İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/891 E. 2026/504 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/891
Karar No
2026/504
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/891 Esas KARAR NO : 2026/504 Bakırköy .... İcra Dairesi : ...

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/10/2025 KARAR TARİHİ : 22/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/06/2026 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Haşere kontrol ilaçlama sektöründe iştigal ettiği, ve davalı ile olan ticari ilişki kapsamında davalıya kesilen ve tebliğ edilen faturaların 8.800,00 TL’sini ödemediğinden aleyhine Bakırköy .... icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı şirketin kendisine tebliğ edilen ödeme emrine rağmen borcunu ödemediği ve borca itiraz ederek, aleyhine açılan icra takibini durdurduğunu, beyanıyla, borçlunun borca itirazının iptaline icra takibinin devamına, alacağın % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıya ödettirilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının sunduğu fatura ve cari hesap dökümünden başkaca her hangi bir belge sunmadığı, davacı şirketin tamamen soyut olarak ticari satış yaptığını iddia ettiği ayrıca davacının mal/hizmet satışı yapmış ise teslime ilişkin ispat yükü altında olduğu, davacının mal teslimatına ilişkin herhangi bir delil sunmadığı müvekkilinin gerek fatura yönünden gerek sadece cari hesap yönünden davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını ifade ederek, davanın reddine yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir. DELİLLER : Bakırköy .... İcra Dairesi’nin ... esas sayılı dosyası, İstanbul Defterdarlığı yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle başlatılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle sözleşmeye, faturaya, cari hesap ekstresine, asıl alacağa, cari hesap bakiye alacağına, işlemiş-işleyecek faize, faiz oranlarına, vekalet ücretine, icra takip giderlerine, yetkiye ve yazılı olmayan diğer tüm fer'ilere itiraz ettiklerini beyan etmiştir. Bakırköy .... İcra Dairesi’nin ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 8.880,00 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi 13/04/2026 tarihli raporunda; Verilen görev kapsamında İnceleme ve Değerlendirme neticesinde; Davacı şirketin kayıtlarını e-defter olarak tutmakta olduğu 13.12.2011 tarih 28141 sayılı resmi gazetede, elektronik ortamda defter tutulmasına imkân sağlayan elektronik defter genel tebliğinin yayınlanmış olduğu, elektronik defter tutanlar için hesap döneminin ilk ayının beratının alınması açılış onayı, son ayının beratının alınmasının ise kapanış onayı yerine geçtiğinden yevmiye ve kebir defterinin beratlarını zamanında yapmış olduğundan ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, taraflar arasında yazılı olmayan cari hesap benzeri bir ticari münasebet (Açık Hesap İlişkisi) bulunmadığını, açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumu olduğu, açık hesap ilişkisinde tarafların tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıkları bir ticari münasebet türü olduğu, Davacı şirketin ticari defter ve yevmiye kayıtları incelendiğinde; Taraflar arasındaki ticari ilişkinin 10.03.2025 tarihinde davalıya 2.220,00 TL tutarlı faturanın kesilmesi ile başladığı, davacı tarafından davalıya Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında da aynı şekilde sıralı olarak 2.220,00 TL bedelli faturanın kesilmiş olduğu, davalı tarafından fatura bedellerinin ödendiğine ilişkin davacı ticari defterlerinde herhangi bir kayıt bulunmadığı ve mevcut durumda icra taklip tarihi itibariyle davacının, davalıdan 8.880 TL alacağının ticari yevmiye defter kayıtlarında yer aldığının tespit edilmiş olduğunu, yapılan İncelemede davacının, davalıdan 8.880,00 TL alacaklı olabileceğinin değerlendirildiğini, davacı tarafından dava konusu yapılan faturalar davalıya ticari fatura senaryosu ile gönderilmiş olduğunu, ticari e-fatura senaryosunda e-faturayı alan kişi, bu faturayı red, kabul ya da iptal etme hakkına sahip olduğunu, burada anlaşılması gereken durumun e-fatura sistemi alıcının faturayı kabul edip etmeyeceğine dair bir cevap vermesini bekleyeceğini, eğer alıcı faturayı kabul etmek istemez ise RED butonu ile itiraz eder ve fatura iade edilmiş olacağı, diğer faturalara e-fatura uygulaması üzerinden red yanıtı dönülme imkanı bulunmaz iken, ticari fatura senaryosunda düzenlenen faturalara e-fatura uygulaması üzerinden itiraz mahiyetinde, mali mühür ile imzalı elektronik bir belge üreten yapıyı barındıran "red" yanıtı dönülebilmekte olduğunu, düzenlenmiş ve alıcısının posta kutusuna başarılı şekilde iletilmiş e-Fatura, itiraz halinde alıcı ile satıcı arasındaki hukuki ihtilaf süreci tamamlanıncaya kadar geçerli kabul edilmesi gerekmekte olduğunu, alıcı tarafın hukuki ihtilafa (itiraza) konu hususlarının, satıcı tarafından yasal ve zorunlu olarak yerine getirilmesi için itirazın Türk Ticaret Kanununun 21'inci maddesinde belirtilen sürede yapılması gerektiğinin açık olduğunu, süresinden sonra gerek e-Fatura uygulaması üzerinden "red" yanıtı ile gerekse harici yollar ile yapılan itirazların satıcı tarafından kabul edilme zorunluluğu bulunmamakta olup düzenlenmiş e-Faturanın taraflar arasındaki işlemlere dayanak teşkil etmesine hukuki bir engel bulunmamakta olduğunu, somut olayda davacı tarafın, davalıya tanzim etmiş olduğu ve davanın dayanağını teşkil eden “Ticari Fatura Senaryosu” İle düzenlenmiş tebliğ edilmiş geçerli bir e-fatura olduğu, davaya konu olan faturalara davalının Türk Ticaret Kanununun 21'inci maddesinde belirtilen 8 (sekiz) günlük süre içerisinde itiraz etmediği ve faturaları tebliğ almış olduğunun mütalaa edilmiş olduğunu, Ba-bs Beyannameleri: Ticari ilişkide taraflar arasında düzenlenen aylık satış faturalarının toplamı 5.000 TL sınırını aşmadığı için, bu işlemler Ba-Bs formlarına (bildirimlerine) dahil edilmeyeceği, Ba-Bs beyanlarında yalnızca belirlenen tutarın üzerindeki alış ve satışların raporlanacağını, taraflar arasındaki aylık ticari hacmi 2.000 TL olduğundan, 5000 TL tutardan düşük olduğu için bu işlemler beyan dışı kalmakta olduğunu, dolayısıyla celp edilen BA-BS beyannamelerinde taraflarca yapılan ticaret hacmi yer almamakta olduğunu, Davalı Açısından İnceleme: Sayın Mahkemenin taraflara ait ticari defterler ile bunların dayanağı belgeler üzerinde inceleme yapılması hususunda 09.02.2026 günü davacı vekilinin hazır olduğu duruşmada taraflara verilen süre içerisinde, 02.03.2026 tarihinde ilgili yıl ticari defterlerinin mahkeme kaleminde hazır bulunması için ihtar etmiş, aksi halde bunları ibrazdan kaçınmış ve karşı tarafın iddialarının kabul edileceği sayılarak haklarında TTK ve HMK’nın ilgili maddelerinin uygulanacağının ihtar edilmiş olduğunun görüldüğünü, davalı tarafın hazır olmadığı duruşmada, davalıya çıkartılan tebligata rağmen davalı tarafından herhangi bir belge sunulmadığını, 2025 yılı davacı nezdinde davalı için tutulan cari hesap dökümüne göre takip tarihi itibariyle davacının ticari defter kayıtlarında, davalıdan 8.880,00 TL alacaklı bulunduğunun görünmekte olduğunu, bu hesapların davacının sunulan 2025 yılı cari hesap dökümünün ve fatura fotokopilerinin incelenmesi sonucunda elde edilmiş bulunmakta olduğunu, davalı tarafın ticari defterlerini sunmadığından cari hesap özeti anlamında tarafların kayıtlarını karşılaştırma olanağı bulunamadığını, Sonuç: Davacı şirketin 2025 yılı ticari defterlerinin, Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca delil niteliğine sahip olduğu, davacının elektronik sistemine kayıtlı faturaları e-fatura ticari fatura senaryosu ile müşterilerine gönderdiği, bu senaryo kapsamında düzenlenen e-faturaların alıcısına tebliğ edilmiş sayıldığı ve söz konusu faturalara itirazın TTK m. 18 uyarınca noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak KEP sistemi üzerinden yapılmasının mümkün olduğu, davalı tarafın, TTK m. 21’de düzenlenen sekiz günlük itiraz süresi içinde faturaya itiraz ettiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığından, bu kapsamda davalının davacıya 8.880,00 TL borçlu olduğunun kabulünün gerektiği, davacının, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası kapsamında başlattığı ilamsız takipte 8.880,00 TL talep ettiği, yapılan incelemede davacının, davalıdan 8.880,00 TL alacak talep edebileceğinin değerlendirldiği ve davacının 8880,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun gereğince yıllık %44,25 oranından başlayan değişken oranlı avans faizi uygulanması gerektiğini bildirmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4) Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay ....H.D. ... Esas, .... Karar sayılı kararı)

İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; eldeki davanın mahiyeti gereği mahkememizce tarafların dayandıkları ticari defterlerin incelenmesine ilişkin ara karar kurulduğu ve ancak belirlenen gün ve saatte davalı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere ibraz etmediği, davalı usulune uygun yapılan tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış olup ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, incelenen ticari defterlerine göre davacının, davalıdan 8.880,00 TL alacaklı olduğu, davalının faturaya itiraz etmediği anlaşılmış olup, ticari defter ve kayıtların kesin delil olarak kabul edildiği hususu göz önüne alındığında, dava konusu edilen alacak yönünden davalı tarafın defter ve belge ibraz etmeyerek HMK m. 222/3 hükmü gereği davacı tarafın defterlerinde yer alan kayıtları kabul etmiş sayılması gerekeceği sonuç ve kanaati ile davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiştir. Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi cari alacaktan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile; davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin aynı koşullarda devamına, 2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 1.776,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 615,40 TL harcın mahsubuyla bakiye 116,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.,230,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 11.000,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-AAÜT gereğince hesap edilen 8.880,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair,6100 sayılı HMK'nun ilgili maddeleri gereğince dava değerinin istinaf/temyiz sınırının altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzünde davalı vekilinin yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/06/2026

Katip ..... ¸e-imzalıdır

Hakim .... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/891, K. 2026/504, T. 22.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-891-e-2026-504-k-8b0e343e44d7