Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2521 E. 2026/684 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/2521
Karar No
2026/684
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2022/2521

KARAR NO : 2026/684

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 14/09/2022

NUMARASI : 2020/557(E) - 2022/638 (K)

DAVANIN KONUSU: Tazminat

KARAR TARİHİ: 30/04/2026

Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; ... plakalı aracı ile sağda durduğu halde sürücüsü davalı ... olan ... plakalı araç ile seyir halindeyken duramayarak müvekkiline arkadan çarptığını, bu çarpma sonucunda müvekkilinin kasıklarında parçalanma meydana geldiğini, haksız fiili gerçekleştiren kişi tarafından müvekkilinin zararının giderilmediğini, müvekkilinin kazada herhangi bir kusuru bulunmadığını, davalı sigorta şirketine 18/06/2020 tarihinde başvuru yapıldığını ancak müvekkilinini zararının giderilmediğini, arabuluculuk görüşmeleri sonucunda da herhangi bir sonuç elde edilmediğini tüm bu sebeplerle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketini temerrüde düşme tarihi 18/06/2020'den itibaren sigorta poliçesi miktarı içerisinde yasal faizi ile taraflarına ödenmesini 20.000 TL manevi tazminatın haksız fiilin işlendiği tarih 06/10/2016 gününden itibaren yasal faizi ile davalı araç sürücüsü ...'tan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili ve davalı ... AŞ vekili cevap dilekçelerinde davanın reddini savunmuşlardır.

İlk derece mahkemesince; maddi tazminat istemi yönünden taraflar sulh olduğundan karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat yönünden davanın kabulü ile 20.000 TL'nin 06/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili dilekçesinde özetle; davaya konu olayda davacının kusurlu olduğunu, ilk derece mahkemesince kusur oranının yeniden değerlendirilmesi taleplerinin dikkate alınmadığını, davacı yanın yaya yolundan trafik akışı olan yola atladığını, söz konusu durumun açıkça davacının asli ve tam kusurlu olduğunu gösterdiğini, davacının dilekçesinde bahsedildiği gibi müvekkilin herhangi bir şeyi karşılamadığı ifadesinin doğru olmadığını, müvekkilinin davacıyı özel hastane de tedavi ettirdiğini, davacının kaza sonrasında herhangi bir maluliyeti olmadığına dair raporun sunulduğunu, davacının üzerinden 5 yıl geçen olayla ilgili olarak haksız ve hukuka aykırı olarak taleplerde bulunduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek yerel mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:

Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

KTK'de manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda (TBK) manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nin "manevi tazminat" başlıklı 56/1. maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir."

TBK’nin 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.

Bu açıklamalara göre, toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ile birlikte istinaf başvuru nedenleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; dosyadaki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmamasına, olayın yaralamalı trafik kazası olması nedeniyle ceza zamanaşımının geçerli olmasına, dosya kapsamına, olayın oluş şekline ve usulüne uygun düzenlenen kusur raporunun hükme esas alınmasının yerinde olmasına, davacının yaralanması ve iyileşme süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile ilk derece mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nin 56/1. maddesi kapsamında davacı lehine verilen manevi tazminat miktarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun olmasına göre verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,

2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 1.366,20 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 341,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.024,65 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ...'tan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

3-Davalı ...'ın istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.30/04/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/2521, K. 2026/684, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-2521-e-2026-684-k-0f88ae020e38