Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/68 E. 2026/939 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/68
- Karar No
- 2026/939
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/68 KARAR NO : 2026/939
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/10/2023 NUMARASI : 2023/681 E. 2023/783 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat gKARAR TARİHİ : 03.06.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03.06.2026
Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26.10.2023 gün ve 2023/681 E. 2023/783 K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, dava dışı ....'ın maliki olduğu .... plakalı aracın 05/07/2017 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresinde iken tek taraflı trafik kazasına uğradığını ve müvekkilinin bahsi geçen kaza nedeniyle çok ağır şekilde yaralandığını, müvekkilinin araç sürücüsü olduğu bu kaza neticesinde müvekkilinde ortaya çıkan sürekli ve geçici iş göremezlik zararının aracın kasko sigortası teminatı kapsamında olduğunu, davalı şirkete başvuru yapıldığını ve hasar dosyasının açıldığını, davalının kendilerine gönderilmiş olan belgeleri tekrar tekrar istediklerini ve ellerinde mevcut olmayan belgeleri göndermelerini isteyerek sürekli olarak uzattığını ve bugüne kadar olumlu olumsuz bir sonuca ulaşılamadığını, kazadan sonra müvekkilinin Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırıldığını ve tedavi gördüğünü bildirmiş davanın kabulü ile şimdilik 1.000,00-TL kesin iş gücü kaydı nedeniyle maddi tazminat ile 100,00-TL geçici iş gücü kaydı nedeniyle maddi tazminatın dava tarihinden itibaren davalı şirketten tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, dava dışı ...'ın maliki olduğu ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde sigortalı olduğunu, kasko sigortası, birleşik sigorta anlamında yapılmış ise hem sigortalanan aracı, hem de ihtiyari mali mesuliyet sigortası kapsamında 3. Şahısların -zorunlu sigorta poliçeleri limiti üzerindeki- zararlarını teminat altına aldığı, kabul anlamına gelmemekle söz konusu poliçeye göre teminatımızın maddi ve bedensel hasarlarda -Trafik Sigortası teminatı hadlerini aşan kısım yönünden - ve poliçedeki İMM teminatı limiti (50.000 lira ) sınırlı olduğu, bu otomatikman her olayda ödenmesi gereken bir meblağ olmadığı, gerçek zarar ve trafik sigortalımızın kazanın meydana gelmesindeki kusur miktarına göre tazminat meblağı belirleneceği, müvekkil Şirketin poliçelerden kaynaklanan sorumluluğu; teminat limiti dâhilinde gerçek zarar ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı olduğu ancak, somut olayda sürücü %100 asli ve tek kusurlu olduğu, kendi kusurundan dolayı bir hak iddia edemeyeceği, Davaya konu trafik kazasına karışan aracın 8543728/0 nolu Prestij Kasko Ekstra (A) (Genişletilmiş Kasko) Poliçesi ile sigortalı olması hasebiyle poliçe teminatı içinde ayrıca "ferdi kaza" klozu ilave edildiği, davacının taleplerinin bu kloz çerçevesinde değerlendirilmesi halinde, ferdi kaza teminatı kapsamında kişi başı sürekli sakatlık tazminatı bakımından poliçe limiti sadece 10.000,00 lira ile sınırlı olduğu, geçici iş göremezlik tazminatları ise her hal ve şartta poliçe teminatı dışında olduğu, 543728/0 nolu Prestij Kasko Ekstra (A) (Genişletilmiş Kasko) Poliçesindeki "ferdi kaza" klozunun somut olayda kullanılabilmesi için poliçedeki özel şartların da somut olaya uygun olaması gerekeceği beyanıyla davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKESİ KARARININ ÖZETİ: "...alınan denetime elverişli bilirkişi raporuna göre, her ne kadar kasko poliçesiyle davalıya sigortalı olan araçla geçirdiği davaya konu kaza nedeniyle davacının geçici işgörmezlikten kaynaklı 4.212,18 TL ve sürekli maluliyetten kaynaklı 137,307,36 TL olmak üzere toplam 141.519,54 TL tazminat alacağının bulunduğu belirlenmiş ise de, zorunlu mali mesuliyet sigortasının sağlık giderleri kaynaklı teminatlar ile sürekli sakatlık tazminatı teminatını içerdiği, davacının zararının da bu kapsamda olduğu, kaza tarihi olan 05/07/2017 tarihi baz alındığında ZMMS bakımından 2017 yılı Motorlu Araç İşletenler için sakatlanma ve ölüm teminatının 330.000 TL olduğu, ilgili teknik bilirkişi tarafından tespit edilen 141.519,54 TL tazminatın Trafik Sigortası limitleri dahilinde olduğu, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları 1.maddesinin “Sigortacı, işbu poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafik Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder.” hükmünün haiz olduğu, bu durumda davacının zararının kaza tarihindeki ZMMS limitlerini aşmadığı görülmekle kasko sigortası (ve bu poliçe içindeki ihtiyari mali mesuliyet ve ferdi kaza klozu) teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmiştir. DAİREMİZİN 2023/1155 ESAS VE 2023/1042 KARAR SAYILI KALDIRMA KARARINDA ÖZETLE: "... davacı davalı sigorta şirketi yönünden sigorta ettiren olmayıp üçüncü kişi durumundadır. Davalı sigorta şirketi kazaya karışan aracın kasko sigortacısı olup, taraflar arasında herhangi bir asli ilişki bulunmayıp davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kaynağı üçüncü kişinin düzenlediği kasko mesuliyet sigorta poliçesidir. Sigorta hukuku TTK'nın altıncı kitabında 1401 vd maddelerinde düzenlenmiş olmakla TTK'nın 5/1 maddesi uyarınca mutlak ticari dava niteliğinde olduğundan aynı yasanın 5/3. maddesi uyarınca davaya asliye ticaret mahkemesi bakmakla görevlidir. HMK'nın 1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her safhasında resen nazara alınması gerekmekte olup aleyhe bozma yasağının ve dolayısıyla usuli kazanılmış hakkın da istisnasıdır. Mahkemece anılan hususlar gözetilmeksizin ticaret mahkemelerinin görevli olduğu gözetilmeden işin esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamıştır." gerekçesi ile karar kaldırılmıştır. KALDIRMA KARARI SONRASI İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar dosya kapsamına davacı zararına yönelik kusur, maluliyet ve aktüer hesabı kapsamında rapor kazındırılmış ise de "..............Kasko Sigortası poliçesinde yer alan 'Sürücü Ve Yolcu Ferdi Kaza Teminatı Kapsam Dışı Durumlar' başlığı altında Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarının 5. maddesinde belirtilen durumlara ek olarak geçici iş göremezlik durumları sebebiyle oluşarı tazminat taleplerinin teminat kapsamı dışında olduğunun, yine Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları'nın "teminat nevileri" başlıklı 8. maddesinde yer alan aşağıdaki teminatların, bu poliçe üzerinde teminat kapsamında oldukları ayrıca ve açıkça belirtilmemiş ise teminat kapsamı dışında olduklarının belirtildiği, sürekli sakatlık hallerinin kişi başına 10.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla iş bu poliçe kapsamında Sürücü Ve Yolcu Ferdi Kaza Teminatı özel şartları çerçevesinde teminat altına alındığı görülmekte ise de, hukukun genel ilkelerinden biri olan hiç kimse kendi kusuruna dayanarak başkalarından hak talep edemez ilkesi çerçevesinde hak talep edemeyeceği, bu kapsamda davacının davasını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatlayamadığı, dava konusu tazminat bedellerinin davalı sigorta şirketinden talep edilemeyeceği" yönündeki değerlendirme ile davanın ispatlanamama nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, daha evvelden davanın ikame edildiği İzmir 3 Tüketici Mahkemesinin dosyasında yapılan yargılamada aracın zmms limitinin tüketilmemesinden kaynaklı verilen red kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerinde İzmir BAM 11 H.D 'ce görev yönünden kararın kaldırılması üzerine dosyanın İzmir 7 ATM 'ye tevzi edilmekle ön inceleme duruşmasına mazeret sunularak ön incelemenin yoklukta yapılması talep edilmesine rağmen bu talebin içerikte olmamasına rağmen geniş yorumlanarak yoklukta karar verilmesinin yerinde olmadığı, davanın belirsiz alacak şeklinde açıldığı, değer yükseltme imkanı sunulmadığı, kasko poliçesindeki ferdi kaza sigortasında sürekli sakatlık hallerinin davalı yanca teminat altına alındığı sabit olmakla birlikte mahkemenin kusur esasına dayalı verdiği kararın yerinde ve doğru bir karar olmadığı, talebin kusurdan bağımsız değerlendirilmesi gerektiği, kasko poliçesinin yapılmasının temel amacının bu olduğu, davada tartışılması ve irdelenmesi gereken konunun talebin davalı poliçe teminatı kapsamına girip girmediği hususu olmakla birlikte mahkemenin sigorta hukukunda uygulama olanağı olmayan genel kaide ile verdiği red kararının hatalı olduğu, davacının araçta sürücü olarak poliçede açıkça teminat altına alınan ferdi kaza teminatından faydalanması gerektiği hususları istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, tek taraflı kazadan kaynaklı geçici ve kalıcı iş göremezlik zararının davalı yan ferdi kaza teminatı kapsamında tazmini istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Somut