Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1715 E. 2026/2262 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1715
Karar No
2026/2262
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1715 KARAR NO : 2026/2262

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/06/2026 NUMARASI : 2026/231 Esas 2026/584 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat BAM KARAR TARİHİ : 14/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/10/2026

Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil ...'ın vekili Av. ... tarafından,Kanada 'da eşi ... tarafından aleyhine açılan boşanma davasına ilişkin cevap dilekçesi, 05.12.2025 tarihinde davalı kargo şirketine teslim edilmiştir. Söz konusu gönderinin faturasında, içeriğinin "doküman" olduğu açıkça belirtilmiş olup, bu durum, kargonun sıradan bir eşya değil, hukuki niteliği haiz önemli bir evrak olduğunu davalı şirket nezdinde belirgin kılmıştır. Kargo bedeli olarak 2.679,10 TL ödenmiştir. Bu gönderi, müvekkilimizin ...'daki boşanma davasında savunma hakkını kullanabilmesi için yasal süre içerisinde ilgili mahkemeye ulaştırılması gereken hayati öneme sahip bir evraktı. Ne var ki, davalı kargo şirketi, üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek bu kritik evrakı kaybetmiştir. Kargonun akıbeti hakkında yapılan araştırmalar sonucunda, 15.12.2025 tarihinde kargo yetkilisi tarafından evrağa ilişkin bilgilerin yeniden istendiği, bu duruma ilişkin yazışmaların mevcut olduğu ve nihayet 31.12.2025 tarihinde kargo yetkilisinin telefonla arayarak kargonun kaybolduğunu müvekkil vekili olarak tarafıma bildirmüştir. Tarafımca, aynı tarihli ve aynı barkod/çıkış numarasıyla gönderinin yeniden yapılmasını talep etmiş, ancak kargo yetkilisi, bu talebi reddederek tazmin yoluna gidilebileceğini ve kargo kodunun yeniden kullanılamayacağını mesajla bildirmiştir. Bu durum, davalı kargo şirketinin, gönderinin kaybını ikrar ettiğini ve sorumluluğunu zımnen kabul ettiğini göstermektedir. Kargonun gönderim bedeli olan 2.679,10 TL, doğrudan davalı şirketin kusuru nedeniyle yapılan bir harcama olup, bu bedelin iadesi gerekmektedir. Bununla birlikte, müvekkilimizin uğradığı maddi zarar sadece kargo bedeli ile sınırlı değildir. Müvekkilimiz, Türkiye'de eşinin emekli maaşını alarak geçinmekteydi ve eşinin vefatı halinde bu emekli maaşının kendisine dul aylığı olarak bağlanması hakkına sahipti. Ancak, davalı kargo şirketinin kusuru nedeniyle boşanma davasına cevap verilememesi ve davanın müvekkil aleyhine sonuçlanmasıyla birlikte, müvekkilimiz eşinden boşanmış sayılacak ve bu önemli mali haktan mahrum kalacaktır. Bu durum, müvekkilimizin gelecekteki ekonomik güvenliğini doğrudan tehdit etmekte ve telafisi güç bir maddi kayba yol açmaktadır. Boşanma kararı nedeniyle müvekkilimizin dul aylığı ve diğer mali haklardan mahrum kalma riski somutlaşmıştır. Bu bağlamda, gelecekteki bu kayıpların da maddi tazminat kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Ancak, mevcut talebimiz, doğrudan ödenen kargo bedeli olan 2.679,10 TL ile sınırlıdır. Gelecekteki hak kayıpları için fazlaya ilişkin haklarımız saklı tutulmaktadır. Davalı kargo şirketinin kusurlu davranışı, müvekkilimizin kişisel haklarını ağır şekilde ihlal etmiştir. Kaybolan evrakın hayati önemi göz önüne alındığında, müvekkilimizin boşanma davasında savunma hakkını kullanamaması, onun derin bir elem, üzüntü ve çaresizlik yaşamasına neden olmuştur. Bir bireyin hayatındaki en hassas süreçlerden biri olan boşanma davasında, kendi haklarını savunma imkanından mahrum bırakılması, müvekkilimizin ruhsal bütünlüğünü derinden sarsmıştır. Müvekkilimiz, eşi tarafından açılan boşanma davasında kusurlu tarafın eşi olmasına rağmen, kargo şirketinin kusuru yüzünden bu durumu ispatlama imkanını kaybetmiş ve haksız yere boşanmış sayılma durumuyla karşı karşıya kalmıştır. Bu durum, müvekkilimizin yaşam kalitesini düşürmüş, psikolojik olarak yıpranmasına yol açmış ve geleceğe dair kaygılarını artırmıştır. Yaşadığı bu derin manevi acı ve ızdırap nedeniyle 500.000,00 TL manevi tazminat talep etme zarureti doğmuştur. Boşanma davasını kaybetme ve bunun getireceği tüm olumsuz sonuçlar, müvekkilimiz açısından telafisi imkansız bir zarar doğurmuştur. Davalı kargo şirketinin kusurlu ve özensiz hizmeti nedeniyle kaybolan evrak bedeli olan 2.679,10 TL maddi tazminatın, olay tarihi olan 05.12.