Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/33 E. 2026/947 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/33
- Karar No
- 2026/947
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/33 KARAR NO : 2026/947
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17.10.2023 NUMARASI : 2022/1470 E. - 2023/715 K. DAVANIN KONUSU : Tespit KARAR TARİHİ : 04.06.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 04.06.2026
Muğla 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.10.2023 tarih 2022/1470 E. - 2023/715 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili, davacının dava dışı ..... Şti.ne 08.01.2010 tarihinde ortak olup, 01.02.2011 tarihinde şirket hissesini Fethiye 6. Noterliğinin 01.02.2011 tarih ve 1840 yevmiye nolu sözleşmesiyle .... isimli kişiye devrederek şirket ortaklığından ayrıldığını, şirketteki müdürlük ve ortaklığının 01.02.2011 tarihi itibari ile sonlandırıldığını, bu nedenle müvekkilinin Ticaret Odası kaydının da silinmesi gerektiğini beyan ederek müvekkilinin .....Şti’ne müdür ve ortak olmadığının tespitiyle 01.02.2011 tarihinden itibaren oda kaydının silinmesi ve odaya herhangi bir borcu olmadığının tespitini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili, noterde payını devreden ortağın oda kaydının 01/02/20211 tarihinden geçerli olmak üzere silinmesinin, talep haklı olsa bile pay devrinin şirkete yazılı bildirilmesinden itibaren 3 aylık süre geçtikten sonra şirket yetkililerinin başvurusu üzerine Ticaret Sicildeki kaydındaki ortağın, ortaklığın kaldırılması, varsa yeni ortak onun ortaklık kaydının işlenmesinin mümkün olduğunu, oda kaydının şirket adına olduğunu, davacı adına bir oda kaydının bulunmadığını, ortaklığın tespiti davasında davalı yanın şirket olması nedeniyle davanın şirkete karşı açılması gerektiğini, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, şirketin oda üyesi olması nedeniyle ödemesi gereken aidat borcunun bulunduğundan ortağın odaya borcu olmadığının tespiti istemi yönünde açılan davanın konu olarak reddi gerektiğini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesinde sadece ....nın taraf gösterildiği, oysa ..... Şti'nde müdür ve ortak olmadığının tespiti için açılan iş bu davada ... Şti'nin taraf olarak gösterilmesi gerektiğinden, davacının bu talebi yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacının 01.02.2011 tarihinden itibaren oda kaydının silinmesi ve odaya herhangi bir borcu olmadığının tespiti talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili, Gelir İdaresi Başkanlığı Muğla Vergi Dairesi Başkanlığı Fethiye Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 26 Haziran 2013 tarihli yazısında da müvekkilinin dava dışı şirketteki müdürlük ve ortaklığının 01.02.2011 tarihi itibari ile sonlandırıldığının açık şekilde belirtildiğini, vergi mükellefiyetinin de bulunmadığını, müvekkilinin şirketteki ortaklığı sona erdiğinden Ticaret Odası kaydının da silinmesi gerektiği halde oda kaydı bulunduğundan ve devir nedeniyle devir tarihinden itibaren aidat vb.gibi oda kaydından kaynaklanan borçlardan sorumluluğu bulunmadığına karar verilmesi gerektiğini, pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. GEREKÇE:Dava, ticari şirkete müdür veya ortak olmadığının tespiti, oda kaydının silinmesi ve odaya herhangi bir borcu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davacının ....Şti’ne müdür ve ortak olmadığının tespiti talebi yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacının oda kaydının silinmesi ve odaya herhangi bir borcu olmadığının tespiti talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Ticari şirketteki ortaklık sıfatının tespiti veya yokluğu davaları, doğrudan doğruya şirketin tüzel kişiliğini ve hukuki statüsünü ilgilendirir. Davacı, davalı olarak yalnızca ....'nı göstermiştir. Oysa ki şirketteki ortaklık durumunun tespiti hükmü, ancak o şirketin tüzel kişiliğine karşı ileri sürülebilir. Somut olayda, davacı, davada dava dışı ...... Şti'ni davada taraf olarak göstermediği için taraf teşkili sağlanamamıştır. Mahkemece davacının dava dışı ..... Şti'nde müdür ve ortak olmadığının tespiti talebi yönünden söz konusu şirkete husumet yöneltilmediği, davalı ....'nın ise davacının dava dışı şirkete ortak olup olmadığının tespiti yönünden pasif husumetinin bulunmadığı gerekçesiyle bu talep yönünden davalının pasif husumetinin bulunmadığı gerekçesine dayalı yerel mahkeme kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir. Diğer taraftan, Türk Ticaret Kanunu'nun 595. maddesi uyarınca, limited şirketlerde esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler belirli şekil şartlarına ve şirket genel kurulunun onayına tabi tutulmuştur. Anonim şirketlerin aksine, limited şirketlerde pay devri oldukça sıkı kurallara bağlanmıştır. Anılan yasa maddesi uyarınca limited şirkette pay devrinin hukuken geçerli ve tamamlanmış sayılabilmesi için sözleşmenin yazılı şekilde yapılması ve tarafların imzalarının noter tarafından onaylanması gerektiği, devrin şirket ve diğer ortaklar nezdinde hüküm doğurması ve pay devrinin geçerlilik kazanabilmesinin TTK m. 595/2 uyarınca Şirket Genel Kurulu'nun onayı şartına bağlı olduğu, şirket genel kurul onayı alındıktan sonra devir işleminin şirketin pay defterine işlenmesi ve ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmesi gerektiği açıktır. TTK m. 598 uyarınca, şirket müdürleri genel kurulun onay tarihinden itibaren 30 gün içinde pay devrini Ticaret Siciline tescil ve ilan ettirmekle yükümlü olup, TTK 36/3 maddesinde ise ticaret siciline tescil edilmemiş bir hususun iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeceği belirtilmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda somut olay irdelendiğinde, mahkemece, davacının oda kaydının silinmesi ve odaya herhangi bir borcu bulunmadığının tespiti yönünden TK'nun 595. Maddesi uyarınca hisse devrine ilişkin olarak genel kurulca alınan kararın şirket karar defterine işlenip, Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve ilan aşamasına gelmediğinden, yasal olarak ortaklık hisse devrinin gerçekleşmediği gerekçesiyle davacının oda kaydının silinmesi ve odaya herhangi bir borcu olmadığının tespiti talebi yönünden davanın esastan reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.