Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1183 E. 2026/796 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1183
- Karar No
- 2026/796
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1183
KARAR NO: 2026/796
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/04/2021
NUMARASI: 2020/64 Esas, 2021/222 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 10/06/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
I- DAVA (ASIL DAVA)
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ... A.Ş. ile ... A.Ş. arasında bir ticari ilişkinin mevcut olduğunu, bu ilişki kapsamında müvekkilinin davalıya hizmet verdiğini, bu hizmet bedelini faturalandırdığı, müvekkili ile davalı arasında süregelen ticari ilişki neticesinde davacı müvekkilinin davalıdan bir miktar alacağı meydana geldiğini, müvekkili'nin ticari ilişki içerisinde bu alacağını tahsil edemeyince .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. numaralı dosyası ile davalıya karşı icra takibi başlatmak durumunda kaldığını, davalı'nın iş bu takibe itiraz etmek suretiyle takibin durmasına sebebiyet verdiği, kötü niyetli olarak takibe itiraz ederek takibi durduran davalı borçlunun, alacağın en az %20’si oranında icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini, tarafların aralarında yürüttükleri ... Projesi kapsamında müvekkilinin, ... A.Ş. ...işletmesinden olan 83.500 Euro alacağı olduğu, vadesi 24.12.2014 olduğunu, bu tarihteki kur üzerinden 236.446,95 TL faturanın müvekkili şirket tarafından düzenlendiğini, yapılan ödemeler neticesinde bu ilişkiden kaynaklı olarak müvekkili şirketin 152.563,25 TL tutarında bakiye alacağı olduğu konusunda 31.03.2019 tarihinde mutabakat sağlandığını, müvekkili şirket'in davalı taraftan alacağı olduğu taraflarca kabul edilmişken sonradan davalının ödeme yapmaması ve açılan takiplere itirazda bulunmasının kötü niyetli olduğunu, davalı borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. numaralı dosyası nezdinde başlatılan 52.563,25 TL asıl alacak ve 6.739,62 TL işlemiş ticari faiz alacağı konulu icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin 52.563,25 TL asıl alacak ve 6.739,62 TL işlemiş ticari faiz alacağının toplamına denk gelecek tutar üzerinden devamını, haksız itiraz nedeniyle davalı şirket aleyhine alacaklı olan 52.563,25 TL asıl alacak ve 6.739,62 TL işlemiş ticari faiz alacağı toplamına denk gelecek tutar üzerine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı hesaplanmak suretiyle hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II- CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı...Otomasyonun, müvekkili şirket ile arasındaki ticari ilişki kapsamında projelerden dolayı, alacağının olduğu, bu alacaklar için fatura düzenlendiği, alacaklarının ödenmemesi sebebiyle icra takibi başlatılmasına rağmen bu icra takibine haksız şekilde itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibe devam edilmesini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiği ancak, müvekkili şirketle...Otomasyon arasında ticari ilişki olduğu doğru olmakla birlikte, bu ticari ilişkide...Otomasyon değil, müvekkili şirketin alacaklı durumda olduğunu, müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığından, bu talebin reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacı...Otomasyonun, cari hesapta alacaklı göründüğü meblağın cezai şarta karşı mahsup edildiği, müvekkili şirketten gerçekte bir alacağı olmadığını bilmesine rağmen kötü niyetli olarak icra takibi başlattığı, bu sebeple müvekkili şirketin değil, davacı...Otomasyon'un aleyhine İİK m. 67/2 uyarınca %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini, müvekkili şirketin cezai şart alacağını davacı şirketin alacaklarından mahsup etmesi sebebiyle davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığından haksız davanın reddine ve icra takibinin kötü niyetle başlatılmasından dolayı davacı...Otomaston aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA
Birleşen davada davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davalının ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında 174.756,56 TL asıl alacak ve 22.407,14 TL işlemiş ticari faiz alacağının toplamına denk gelen tutardaki borcuna itirazının iptalini, takibin devamını, davalı şirket aleyhine hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