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, Davalı kargo şirketinin ağır kusuru nedeniyle müvekkilimizin yaşadığı derin elem, üzüntü ve savunma hakkının ihlali neticesinde uğradığı manevi zarara karşılık 500.000,00 TL manevi tazminatın, olay tarihi olan 05.12.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; "Taşıma işleri Türk Ticaret Kanunu’nun 4. Kitabında özel olarak düzenlenmiştir. TTK’nın 855. Maddesi hükümleri gereği taşımadan kaynaklanan alacak talepleri için zamanaşımı süresi 1 yıldır. Davaya konu taşıma işi 05/12/2025 yılında gerçekleşmiş olup, huzurdaki dava ise 25/02/2026 yılında ikame edilmiştir. Davacının alacak talebini kabul etmemekle birlikte talep edilen alacak için de zamanaşımı süresi dolmuştur. Nitekim aynı maddede, bu maddenin istisnası TTK'nın 18.maddesine uygun bir bildirim şartı olup, belirtilen şekilde Müvekkil Şirkete yapılan herhangi bir bildirim de bulunmamaktadır. Dava konusu gönderi, müvekkil şirket tarafından 06.12.2025 tarihinde fiili taşıyıcı olan.... (.....Şti.) firmasına herhangi bir zayiat olmaksızın, sağlıklı bir şekilde teslim edilmiştir. Kayıp vakıası, müvekkil şirketin hakimiyet alanı dışında, fiili taşıyıcının sorumluluğu altındayken gerçekleşmiştir. Bu nedenle, davanın ... firmasına (Adres: .. Mah. ... Cad. No:... Ümraniye/İstanbul) ihbar edilmesini talep ederiz. Diğer yandan davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu gönderi kodu 311696536024 olup ilgili gönderinin tarafları... ve ....'dır. Davacı ...'ın somut işbu uyuşmazlık konusu taşıma işiyle, herhangi bir bağı bulunmamakta olup, herhangi bir hak ya da alacak iddiasında bulunması da yerinde değildir. Dolayısıyla davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından husumet itirazımız bulunmaktadır. Davacı dava konusu ürünlere ait hak sahipliğini ispatlaması gerekmektedir. Aksi takdirde davanın esasa girilmeksizin husumet yokluğundan reddi gerekmektedir. Yapılan araştırma neticesinde, taşıması gerçekleştirilmek üzere Müvekkil Şirkete teslim edilen 311696536024 gönderi kodlu kargonun 05/12/2025 tarihinde taşımaya verildiği ve Müvekkil Şirket tarafından sağlıklı bir şekilde taşıması yapılarak yurtdışında ilgilisine teslim edilmek üzere ....Şti. firmasına teslim edildiği tespit edilmiştir. Buna ilişkin sistem kaydı da işbu dilekçemiz ekinde sunulmaktadır.Davacı tarafça bir takım iddialar ile gönderi içeriğinin dava dilekçesi olduğu, bu nedenle hak kaybı yaşandığı yönünde iddia ve alacak talepleri ileri sürülmektedir. Ancak ne var ki gönderi içeriği Müvekkil Şirket kayıtlarında "döküman" olarak kayıtlıdır. Dolayısıyla gönderi içeriğindeki detay hakkında hiçbir somut veri değilken ileri sürülen iddia ve taleplerin kabulü mümkün değildir. Davacının sözlü, hiçbir dayanağı bulunmayan soyut ifadeleri karşısında Müvekkil şirketin taşıma kayıtları esas alınmalı ve içerik ispatının gerçekleşmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmelidir. Bilinildiği üzere, şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi ,uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir. Yukarıda arz ve izah olunan sebeplerle ve fazlaya dair tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla; Davanın usul ve esastan reddine, davanın .... firmasına ihbarına, aksi takdirde ise müvekkil şirket hakkında sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesini saygılarımızla