İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/923 E. 2026/85 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/923
Karar No
2026/85
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 28. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/923 Esas KARAR NO : 2026/85

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/09/2025 KARAR TARİHİ : 18/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı taraf ile davacı şirket arasındaki ticari iş ilişkisi nedeni ile aralarında cari hesap tutulmakta olup, davalı-borçlunun takip tarihi itibariyle cari hesap borcun 1.381.688,08 TL olduğunu. Bu tutarın vadesinde ödenmemesi nedeni ile 01.08.2025 tarihinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını. Davalı taraf haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak takibe itiraz etmiş ve takibi durdurduğunu, Huzurdaki davanın açılabilmesi için, 20.08.2025 tarihinde İstanbul ...Arabuluculuk Bürosu'na başvurulmuş ve zorunlu arabuluculuk prosedürü başlatıldığını. Davalı-borçlu borcu ödeyebilecek maddi güce sahip olmadığından bahisle arabuluculukta da anlaşmamış olup, bakiye borç halen ödemediğini. Davalının takibe itirazı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Tarafların defter ve belgeleri üzerinde yapılacak inceleme neticesinde bu husus sabit olacağını, İşbu nedenle, huzurdaki davayı açmak zorunlu hale geldiğini beyan ederek; Fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla 1.381.688,08 TL. (ana para) üzerinden takibin devamına, 01.08.2025 takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi işletilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeni ile alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, takip tarihi itibariyle asıl alacağa işleyecek ticari avans faiziyle birlikte alacağın tahsiline, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalıya tahmil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile şirket yetkilisi ...n hakkında Muğla ...Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasından konkordato sürecine başvurulmuş olup 02.04.2025 tarihinden itibaren konkordato geçici mühlet süresi verildiğini. 26.06.2025 tarihli ön inceleme duruşmasında ise konkordato taleplerinin reddi ile davalı borca batık olmadığın iflasa karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini. Muğla ... Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı kararı istinaf edilmiş olup dosya şuan istinaf incelemesinde olduğunu. Kabul anlamına gelmemekle, davalı şirket ve yetkilisi hakkında yürütülen konkordato yargılamasının işbu dava açısından bekletici mesele yapılması gerektiğini. Kabul anlamına gelmemekle, davalı hakkında yürütülen bir diğer konkordato yargılaması olan Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyasının da kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini. Kabul anlamına gelmemekle, müvekkilin konkordato sürecinde olduğu 02.04.2025 - 26.06.2025 tarihler arasında faiz işlemeyeceği hususunu belirtiriz. Nitekim İİK'nın "Kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları" başlıklı m. 294/3 hükmü; "Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur." şeklinde olup, "Geçici mühletin sonuçları, ilânı ve bildirimi" başlıklı m. 288/1 ise "Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur." şeklindedir. Bu anlamda ,kabul anlamına gelmemekle, işbu davanın kabulü halinde müvekkil şirketin konkordato sürecinde olduğu tarihlerde faiz işletilemeyecektir. Bu hususun da göz önüne alınmasını talep ettiklerini. Kesinlikle kabul anlamına gelmemekle, davalı şirket ile davacı taraf arasında aşağıda detaylı bilgileri verilen 2 adet bono düzenlenmiş olup davacı tarafa 200.000,00 TL ödeme gerçekleştirilmiştir. Kabul anlamına gelmemekle, davalı şirketçe yapılan bu ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini. 1 Nolu 11.06.2025 düzenlenme tarihli 30.06.2025 ödeme tarihli 100.000,00 TL bedelli bono, 2 Nolu 11.06.2025 düzenlenme tarihli 31.07.2025 ödeme tarihli 100.000,00 TL bedelli bonolar olduğunu. Davalı şirketin, davacıya iddia olunan tutarda borcu bulunmadığını beyan ederek; Öncelikle yetki itirazımızın kabulüne karar verilmesini, işbu haksız davanın tümden reddine, davacı aleyhine dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası celp edilmiştir. 