Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1097 E. 2026/795 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1097
- Karar No
- 2026/795
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1097
KARAR NO: 2026/795
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/07/2025
NUMARASI: 2025/244 Esas, 2025/495 Karar
DAVANIN KONUSU: Tanıma Ve Tenfiz
KARAR TARİHİ : 10/06/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
I- DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalının yükleniciliğini üstlenen müvekkil şirket, taraflar arasında akdedilen; 18.03.2020 tarihli Sözleşme ve 12.07.2021 tarihli EK sözleşmeye istinaden yükleniciliğini üstlendiği Mekanik ve Elektrik işlerinden dolayı davalıya yaklaşık 7.892.744,97 ABD Doları tutan iş yaptığı ve bu durum taraflar arasındaki 25.07.2022 tarihli Teslim Tesellüm tutanağı ile de imza altına alındığını, 25.07.2022 tarihli Teslim Tesellüm tutanağı ile müvekkil şirket alacağı 7.892.744,97 ABD Doları olarak belirlendiği halde davalı eksik ödeme yaparak (7.506.063,19 ABD Doları Ödeme) müvekkil alacağı olan bakiye 386.681,78 ABD Dolarını ödemediğini, müvekkil şirketin tüm uyarılarına rağmen bakiye borcunu ödemeyen davalı şirket aleyhinde, işin yapıldığı yer mahkemesi olan ...Mahkemesinde, açılan dava neticesinde: Müvekkil şirket dava ve taleplerini kabul eden Özbekistan Cumhuriyeti Taşkent Ekonomik İşler Mahkemesi, 15.03.2024 tarih, 4-10-2414/21 Dava Dosya No.lu kesinleşmiş kararı ile: 386.681,78 ABD Doları alacak ile sözleşmeden doğan 19.334,09 ABD Doları cezanın davalıdan tahsiline karar verildiğini, Özbekistan Cumhuriyeti Taşkent Ekonomik İşler Mahkemesi, 15.03.2024 tarih, 4-10-2414/21 Dava Dosya No.lu kararı, kararda da belirtildiği üzere 1 ay içerisinde temyiz edilmediğinde kesinleşeceğinden, anılan karar temyiz edilmemesi üzerine 22.04.2024 tarihlinde apostil şerhi verilmek suretiyle kesinleştiğini, işbu kararın Türkiye Cumhuriyetinde de uygulanabilirliği, tenfizi için sayın mahkemeye başvuru zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek, Özbekistan Cumhuriyeti Taşkent Ekonomik İşler Mahkemesinin 15.03.2024 tarih, 4-10-2414/21 Dava Dosya no'lu, 22.04.2024 Apostil tarihli Kesin Mahkeme kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
II- CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun md. 54/ç’de yer alan tanıma ve tenfiz şartının incelenmesinde kanun koyucu, tanıma ve tenfizin diğer şartlarının incelenmesiyle ilgili esasları saptadığını, bu anlamda aleyhine tanıma veya tenfiz talebinde bulunulan kişi, savunma haklarına uygun şekilde karar verilmediğini ileri sürerek tanıma veya tenfiz talebine itiraz etmesi gerektiğini, madde 54/ç :O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması. Kişilerin, kendi aleyhlerine açılan bir davada maddi hukuk kurallarına göre oluşturacakları iddia ve savunmaları, bizzat veya bir temsilci vasıtasıyla öne sürebilmeleri, ancak kendilerine karşı açılan davadan veya yapılan başvurudan usul hukuku kurallarına göre haberdar olmalarıyla mümkün olacağını, dolayısıyla savunma hakkının içeriğini oluşturacak maddi hukuk kurallarına temas edemeden, henüz yargılamanın başında usul hukuku kurallarına riayet edilmemesi, hâkim tarafından resen gözetilmesi gereken bir tanıma ve tenfiz şartı olması gerektiğini, savunma hakkına ilişkin tanıma ve tenfiz şartı yönünden davalının Türk mahkemeleri önünde itirazda bulunması hâlinde, bu şarta ilişkin ispat yükü meselesi gündeme geldiğini, davalı, kendisine uygun şekilde davetiye tebliğ edilmediği veya kendisinin davada temsil edilmediği yahut gıyabında hüküm verildiği hususlarından birisini ileri sürerse, tanıma veya tenfiz kararı verilmesinde hukuki yararı olan davacı, bu durumların aksini ispat etmekle yükümlü olacağını, davacı tarafından sunulan evraklarda davanın şirketin muhasebe hesabına Email yoluyla tebliğ edildiğini, dava tebliğnin E-mail ile yapılması bir yana işbu mail adresinin şirketin resmi mail adresi olmaması sebebiyle usule uygun bir tebligattın olmadığı açıkça ortada olduğunu, müvekkil şirket savunma hakkını kullanamadığını, Mahkeme tek celse de hiçbir hususu incelemeden karar verildiğini beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir. ,
