Diğer ·
2022/1337 E. 2026/993 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2022/1337
- Karar No
- 2026/993
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1337
KARAR NO : 2026/993
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/04/2022
NUMARASI : 2021/448 Esas - 2022/276 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Nedeniyle Manevi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/06/2026
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı tarafın işleteni ve zorunlu trafik sigortacısı oldukları ... plaka sayılı aracın, 19.04.2017 tarihinde dava dışı ...'nun sevk ve idaresinde iken, karı şeritte seyir halinde olan müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu ...plaka sayılı araca çarpması ile meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, sürekli maluliyeti bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte araç maliki olan davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 05.08.2019 tarihli dilekçe ile, davalı sigorta şirketi ile yaptıkları sulh kapsamında maddi tazminat istemlerinin konusuz kaldığını beyan etmiştir.
Davalı ...şirketi vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur.
Dava, ilk olarak mahkemenin 2019/119 Esas sırasına kaydedilmiş, mahkemece 06.07.2021 tarihli celsede manevi tazminat istemi yönünden davanın tefrikine, maddi tazminat istemi yönünden davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, tefrik edilen dava, mahkemenin 2021/448 Esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
İlk derece mahkemesince; kazanın meydana gelmesinde müteveffa araç sürücüsü ...'nun tamamen kusurlu olduğu, davalı şirketin maliki olduğu aracın, ticari araç olması nedeniyle avans faizi isteminin yerinde olduğu, davacıda oluşan maluliyet oranı, kazanın oluşumunda ve kaza nedeniyle yaralanmasında davacının müterafik kusurunun bulunmadığı, manevi tazminatın bir tarafı zenginleştirirken diğer tarafı fakirleştirmemesi gerektiği, paranın satın alma gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak davanın kısmen kabulü gerektiği kanaati ile;
"Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
10.000 TL'nin kaza tarihi olan 19/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte dava .... şirketinden alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekilinin istinaf nedeni; takdir edilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu hususuna ilişkindir.
Davalı ....şirketi vekilinin istinaf nedenleri; araç sürücüsünün, ağır şahsi kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiği, müvekkili şirket tarafından araç sürücüsüne gerekli eğitimlerin verildiği, araç kullanımı için uyulması gereken kuralların "araç kullanma talimatı" ile bildirildiği, müvekkili şirketin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiği, hükmolunan tazminatlara avans faizi uygulanmaması gerektiği, takdir edilen manevi tazminat miktarının fazla olduğu hususlarına yöneliktir.
Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; davalı şirketin maliki olduğu araç sürüsünün kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğunun dosya kapsamı, kaza tespit tutanağı ile sabit olmasına, davalı şirketin, kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince işleten sıfatı ile davacının zararından sorumlu olmasına, kazaya karışan aracın, ticari nitelikteki kamyonet sınıfından olmasına ve kullanım amacının ticari olmasına göre takdir edilen tazminata avans faizi işletilmesinde hukuka aykırılık bulunmamasına göre davalı vekilinin bu hususlara isabet eden istinaf talebi yerinde değildir.
Bununla birlikte, kazanın oluş şekli, kazadaki kusur durumu (davalı şirketin maliki olduğu araç sürücüsünün tamamen kusurlu oluşu), kaza tarihi (2017 yılı), kaza tarihindeki paranın alım gücü ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacıda oluşan yaralanmanın niteliği (kemik kırığı ve sürekli maluliyet oluşacak şekilde), manevi tazminatın amacının, zarara uğrayan kişinin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmak, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmek, bir teselli, bir savunma ve ruhu tatmin etmek olduğu, hakimin manevi tazminat miktarını, adalete uygun olarak takdir etmesi gerektiği göz önüne alındığında davacı lehine takdir edilen manevi tazminat miktarlarının bir miktar az olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin bu hususa isabet eden istinaf talebi yerinde olup, davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf nedeni de yerinde değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK m. 353/1-b/1 hükmü gereğince esastan reddine, davacı vekilinin yerinde görülen istinaf isteminin kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ne var ki Dairece tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK m. 353/1-b/2 hükmü gereğince, davanın kısmen kabulü ile, 25.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 14/03/2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 25/12/2024 tarihli ve 2024/29 Esas, 2024/226 Karar sayılı kararı gereğince, reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden davalı taraf yararına vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına karar vermek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurmak gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,
1/İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/04/2022 tarih, 2021/448 Esas, 2022/276 Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle HMK'nin 353/1-b/1 madda hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle HMK'nin 353/1-b/2 madde hükmü gereğince KABULÜNE,
2/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine,
3/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin yatırılan 170,70-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 561,30-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
5/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına,
6/İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/04/2022 tarih, 2021/448 Esas, 2022/276 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
a/Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 25.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
b/Alınması gerekli olan 1.707,75-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
c/Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu posta ve tebligat gideri 31,50-TL yargılama masrafının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
d/Davalı tarafça yapılan yargılama masraflarının kendi üzerlerinde bırakılmasına,
e/Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 25.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
f/Reddedilen kısım yönünden davalı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7/Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.11/06/2026