6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir." (2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür." Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir." Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1). Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3) Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir. Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır. Mahkememizce işbu dosyada, mali müşavir bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; 4 ) İNCELEME VE DEĞERLENDİRME: Sayın Mahkeme 27.02.2026 tarihli celsesinde uyuşmazlığın; ‘’İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün... esas sayılı dosyasında bulunun itirazın iptali ve icra inkar ve kötü niyet tazminatı hususunda uyuşmazlık içinde bulundukları tespit edilmiştir. ‘’Her iki tarafın defter ve belgeleri ile dava dosyasındaki delilleri aşağıdaki şekilde incelenmiştir. a) Defter İncelemesi (Usul) b) Hesap İncelemesi, c) BA - BS Formlarının İncelenmesi, 4.a. DEFTER İNCELEMESİ (USUL): 4.a.1 DAVACI DEFTER İNCELEMESİ (Usul): Davacı tarafından ibraz edilen 2023-2024-2025 yılları ticari defterlerinin onay bilgileri aşağıdaki gibidir.Davacı şirketin ibraz ettiği 2023-2024-2025 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini açılış ve kapanış GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. 4.a.2-DAVALI DEFTER İNCELEMESİ (Usul): Davalı şirketin e-defter mükellefi olduğu; davalı tarafından mahkemenize sunulan flash bellekteki verilerin incelenmesi neticesinde, 2023-2024-2025 yıllarına e-defterlerin bulunduğu görülmüştür. Davalı tarafından ibraz edilen 2023-2024-2025 yılları ticari defterlerinin onay bilgileri aşağıdaki gibidir. Davalı şirket tarafından ibraz ettiği 2023 -2024 -2025 yıllarına ait ticari defterlerin; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64 ve 66. maddeleri, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 220-226. maddeleri ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliği hükümleri uyarınca, Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini açılış ve kapanış GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. 4.b HESAP İNCELEMESİ: 4.b-1- Davacı Hesap İncelemesi: Davacı şirketin ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede, yevmiye defterinde 'Alıclar' hesabının grup hesabı olarak kayıt edildiği ve her bir alıcı için ayrı bir alt hesap kodu açılmadığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte, muhasebe sisteminin arka planında çalışan yardımcı defterlerinde davalı tarafa ait 2023-2024-2025 yıllarında ... kodlu cari hesabın dökümü rapor ekinde sunulmuştur. Davacı tarafın davalı taraf adına yürütülen 2023-2024 2025 yıllarında...kodlu cari hesab incelenmiş olup aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir. Davacının 2022 yılından 2023 yılına devreden alacak bakiyesinin 285.718,45 TL olduğu, davacının 28.01.2023 ile 10.05.2025 tarihleri arasında davalı tarafa 103 adet fatura ile 21.576.880,45 TL tutarında satış yaptığı; 31.01.2023- 01.07.2025 tarihlerinde davalıdan banka, senet ve çek yoluyla toplam 22.396.203,11 TL ödeme aldığı. Davacı defterde 20.09.2024 tarihide 1.000.000 TL tutarlı, 30.05.2025 tarihide 1.168.627 TL tutarındaki iki adet çekin ters kayıt ile davalı borcuna kayıt edildiği, eşdeğişle çeklerin tahsil edilemediği, 15.02.2023-14.11.2024 tarihleri arasındaki toplam 253.334,71 TL tutarındaki iade faturalarını davalı alacağına kayıt ettiği ve 01.08.2025 icra takip tarihi itibarıyla davalıdan toplam 1.381.688,08 TL alacaklı olduğu görülmektedir. 