III-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, 5718 sayılı MÖHUK'un 54/ç maddesi uyarınca, davacıya Özbekistan Cumhuriyeti Taşkent Ekonomik İşler mahkemesince davalıya yapılan tebligat belgelerini sunması konusunda kesin verilen süre içerisinde davacı tarafından sunulan tebligat belgelerinin Türkçe tercümeleri üzerinde yapılan incelemede, Özbekistan Cumhuriyeti Taşkent şehir mahkemesinin 15/03/2024 tarihli kararında da, Özbekistan Cumhuriyeti ekonomik usul kanununun (EPC170 maddesi uyarınca) davalının E-posta adresine duruşmanın yeri ve saatinin bildirildiğinin yer aldığı, kararın da posta yolu ile davalının ... köy ...sokak no:... posta kayıt no:425 adresine teslim edildiğinin anlaşıldığı, tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Özbekistan devlet ile Türkiye arasında mütekabiliyet anlaşması olduğu, tenfizi istenen kararın kamu düzenine aykırı olmadığı, kararın 22/04/2024 tarihinde kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle, Davanın kabulüne, Özbekistan Cumhuriyeti Taşkent ekonomik İşler mahkemesinin 15/03/2024 tarih, 4-10-2414/21 dava dosya numaralı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiştir.
IV-İSTİNAF
Davalı vekili istinafında, davacının ara buluculuk şartını yerine getirmediğini, yapılan tebligatın resmi elektronik tebligat adresine yapılmadığını muhasebeciye yapıldığını, müvekkilinin hiç bir aşamada yargılamadan haberdar olmadığını, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, müvekkilinin yokluğunda karar verildiğini belirterek, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
V-DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan yabancı mahkeme kararının tenfizi davasıdır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı, taraflar arasındaki sözleşmeler gereğince davalıya Mekanik ve elektronik işler yaptığını alamadığı bakiye ayacak için davalıya Özbekistan Cumhuriyeti Taşkent Ekonomik İşler Mahkemesinin 15/03/2024 tarih, 4-10-2414/21 dava açtığını ve bu davada, 386.681,78USD alacak ve sözleşmeden kaynaklı 19.334,09 USD'nin davalıdan tahsiline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini ve bu sebeple tenfizini talep etmiştir. Davalı ise, Taşkent Ekonomik İşler Mahkemesindeki davdan haberdar olmadığını, yapılan tebligatın resmi elektronik tebligat adresine yapılmadığını, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Yerel mahkemece, davacı tarafından sunulan tebligat belgelerinin Türkçe tercümeleri üzerinde yapılan incelemede, Özbekistan Cumhuriyeti Taşkent şehir mahkemesinin 15/03/2024 tarihli kararında da, Özbekistan Cumhuriyeti ekonomik usul kanununun (EPC170 maddesi uyarınca) davalının E-posta adresine duruşmanın yeri ve saatinin bildirildiğinin yer aldığı, kararın da posta yolu ile davalının ... köy ...sokak no:... posta kayıt no:425 adresine teslim edildiği ve kararın 22.4.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, Taşkent Mahkemesinin verdiği alacak kararının tenfizi istemine ilişkin olup niteliğince nispi harca tabi olmasına rağmen dava açılırken maktu harç yatırıldığı anlaşılmakla eksik dava harcının ikmali için kararın kaldırılması gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin diğer sebepler incelenmeksizin usulden kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun diğer sebepler incelenmeksizin usulden KABULÜNE,
2-İSTANBUL ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ..../07/2025 tarih, 2025/...Esas, 2025/.. Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,
5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 10/06/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.