İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/842 E. 2026/494 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/842
Karar No
2026/494
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/842 Esas KARAR NO : 2026/494

DAVA : İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/06/2025 KARAR TARİHİ : 04/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkil nakliyeci olup, kendisine ait ticari aracıyla, 29.11.2024 tarihinde İSTANBUL - ANKARA arası davalı adına nakliye işi yapmıştır. Ekte sunduğumuz ..... nolu 29.11.2024 tarihli faturadan da görüleceği üzere müvekkil, davalıya serbest meslek makbuzu kesmiş, anılan fatura davalıya teslim edilmiş, muhasebe kayıtlarına işlenmiş ve bir itirazda bulunulmadığını , ancak müvekkil aylarca davalıdan fatura bedelini talep etmesine rağmen davalı tarafça sebep gösterilmeksizin ödeme yapılmamıştır. Bu durum üzerine tarafımızca da davalı aleyhine Büyükçekmece İcra Müdürlüğü - ..... E. Sayılı dosyası üzerinden 17.400,00.-TL ve işlemiş faizinin, ferilerinin ödenmesi amacıyla icra takibi başlatıldığını , davalı yan ise 27.01.2025 tarihli itiraz dilekçesi ile borcu tamamına itiraz etmiş, müvekkilin mağduriyetini gidermediğini , muhtemelen müvekkilin alacağı faiz bile müvekkilin zararını karşılamayacaktır, davalının kötü niyetle hareket ettiği açıktır, dolayısıyla icra inkar tazminatına da sayın mahkemenin hükmetmesi gerekmektedir. Bu husus üzerine her ne kadar dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine gidildiyse de davalı yan ödeme yapmamakta ısrar ettiğini , yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu her iki tarafın da mali defterleri incelendiği takdirde haklılığımız daha net ortaya çıkacağını ,Müvekkilinin alacağını tahsil edebilmek için işbu davayı açmak zorunda kaldığını , davalı tarafın kötü niyetli davrandığı, mevcut davayı açmak zorunda , alacağımızın tahsilini engellemeye ya da tahsil süresini uzatmaya yönelik hareket ettiği apaçık ortada olduğunu , bu nedenle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile tarafımıza verilmesi gerekmekte olduğunu , müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi, davalı taraftan olan alacağına kavuşabilmesi, bahse konu icra takibine yapılan itirazın iptali için işbu davanın açılması zaruri olduğunu , dikkate alınacak sair yasal nedenler doğrultusunda; Büyükçekmece icra müdürlüğü - ...... e. sayılı dosyasına ilişkin itirazın iptaline ve takibin (05.03.2024 tarihi itibariyle - takibin durdurulduğu tarih) kalan miktarı ve işleyecek faizleri ve ferileri üzerinden devamına, %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf davaya cevap dilekçesi sunmamıştır. Dosya Büyükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ..... Esas ..... Karar sayılı ilamıyla görevsizlik kararı verilerek mahkememize gönderilmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ...... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 17.400,00TL-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "Dava dosyası ve davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan görevlendirme ile sınırlı incelemeler sonucunda; Davalı tarafa ait 224 ve 2025 yılları ticari defterlerin tasdik işlemlerinin yasal süreleri içerisinde yapıldığı, Davacı tarafın adresinin Ankara ilinde olduğu, Davacının davalıdan 17.400,00 TL asıl alacaklı olduğu, şeklindeki tespit ve değerlendirmelerim, takdiri Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere saygıyla sunulur. " denilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayda davalı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmuştur. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Usulüne uygun tutulan davalı tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 17.400,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin 17.400,00 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, 2-17.400,00 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 1.188,59 TL ilam harcından peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 760,99 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 135,00 TL posta masrafı, 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç ücreti olmak üzere toplam 8.990,20TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, tarafların yokluğunda; alacak miktarı kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 362. maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/05/2026

Katip ..... ✍e-imzalıdır Hakim .....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/842, K. 2026/494, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-842-e-2026-494-k-510f81aa937e