafça yatırılan 1.727,24 TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, III - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 29.373,30 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 7.343,00 TL'nin mahsubu ile kalan 22.030,30 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 215,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 1.169,40 TL istinaf başvurma harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Kararın usûlüne uygun olarak taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 14.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
... Başkan ...
Üye ...
Üye ...
... Katip ...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.