Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/43 E. 2026/966 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/43
Karar No
2026/966
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/43 KARAR NO : 2026/966

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08.11.2023 NUMARASI : 2023/450 E. - 2023/916 K. BİRLEŞEN ÖDEMİŞ 1. ASHM'NİN 2021/492 E.SAYILI DOSYASINDA; DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 05.06.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 05.06.2026

İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.11.2023 tarih 2023/450 E. - 2023/916 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : ASIL DAVA : Davacı vekili, davalı ....A.Ş.'nin kasko sigortacısı olduğu, müvekkiline ait ... plakalı traktörün hayvan ağılında muhafaza altındayken çalındığını, davacının bu durumu askerden döndüğünde 06.01.2020 tarihinde öğrendiğini, aracın anahtarının ve yedek anahtarının davacıda olduğunu, hırsızlık olayın teminat dışı kaldığını ispat yükünün davalı sigorta şirketine ait olduğunu iddia ederek, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere aracın rayiç bedelinden şimdilik 150.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. ASIL DAVAYA CEVAP: Davalı.... A.Ş. vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, dava konusu olay ile ilgili olarak hasar dosyası açıldığını, yapılan inceleme sonucunda traktörün yaklaşık bir buçuk yıl hiç kimsenin ikamet etmediği ve bekçisi bulunmayan bir adreste bırakılıp çalıştırılmadığını, olayı bilen ve duyan kimsenin olmadığını, hasarın beyan edildiği şekilde oluşamayacağı sonucuna varıldığından ödeme talebinin reddedildiğini, soruşturma dosyasının ve ceza davasının bekletici sorun yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili, davalı ..... A.Ş.'nin kasko sigortacısı olduğu, davacıya ait ..... plakalı traktörün korunaklı bir şekilde muhafaza edilirken 06.10.2020 tarihinde kimliği bilinmeyen kişi veya kişilerce çalındığını, davalı sigorta şirketine başvuru yapılmasına ve ihtarname keşide edilmesine rağmen davalı sigorta şirketi tarafından cevap verilmediğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını beyan ederek belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere şimdilik 500.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP: Davalı ..... A.Ş. vekili, dava konusu aracın müvekkili şirket nezdinde 24.11.2019/2020 vadeli .... tüm oto sigorta poliçesi-genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının başvurusu üzerine hasar dosyası açıldığını, yapılan incelemeler sonucu hasarın şaibeli olduğu değerlendirilerek talebin reddedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davada davacının, adına kayıtlı .... plakalı traktörü..... ili .... ilçesinde bulunan evindeki hayvan ağılında muhafaza ettiği, askerlik hizmeti için Erzincan iline gittiği, askerlik hizmetini tamamlayarak 06.01.2020 tarihinde evine döndüğünde traktörün yerinde olmadığını, çalındığını fark ettiğinin beyan edildiği, Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/144 soruşturma sayılı dosyasında failin tespit edilememiş olması nedeniyle daimi arama kararı verildiği, davacı tarafça traktörün çalındığı iddia olunmuş ise de, traktörün çalındığı tarihi ispatlar bir delil sunulmadığı, dinlenen davacı tanıklarının traktörün çalındığı tarihe ilişkin somut bir beyanlarının bulunmadığı, hırsızlık olayının tarihi, dolayısıyla olayın asıl dosya ve birleşen dosya konusu sigorta poliçelerinin teminat süresinde gerçekleştiğinin davacı tarafça ispat edilemediği, yine asıl dosya ve birleşen dosyada davalı sigorta şirketlerinin sorumlu olabileceği rayiç değerin hangi tarih itibariyle tespit edileceği hususunun da belirsiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, müvekkilinin asıl ve birleşen davalardaki davalı sigorta şirketleri tarafından kasko sigorta poliçesi ile güvence altına alınan.... ve .... plakalı traktörlerinin çalındığını, müvekkilinin traktörlerin çalındığını 06.01.2020 tarihinde öğrendiğini, Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı'nda suç duyurusunda bulunduğunu, hırsızlık olayının davalı sigorta şirketlerine aynı gün içerisinde ihbar edildiğini, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli olan bilirkişi deliline başvurulmadan davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, olayın yaşandığı tarihin net olarak bilinmiyor olmasının müvekkilinin uğramış olduğu zararı kaldırmadığını, müvekkilinin rizikonun gerçekleştiğini öğrenir öğrenmez sigortacıya karşı olan ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiğini, müvekkilinin aracı takip etme gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkilinin askerlik görevini icra etmek üzere davaya konu traktörü kapalı bir alanda muhafazalı bir şekilde bırakarak köyden ayrıldığını, askerlik hizmetini tamamlayıp 06.01.2020 tarihinde Ödemiş'teki evine geldiğinde traktörünün bıraktığı yerde olmadığını ve çalındığını fark ettiğini, suç duyurusunda bulunduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Asıl ve birleşen dava, davalı sigorta şirketleri tarafından kasko sigortası kapsamında teminat altına alınan davacıya ait traktörlerin çalınması nedeniyle tazminat talebine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 1421. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409. maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir. TTK’nın mal sigortasına ilişkin genel esaslarına göre mukavelede aksine hüküm olmadıkça sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukuken mesul bulundukları kimselerin kusurlarından doğan hasarların tazminiyle yükümlüdür. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen KSGŞ A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, Erzincan'da askerlik görevini tamamladıktan sonra 06.10.2020 tarihinde Ödemiş'e döndüğünde, asıl davada davalı ..... A.Ş.'nin kasko sigortacısı olduğu .... plakalı traktörünün ve birleşen davada davalı .... A.Ş.'nin kasko sigortacısı olduğu .... plakalı traktörünün Ödemiş'te bulunan hayvan ağılında korunaklı bir şekilde muhafaza edilirken çalındığını fark ettiğini, davalı sigorta şirketlerine başvuru yapmasına rağmen ödeme yapılmadığını iddia ederek, uğradığı zararının davalı sigorta şirketlerinden tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince hırsızlık olayının asıl ve birleşen dosya konusu sigorta poliçelerinin teminat sürelerinde gerçekleştiğinin davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/144 sayılı soruşturma dosyasında, 24.06.2020 tarihinde daimi arama kararı verilmiş olmasına, soruşturma dosyasında suç tarihinin tam olarak tespit edilememesine, davacının şikayet dilekçesinde traktörleri 2018 yılında ağıla kapatarak yurt dışına gittiğini, 2020 yılının Ocak ayında köye döndüğünde traktörlerin çalındığını fark ettiğini beyan etmesine, hırsızlık olayının poliçe teminat süresi içerisinde gerçekleştiğinin kanıtlanamadığına dair ilk derece mahkemesi gerekçesinin yerinde bulunmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda belirtilen yönlerden bir hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden asıl ve birleşen dava yönünden istinaf karar harcı olan (732,00x2) 1.464,00 TL'den peşin alınan 539,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 924,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 05.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/43, K. 2026/966, T. 05.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-43-e-2026-966-k-22b3d4b2c0f1