III-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, tarafların birbirlerinden alacaklı olup olmadığının tespiti, hizmetin ifa edilip edilmediği, cezai şart sebebinin oluşup oluşmadığı, mahsup konusunda davalı tarafın haklı olup olmadığının tespiti açısından dosya bilirkişi heyetine tevdi edildiği, 15/02/2021 tarihli bilirkişi kök raporda özetle:"....Davacı...Otomasyon'nun incelemeye ibraz edilen 2013-2019 mali dönemine ait ticari defterinin ait olduğu yılda yürürlükte olan TTK ve VUK hükümlerine göre tutulduğu, ticari defterlerinin yasal süreleri içerisinde açılış ve kapanış tasdiklerini yaptırdığı, sahibi lehine delil niteliğinde olduğu, davalı ... A.Ş'nin incelemeye ibraz edilen 2013-2019 mali dönemine ait ticari defterinin ait olduğu yılda yürürlükte olan TTK ve VUK hükümlerine göre tutulduğu, ticari defterlerinin yasal süreleri içerisinde açılış ve kapanış tasdiklerini yaptırdığı, sahibi lehine delil niteliğinde olduğu, gecikmeye rağmen davalının gecikmeye konu mallara ilişkin faturaya sekiz günlük süre içerisinde itiraz etmeyerek ticari defterlerine işlendiğinden tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini teyit ettiğinden ve en önemlisi de davalının gönderdiği mutabakat metninde davacının takip konusu alacaklarını açıkça kabul ve teyit ettiğinden tarafların ticari defterlerinde yer aldığı şekliyle davacının alacaklı olduğunun kabulü gerektiği ve bu bakımdan davacının yaptığı takiplere karşı davalının itirazının yerinde olmadığına..."dair rapor tanzim edildiği, dosya bir bütün olarak incelendiğinde, ticari davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkün olduğu, ticari defterler kesin delillerden olduğu ancak sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerektiği, bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunlu olduğu, çünkü tarafın ticari defterleri mezkur kanunda belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabileceği, bilindiği üzere fatura, tek başına hizmetin verildiğini gösteren bir delil olmadığı, ancak, takip konusu fatura her iki tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu tespit edildiği, tarafların tacir olması nedeniyle, davacının verdiği hizmetinden doğan alacağının ve davalının ise aldığı hizmet nedeniyle doğan borcunun TTK 66 ve devamı maddeleri gereğince ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiş ve ayrıca bu borçtan dolayı mutabakat metni de hazırlandığı, 6100 sayılı HMK’nın 222. maddesinde ticari defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için gerekli şartlar tamam olmakla birlikte, davalı taraf cezai şart nedeniyle bakiyeden mahsup edildiğini savunmuş ise de, bu savunmayı destekleyen iade, itiraz hususunda bilgi ve belge bulunmadığı, bu sebeple, davacı davasını ispat etmekle, davanın kabulüne ve ayrıca davalı itirazında haksız, alacak likit olmakla, davacı lehine icra-inkar tazminatına da hükmedildiği belirtilerek, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile birleşen dava yönünden davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 174.756,56-TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile takibin devamına, bakiye taleplerin reddine, alacağın %20'si olan 34.951,31-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, asıl dava yönünden davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 52.563,25-TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile takibin devamına, bakiye taleplerin reddine, alacağın %20'si olan 10.512,65-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV-İSTİNAF
Davacı vekili istinafında, mutabakat olduğunu, alacağın ispatlandığını, asıl ve birleşen davadaki ticari faiz taleplerinin reddine dair kararın kaldırılması ve davaların tamamına hükmedilmesi gerektiğini, faiz taleplerinin hangi gerekçe ile reddedildiğinin anlaşılamadığını, 31.03.2019 tarihi itibariyle davalı şirket ile müvekkil şirket arasındaki cari hesap bakiyesi de dikkate alındığında davalı şirketin vadesi gelmesine rağmen, haberi olmasına rağmen, cari hesap borç tutarını müvekkiline ödemediğini, temerrüde düştüğünü belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasın talep etmiştir.
Davalı vekili istinafında, müvekkilinin Bolu ve Eskişehir ilçelerinde bulunan işletmeleri için 4 projede belirlenen tarihlerden geç teslim yapılması sebebiyle, müvekkilinin cezai şart alacağının bulunduğunu, ...Otomasyonunun 30.12.2013 tarihinde ...Otomasyonunun 15.4.2014 tarihinde, çalışır halde teslim edilmesinin kararlaştırıldığını, aynı şekilde Plastik ayak Takma İstasyonu Projesinin 29.3.2014 tarihinde ... Otomasyonu projesinin 29.08.13 tarihinde çalışır halde tesliminin kabul edildiğini, her iki satın alım sözleşmesinin teslim süresi başlıklı 2. Maddesinde malın belirlenen tarihten sonra teslim edilmesi durumunda imalatçı firma geciktiği her takvim günü için ...'e toplam sözleşme tutarının %0,5 oranında gecikme cezası ödemeyi taahhüt ettiğini, projelerin hiç birinin teslim tarihine kadar bitirilemediğini, Plastik Ayak Takma Projesinde toplam gecikmenin 172 gün olduğunu, davacının 109 gün gecikmeden sorumlu olduğunu, ... Otomasyonu projesinde davacının 78 günlük gecikmeden sorumlu olduğunu, ... Otomasyonu projesinde davacının 4 ay gecikmeden sorumlu olduğunu, ...Otomasyonu projesinde davacını 4 ay gecikmeden sorumlu olduğunu, davacının sorumlusu ...'un 4.5.2014 tarihinde savunma e mailleri gönderdiğini, davacı şirket yetkilisi ... tarafından gönderilen 31.7.2015 tarihli mail ile 4 proje için cezai şarta yer verildiğini, Davcı yetkili .........7un 13.8.2015 tarihli savunma maili gönderdiğini, davalı yetkili ... tarafından 25.8.2015 tarihli e mail gönderilerek davacı savunmalarının kabul edilmediği, 4proje için cezai şart faturası