İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/490 E. 2026/404 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/490
Karar No
2026/404
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/490 Esas KARAR NO : 2026/404

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/05/2025 KARAR TARİHİ : 09/04/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/05/2026 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki söz konusu olup, davalı şirketin müvekkili şirkete cari hesap fatura borcu bulunmakta olduğunu, taraflar arasında ticari ilişki olduğu icra dosyasına tarafımızca sunulan ve icra dosyasında mevcut faturadan ve tarafların incelenmesini talep ettiğimiz ticari kayıtlarından anlaşılacağını, davalı borçlunun söz konusu borcunu ödemesi üzerine aleyhine Küçükçekmece İcra Dairesi ...... Esas sayılı dosya ile takibe girişilmiş olduğunu, söz konusu icra takip dosyasından davalı borçluya icra ödeme emri gönderilmiş olup, davalı borçlu müvekkiline borçlu olduğunu bildiği halde müvekkilinin alacağını geciktirmek amacıyla huzurdaki dosyaya konu icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş olduğunu, davalı şirketin karşı yasal işlemler başlatılmadan önce gerekli sözlü uyarılar ve istemler yapılmasına rağmen davalı şirket cari hesaptan kaynaklı olan borcunu ödememiş olduğunu ve ödememekte ısrar etmekte olduğunu tüm bu nedenlerle davanın tüm taleplerimiz yönünden kabulüne, davalı borçlunun Küçükçekmece İcra Dairesi ...... Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız, kötüniyetli ve hukuka aykırı itirazının iptali ile takibin devamına, davaya konu alacağımızın likit ve bilinir bir alacak olduğu ve diğer hususlar göz önünde bulundurularak alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla davalının yaptığı kötüniyetli itiraz hakkında davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. Mahkememizce Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ..... borçlusunun ..... SİSTEMLERİ MEKANİK MÜHENDİSLİK TİCARET ANONİM ŞİRKETİ olduğu, 19.937,50-TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişiden rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu 20/01/2026 tarihli raporunda özetle; " Davacı tarafından düzenlenen faturaya ilişkin olarak, dosyaya ibraz edilen karşılaştırmalı alış- satış (BA-BS) analizinde Eylül 2024 döneminde davacı adına 18.125,00 TL (KDV hariç) tutarlı alış kaydının yer aldığı, 2. Davacı tarafından düzenlenen e-faturanın davalıya elektronik olarak tebliğinin gerçekleştirildiği ve davalının iade faturası düzenlediğine dair dosya kapsamında belge/bilgi olmadığı, 3. Davacı, 19.937,50 TL cari hesap alacağı iddiasıyla Küçükçekmece İcra Dairesi ..... E. sayılı dosya üzerinden takip başlattığı ve söz konusu satış faturası davacı defterlerinde ilgili alıcı hesabında izlenmiş ve ..... fiş numarası ile kaydedildiği, Ancak davacı yasal defterlerinde 07/12/2024 tarihinde fatura bedelinin tahsil edilerek hesabın kapatıldığı yönünde kayıt bulunduğu, 4. Davalı taraf, borcun bulunmadığı yönünde itiraz ileri sürmüş olmakla birlikte, hizmetin alınmadığına veya ödendiğine ilişkin somut bir belge (banka kaydı/dekont/mahsup belgesi vb.) dosyaya sunmamıştır. Bu itibarla davacının cari hesap alacağı iddiasının kabulü Sayın Mahkemenin takdirinde olup; davacının iddiasında haklı olduğunun kabulü halinde takip tarihinden itibaren faiz talep edebileceğini " belirtmiştir. Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının davalıdan faturadan kaynaklı cari alacağının bulunup bulunmadığı, icra dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali koşullarının somut olayda mevcut olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Somut olayda davalı tarafın kendisine verilen süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafça defterlerin sunulduğu ve sunulan defterlerin usulüne uygun tutulmuş olması sebebiyle sahibi lehine delil vasfını taşıdığı anlaşılmıştır. HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; somut olayda takibe konu edilen alacağın varlığını ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Davacı tarafın defter ve kayıtlarına göre takibe dayanak teşkil eden 17/09/2024 tarihli faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davacı defterlerine 07/12/2024 tarihinde işlenmiş kayıt ile mezkur fatura bedelinin tahsil edilerek hesabın kapatıldığının görüldüğü, davacının takibe konu ettiği alacağın varlığına dair başkaca delil de sunamadığı, bu kapsamda da davacının ispat yükünü yerine getirmemiş olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş, bu yönde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00-TL ilam harcından peşin alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 19.937,50-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda; alacak miktarı Kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 362. maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.09/04/2026

Katip ...... ¸e-imzalıdır Hakim ..... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/490, K. 2026/404, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-490-e-2026-404-k-15c3431b4357