ve bilvekale arz ve talep ederiz. " şeklinde beyanda bulunmuştur. MAHKEMECE: "...Dava, davalı kargo şirketine teslim edildiği ileri sürülen gönderinin kaybolması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Uyuşmazlık öncelikle görev yönünden değerlendirilmiştir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesinde tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmış, aynı Kanun'un 73. maddesinde ise tüketici işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu düzenlenmiştir. Dosya kapsamından; davacının davalı kargo şirketine teslim ettiği ileri sürülen gönderinin, ...'da görülmekte olan boşanma davasına ilişkin cevap dilekçesini içerdiğinin iddia edildiği, gönderinin ticari veya mesleki bir faaliyet kapsamında değil tamamen kişisel ve özel hukuki ihtiyacın karşılanması amacıyla gönderildiği, davacının bu işlemde tüketici sıfatıyla hareket ettiği, davalı şirketin ise hizmet sağlayıcı konumunda bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda taraflar arasındaki hukuki ilişkinin 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici işlemi niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu sonucuna varılmıştır. Görev hususu dava şartlarından olup mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ve mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. '' gerekçesi ile; HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçeye göre; 1-Dava konusu uyuşmazlığın, davacı tüketici ile davalı kargo şirketi arasında kurulan taşıma/hizmet ilişkisinden kaynaklandığı, dava konusu gönderinin davacının eşi ile arasında görülmekte olan boşanma davasına ilişkin cevap dilekçesini içerdiğinin ileri sürüldüğü, davacının gönderiyi ticari veya mesleki amaçla değil kişisel amaçla gönderdiği, bu haliyle uyuşmazlığın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında tüketici işleminden kaynaklandığı anlaşılmakla, 6502 sayılı Kanun'un 73. maddesi gereğince davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olduğunun tespitine, davanın 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevli mahkemenin MANİSA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (TÜKETİCİ MAHKEMESİ SIFATIYLA) OLDUĞUNA," şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu dava konusunun taşıma işlerine ilişkin olduğunu, taşıma işlerinde görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğunu, huzurdaki davada uyuşmazlık konusunun, davacının müvekkili şirket tarafından taşınan kargosu ile ilgili olup esasen taşıma işine ilişkin olduğunu, taşıma işine ilişkin düzenlemeler de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. Kitabında yer aldığını, Türk Ticaret Kanunu’nun 3. Maddesine göre ise Ticaret Kanunu’nda düzenlenen hususlara ilişkin işlerin ticari işler olduğunu, TTK 4/1-(a)-(f)’de sayılan davaların ise mutlak ticari dava olduğunu, mutlak ticari dava niteliğinin, tarafların sıfatına, uyuşmazlığın konusuna, ticari işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticari uyuşmazlık sayıldığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6. Maddesin ile yetkili mahkemenin belirlenme usulünün "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." şeklinde belirtildiğini, kanun hükmü gereği, huzurdaki davanın davalısı müvekkil şirketin yerleşim yeri olan İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini, istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: Tazminat istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; davacının tüketici konumunda olmasına, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/06/2026 tarih, 2026/231 Esas ve 2026/584 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken harç peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 14/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1715, K. 2026/2262, T. 14.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1715-e-2026-2262-k-71a8ea280d9d