Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1198 E. 2026/2751 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1198
- Karar No
- 2026/2751
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2026/1198
KARAR NO:2026/2751
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:10/02/2026
NUMARASI:2025/343 E - 2026/112 K
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:13/10/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... tarafından davalı borçluların kul- lanımında olan tesisatta 18.12.2024 tarihinde yapılan kontrolde "EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği- nin 42. Maddesinin 1/A bendine göre perakende satış sözleşmesi olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi kullanıldığı" tespit edilmekle zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmet- leri Yönetmeliği gereği ... seri numaralı kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edildiğini, işbu tutanağa istinaden 56.243,69 TL kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığını, söz konusu fatura bedeli ödenmediğinden kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si eklenerek toplam 58.369,71 TL alacağın tahsili talebi ile İstanbul 22. İcra Müdürlüğü' nün ... sayılı takip dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, borçluların haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçluların aleyhine hükmo- lunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
İlk Derece Mahkemesi'nce:
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalı takip borçluları ... ile ... Şirketi'nin İstanbul 22.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin talepnamedeki koşullarla aynen devamına,
2-Davalı ...'ya yönelik açılan davanın REDDİNE,
3-Davacının icra inkar tazminatı isteminin REDDİNE karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu:Hüküm davacı (katılma yolu ile) ve davalı ... tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, Mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı şirketin kaçak elektrik kullandığı ve müvekkili tarafından tahakkuk edilen fatura miktarında fazlalık bulunmadığının tespit edildiğini, dava konusu alacak kaçak elektrik kullanımına ilişkin olup, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’ne göre çerçevesinde belirli, objektif ve hesaplanabilir kri- terlere göre hesaplandığını, müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu talebin reddedildiğini, ayrıca ticaret sicil kayıtlarında da görüleceği üzere... davalı şirketin ortağı/organı sıfatı ile sorumlu olmasına rağmen adı geçen davalı yönünden red kararı veril- mesinin isabetsiz olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını anılan davalının da diğer davalı şirket ve ... ile birlikte, dava konusu kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan borçtan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasını istemiştir.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; Müvekkil ...'ün, 7 Mayıs 2024 tarihinde, uhdesinde bulunan %1 oranındaki şirket hisselerini usullen devrettiğini, bu devir işleminin hemen ardından, dosyada mübrez Beyoğlu ... Noterliği kanalıyla şirkete ihtarname göndererek devir işlemlerinin ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi hususunda gerekli taleplerde bulunduğunu, diğer şirket ortakları tarafından tescil ve ilan işlemlerinin karara bağlanarak yerine getirilmemiş olmasının müvekkilinden kaynaklanan bir eksiklik veya kusur olmadığını, müvekkilinin üzerine düşen tüm yasal yükümlülükleri yerine getirip hisselerini devrettiğini, devir tarihinden sonra müvekkilinin karaciğer rahatsızlığı nedeniyle aylarca hastanede tedavi gördüğünü, bu süreçte ağır bir cerrahi operasyon geçirdiğini, sağlık durumu nedeniyle iddia edilen eylemlere müdahale etmesi veya haklarını savunmasının fiziken imkansız olduğunu, neticede şahsi gayretleri neticesinde söz konusu kararı 20 Ağustos 2024 tarihinde karar defterine işletmeyi başardığını, ayrıca durumu Beyoğlu Vergi Dairesi’ne bildirdiğini, basiretli tacir olarak kendisinden beklenen tüm sorumlulukları yerine getir- diğini, hal böyle iken dava konusu kaçak tüketim sanki müvekkili tarafından gerçekleştirilmiş gibi geçmişte yalnızca % 1 oranında hissesi bulunan müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, kaçak kullanım tahakkuku oluşturulurken, aboneliğin tesis edildiği adreste mahalli bir keşif icra edilmediğini, yalnızca teknik endeks değerleri üzerinden varsayımsal bir hesaplama yapıldığını, söz konusu adreste keşif ve yerinde inceleme yapılmış olsaydı alt kiracıların fiili olarak enerji tükettiği, müvekkilinin ise şahsen bu mahalde herhangi bir enerji kullanımı bulunmadığının tespit edilmiş olacağını, yine müvekkiline ait SGK hizmet dökümü ve sigorta kayıtları incelendiğinde dava konusu kaçak elektrik kullanımının gerçekleştiği iddia edilen tarihlerde, müvekkilinin olay yerine oldukça uzak bir bölgede, tamamen başka bir firmada sigortalı muhasebe çalışanı olarak mesai yaptığının anlaşılacağını beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava, İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir.Dosya kapsamından, davacı ... çalışanlarınca davalı şirketin kullanımında olan "... Beyoğlu /İstanbul" adresindeki tesisatta 18.12.2024 tarihinde yapılan kontrolde "EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. Maddesinin 1/A bendine göre perakende satış sözleşmesi olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi kullanıldığı" tespit edilmekle davalı şirket adına ... seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı tanzim edildiği,tutanakta "abone tahliye" notuna yer verildiği,Bilahare bu tutanağa istinaden davalı şirket adına 30.12.2024 son ödeme tarihli 56.243,69 TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası tahakkuk olunduğu, söz konusu fatura bedeli son ödeme tarihinde ödenmediğinden 56.243,69 TL kaçak tüketim bedeli + 1.771,68 TL gecikmiş gün faizi + 354,34 TL faizin KDV'sinden ibaret toplam 58.369,71 TL alacağın tahsili talebi ile davalılar aleyhine İstanbul 22. İcra Müdürlüğü' nün ... sayılı takip dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, borçluları temsilen vekillerinin ibraz ettiği 28.01.2025 tarihli dilekçe ile "müvekkillerini alacaklı görünene borçlu olmadıkları"ndan bahisle borca, faize vs ferilerine itirazda bulunduğu ,takip durdurulduğundan itirazın iptali talebi ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı şirketin abonesiz olarak elektrik tüketimi Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1-a maddesinde tanımlanan kaçak tanımına uymaktadır.Mahkemece Elek. Müh. ...'ndan alınan bilirkişi raporuna göre davacı tarafça tahakkuk edilen fatura bedeli ve icraen tahsili talep edilen 58.369,71 TL alacak miktarında fazlalık bulunmadığı tespit edilmiştir.Davalı gerçek kişiler yönünden yapılan incelemede ise;4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50.maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanunu'nun 51.maddesi hükmünde düzenlenen müteselsil sorumluluk olacağı kuşkusuzdur.
A.) ... yönünden; davalı dava konusu kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiği tarih itibariyle % 1 hisse sahibi iken bu hissesini 07.05.2024 tarihinde diğer davalıya devrettiğini ve şirket ile bir ilgisinin kalmadığını, ancak keyfiyetin 10.05.2025 tarihinde sicile tescil edildiğini beyan etmektedir.
Davalı ... Nolu duruşmada: ben 7 Mayıs 2024 tarihinde davalı şirket ...'deki hissemi diğer davalı Mehrdad'a sattım ancak pay defteri şirket merkezinde olmadığı için kararı tescil ettiremedim, sonrasında bunu fark edince davalı şirket ortağına ihtar yaptım ve 12 Mayıs 2025'te pay devrini sicile tescil ettirdim, benim müdürlük görevimde 12 Mayıs 2025'te böylece sona erdi, ben suçlamaların hiçbirini kabul etmiyoruz, söylemiş olduğum gibi kaçak elektrik kullanmadım, kaçak elektrik kullanıldığı söylenen tarihte de hissemi devretmiştim şeklinde beyanda bulunmuştur. İki sayfadan ibaret müşteri başvuru formu 1 sayfa ihtarname 3 sayfa limited şirket paydevri sözleşmesi sunmuştur.Tarafların beyanları ile bağlantılı olarak dairemizce temin edilen ... Şirketi'ne ait İTO kayıtlarının tetkikinde;adı geçen şirketin;
- 08.04.2022 tarihinde kurulduğu,şirketin 20 hissesinin ...'ya, 80 payının ...'ya ait olduğu, her iki ortağın müdür olarak seçildiği ve şirketi münferiden yetkili olduğu,
- 03.08.2022 tarihinde şirket hissedarlarından ...'nın 1 hissesini ...'e devrettiği, neticede 19 payın ...'ya, 80 payın ...'ya 1 payın ...'e ait olduğu, her üç ortağın müdür olarak seçildiği ve şirketi münferiden yetkili olduğu,