kesileceğinin bildirildiğini, davı yetkilisinin uzlaşma ile çözümü teklif ettiğini, projelerin geç tesliminde tereddüt bulunmadığını, bilirkişi raporuna göre ise, müvekkil şirketin yaşanan gecikmeden dolayı cezai şart istemede haklı olacak iken, davacının düzenlediği faturayı iade etmeyip, ticari defterine işlemesi sebebiyle bu hakkını muhasebe işlemler sebebiyle kaybettiğini, bilirkişi raporundaki tespitin hatalı olduğunu, cezai şartın mahsup edildiğini ve davacının alacağının bulunmadığını, faturaya 8 gün içinde itiraz edilmeyerek ticari deftere işlenmesi gerekçesinin hatalı olduğunu, Mahkemenin sözleşme hükümlerini incelemediğini, ceza şart alacağının sözleşmeye göre imalatçının her tür alacağından kesilebileceğini, mahsuba dair hüküm bulunduğunu, cari hesap ilişkisinin devam ettiğni, henüz cezai şart alacağının belirlenmemiş olduğunu, iade faturası düzenlememenin aleyhe sonuç doğurmaması gerektiğini, cezai şartı netleştirdikten sonra cezai şarta ilişkin faturalarını müvekkilinin defterine işlediğini, davacının geç tesliminin ispatlandığını, cezai şart alacağının mahsubu gerektiğini, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
V-DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır. Asıl ve birleşen davacı yüklenici, asıl ve birleşen davalı ise iş sahibidir. Davacı asıl davada, davalının 4 işletmesi için sözleşmeler yaptıklarını, otomasyon projeleri sebebiyle bu sözleşmelerin yapıldığını, işleri eksiksiz teslim ettiğini, davalı ile mutabakat yaptıklarını ancak alamadığı bakiye alacağı olduğunu bu sebeple itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı iş sahibi asıl davada, davacının 4 ayrı işi de geç teslim ettiğini, geç teslim sebebiyle cezai şart alacakları bulunduğunu, cezai şarta ilişkin faturalar kestiklerini, davacının alacaklı değil borcu olan taraf olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Birleşen davada davacı yüklenici, karşı tarafla arasındaki sözleşmelerden kaynaklı 4 işten iki adet işi için bakiye alacak talebinde bulunduğunu, davalı ile alacağın bulunduğuna dair mutabakatları olduğunu belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.
Yerel mahkemece, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu tesbit edildiği, tarafların tacir olması nedeniyle, davacının verdiği hizmetinden doğan alacağının ve davalının ise aldığı hizmet nedeniyle doğan borcunun TTK 66 ve devamı maddeleri gereğince ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiş ve ayrıca bu borçtan dolayı mutabakat metni de hazırlandığı, 6100 sayılı HMK’nın 222. maddesinde ticari defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için gerekli şartlar tamam olmakla birlikte, davalı taraf cezai şart nedeniyle bakiyeden mahsup edildiğini savunmuş ise de, bu savunmayı destekleyen iade, itiraz hususunda bilgi ve belge bulunmadığı, bu sebeple, davacı davasını ispat etmekle, davanın kabulüne ve ayrıca davalı itirazında haksız, alacak likit olmakla, davacı lehine icra-inkar tazminatına da hükmedildiği belirtilerek, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşmelerin 2. Maddesinde işin zamanında teslim edilmemesi durumunda her takvim günü için sözleşme bedelinin %0,5 oranında cezai şart ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl ve birleşen davada davacı yüklenicinin bakiye iş bedeli alacağının olup olmadığı ile asıl ve birleşen davalı iş sahibinin geç teslimden dolayı cezai şarta hak kazanıp kazanmadığı noktalarındadır.
Mahkemece uyuşmazlığın çözümünde sadece tarafların ticari defter kayıtları ve mutabakat metni dikkate alınarak sonuca gidilmesi doğru olmamıştır. Taraflar arasındaki sözleşmelerde düzenlenen ve davalının da talebine konu ettiği ceza koşulu niteliğince ifaya ekli cezai şart mahiyetinde olup, mutabakat metninde ceza alacağı yer almadığı gibi sözleşmelerin tasfiye yapılmak suretiyle sonlandırıldığı da iddia ve ispat edilmiş değildir.
O halde mahkemece yapılacak iş, en geç işin teslimi anında davalı tarafından cezai şart alacağı bakımından ihtirazi kayıt konulup konulmadığı tarafların buna dair tüm delilleri toplanarak değerlendirilmelidir. Şayet davalı tarafından maillerle ya da diğer delillerle ihtirazi kayıt konulduğu tespit edilirse, gecikmenin kimden kaynaklı olduğu tespit edildikten sonra yüklenici kusurundan kaynaklanan gecikme süresi ve buna göre tutarı hesaplanarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu sebeple davacı istinafı incelenmeksizin, davalı istinafının kabulüne karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinafı incelenmeksizin, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf taleplerinin incelenmeksizin, davalı vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-İSTANBUL ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../04/2021 tarih, 2020/.. Esas, 2021/.. Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Taraflar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,
5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 10/06/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.