İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/852 E. 2026/495 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/852
Karar No
2026/495
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/852 Esas KARAR NO : 2026/495

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/09/2025 KARAR TARİHİ : 04/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı ..... Bağlantı Ek. Tek. San. Ve Tic. A.Ş. vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde, davalı ...... Yapı Endüstri İnşaat Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti. ile aralarındaki ticari ilişkiye dayalı alacağın ödenmemesi üzerine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiği, arabuluculuk sürecinin de olumsuz sonuçlandığı belirtilerek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ..... Yapı Endüstri İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin cevap dilekçesinde, davacı .... Bağlantı Ek. Tek. San. ve Tic. A.Ş. tarafından Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine konu alacağın likit olmadığını, faturaların usulüne uygun tebliğ edilmediğini, teslim edilen mallara dair irsaliye ve kabul belgelerinin eksik olduğunu, malların bir kısmının ayıplı olması sebebiyle iade edildiğini, bu nedenle alacağın muayyen ve kesinlik taşımadığını, müvekkil şirketin ticari defterlerinde faturaların tamamının karşılık bulmadığını, kısmi ödemelerin mevcut olduğunu, bazı faturaların teslim alınmadığını, ticari defterlerin bilirkişi marifetiyle incelenmesi neticesinde davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığının görüleceğini, müvekkil şirketin itirazının kötü niyetli olmadığını, ayıplı mal ve eksik teslimler sebebiyle defaten bildirimde bulunulduğunu, borcun varlığı ve miktarı konusunda haklı şüpheler bulunduğunu, alacak iddiası tartışmalı olduğundan icra inkâr tazminatı talebinin hukuken yersiz olduğunu, arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlanmasının davalı aleyhine bir kötü niyet göstergesi sayılamayacağını, davacının iddialarının zayıf olduğunu belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Küçükçekmece ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 116.444,33TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "Dvacı tarafa ait 2025 Yılı ticari defterlerinin tasdik işlemleri yasal süreleri içerisinde yapılmış olup defterlerin tasdik açısından sahibi lehine delil kabiliyeti bulunmaktadır. 04.03.2026 tarihinde mahkeme salonunda yapılan incelemeye davalı taraf katılmamıştır.Dava dosyasının incelenmesi sonucunda davalı ve/veya vekili tarafından verilmiş yerinde inceleme talepli bir dilekçeye rastlanmamıştır.Bu durumda 26.01.2026 tarihli Ön İnceleme Tutanağı’nın G.D. 1/e maddesine istinaden davalı taraf ticari defterleri incelenememiştir. Davacı taraf kayıtlarına göre 06.08.2025 tarihi itibariyle davacının davalıdan asıl alacak olarak 111.152,45 TL alacaklı olduğu görülmüştür. Küçükçekmece İcra Dairesi ...... Esas ilamsız takiplerde ödeme emri ile ilgili; İlgili emirde toplam alacak 116.444,33 TL olarak görülmekle; Dosya ve dilekçe eklerinde yapılan incelemede, davalı tarafça teslim edilen malların bir kısmı ayıplı ve kullanım dışı olduğundan iadeye konu edildiği iddia edilmişse de; Dosyada eski ya da ayıplı imalat olduğuna dair herhangi bir belge / delil tespiti raporu bulunmamaktadır. Bu bağlamda; faturalar ve detayları incelenmiş olup; itirazın iptaline konu malzeme ve buna bağlı karşılık gelen bedellerin teknik olarak makul ve uygun olduğu kanaatine varılmıştır."denilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmamıştır. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Davacı tarafından davadan önce ihtarname gönderilmediği, bu sebeple temerrüt oluşmadığı, usulüne uygun tutulan davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 111.152,45 TL olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafın ayıp iddiasına ilişkin dosyada bir delile rastlanmamıştır. Davalı tarafın bu sebeple ayıp iddiasını ispat edemediği anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. HMK'nın 329. Maddesi gereği davalının kötü niyeti ispat edilemediğinden bu talebin ve fazlaya dair diğer taleplerin reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen İPTALİ ile takibin 111.152,45 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin diğer taleplerin ayrı ayrı REDDİNE, 2- 111.152,45 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 7.592,82 TL ilam harcından peşin alınan 1.406,36 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.186,46 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 615,40 TL Başvuru Harcı, 1.406,36 TL Peşin Harç, olmak üzere toplam 2.021,76 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 4.390,95 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 209,05 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen 20.000TL bilirkişi ücreti, 92,50TL posta masrafı olmak üzere toplam 20.092,50TL den kabul red oranına göre hesaplanan 19.179,38TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 5.291,88 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, tarafların yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/05/2026

Katip ...... ✍e-imzalıdır Hakim ..... ✍e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/852, K. 2026/495, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-852-e-2026-495-k-93880d50d5e1