- 16.08.2024 tarihinde, şirket hissedarlarından ...'nın 80 hissesini ...'a devrettiği, neticede 19 payın ...'ya, 80 payın ...'a,1 payın ...'e ait olduğu, bu işlem ile daha önce müdür görevi olan ...'nın müdür görevinin sona erdiği,
-21.08.2024 tarihinde,...'un 80 adet payını ...'ya devrettiği, bunun sonucunda 99 payın ...'ya 1 payın ... ...'e ait olduğu,
-12.05.2025 tarihinde ... ...'ün 1 payını ...'ya devrettiği, böylelikle ...'ün şirketteki ortaklığının ve müdürlük görevinin sona erdiği anlaşılmaktadır.TTK 36/1 maddesi "Ticaret sicili kayıtları nerede bulunurlarsa bulunsunlar, üçüncü kişiler hakkında, tescilin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği; ilanın tamamı aynı nüshada yayımlanmamış ise, son kısmının yayımlandığı günü izleyen iş gününden itibaren hukuki sonuçlarını doğurur." hükmünü içermektedir. Dolayısıyla davalı ... her ne kadar kaçak tespit tarihi itibariyle şirketteki 1 hissesini devrettiğini beyan etmiş ise de,borca dayanak teşkil eden kaçak tespit tutanağı 18.12.2024 tarihli olup bu tarih itibariyle davalı ...'ın hisse devrine ilişkin keyfiyetin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan ve tescil edilmediği, dolayısıyla davacı ... ve diğer 3. kişiler yönünden hukuki sonuç doğurmayacağı açıktır.
B.)... yönünden:Yukarıda incelenen ticaret sicili kayıtlarında görül- düğü üzere ... tutanak tarihinde 99 hisse sahibi ve yetkili müdürdür.Bu durumda her iki ortak dava konusu tüketim bedelinden şirket ile birlikte müte- selsilen ve müştereken sorumlu iken ...' hakkında açılan davanın reddi isabetsiz olmuştur.Her ne kadar davacı icra inkar tazminatı isteminde bulunmuş ise de alacağın hukuki nedeninin haksız fiil olduğu alacak miktarının da mahkemece yapılan tahkikat sonucu alınan bilirkişi raporu ile belirlendiği alacak miktarının davalı tarafça hesaplanabilir diğer bir ifade ile likit olmadığı anlaşılmakla icra inkar tazminatına ilişkin talep yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle, davalı ...'ün istinaf talebinin HMK353/1-b-1 md. gereğince reddine, davacının istinaf talebinin kabulüne, tespit edilen eksiklikler yeniden yargılama gerektirmediğinden kararın kaldırılmasına, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A-Davalı ...'ün istinaf talebinin HMK353/1-b-1 mad. gereğince reddine
B- Davacının istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında;
1- Davanın kısmen kabulü ile; davalı borçlunun İstanbul 22. İcra Müdürlüğü' nün ... sayılı dosyası üzerinden takibine girişilen borca vaki itirazlarının iptali ile takibin talepnamedeki şartlarla aynen devamına,
2- Yasal şartlar oluşmadığından davacı lehine icra inkar tazminatı takdirine yer olmadığına,
3- Alınması gereken 3.987,23-TL harçtan peşin alınan 996,81-TL'nin mahsubu ile kalan 2.990,42TL harcın davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda(İlk Derece Mah. daha önce yazılmadığı anlaşılmakla) İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)
4- Davacı tarafından yatırılan 996,81-TL peşin harç davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5- Davacı tarafından yapılan tebligat ve yazışma masrafı olmak üzere toplam 9.970TTL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT.'nin 13. Maddesi uyarınca takdir edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7- Artan gider avansının HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
İstinaf incelemesiyle ilgili olarak;Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf eden davacıya isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,Davalı ... Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 3.987,23 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 996,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.990,43 TL'nin bu taraftan alınarak Hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda (İlk Derece Mahkemesince daha önce yazılmadığı anlaşılmakla) İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)Davacının istinaf sebebiyle yapmış olduğu 380,00 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,Davalı ... istinaf sebebiyle yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 13/10/2026