4.b-1 Davalı Hesap İncelemesi: Davalı tarafın defterlerinde yer alan davacı tarafa ait 2023-2024 2025 yılları ...Kodlu Satıcılar hesabın dökümü rapor ekinde sunulmuştur. Davalı tarafın davacı taraf adına yürütülen 2023-2024-2025 yıllarında ...kodlu satıcılar hesabı incelenmiş olup aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir. Davalının 2022 yılından 2023 yılına devreden borç bakiyesinin 285.718,45 TL olduğu, davalının 28.01.2023 ile 30.12.2023 tarihleri arasında davacı taraftan 74 adet fatura ile 13.657.139,17 TL tutarında alış yaptığı; bu süreçte davacı tarafa toplam 12.810.000,00 TL ödeme yaptığı, 4 adet toplam 50.002,94 TL tutarlı iade faturasını davacı borcuna kayıt ettiği ve buna göre 31.12.2023 tarihi itibarıyla davalının davacıya 1.082.854,68 TL borçlu olduğu ve bu tutarın 2024 yılına devrettiği görülmüştür. Davalı tarafından 04.01.2024 - 12.11.2024 tarihleri arasında davacı taraftan 24 adet fatura ile toplam 6.338.053,20 TL tutarında alış yapıldığı, bu süreçte davacı tarafa toplam 8.136.189,02 TL ödeme yapıldığı, 1.000.000,00 TL tutarlı çekin davacıdan iade alındığı, toplam 10 adet 203.331,77 TL tutarlı iade faturasının davacı alacağına kayıt edildiği ve buna göre 31.12.2024 itibarıyla davalının davacıya 81.387,09 TL borçlu olduğu ve bu tutarın 2025 yılına devrettiği görülmüştür. Davalı tarafından 18.01.2025 - 10.03.2025 tarihleri arasında davacı taraftan 5 adet fatura ile toplam 1.581.688,08 TL tutarında alış yapıldığı, bu süreçte davacı tarafa toplam 81.387,09 TL ödeme ile 27.02.2025 tarihinde 1.168.627,00 TL tutarında çek verildiği ve buna göre 01.08.2025 icra takip tarihi itibarıyla davalının davacı tarafa 413.061,08 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. 4.c- BS ve BA Formlarının İncelenmesi: Bilindiği üzere 523 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği gereği 2021/07 döneminden itibaren elektronik belgelerin BA ve BS formu ile bildirim yükümlüğü kaldırılmıştır. Davalı tarafın bağlı bulunduğu ... Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü 09.03.2026 tarihli yazı cevabı ekinde davalının 2023-2024-2025 yıllarına ilişkin karşılaştırılmalı BA-BS formunu dosyaya göndermiştir. Davalının 2023 yılı BA formunda davacı tarafından 74 adet e-belge fatura ile 11.470.883,30 TL tutarında e-fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür. Davalı tarafın 2023 yılı BS formunda davacı tarafa 3 adet e-belge fatura ile 40.103,25 TL tutarında e-fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür. Davalının 2024 yılı BA formunda davacı tarafından 24 adet e-belge fatura ile 5.281.711,00 TL tutarında e-fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür. Davalının 2024 yılı BS formunda davacı tarafa 7 adet e-belge fatura ile 157.080,44 TL tutarında e fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür. Davalının 2025 yılı BA formunda davacı tarafından 5 adet e-belge fatura ile 1.318.073,40 TL tutarında e-fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür. Faiz Konusu İncelenmesi: Takip alacaklısı davacı taraf 01.08.2025 tarihli icra takibinde, 1.381.688,08 TL asıl alacağına, işlemiş faiz talep etmemiş asıl alacağına takip sonrasında avans faizi yürütülmesini talep etmiştir. TCMB verilerinden 01.08.2025 takip tarihi itibariyle avans faizi oranının yıllık %44,25 olduğu görüldüğünden, Sayın Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde, hüküm kurulacal asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren yıllık %44,25 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği. 6 ) S O N U Ç : Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan nedenlerle, Sayın Mahkemenin kabulü halinde, 1. Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin ibraz ettiği, 2023-2024-2025 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu,görülmüştür. Davalı şirketin ibraz ettiği, 2023-2024-2025 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu,görülmüştür. 2. Takip Konusu Alacak Yönünden: 01.08.2025 icra takip tarihi itibarıyla davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan 1.381.688,08 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın defter ve kayıtlarına göre ise davacı tarafa 413.061,08 TL borçlu olduğu görülmüştür. Taraf defterleri arasındaki 968.627,00 TL (1.381.688,08 413.061,07 =) tutarındaki uyuşmazlığın; Davacı defterlerinde 30.05.2025 tarihinde ters kayıt ile davalı borcuna kaydedilen eş değişle tahsil edilmediği olarak kayıt edilen 1.168.627,00 TL tutarlı çekin, davalı defterlerinde ters kayıt ile davacı alacağına kaydedilmiş olmasından, Davacı defterlerinde kayıtlı olan 30.06.2025 tarihli 100.000 TL ve 01.07.2025 tarihli 100.000 TL tutarındaki ödemelerin, davalı tarafın kendi defterlerinde kayıtlı olmamasıdır kaynaklanmaktadır. Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 1. Seçenek : Davacının kendi defterlerinde davalının 30.06.2025 tarihli 100.000 TL ve 01.07.2025 tarihli 100.000 TL tutarındaki ödemelerini kabul edilerek davalı borcundan mahsup ettiği; taraf defter kayıtlarına göre 27.02.2025 tarihinde davalı tarafından davacı tarafa verilen 1.168.627,00 TL tutarlı çekin davacı tarafından tahsil edildiğine dair dosyada herhangi bir belge bulunmaması nedeniyle, işbu tutarın davalının borç bakiyesine eklenebileceğin kabulü halinde, 01.08.2025 icra takip tarihi itibarıyla davacının, davalı taraftan 1.381.688,08 TL tutarında alacaklı olduğu. 2. Seçenek: Davacının kendi defterlerinde davalının 30.06.2025 tarihli 100.000 TL ve 01.07.2025 tarihli 100.000 TL tutarındaki ödemelerini kabul edilerek davalı borcundan mahsup edildiği, taraf defter kayıtlarına göre 27.02.2025 tarihinde davalı tarafından davacı tarafa verilen 1.168.627,00 TL tutarlı çekin davalı tarafından davacı tarafa ödendiğinin ispatlanması halinde, 01.08.2025 icra takip tarihi itibarıyla davacının, davalı taraftan 213.061,08 TL alacaklı olduğu. (1.381.688,081.168.628,00 =) 3. İşlemiş Faiz Yönünden Takip alacaklısı davacı taraf 01.08.2025 tarihli icra takibinde, 1.381.688,08 TL asıl alacağına, işlemiş faiz talep etmemiş asıl alacağına takip sonrasında avans faizi yürütülmesini talep etmiştir. TCMB verilerinden 01.08.2025 takip tarihi itibariyle avans faizi oranının yıllık %44,25 olduğu görüldüğünden, Sayın Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde, hüküm kurulacal asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren yıllık %44,25 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği bildirilmiştir. Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, ticari defterlerin usulünce tutulmuş olduğu, bu sebeple 6100 sayılı HMK’nun 222/3. Maddesi gereğince ticari defterlerin delil niteliğinde olduğu, Taraf defterleri arasındaki 968.627,00 TL (1.381.688,08-413.061,07 =) tutarındaki uyuşmazlığın; Davacı defterlerinde 30.05.2025 tarihinde ters kayıt ile davalı borcuna kaydedilen eş değişle tahsil edilmediği olarak kayıt edilen 1.168.627,00 TL tutarlı çekin, davalı defterlerinde ters kayıt ile davacı alacağına kaydedilmiş olmasından, Davacı defterlerinde kayıtlı olan 30.06.2025 tarihli 100.000 TL ve 01.07.2025 tarihli 100.000 TL tutarındaki ödemelerin davalı tarafın kendi defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, davalı tarafından davacı tarafa verilen 1.168.627,00 TL tutarlı çekin davalı tarafından davacı tarafa ödendiğine dair davalı tarafından bilgi ve belge sunulmadığı, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan 1.381.688,08-TL cari hesap alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davalı tarafın 02/04/2025 - 26/06/2025 tarihli Konkordato dosyasında verilen sürelerin icra takibinden önce olduğu, Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, 2- İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 1.381.688,08 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DEVAMINA, 3-Asıl alacak olan 1.381.688,08 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Karar ve ilâm harcı olan 94.383,11-TL harçtan peşin alınan 16.687,34-TL harcın mahsubu ile bakiye 77.695,77-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 6-Davacı tarafça yapılan 27.080,00 TL yargılama gideri ve 16.687,34 TL peşin harç toplamı 43.767,34-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 211.436,33 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,7- 8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.18/09/2026

Katip E-imzalı

Hakim E-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/923, K. 2026/85, T. 18.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-923-e-2026-85-k-076157e43a91