olayda, davacı sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın tek taraflı karışmış olduğu trafik kazasıdan kaynaklı davacı yan yönünden geçici ve kalıcı iş göremezlik zararının davalı yandan tahsili istemi iş bu davada mahkemece Ege ATK'dan alınan 26/12/2019 tarihli maluliyet raporuna göre davacı yanın kazadan kaynaklı % 5,9 oranında sürekli iş göremezlik zararının oluştuğu, sigorta ve aktüer bilirkişisi tarafından hazırlanan 17/05/2022 tarihli rapora göre Atk raporundaki sürekli iş göremezlik oranına göre davacının olaydan itibaren 3 ay süre ile geçici iş göremezliğe uğradığı, geçici iş göremezlik zararının 4.212,18 TL, sürekli iş göremezlik zararının ise 137.307,36 TL olmak üzere 141.519,54 TL zarar hesabı yapılmakla birlikte olaydaki kusurun davacı yanda olması ve kendi kusuruna dayalı dava açılması durumunun korunamayacağı belirtilerek davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Davalı yan yönünden atfedilen zarar tazmin talebi, kasko poliçesinde bulunan "ferdi kaza teminatı" kapsamında ileri sürüldüğünden kural olarak ZMMS limitlerinin tüketilmesine bağlı bir teminat değildir. ZMMS kapsamındaki sorumluluk ile Ferdi Kaza kapsamındaki sorumluluk hukuki nitelikleri itibariyle birbirinden farklı sigortalardır. ZMMS, işletenin üçüncü kişilere verdiği zarardan doğan hukuki sorumluluğunu karşılayan bir sorumluluk sigortası iken kasko poliçesindeki ferdi kaza teminatı ise, genellikle sürücü ve/veya araçtaki kişilerin ölüm, sürekli sakatlık gibi hallerine ilişkin meblağ sigortası niteliğindedir. Dolayısı ile ferdi kaza teminatı bakımından önce ZMMS limitinin tüketilmesi gerekmediği gibi ZMMS'den ödeme alınması ferdi kaza teminatını otomatik olarak ortadan kaldırdığı söylenemeyecektir. Bu nedenledir ki poliçede ferdi kaza teminatına yönelik açıklamalara bakılmalıdır. Zira "tamamlayıcı", "artan kısım", "ZMMS'den tahsil edilemeyen bölüm" gibi kayıtlar yoksa bağımsız şekilde talep edilebilecektir. Davalı yan kasko poliçesinin incelenmesinde Sürücü ve yolcu Ferdi Kaza Teminatı Özel Şartları başlıklı maddesinde geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğu ancak sürekli iş göremezlik tazminatının kişi başı 10.000,00 TL ile sınırlı olacak şekilde teminat kapsamında olduğu görülmüştür. Yine, ferdi kaza teminatı kapsamında talep edilebilecek tazminatlar sorumluluk esasına göre değil sigorta sözleşmesindeki rizikonun gerçekleşmesine dayalı olduğundan yani ferdi kaza sigortası kişi/meblağ sigortası olduğundan kusurdan bağımsız olarak değerlendirilmesi gerekir. Buna göre, mahkemece davacı yanın meydana gelen kazada tam kusurlu olduğu ve kişinin kendi kusuruna dayalı tazminat hakkı olmadığı gerekçesine dayalı davanın reddine karar verilmiş ise de somut olayda, davacı yanca talep edilen zarar kasko poliçesindeki ferdi kaza teminatı kapsamında talep edildiğinden ZMMS limitinin tüketilmesine gerek olmadığı gibi davacı kusurundan bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiğinden tam kusur davacı yanda olsa bile iş bu kazadan kaynaklı davacı zararının varlığı halinde tazminat talebinde bulunabileceğinden ve davacının bu kazadan kaynaklı % 5,9 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı görülmekle İDM'ce tazmin talebi açısından kusur kapsamında bir değerlendirme yapılarak belirtilen sonuca ulaşılması doğru bulunmamış ve bu nedenle davacı yanın istinaf isteminin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Kabule göre, belirsiz alacak niteliğinde açılan iş bu davada davacı yan yönünden alacağın belirli hale gelmesinden sonra, davacı talebinden bağımsız olarak mahkemece kendiliğinden 6100 sayılı HMK'nın 107/2 maddesine göre davacı yana süre verilmesi gerekirken bu yönde bir değerlendirme yapılmamış olması da yerinde görülmemiştir. Yine kabule göre ise, davacı yanın 26/10/2023 tarihli duruşmaya yönelik mazeret dilekçesinde içeriği itibariyle tahkikat duruşmasına geçilmesi yönünde yoklukta duruşma yapılmasına muvafakat vermiş iken mahkemece söz konusu dilekçe içeriğinin aynı zamanda yoklukta karar verilmesine muvafakat olarak geniş biçimde yorumlanması da doğru bulunmamıştır. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/10/2023 tarihli, 2023/681 esas ve 2023/783 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına 5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, 6-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 03/06/2026