Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1551 E. 2026/1410 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1551
- Karar No
- 2026/1410
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO : 2026/1551
KARAR NO : 2026/1410
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 03/03/2026
NUMARASI : 2024/567 Esas - 2026/137 Karar
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:24/09/2024
KARAR TARİHİ: 10/06/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketine ... kasko ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçe numarasıyla sigortalı ...plakalı araç, 27.09.2023 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, bu kazanın oluşumunda ...plakalı araç sürücüsü'nün %100 kusurlu olduğunu, kaza sonrası müvekkilinin kendi kasko sigorta şirketine başvuruda bulunduğunu ve sigorta şirketince atanan eksperce müvekkiline ait araçta 38.004,97-TL hasar meydana geldiği tespit edildiğini, kasko şirketi karşı tarafın ... sigortasına başvurarak poliçe limitini tükettiğini, bu sebeple ...plakalı aracın İhtiyari Mesuliyet Sigorta poliçesini düzenleyen davalı tarafa başvurma zorunluluğu doğduğunu, meydana gelen hasara bağlı olarak müvekkiline ait araçta değer kaybı oluştuğunu belirterek HMK 109. madde gereğince kısmi alacak davalarının kabulü ile mahkememizce 27.09.2023 tarihli kaza neticesinde müvekkiline ait ... plakalı aracının uğramış olduğu değer kaybı bedelinin bilirkişi atanarak tespitine, şimdilik, 100,00-tl değer kaybı tazminatının, poliçe limitleri dâhilinde, 27.09.2023-kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket aracın İhiyari mali Mesuliyet (Kaskoya bağlı) sigortası olduğunu, İmms teminatının devreye girebilmesi için öncelikle trafik teminatının tükenmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan evrakların incelenmesinde ödeme dekontu ve sair evraklar sunulmadığından tespit yapılmasının mümkün olmadığını, yeterli inceleme yapılmadan yapılan tespitin hatalı olduğunu, öte yandan kabul anlamına gelmeyerek kurulan kararlar üzerinden 38.004,97 TL araç hasarı+ 45.000 değer kaybı ödemesi+29.374,12 TL hakem kararı ödemesi toplandığında (dekontlar ibraz edilmediğinden beyan ve evrak üzerinden) 112.379,09 TL ödeme yapıldığının trafik teminat limiti olan 120.000 TL'nin dolmadığının, iş bu nedenle öncelikle ödeme belgelerinin kazandırılması ile trafik teminatının tükenip tükenmediğinin tespiti gerektiğini, öncelikle kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, araç değer kaybının sigorta genel şartlarına uygun olarak tespit edilmesi gerekmekle yine aracın cinsi modeli kilometre bilgileri ile aracın daha önce aynı bölgeden hasar alıp almadığının tespite edilmesi ile kaza tarihindeki rayiç değeri ile tamir sonrası değer arasındaki farkın net ve denetlenebilir şekilde tespit edilmesi gerektiğini, 38.004,97 TL hasar kaydı olan araçta 120.000 TL değer kaybı hesabının afaki olduğunu, bu nedenle aracın daha önce karıştığı kaza bilgileri ile ekspertiz raporlarının istenilmesini ile trafik ödemeleri de dikkate alınarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile 100,00 TL değer kaybı tazminatının 18/04/2024 temerrüt tarihinden, 45.505,97 TL değer kaybı tazminatının 19/12/2025 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle kararda hükmedilen 45.505,97 TL değer kaybına ilişkin işleyecek avans faizin davanın ıslah tarihi olan 19/12/2025'den 100,00 TL’ye işleyecek faizin ise 18/04/2024 temerrüt tarihinden başlatılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, başvuru tarihi 05.04.2024 olup, hükmedilen avans faizin meydana gelen zararın tamamına temerrüt tarihi olan 18.04.2024'ten itibaren işlemesi gerektiğini, mahkemenin faiz başlangıcı yönünden hatalı ve hukuka aykırı değerlendirmesi ile eksik tazminata hükmetmesi nedeniyle istinaf taleplerinin olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle değer kaybı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından 27.09.2023 tarihinde İstanbul ili Tuzla ilçesinde dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki davacıya ait ... plakalı minibüs ile davalı sigorta şirketine Kasko ... poliçesi ile sigortalı dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı kamyonun arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle araçta oluşan değer kaybının ... kasko sigortası kapsamında tahsili istemine ilişkindir.
KTK'nın 99.maddesine göre, sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Islah edilen kısım içinde temerrüt tarihi aynı tarih olacaktır. Bu durumda, davalı sigorta şirketi dava öncesinde yapılan başvuru ile 18/04/2024 tarihinde temerrüde düşmüş olacağından ıslah edilen kısım için de temerrüt tarihi aynı tarih olacağından faiz başlangıç tarihinin ıslah edilen kısım için ıslah tarihi olarak belirlenmesi doğru olmamıştır. Davacı vekilinin bu yöne değinen istinaf itirazı yerindedir.
Bu nedenle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
A- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,
Buna göre:
Davanın KABULÜ İLE,
45.605,97 TL değer kaybı tazminatının 18/04/2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Alınması gereken 3.115,34 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harç ve 778,00 TL Islah harcının toplamı olan mahsubu ile bakiye 1.909,74 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç ve 778,00 TL ıslah harcının toplamı olan 1.633,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 10.152,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.6000 TL arabuluculuk ücretinin tamamının davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
Artan avansın ilgilisine iadesine,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;
1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,
2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 370,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 2.002,00 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/06/2026